Breadcrumb
Abluka günlükleri 59 | 1 Mayıs 2026 Cuma
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 02.05.2026 , 09:13 Güncelleme Tarihi: 02.05.2026 , 09:48
Küba Gerçeği kapsamında yayına başlayan Abluka Günlükleri ile ABD tarafından Küba’ya uygulanan ve soykırım niteliği taşıyan ablukanın günlük olarak nabzını tutuyor; yaşanan gelişmeleri, ablukanın etkilerini ve Küba’nın bu koşullar karşısındaki direnişini, geliştirdiği çözüm ve önlemleri okuyucuyla buluşturuyoruz.

Raúl ve Díaz-Canel, Havana'da 1 Mayıs kutlamalarına öncülük etti
Küba’nın başkenti Havana, 1 Mayıs Uluslararası İşçi Bayramı kapsamında, Küba Devrimi’nin tarihi lideri Orgeneral Raúl Castro Ruz ve Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez’in bizzat katılım gösterdiği görkemli ve kitlesel bir halk seferberliğine ev sahipliği yaptı. Şafağın ilk ışıklarıyla birlikte şehrin dört stratejik noktasından hareket eden ve 15 ayrı sendika kolu altında birleşen yarım milyonu aşkın başkent sakini, Malecón sahil şeridindeki José Martí Anti-Emperyalist Tribünü’ne doğru devasa bir yürüyüş gerçekleştirdi. Başkomutan Fidel Castro Ruz’un doğumunun yüzüncü yıldönümü anısına düzenlenen bu kutlamalar, sıradan bir bayram kutlamasının ötesine geçerek ekonomik zorluklara, elektrik kesintilerine ve dış baskılara karşı toplumsal bir direnç ve siyasi bir yeniden onaylama eylemine dönüştü.

Etkinliğin merkezi kürsüsünde söz alan Küba Merkez İşçi Sendikaları (CTC) Kongresi Organizasyon Komitesi Başkanı Osnay Miguel Colina Rodríguez, Havana meydanlarını dolduran mahşeri kalabalığın, işçi sınıfının onurunu ve devrime olan bağlılığını tüm dünyaya kanıtladığını ifade etti. Küresel ölçekte aşırı sağın yükselişi ve artan eşitsizliklere dikkat çeken Rodríguez, zengin ülkeler silahlanmaya ve duvarlar örmeye devam ederken, Küba’nın sermayeyi değil insanı merkeze alan sosyal modelini savunmayı sürdüreceğini vurguladı. ABD’nin uyguladığı ekonomik, ticari ve mali ablukayı "derin insani sonuçları olan bir toplu cezalandırma" olarak nitelendiren lider, milyarlarca dolarlık zarara ve sistematik dezenformasyon kampanyalarına rağmen Küba halkının "direnmeye ve yaratmaya" kararlı olduğunu belirtti.
Törenin en dikkat çekici ve sembolik anı, son bir hafta içinde 16 yaş üstü 6 milyon 230 bin 973 Kübalının imzaladığı "İmzam Vatan İçin" kampanyasına ait belgelerin devlet yönetimine sunulması oldu. Bu kitlesel imza hareketi, anayasal vatan savunması görevinin halk nezdindeki sarsılmaz karşılığı olarak tanımlandı. Sanayi işçilerini temsilen konuşan Yolaydis Hernández Valdés, üretim sektöründeki engellere ve hammadde kısıtlılıklarına rağmen geri adım atmayacaklarını ifade ederek; enerji egemenliği ve finansal özyönetim hedefleri doğrultusunda alternatif çözümler ürettiklerini dile getirdi. Valdés, Fidel Castro’nun mirasının kendilerine imkansızı başarma gücü verdiğini belirterek, Küba’nın kimseye tehdit oluşturmadığını ancak ilhakı veya müdahaleyi asla kabul etmeyecek bir inanca sahip olduğunu yineledi.

