Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AKP-Cemaat savaşının Afrika cephesi: Türkiye'den Nijerya'ya silah çıkarması

Gülen Cemaati'nin Afrika kıtasındaki üssü ilan edilen Nijerya ile Türkiye arasındaki ilişkiler darbe girişimi sonrasında çalkantılı bir hal aldı. Türkiye savunma sanayii ile ülkeye tekrar giriş yaptı.

Yalçın Cuğ

Yayın Tarihi: 25.06.2024 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

Türkiye son beş yıllık dönemde silah ihracatını yüzde 106 oranında artırarak ihracatını yaklaşık iki katına çıkardı ve dünyanın en büyük 11'inci silah ihracatçısı oldu.

Bu dönemde Türkiye en fazla silahı sırasıyla Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Pakistan'a sattı. Ancak Türkiye'nin ihracat verilerinde dikkat çekici unsur, Sahra Altı Afrikası'na yaptığı satışlar oldu. Son verilere göre Türkiye, 54 ülkeden oluşan Afrika kıtasının 48 ülkesini kapsayan Sahra Altı Afrikası'na en çok silah tedarik eden dördüncü ülke konumuna yerleşti.

Sahra Altı'na satılan silahların yüzde 6,3'ünü karşılayan Türkiye, en fazla satışı ise Nijerya'ya yaptı.

Peki, 15 Temmuz 2016 tarihli Gülenci darbe girişiminin ardından "FETÖ"nün Afrika üssü" ilan edilen ve cemaatin hâlâ faaliyet yürütmekte olduğu Nijerya ile Türkiye'nin ilişkileri nasıl bu kadar gelişti?

Afrika kıtasının Sahra Altı olarak tanımlanan ülkeleri.

Darbe girişimi sonrası iki ülke arasında gerilim

AKP ve Türkiye sermayesi için yıllarca Gülen Cemaati'nin dünyadaki, özellikle de Afrika'daki varlığı, bir gurur kaynağıydı. Türkçe Olimpiyatları'nda sahneye çıkan Afrikalı çocukları AKP'li siyasetçiler sunuyor, iş insanları alkışlıyordu.

Hükümet darbe girişiminden kısa bir süre sonra yurt dışındaki cemaat bağlantılı okul, hastane, dernek gibi kurumların kapatılması veya Türkiye Cumhuriyeti'ne devredilmesi için hızla diplomatik adımlar attı. Nijerya, hedef ülkelerden birisiydi.

Türkiye bu süreçte cemaatin Nijerya'daki 20'ye yakın okulunun ve hastane ile üniversitesinin kapatılmasını istedi. Ancak söz konusu talep, bahse konu okulların Nijerya yasalarını çiğnemediği gerekçe gösterilerek reddedildi. Nijerya hükümetinin kararı sonrasında Türkiye'de okuyan 2 Nijeryalı üniversite öğrencisi tutuklandı, 50 öğrenci de gözaltına alındıktan sonra sınırdışı edildi. Nijerya Dışişleri Bakanlığı gözaltı ve tutuklamaları misilleme olarak yorumladı ve Türkiye'nin cemaatle bağlantılı olduğu iddiasıyla iadesini talep ettiği yaklaşık bin kişiyi de iade etmedi.

Geçtiğimiz ay Nijerya Ticaret ve Yatırım Bakanlığı tarafından Gülen Cemaati'ne bağlı Nil Üniversitesi'ne prestij ödülü verildi.

Silah ticareti ve ülkeler arası yumuşama dönemi

Ne okullar devredildi, ne de iadeler gerçekleştirildi. Ancak son yıllarda bir anda Türkiye-Nijerya ilişkileri tekrardan sıkılaşmaya başladı. Ülkeler arası ticaret arttı, Nijerya "dost ülke" olarak tanımlanmaya, devlet yöneticileri de karşılıklı ziyaretler gerçekleştirmeye başladı. 

Her ne kadar Gülen Cemaati ülkedeki faaliyetlerini hız kesmeden sürdürmeye devam etse de Nijerya hükümetinin söylemleri kısa süre içinde değişti. Devlet Başkanlığı Sözcüsü Garba Shehu, Fethullah Gülen'i "Erdoğan'a yönelik suikast girişimiyle ilgili figür" olarak tanımladı ve cemaate karşı Türkiye ile ortak görüşe sahip olduklarını, söz konusu yapılanmanın da Türkiye'yle ilişkilerini baltamasına izin vermeyeceklerini belirtti.

