Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Abluka günlükleri 56 | 28 Nisan 2026 Salı

ABD ablukası Küba'nın tarihsel olarak düşük seyreden bebek ölüm hızında trajik bir yükselişe neden oluyor. Küba Sivil Toplumu başkentteki "İmzam Vatan İçin" hareketine mutlak desteğini ifade etti. Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı devrim sonrası kamulaştırma süreçlerinin tamamen meşru ve yasal olduğunu vurgulayan bir açıklama yayımladı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 29.04.2026 , 15:40 Güncelleme Tarihi: 29.04.2026 , 18:53

Küba Gerçeği kapsamında yayına başlayan Abluka Günlükleri ile ABD tarafından Küba’ya uygulanan ve soykırım niteliği taşıyan ablukanın günlük olarak nabzını tutuyor; yaşanan gelişmeleri, ablukanın etkilerini ve Küba’nın bu koşullar karşısındaki direnişini, geliştirdiği çözüm ve önlemleri okuyucuyla buluşturuyoruz.

ABD ablukası Küba’da bebek ölümlerini doğrudan artırıyor

Ekonomi ve Politika Araştırmaları Merkezi (CEPR) tarafından yayınlanan kapsamlı bir rapor, ABD’nin Küba’ya yönelik uyguladığı tek taraflı yaptırımların adadaki en hassas nüfus grubu üzerindeki yıkıcı etkilerini verilerle ortaya koydu. Rapora göre, ekonomik ablukanın yarattığı kaynak yetersizliği, Küba’nın tarihsel olarak düşük seyreden bebek ölüm hızında trajik bir yükselişe neden oluyor.

Küba, on yıllardır Latin Amerika’nın en iyi bebek sağlığı göstergelerine sahip ülkelerinden biri olmasına rağmen, son yıllarda uygulanan "maksimum baskı" politikası bu tabloyu değiştiriyor. CEPR raporu, yaptırımların sadece bir ekonomik engel değil, doğrudan çocukların yaşam hakkına müdahale olduğunu savunuyor.

Bebek yoğun bakım üniteleri için gerekli olan kritik ilaçların ve son teknoloji tıbbi cihazların (çoğunlukla ABD patentli veya bileşenli oldukları için) tedarik edilememesi, kurtarılabilecek hayatların kaybedilmesine yol açıyor.

Gıda ithalatı üzerindeki finansal engeller, hamile kadınların ve süt çocuklarının ihtiyaç duyduğu özel besin desteklerine erişimi kısıtlayarak doğum ağırlıklarını ve bağışıklık sistemlerini olumsuz etkiliyor.

Rapor, yaptırımların sertleştirildiği dönemler ile bebek ölüm istatistiklerindeki artış arasında doğrudan bir korelasyon kuruyor. Küba’nın sağlık bütçesinin, uluslararası finans sisteminden dışlanması nedeniyle yüzde 30 ile yüzde 50 arasında bir maliyet artışıyla karşı karşıya kaldığı belirtiliyor. Bu durum, önlenebilir hastalıklarla mücadelede kullanılan aşı ve antibiyotik programlarında aksamalara neden oluyor.

Analizdeki dikkat çeken bir diğer nokta ise altyapı çöküşü. Enerji krizi ve yedek parça bulunamaması nedeniyle su pompalama ve arıtma sistemlerinde yaşanan sorunlar, bebekler için ölümcül olabilen ishalli hastalıklarda artışı beraberinde getiriyor. CEPR, bu durumu "dolaylı ama sistematik bir şiddet" olarak nitelendiriyor.

Raporun sonuç bölümünde, Washington yönetiminin "halkı değil hükümeti hedef alıyoruz" iddiasının sahadaki gerçeklerle örtüşmediği vurgulanıyor. CEPR, yaptırımların en masum kitleyi —henüz bir yaşını doldurmamış bebekleri— hedef aldığını belirterek, bu politikanın uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde derhal gözden geçirilmesi çağrısında bulunuyor.