38 farklı ülkeden gelen 827 uluslararası gözlemci ile 152 sendika ve dayanışma örgütü temsilcisinin de şahitlik ettiği geçit töreninde, Küba bayraklarının yanı sıra Filistin bayraklarının da dalgalandırılması, adanın küresel barış ve dayanışma vizyonunu pekiştirdi. Toplumun her kesiminden katılımcılar; emekli Luisa Rodríguez’den genç komünist Dunia Díaz García’ya kadar, dışarıdan gelecek hiçbir tehdidin kendilerini korkutamayacağını ve kendi geleceklerine karar verebilecek tek gücün Küba halkı olduğunu vurguladılar. Büyük bir coşku ve disiplinle tamamlanan bu devasa miting, Küba’nın karmaşık ekonomik bağlamda "herkesle ve herkesin iyiliği için" devrimci kazanımlarını savunmaya devam edeceği yönündeki toplumsal sözleşmenin yeniden mühürlenmesiyle sona erdi.

Küba genelinde 1 Mayıs: Sarsılmaz birliğin ve egemenlik kararlılığının ilanı
Küba’da 1 Mayıs Uluslararası İşçi Bayramı, ülke genelinde milyonların katıldığı kitlesel gösterilerle kutlanırken; Kübalı yetkililer bu tarihi günü, işçi sınıfının vatan savunmasına ve ulusal egemenliğe olan sarsılmaz bağlılığının en somut kanıtı olarak tanımladı. Kutlamaların ana merkezi olan Havana’daki José Martí Anti-Emperyalist Tribünü’nde düzenlenen törene, Devrim lideri Orgeneral Raúl Castro ve Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel önderlik etti. Başkentin dört bir yanından gelen binlerce vatandaşın sembolik meydanı doldurduğu mitingde, dış saldırılara karşı "bağımsızlık bayraklarının asla teslim edilmeyeceği" vurgulandı.
Matanzas ilindeki yürüyüşe liderlik eden Başbakan Manuel Marrero, binlerce katılımcının meydanlara çıkma motivasyonunu; barışın tesisi, egemenliğin korunması ve emperyalist ablukaya karşı bir direniş olarak özetledi. Küba’nın tarih boyunca teslim olmayı reddettiğini ve zaferden başka bir seçenek tanımadığını belirten Marrero, halkın coşkusunun bu kararlılıktan beslendiğini ifade etti. Benzer şekilde Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla da ABD’nin enerji ablukası ve her türlü tehdidi karşısında, Küba halkının partiye ve hükümet liderliğine olan desteğini ülkenin her sokağında gür bir sesle yinelediğini kaydetti.
Sağlık Bakanı José Angel Portal ise yaptığı açıklamada, Kübalı işçilerin karşı karşıya kalınan ekonomik ve sosyal zorluklar karşısındaki en büyük gücünün "birlik" olduğuna dikkat çekti. Her bir çalışanın, bulunduğu mevkide ülkenin ilerlemesi için vazgeçilmez bir yapı taşı olduğunu vurgulayan Portal, bu dayanışma ruhunun devrimci süreci ayakta tuttuğunu belirtti. Küba Komünist Partisi tarafından yapılan resmi açıklamada da vurgulandığı üzere, 1 Mayıs kutlamaları; adaya saldıran düşman karşısında Küba halkının kendi geleceğini tayin etme hakkından ve onurundan asla vazgeçmeyeceğinin bir kez daha dünyaya ilanı oldu.

Küba’da 1 Mayıs: 6 milyon imza ve gönüllü direnişin meydanlara yansıması
Küba genelinde kutlanan 1 Mayıs İşçi Bayramı, 6 milyondan fazla vatandaşın katıldığı devasa “İmzam Vatan İçin" kampanyasının yarattığı güçlü atmosferle başladı. ABD ablukasına karşı halkın iradesini kâğıda döken bu kampanya, 1 Mayıs geçit törenleriyle birlikte sokaklara taşınarak kitlesel bir gövde gösterisine dönüştü. Havana’nın ikonik sahil şeridi Malecón’daki yürüyüşe katılan vatandaşlar, geçtiğimiz günlerde bizzat imzaladıkları taahhütlerin doğal bir devamı olarak meydanlarda olduklarını belirterek, barış ve egemenliğe olan bağlılıklarını vurguladılar.
Havana sakini Belkis Abascal ve arkadaşı Digna Padrón gibi Devrim'in farklı aşamalarına tanıklık etmiş emekli vatandaşlar, yürüyüşe katılımlarının herhangi bir idari talimattan değil, tamamen kişisel bir sorumluluktan kaynaklandığını ifade ettiler. Çocuklarına ve torunlarına miras bırakacakları ülkeyi savunma motivasyonuyla meydanlarda olduklarını dile getiren katılımcılar, bu toplu mesajın muhatabının doğrudan Amerika Birleşik Devletleri yönetimi olduğunu belirttiler. Abascal, ABD Başkanı'na yönelik "Zeki bir adamsa kendi sonuçlarını çıkaracaktır" diyerek, Küba halkının tehditlerle sindirilemeyecek bir bilince sahip olduğunu hatırlattı.
Kutlamaların en dikkat çekici yönü ise, katılımın tamamen gönüllülük esasına dayanması ve mahalle birimlerinden gelen halkın sergilediği yüksek motivasyon oldu. San Miguel del Padrón gibi yerel bölgelerden gelen blokların yarattığı coşku, "Fidel’in halkı" olma kimliğinin yeni nesillerde de canlılığını koruduğunu gösterdi. Kimsenin zorlamasıyla değil, vatanseverlik duygusuyla meydanları doldurduklarını vurgulayan vatandaşlar, Küba’nın bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin kararlılıkla süreceği mesajını dünyaya bir kez daha ilan ettiler.