Türkiye-Nijerya ilişkileri ne kadar kuvvetlenmeye başlamış da olsa, söylem de değişse cemaatin Nijerya'daki konumunda pek bir değişiklik olmamış gibi görünüyor. Geçtiğimiz haftalarda Nijerya'ya ziyaret gerçekleştiren AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sözleri de bu durumu kanıtlar nitelikte:

"Tabii FETÖ’nün de maalesef Nijerya’da ciddi bir altyapısı var. Burada Nijerya Cumhurbaşkanı Sayın Buhari ile etraflıca bunları görüştük. Şimdi istihbarat başkanlarımıza talimatı verelim dedik, mutabık kaldık ve istihbarat başkanlarımızı çalıştırıp, Nijerya’da da FETÖ’nün üzerine gideceğiz. Burada bir üniversitesi, bir de hastanesi falan var. Bunları devralma talebimizi de görüştük."

Peki, her ne kadar Gülencilere karşı somut adım atmış olmasa da Nijerya hükümetinin söylemi neden değişti? İki ülke arasındaki gerilim nasıl son buldu? İşte burada karşımıza Türkiye'nin savunma sanayinde faaliyet gösteren şirketleri çıkıyor.

Talepleri Nijerya tarafından karşılanmayan, ülkede açtığı kurumlar ise ne niceliksel ne de niteliksel olarak cemaatin kurumlarını yakalayamayan Türkiye'nin yardımına birkaç yıl önce kurulmuş bir şirket yetişti: Asisguard.

Eğitim alanına yönelik ödül organizasyonu olan Africa Brands Review, "2023 yılının Afrika’nın En Seçkin Okulu Ödülü"nü cemaat bağlantılı Nijerya Tulip Uluslararası Koleji'ne verdi. Kolejin ülke genelinde altı şubesi bulunuyor.

Türk şirketlerinin hedef pazarı: Afrika

Dünyadaki askeri harcamalarda en küçük paya sahip bölge olan Afrika'nın harcamaları, son yıllarda yükseliş trendi gösteriyor. Kıtada özellikle IŞİD, El-Kaide ve Boko Haram gibi örgütler ve yerel çeteler nedeniyle derinleşen güvenlik krizleri, ülkelerin savunma sanayiine ayırdığı kaynağın artış göstermesine neden oluyor. Bu ülkelerin başında da Nijerya'ya geliyor. Ülkede her yıl yüzlerce kişi silahlı saldırılarda öldürülüyor.

Bu nedenle Türkiye'de gelişen savunma sanayi şirketlerinin hedef pazarlarının başında Afrika kıtası geliyor. Birkaç yıl öncesine kadar halihazırda çeşitli Afrika ülkelerine silah satışları gerçekleştirilirken, yeni kurulmuş olan Asisguard geçtiğimiz yıllarda hedef ülkeleri arasına Nijerya'yı ekliyor.

Sınır güvenliği, askeri araç elektroniği, silahlı ve silahsız drone sistemleri üreten şirket, pandemi döneminde Nijerya'yla ticarete dair adımlar atmaya başlıyor. Silahlı İHA'ları "SONGAR"ı tanıtmak için ülkeye giden şirket, ürünü polis teşkilatına satmayı başarıyor. Devamında yaşanan süreci Asisguard Genel Müdürü ve CEO'su Mustafa Barış Düzgün şöyle anlatıyor:

"Gidip gelirken Nijerya'yı tanımaya başladık. Ülkedeki tehlikeler, önemli şehirler nereler, terörist gruplar nasıl aksiyon alıyorlar gibi konuları çalıştık. Savunma Bakanlığı ve polis teşkilatına Türkiye'nin terörle mücadele tecrübesinin çok fazla olduğunu, görme, koruma ve karar verme metotlarını bir sistem olarak sunabileceğimizi anlatmaya başladık. Afrika'da sizden bir dron değil, bir sistem çözümü getirmenizi istiyorlar. Problemi anlatıyorlar ve ona karşı komple bir çözüm derdindeler. Bu esnada ikinci satışımızı gerçekleştirdik. Asisguard ismi duyuldukça bize güven artmaya başladı. Yaklaşık 2,5-3 yılda 7 kez biz, 7 kez onlar geldi. Bir modeli ve içinde olması gereken ürünleri anlattık."