Küba sivil toplum kuruluşları vatan için imza attılar

Küba Sivil Toplumu bugün başkentteki "İmzam Vatan İçin" hareketine mutlak desteğini ifade etti, Amerika Birleşik Devletleri'nin 60 yılı aşkın süredir uyguladığı ekonomik ablukanın olumsuz etkilerini kınadı ve savunmanın ülkenin her sakininin en yüce görevi olduğu konusundaki tartışılmaz kararı yineledi.

Ulusal Görme Engelliler Derneği'nden Geudis Vega Pérez, Birleşmiş Milletler Küba Derneği'ndeki duygusal bir toplantıda, belgeyi imzalayan ilk kişi olarak, "Halkımızın onur, insancıllık ve dayanışma ilkelerinin değerlerini ve bunları korumak için gerekirse canlarını vermeye hazır olduklarını yeniden teyit ediyoruz" dedi.

Ülke Dostları Ekonomik Topluluğu'ndan Dr. Silvia Miriam Pell de Río, Başkan Donald Trump yönetiminin giderek artan saldırganlığı karşısında, birlik olmanın gerekliliğini vurguladı.

Öğrenciler adına konuşan Eğitim Bilimleri Lisans programı öğrencisi Diego de la Torre Castro, düşmanın ülkeye olan kutsal bağlılıkları sayesinde özgürlüklerinin tek bir zerresini bile ellerinden alamayacağını belirtti.

Küba'daki sivil toplum, sosyal ve kitle örgütleri, bilimsel veya teknik, kültürel ve sanatsal, spor, dostluk ve dayanışma dernekleri ve 54 sayılı Kanun kapsamında faaliyet gösteren diğer tüm kuruluşlar dahil olmak üzere 2 bin 200'den fazla kuruluştan oluşmaktadır.

Küba Anayasası'nın 7. maddesinde geniş üyelikleri, temsil güçleri ve seferberlik kapasiteleri nedeniyle tanınan sivil toplum örgütleri, mevcut anayasal düzen tarafından kurulan Katılımcı Demokrasi çerçevesinde, öneri sunma, danışma, görüş bildirme ve karar alma konusunda geniş yetkilere ve kapasiteye sahiptirler.

Küba Dışişleri Bakanlığı: Devrim sonrası kamulaştırmalar tamamen yasaldır

Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Rafael Fernández de Cossío 1959 Devrimi sonrası gerçekleştirilen kamulaştırma süreçlerinin meşruiyetini savunan kapsamlı bir açıklama yayımladı. Cossío, bu sürecin egemenlik hakları çerçevesinde yürütüldüğünü ve dönemin hem ulusal hem de uluslararası hukuk normlarına tam uyum sağladığını vurguladı.

Bakan yardımcısı, Küba'nın o dönemde mülklerine el konulan tüm yabancı uyruklulara ve şirketlere tazminat ödemeye hazır olduğunu, hatta İngiltere, Kanada, İspanya, Fransa ve İsviçre gibi ülkelerle bu konuda anlaşmalar imzalayarak ödemeleri gerçekleştirdiğini vurguladı. Ancak ABD hükümetinin, vatandaşlarının tazminat almasını engelleyerek bu süreci siyasi bir çatışma aracına dönüştürdüğünü ifade etti.

Cossío, Küba'nın mülkiyet hakları konusundaki duruşunun şeffaf olduğunu ve ABD'nin iddialarının aksine, sürecin hiçbir zaman "hukuksuz bir el koyma" değil, yasalarla çerçevesi çizilmiş bir "kamulaştırma" olduğunu belirtti.

Cossío, uluslararası toplumu bu tarihi ve hukuki gerçekleri tanımaya ve Washington'ın tek taraflı yaptırımlarına dayanak oluşturmaya çalıştığı "yasadışılık" söylemine karşı durmaya çağırdı.