Kardeşlik bağlarıyla örülen barış ve egemenlik savunması
Küba’da 1 Mayıs kutlamaları, yalnızca işçi sınıfının bir bayramı değil, aynı zamanda ada halkının kendine özgü toplumsal dokusunu oluşturan "derin kardeşlik" bağlarının ve barış içinde yaşama iradesinin görkemli bir tezahürüne dönüştü. Küba kültüründe kardeşliğin sadece kan bağıyla sınırlı olmadığı; sokakta, iş yerinde veya bir park köşesinde filizlenen dayanışma ruhuyla şekillendiği vurgulanan etkinliklerde, bu toplumsal harcın dış tehditlere karşı en büyük kalkan olduğu ifade edildi. Küba halkının "tanımasa bile seven ve paylaşan" karakteri, meydanlardaki birlikteliğin temel motivasyonu olarak öne çıktı.
Ancak bu bayram atmosferinin üzerine, yaklaşık 145 kilometre öteden yükselen savaş tamtamları ve müdahaleci seslerin gölgesi düştü. Barışçıl bir yaşamı savunan Küba halkı, emperyalist odakların savaş çağrılarına ve yıkım vaat eden politikalarına karşı sokaklara dökülerek yanıt verdi. Savaşın getireceği "ikincil hasarların", çocukların mutluluğunu ve yaşlıların huzurunu tehdit ettiğini belirten katılımcılar; bombaların isim seçmediğini hatırlatarak savaşa karşı kararlı bir "HAYIR" mesajı verdiler.
Fidel Castro’nun "korku duygusunu uzun zaman önce yitirmiş halk" tanımına atıfta bulunulan kutlamalarda, Küba’nın kaderinin ancak ve ancak Kübalılar tarafından belirlenebileceği bir kez daha dünyaya ilan edildi. Hiçbir gücün savaş tehdidiyle kendi iradesini ada halkına dayatamayacağı vurgulanırken; meydanlar, parklar ve caddeler eşsiz bir barış talebinin kürsüsü haline geldi. Vatanın büyük bir kucaklaşmayla bir araya geldiği bu tarihi 1 Mayıs, Küba’da yaşamın, kardeşliğin ve bağımsızlığın her türlü saldırıdan daha güçlü olduğunun sembolü olarak kayıtlara geçti.
Granma’da 1 Mayıs: 'Fidel, halkının yanında yürüyor'
Küba’nın doğusundaki Granma eyaleti, 1 Mayıs Uluslararası İşçi Bayramı kutlamaları kapsamında Başkomutan Fidel Castro Ruz’un mirasına ve devrimci kazanımlara olan bağlılığını kitlesel bir yürüyüşle teyit etti. Binlerce şehir sakini, ellerinde Fidel Castro’nun resimlerini taşıyan pankartlar ve "Yaşasın Fidel!" sloganları eşliğinde Felino Figueredo Bulvarı boyunca ilerleyerek Plaza de la Patria’daki tarihi anıtın önünde toplandı. Katılımcılar, bu coşkulu yürüyüşü sadece bir anma eylemi olarak değil, ABD’nin uyguladığı "suç teşkil eden" ablukaya karşı ulusal egemenliğin kararlı bir savunması olarak nitelendirdiler.
Törenin açılışında konuşan Küba İşçi Sendikaları Merkez Birliği (CTC) Eyalet Genel Sekreteri Karel Leyva Trinchet, Fidel’in fikirlerinin ölümsüzlüğüne dikkat çekerek, "Fidel mermer bir heykelin içinde yatmaz, halkının yanında yürür" ifadesiyle devrimci liderin manevi varlığının topluma rehberlik etmeye devam ettiğini vurguladı. Trinchet, ayrıca milyonlarca vatandaşın katıldığı "İmzam Vatan İçin" hareketinin, yalnızca bir imza kampanyası değil; çocukların geleceğini, aile birliğini ve vatanın bekasını koruma yönünde atılmış stratejik bir adım olduğunu belirtti.
Proleter kutlamalara Küba Komünist Partisi (PCC) İl Komitesi Birinci Sekreteri Yudelkis Ortiz Barceló ve PCC Merkez Komitesi Bölüm Başkanı Rodolfo Yero Travieso gibi üst düzey siyasi liderlerin yanı sıra Küba Cumhuriyeti’nin "Emek Kahramanları" da öncülük etti. Eğitimden sanayiye her sektörden temsilcinin hazır bulunduğu törenlerde; Roberto Castillo Zamora ve Maydelivia Marrero Quiterio gibi işçiler, meydanlara çıkma gerekçelerini Yankee ablukasına karşı durmak ve devrimci ilkeleri savunmak olarak açıkladılar. Granma halkı, sergilediği bu kitlesel birliktelikle, her türlü dış tehdit karşısında "Küba savunulmalıdır!" kararlılığını tüm dünyaya bir kez daha ilan etti.