Nijerya ürünlerden memnun kaldı, Erdoğan görüşmeye gitti

2021 yılının Ağustos ayında Türkiye'nin Abuja Büyükelçisi Hidayet Bayraktar ile bir araya gelen Nijerya Kara Kuvvetleri Komutanı Farouk Yahaya da Türkiye ile Nijerya arasındaki savunma sanayii alanında ilişkileri geliştirmek istediklerini belirtti ve "Şu ana kadar Türkiye'den satın alıp kullandığımız Türk savunma sanayii ürünlerinden çok memnun kaldık ve yeni ürünlerin alınması için de çalışmalar yapıyoruz" açıklamasında bulundu.

Erdoğan bu açıklamadan iki ay sonra Afrika turu kapsamında Nijerya'ya giderek Nijerya Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari'yi ziyaret etti. Söz konusu ziyaret kapsamında iki ülke arasında 7 anlaşma imzalandı. Öne çıkan anlaşma ise "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Savunma Sanayii İşbirliği Anlaşması" oldu.

Öte yandan ortak basın açıklamasında Erdoğan'ın gündemlerinden biri de Gülen Cemaati'ydi: "15 Temmuz hain darbe girişiminin faili FETÖ'nün Nijerya'da sürdürdüğü yasa dışı faaliyetler hakkında Nijerya makamlarıyla gerekli bilgi paylaşımlarında bulunmaya devam ediyoruz."

'Barış Bey'den kardeşe

Yapılan görüşme ve imzalanan anlaşmaların ardından Gülen Cemaati'nin ülkedeki faaliyetleri devam etse de iki ülke arasında çok sayıda üst düzey ziyaret gerçekleştirildi. 

Bahse konu ziyaretler yalnızca devlet yetkilileri arasında da sınırlı kalmadı. Türkiye-Nijerya Savunma Sanayii İstişare Toplantıları kapsamında Nijerya devleti ile Türk patronlarından oluşan heyetler de sıkça bir araya gelmeye başladı. Asisguard, TUSAŞ, Roketsan, BMC, Otokar ve ASELSAN gibi şirketlerin yer aldığı Türk heyetleri, Nijerya Savunma Bakanı Bashir Salihi Magashi ve üst düzey ordu komutanlarıyla görüşmeler gerçekleştirdi.

Bu görüşmelerde öne çıkan şirket ise Nijerya ile ticaret konusunda deneyimli olan Asisguard oldu. Ki Asisguard CEO'su Düzgün de Nijerya'yla ticaretin başlamasını şöyle anlatıyor:

"Onlara yol arkadaşı ve çözüm ortağı olduk. Ticaretin başlamasının ana sebebi bu oldu. Yerimizden mail atabilir, takip etmeyebilirdik. İlk başta adım 'Mister Barış (Barış Bey)'tı, sonra 'Mustafa', sonra 'brother (kardeş)'a döndü. Birlikte terör bölgelerinde kaldık, birlikte yemek yedik, sorunlarını takip ettik."

Ondan fazla Türk savunma sanayii şirketinin yetkilileri, 5. Türkiye-Nijerya Savunma Sanayii İstişare Toplantısı için başkent Abuja’da Nijerya Savunma Bakanı Bashir Salihi Magashi ve üst düzey ordu komutanlarıyla.

Asisguard aracılığıyla Afrika pazarına girdiler

Düzgün, Asisguard'dan önce çeşitli savunma sanayii firmalarının da Nijerya pazarında faaliyet göstermeyi denediğini ancak başaramadığını aktarıyor. Düzgün, Asisguard'ın Nijerya'da uygulayacağı "Yol Güvenliği Projesi" kapsamında diğer şirketleri Nijerya pazarına kendilerinin soktuğunu da sözleri arasına eklemiyi ihmal etmiyor:

"Bu firmaları inandırmak gerekiyordu. Nijerya çok zor bir coğrafya, ticaret, projeye ikna etmek çok zor. Bu şirketler de Nijerya'da faaliyet göstermeyi denemişler. Nurol Makina'yı, HAVELSAN'ı, STM'yi ikna ettik. Bunlar proje kurgusundaki platform sahipleri. HAVELSAN BAHA'yı ilk kez, STM TOGAN'ı, Nurol Makina YÖRÜK aracını Nijerya'ya ilk kez ihraç etmiş oldu. Nurol Makina kendi aracını ilk kez başka bir şirket üzerinden ihraç etti.