Küba Kitap Enstitüsü 59. yaşını kutladı

Küba edebiyat dünyasının kalbi sayılan Küba Kitap Enstitüsü (ICL), kuruluşunun 59. yıldönümünü başkent Havana’da düzenlenen bir törenle kutladı. 1967 yılında kurulan ve o günden bu yana adanın yayıncılık politikasını yönlendiren enstitü, bu yıldönümünü sadece bir kutlama olarak değil, aynı zamanda dijital dönüşüm ve kültürel direnişin bir muhasebesi olarak ele aldı.

​Kutlama etkinliği yayıncılar, yazarlar ve kültür emekçilerini bir araya getirdi. Törende yapılan konuşmalarda, ICL'nin yarım asrı aşkın süredir Küba halkının okuma alışkanlığını geliştirmedeki rolü ve her yıl düzenlenen Havana Uluslararası Kitap Fuarı gibi devasa organizasyonların arkasındaki itici güç olduğu vurgulandı.

Etkinlik kapsamında, enstitü bünyesinde uzun yıllar görev yapmış editörler, tasarımcılar ve matbaa işçilerine onur ödülleri takdim edildi. Küba Kültür Bakanlığı yetkilileri, ICL'nin sadece kitap basan bir kurum değil, Küba Devrimi'nin eğitim ve kültür vizyonunu kâğıda döken ideolojik bir kale olduğunu ifade ettiler.

Bu kutlama, aynı zamanda önümüzdeki yıl gerçekleşecek olan büyük 60. yıl jübilesinin de habercisi niteliğini taşıyor. ICL, 60. yılına girerken "Okumak Büyümektir" ilkesinden ödün vermeden, klasik eserleri koruma ve yeni yazarlara alan açma misyonunu sürdürme kararlılığını yineledi.

Kübalı halterci Otto Félix Oñate Panama’da üç gümüş madalya kazandı

Kübalı halterci Otto Félix Oñate, Panama’da düzenlenen Panamerikan Halter Şampiyonası'nda üstün performans sergiledi. Yarıştığı sıklette podyuma çıkan Oñate, koparma, silkme ve toplamda olmak üzere üç gümüş madalya kazanarak Küba’nın bu branştaki bölgesel gücünü bir kez daha kanıtladı.

Kübalı halterci, her denemesinde ağırlığı artırarak altın madalya için son ana kadar baskı kurdu. Şampiyonluğu küçük farklarla kaçırmasına rağmen, sergilediği form grafiği teknik heyetten tam not aldı.

Oñate’nin elde ettiği bu üç gümüş madalya, sadece bireysel bir başarı değil; aynı zamanda Küba milli takımının genel klasmandaki yerini sağlamlaştırması ve yaklaşan uluslararası organizasyonlar için kota puanı toplaması açısından büyük önem taşıyor. Kübalı antrenörler, sporcunun disiplini ve zor anlarda gösterdiği odaklanma yeteneğinin, genç nesil halterciler için örnek oluşturduğunu belirtti.

​Bu başarı, Küba’nın son dönemde spor altyapısındaki zorluklara rağmen uluslararası arenada rekabetçi kalabildiğinin en taze göstergesi oldu. Otto Félix Oñate, bu performansıyla bölgenin en yetenekli haltercilerinden biri olduğunu bir kez daha tescilledi.

Küba Ulusal Elektrik Sistemi'nde güncel durum

Kapasite açığı sebebiyle dün 24 saat boyunca devam eden kesintiler sabah saatlerine kadar devam etti. Dün saat 20:50’de 1554 MW’a ulaşan kapasite açığı, günün en yüksek değerini oluşturdu.

Enerji üretimine katkı sağlayan 54 yeni güneş enerjisi parkı, toplam 4438 MWh üretim gerçekleştirdi. Bu parklar aracılığıyla saatte maksimum 743 MW güç sağlandı.

Ulusal Elektrik Sistemi verilerine göre saat 06:00’da 1630 MW olan enerji arzı, 2560 MW’lık talebi karşılayamadığı için 931 MW’lık bir açık oluştu. Akşam saatlerindeki yoğunlukta ise bu açığın 850 MW civarında olması öngörülüyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.