Holguin’de 'Vatan ve Egemenlik' yürüyüşü
Küba’nın Holguín ili, 1 Mayıs Uluslararası İşçi Bayramı kapsamında, ABD’nin on yıllardır süregelen ekonomik kuşatmasına karşı kitlesel bir direniş ve ulusal egemenlik gösterisine sahne oldu. Küba Komünist Partisi Siyasi Büro Üyesi ve Cumhuriyet Başkan Yardımcısı Salvador Valdés Mesa’nın önderliğinde gerçekleştirilen yürüyüşte, on binlerce işçi ve ailesi şafak vaktiyle birlikte tarihi Calixto García Devrim Meydanı’nı doldurdu. 15 farklı sendikayı temsil eden katılımcılar, adaya uygulanan ekonomik, ticari ve mali ablukanın derhal sonlandırılması talebini yüksek sesle yinelerken, dış baskılara boyun eğmeyecekleri mesajını kararlılıkla vurguladılar.
Küba Merkez İşçi Sendikası (CTC) İl Sekreteri Idalmis Serrano Gómez, törenin açılış konuşmasında, bu yılki kutlamaların oldukça kritik bir tarihsel eşikte gerçekleştiğine dikkat çekti. 1 Mayıs etkinliklerinin Küba Devrimi’nin lideri Fidel Castro Ruz’un doğumunun yüzüncü yıl dönümü, Domuzlar Körfezi zaferinin 65. yılı ve Ulusal Yenilikçiler ve Akılcılar Birliği’nin (ANIR) 50. kuruluş yılına adandığını belirten Gómez, "vatanın savunulması" konusunda halkın oybirliği içinde olduğunu ifade etti. Özellikle ABD’nin müdahaleci politikalarının yoğunlaştığı bir dönemde, yerel yenilikçilerin ve teknik personelin; makine parkurunun korunması, enerji verimliliğinin artırılması ve endüstriyel süreçlerin optimize edilmesi gibi hayati alanlarda sunduğu çözümlerin ekonomik ablukanın etkilerini hafifletmedeki rolü önemle vurgulandı.
Geçit töreni, üretim ve hizmet sektöründeki başarılarıyla öne çıkan kuruluşların gövde gösterisine dönüştü. Gıda ve Balıkçılık Sanayi Sendikası’nın öncülük ettiği yürüyüşte, Bucanero S.A. Bira Fabrikası ve Frank País Uluslararası Havalimanı gibi "Ulusal Öncü" statüsüne sahip 31 grup ve çeşitli işçi kolektifleri, sergiledikleri verimlilik nedeniyle özel takdir topladı. Kutlama süreci sadece meydanlardaki yürüyüşlerle sınırlı kalmayıp; "Soluciones Cuba" Fuarı, gıda üretim seferberlikleri ve sağlık merkezlerinde yürütülen hijyen çalışmaları gibi geniş kapsamlı sosyal katkı projeleriyle de desteklendi.
Holguín’deki merkezi etkinliğe Başbakan Yardımcısı Inés María Chapman, Parti Birinci Sekreteri Joel Queipo Ruiz ve Doğu Ordusu Komutanı Eugenio Ravilero Aguilera gibi üst düzey siyasi ve askeri yetkililer de katılarak halkın coşkusuna ortak oldu. Ülkenin içinde bulunduğu enerji krizine ve kısıtlı imkanlara rağmen, eyalete bağlı 13 belediye ve 52 yerleşim biriminde eş zamanlı olarak düzenlenen mitingler, Küba işçi sınıfının dış saldırılara karşı meşru savunma hattını meydanlarda kurduğunu ve devrimci kazanımlardan vazgeçmeyeceğini bir kez daha kanıtladı.