Araçlar ve gözetleme kulelerindeki ekipman ihtiyaçlarını Türkiye'den tamamlama arayışına girdik. Mast ihtiyacını MILMAST ile konuştuk, bu projede yer aldı. Mast üzerindeki kameralar, gözetleme kuleleri için pan-tilt sistemine ihtiyaç oldu, Gürbağ Savunma ile konuştuk. 12,7 mm silahları Sarsılmaz sağlayacak, araç içi konuşma sistemini Barok Savunma temin edecek. Promec'in ürünü olacak."

Asisguard CEO'su Düzgün haklı da. Proje kapsamında savunma sanayiinde faaliyet gösteren 10'u aşkın Türk şirketi, Nijerya pazarına girmiş oldu. Hatta çeşitli haber siteleri bu gelişmeyi "Bir taşla 14 kuş" ve "Nijerya çıkarması" gibi başlıklarla haberleştirdi.

Yol güvenliği projesinin üst yüklenicisi olan Asisguard ile Nurol Makina arasında 4X4 YÖRÜK hafif zırhlı taktik aracının Nijerya'ya ihracatına ilişkin imza töreni. 

Birkaç yıl içinde fabrika kuracak seviyeye gelindi

Savunma sanayiinde faaliyet gösteren Türk şirketlerinin 2021 yılından itibaren Nijerya'ya yönelik ticaretlerinin bazıları şöyle:

  • Baykar, Nijerya’ya TB2 S/İHA ve yer kontrol istasyonu tedarik etti.
  • STM, insansız hava aracı TOGAN'ın ilk ihracatını Nijerya'ya gerçekleştirdi.
  • Nijerya geçtiğimiz aylarda Asisguard'ın SONGAR Silahlı Döner Kanatlı İHA Sistemi'ni kullanıma aldı.
  • Coşkunöz Holding iştiraki Fly Bvlos Technology firması, Nijerya’ya 30 adet Delta İHA ihraç etti.
  • TUSAŞ, Nijerya Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na T129 ATAK Taarruz Helikopterleri sattı. ROKETSAN ise helikopterlerin füzesini imal etti.
  • Aziz Yıldırım'ın sahibi olduğu Dearsan ile Nijerya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı arasında Nijerya Donanmasının Sancak Gemisi olan tarihi öneme sahip NNS ARADU (F89) Fırkateyninin Modernizasyon projesi kapsamında sözleşme imzalandı.
  • Yine Dearsan, Nijerya Deniz Kuvvetleri için iki adet açık deniz karakol gemisi inşa etti ve gemiler kullanıma alındı. Gemilerin kabloları askeri gemi kablosu üreten Başoğlu Kablo, mühimmatları Aselsan ve savaş yönetim sistemi ise Havelsan tarafından yapıldı.
  • Nurol Makina ise ülkeye YÖRÜK 4X4 araç temin edecek.

Öte yandan geçtiğimiz yılın sonlarında TUSAŞ'ın silahlı insansız hava aracı ANKA için Nijerya'ya fabrika kurmayı teklif ettiği ve Nijerya hükümetinin teklifi olumlu karşladığı öğrenildi.

Erdoğan: Asla kısa vadeli bakmıyoruz

Türkiye, emperyalist hedefler doğrultusunda uzun süredir çeşitli alanlarda Afrika'ya yatırımlarda bulunuyordu. Ancak 15 Temmuz darbe girişimiyle kıtadaki faaliyetleri kısmi açıdan sekteye uğrayan iktidar, başta savunma sanayii olmak üzere kıtadaki faaliyetlerini tekrardan hızlandırdı.

Sadece birkaç yıl içinde 30 Afrika ülkesiyle savunma sanayiine dair anlaşma yapan iktidar, birçok farklı alanda da ülkelerle işbirliği yapıyor. 

Erdoğan ise Afrika kıtasına yönelik gelecek planlarını şöyle anlatıyor:

"Afrika Kıtası ile 2003 yılında 5,4 milyar dolar olan ticaret hacmimiz, 2022 sonunda 41 milyar dolara yaklaştı. Afrika’daki doğrudan yatırımlarımızın toplam değeri 10 milyar doları aştı.

21’inci yüzyılda Afrika kıtasının rolünün belirleyici olacağı inancıyla kıtayla ilişkilerimizi ‘kazan-kazan ve eşit ortaklık temelinde’ ilerletmek istiyoruz. Hep söylüyorum; biz Afrika ülkeleriyle iş birliğimize asla kısa vadeli ve çıkar odaklı bakmıyoruz."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.