Küba’da 1 Mayıs: 'Vatan Savunuluyor' şiarıyla milyonlar sokaklara döküldü
Küba, 1 Mayıs Uluslararası İşçi Bayramı’nı ada genelinde gerçekleştirilen ve milyonlarca vatandaşın katıldığı kitlesel yürüyüşlerle kutladı. Cumhurbaşkanı ve Küba Komünist Partisi (PCC) Birinci Sekreteri Miguel Díaz-Canel’in "Vatan şafak vakti sokaklarda savunulacak" çağrısına yanıt veren işçiler, köylüler, öğrenciler ve aydınlar, sabahın erken saatlerinden itibaren meydanları doldurarak ABD tarafından uygulanan ekonomik ablukaya ve dış müdahalelere karşı güçlü bir birlik mesajı verdi.
Kutlamaların en dikkat çekici merkezlerinden biri olan Sancti Spíritus’ta, Küba Merkez İşçi Sendikası (CTC) İl Genel Sekreteri Ekaterina Gowen Dickinson halka seslenerek Küba’nın egemenliğinden taviz vermeyeceğini ve halkını asla yalnız bırakmayacağını ilan etti. Donald Trump döneminden bu yana artan askeri ve ekonomik baskılara dikkat çeken Dickinson, 1 Mayıs’ın sadece bir kutlama değil, aynı zamanda onur, direniş ve umut dolu bir cevap olduğunu vurguladı. Konuşmasında verimliliğin artırılması ve iş disiplininin önemine değinen sendika lideri, genç nesilleri devrimci mirası devralmaya ve ülkenin geleceğini yaratıcılıkla inşa etmeye çağırdı.
Bu yılki etkinlikler, tarihi bir önemle Başkomutan Fidel Castro Ruz'un doğumunun yüzüncü yıl dönümüne adandı. Meydanlarda Fidel’in insancıl mirasına vurgu yapılırken, halkın egemenliği savunma taahhüdünü simgeleyen "İmzam Vatan İçin" hareketi de büyük ilgi gördü. Yetkililer, bu imza kampanyasının yalnızca bir sembol olmadığını, Küba topraklarının her karışını savunmaya hazır olduklarını gösteren bir ilkeler bildirgesi olduğunu ifade ettiler.

Ada genelindeki diğer şehirlerde de benzer bir coşku hakimdi. Holguín’de Calixto García Devrim Meydanı’ndan geçen binlerce işçi ve ailesi, özellikle gıda üretimi ve enerji krizi gibi ulusal sorunlara karşı çözüm arayışlarını pankartlarla dile getirdi. Artemisa’da ise eğitim sektörünün öncülüğünde gerçekleşen yürüyüşte, "Vatan savunuluyor" şiarı altında sendikal başarılarıyla öne çıkan "Emek Kahramanları" onurlandırıldı. Törenlerin ardından düzenlenen kültürel etkinlikler ve el sanatları fuarlarıyla, Küba halkı zorlu ekonomik koşullara rağmen bayram atmosferini tüm adaya yayarak toplumsal birliğini yeniden teyit etti.
6 milyondan fazla Kübalı 'İmzam Vatan İçin' kampanyasına destek verdi
Küba’da 1 Mayıs Uluslararası İşçi Bayramı kutlamaları kapsamında düzenlenen ana törende, ABD’nin uyguladığı ekonomik abluka ve hibrit savaşa karşı başlatılan “İmzam Vatan İçin" kampanyasının sonuçları kamuoyuna duyurulurken; 6 milyon 230 bin 973 Kübalının imzasını taşıyan tarihi kitap, Devrim lideri Raúl Castro Ruz’un huzurunda Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel’e teslim edildi. Başkomutan Fidel Castro Ruz’un doğumunun yüzüncü yıl dönümüyle bağdaştırılan ve sivil toplum örgütlerince desteklenen bu girişim, emperyalist tehditlere karşı ulusal egemenliğin, anayasal savunma hakkının ve sarsılmaz halk birliğinin somut bir göstergesi olarak nitelendirildi.

Sancti Spíritus’ta 1 Mayıs: Gelecek nesiller ve sağlık ordusu meydanlarda
Küba’nın Sancti Spíritus kentinde düzenlenen 1 Mayıs kutlamaları, sadece siyasi bir duruşun değil, aynı zamanda ülkenin geleceği olan çocukların ve halk sağlığını koruyan "beyaz önlüklü ordunun" gövde gösterisine dönüştü. Şehrin ana meydanı olan Plaza Mayor General Serafín Sánchez Valdivia’da toplanan binlerce kişi arasında, annesi gibi doktor olma hayaliyle laboratuvar önlüğü giyen küçük Thalía gibi çocuklar, devrimin ve toplumsal kazanımların sürekliliğinin sembolü olarak ön plana çıktı. Aileler, çocuklarının huzurlu bir gelecekte yaşaması ve bu değerlerin korunması adına meydanları doldurduklarını dile getirdi.
Etkinlikte özellikle sağlık çalışanlarının oluşturduğu blok, coşkusu ve temsil gücüyle dikkat çekti. Sektör yetkililerinden Bárbara Rojas, bölgenin anne ve bebek ölüm oranlarını düşürmedeki başarısına vurgu yaparak; hemşire, teknisyen ve elektromedikal uzmanlarından oluşan sağlık kadrosunun her türlü ekonomik zorluğa rağmen "hayatın koruyucuları" olarak görev yaptıklarını belirtti. Meydandaki kutlamalar sürerken, birçok sağlık çalışanının hastanelerde nöbet başında olduğu ve çocuk hastaların tedavilerini aksatmadan sürdürdüğü hatırlatılarak, bu fedakârlığın vatan savunmasının bir parçası olduğu vurgulandı.

Sancti Spíritus’un her kesiminden insanın katıldığı yürüyüşte, barış ve dayanışma mesajları da geniş yer buldu. Deneyimli eğitimci Ana Luisa Curbelo, Küba’nın onurlu duruşunun gelecek nesillere aktarılması gerektiğini belirterek, siyasi sınırların ötesinde barış fikirlerinin halkları birbirine yakınlaştırdığını ifade etti. Beyaz, kırmızı ve mavi renklerin hakim olduğu geçit töreni; kültür sanat temsilcilerinin de katılımıyla, bir halkın uyum içinde yaşama hakkını ve ulusal birliğini dünyaya duyurduğu bir dayanışma gününe dönüştü.

Santiago de Cuba’da 400 bin kişilik yürüyüş: 'Düşmana birlik mesajı'
Küba Devrimi'nin "Kahraman Şehri" olarak bilinen Santiago de Cuba, 1 Mayıs Uluslararası İşçi Bayramı’nı 400 binden fazla kişinin katıldığı görkemli bir geçit töreniyle kutladı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Geçit Töreni Caddesi’ni dolduran yüz binlerce Santiago sakini; ellerinde bayraklar, pankartlar ve yaratıcı dövizlerle Küba sosyal projesine, ulusal egemenliğe ve barışa olan bağlılıklarını haykırdı. Ulusal Halk Gücü Meclisi ve Devlet Konseyi Başkanı Esteban Lazo Hernández’in başkanlık ettiği etkinlik, ekonomik zorluklara rağmen devrimci sürecin halk nezdindeki güçlü desteğini bir kez daha kanıtladı.
Törende konuşan Esteban Lazo Hernández, bu kitlesel katılımı "düşmana verilmiş büyük bir mesaj" olarak nitelendirerek, Küba halkının kendi devrimini, birliğini ve kalkınmasını savunmak için her türlü mücadeleye hazır olduğunu belirtti. Mevcut karmaşık ekonomik koşulların bilincinde olan halkın sergilediği bu duruşu, Fidel Castro’nun mirasına yakışır bir eylem olarak tanımlayan Lazo, Küba’nın savaş değil, barış ve egemenlik isteyen bir ülke olduğunun altını çizdi. CTC İl Geçici Sekreteri Mairelis Reyes ise konuşmasında, ABD’nin uyguladığı enerji ve finans ablukasına karşı direncin ancak üretimle ve 2026 ekonomik programının kararlılıkla uygulanmasıyla mümkün olacağını vurguladı.

Yürüyüşün en ön saflarında, fedakâr çalışmalarıyla toplumun takdirini toplayan sağlık sektörü çalışanları yer aldı. Tıp Bilimleri Üniversitesi Rektör Yardımcısı Leonardo Núñez, sağlık profesyonellerinin yaşam ve barış ilkelerini savunma inancıyla yürüdüklerini ifade ederken, turizm sektörü de 2.300’den fazla çalışanıyla kalkınma hamlesine destek verdi. Plaza de la Revolución Mayor General Antonio Maceo’da sona eren bu devasa miting; gıda egemenliği, enerji dönüşümü ve sosyalist devlet girişimlerinin güçlendirilmesi hedefleriyle, Küba halkının zorluklar karşısında geri adım atmayacağını bir kez daha dünyaya ilan etti.
Matanzas’ta 1 Mayıs: Fidel’in Mirası ve Gençliğin Vatan Savunması
Küba’nın Matanzas ili, 1 Mayıs Uluslararası İşçi Bayramı’nı Başkomutan Fidel Castro Ruz’un doğumunun yüzüncü yılı ve Küba Merkez İşçi Sendikası’nın (CTC) 65. kuruluş yıl dönümü onuruna düzenlenen kitlesel bir yürüyüşle kutladı. General Betancourt Bulvarı boyunca uzanan korteje, Cumhuriyet Başbakanı Manuel Marrero Cruz ve üst düzey devlet yetkilileri eşlik ederken; meydanlarda yükselen sesler birliğe, barışa ve ABD’nin uyguladığı ekonomik ablukaya karşı kararlı bir direnişe odaklandı. Sağlık çalışanlarının öncülük ettiği yürüyüşte, 15 farklı sendika kolunun yanı sıra Genç Komünistler Birliği (UJC) ve Devrimci Silahlı Kuvvetler temsilcileri de hazır bulunarak vatan savunmasına olan bağlılıklarını yinelediler.
Kutlamaların merkezinde yer alan genç nesiller, devrimci mirası geleceğe taşıma sorumluluğunu bir kez daha vurguladı. Zeytin yeşili üniformasıyla yürüyüşe katılan Yüzbaşı Edil Pérez Pérez, bu günün sadece bir tören değil, çocukların gülümsemesi ve vatanın bağımsızlığı için bir sadakat duruşu olduğunu ifade etti. Küba’nın özgür ve egemen kalması için yürüdüklerini belirten Pérez, hiçbir büyük gücün Küba bayrağına kendi iradesini dayatmasına izin vermeyeceklerini ve adanın tarihi köklerini onurlandırmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Matanzas CTC Genel Sekreteri Osmar Ramírez Ramírez’in konuşmasında ise toplumsal uyum ve emperyalist politikalara karşı net bir duruş sergilendi. Ekonomik ve mali ablukaya karşı kesin bir "hayır" çağrısının yapıldığı etkinlikte, vatanseverlik gösterileri tüm kenti sardı. Matanzas işçi sınıfı ve halkı, General Betancourt Köprüsü üzerinden geçerken sergiledikleri disiplinli ve coşkulu yürüyüşle, Küba sosyal projesinin kaderini korumaktaki kararlılıklarını uluslararası kamuoyuna bir kez daha ilan etti.

Küba’da elektrik üretiminde son durum
Dün, kapasite yetersizliği nedeniyle hizmetlerde 24 saat süren aksaklıklar yaşandı. Üretim kapasitesi açığının en büyük etkisi, Energas Jaruco’daki 6 numaralı ünitenin beklenmedik kapanması nedeniyle 20:50'de 1862 MW olarak kaydedildi.
Öte yandan, 54 yeni güneş enerjisi santralinin toplam üretimi 4395 MWh oldu. Bu santrallerin ortalama bir saatte sağladığı azami güç ise 641 MW olarak gerçekleşti.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.