Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Abluka günlükleri 50 | 22 Nisan 2026 Çarşamba

Küba, enerji krizini aşmak için yerli ağır petrolü termokonversiyon yöntemiyle işleyerek elektrik üretiminin yüzde 40'ını bu kaynaktan sağlıyor. Hükümet, Villa Clara'da güneş enerjisi kapasitesini yıl sonuna kadar 29 MWp’ye çıkarmayı hedefliyor. Kısıtlı imkânlara rağmen şeker üretim kotasını aşan Melanio Hernández fabrikası gibi sanayi tesisleri şebekeye ek enerji pompalarken, kütüphaneler dijital arşivleme sürecini başlattı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 23.04.2026 , 10:27 Güncelleme Tarihi: 24.04.2026 , 00:49

Küba Gerçeği kapsamında yayına başlayan Abluka Günlükleri ile ABD tarafından Küba’ya uygulanan ve soykırım niteliği taşıyan ablukanın günlük olarak nabzını tutuyor; yaşanan gelişmeleri, ablukanın etkilerini ve Küba’nın bu koşullar karşısındaki direnişini, geliştirdiği çözüm ve önlemleri okuyucuyla buluşturuyoruz.

1

Vatan için imzalar atılmaya devam ediyor

Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez, dün partinin genel merkezinde düzenlenen ve emperyalist tehdit karşısında her Kübalıya devrimi ve egemenliği destekleme çağrısı haline gelen "İmzam Vatan İçin" kampanyasına destek verdi.

ABD'nin ağır ablukasına karşı Küba halkının başlattığı seferberliğin, dünyanın her köşesinde bir dayanışma hareketine dönüşmesi gerektiği vurgulandı.

 

Yerli petrol, dışa bağımlılığa karşı stratejik bir kale mi?

Küba bugünlerde sadece bir enerji kriziyle değil, aynı zamanda bu krizden çıkışın anahtarını kendi topraklarında aradığı tarihi bir dönüşümle karşı karşıya. ABD ablukasının nefes aldırmayan baskısı altında, "enerji egemenliği" kavramı artık bir slogandan çok daha fazlasını, adanın yeraltı kaynaklarını bilimle harmanladığı bir varoluş mücadelesini ifade ediyor.

Küba’nın enerji denkleminde yerli ham petrol, basit bir yakıt kaynağı değil, dış müdahalelere ve yakıt tankerlerini engelleyen yaptırımlara karşı örülmüş stratejik bir duvar. Uluslararası piyasalardan petrol alımının finansal ve lojistik engellere takıldığı bir ortamda, Kübalı mühendisler ve bilim insanları tek bir soruya odaklanmış durumda: Kendi kaynaklarımızla bu döngüyü nasıl kırarız?

Adadan çıkarılan petrolün niteliği, bu mücadeleyi daha da zorlu kılıyor. Küba Petrol Araştırma Merkezi (CEİNPET) ülkedeki petrolün ağır ve kükürtlü olduğunu vurguluyor. Yüksek viskozitesi ve rafinaj ekipmanlarını hızla aşındıran korozyon etkisi, bu petrolü standart yöntemlerle işlemeyi neredeyse imkânsız kılıyor. Ancak burada devreye "Küba usulü çözüm" giriyor.

İthal teknolojiye erişimin kısıtlı olması, yerli çözümleri tetikledi. Bugün Kübalı uzmanlar, petrolü "ehlileştirmek" için termokonversiyon gibi ileri ısıtma tekniklerini kullanıyor ve ithal edilemeyen kimyasal katkı maddelerinin yerine yerli laboratuvarlarda üretilen korozyon önleyicileri ikame ediyor. Bu, sadece bir teknik başarı değil, aynı zamanda teknik bir bağımsızlık ilanı.

Rakamlar bu stratejinin önemini kanıtlıyor. Şu anda adadaki elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ı yerli ham petrolle çalışan termik santrallerden sağlanıyor. Bu üretim, küresel petrol fiyatlarının çılgınca dalgalandığı bir dünyada Küba ekonomisi için hayati bir "hava yastığı" görevi görüyor. Yerli petrolün daha verimli yanması için atılan her adım, yurt dışına giden milyonlarca doların adada kalması ve halkın enerji ihtiyacının daha istikrarlı karşılanması anlamına geliyor.

Peki, hedef sonsuza kadar petrol ile enerji sağlamak mı? Elbette hayır. Küba’nın vizyonu, yerli petrolü "sonsuz bir çözüm" olarak değil, "güvenli bir köprü" olarak konumlandırmak. Yerli üretimden elde edilen tasarruf, adanın güneşli gökyüzünü ve rüzgarını enerjiye çevirecek yatırımlar için can suyu olacak.

Küba 'kalkınma hakkı engellenemez' diyor

Küba, Birleşmiş Milletler (BM) nezdindeki Daimî Temsilcisi Ernesto Soberón Guzmán aracılığıyla, uluslararası topluma "Kalkınma hakkı sadece bir seçenek değil, vazgeçilmez bir insan hakkıdır" sözleriyle seslendi. Kalkınma Hakkı Uzmanlar Mekanizması’nın 13. oturumunda konuşan Soberón Guzmán, mevcut küresel düzenin adaletsizliğini sert bir dille eleştirdi.

Guzmán, bugünkü uluslararası ekonomik düzenin, gelişmekte olan ülkelerin önüne yapısal bir engel olarak dikildiğini vurguladı. 2030 Gündemi ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin kâğıt üzerinde kalmaması için uluslararası finans mimarisinin kökten değiştirilmesi gerektiğini savundu. Küba'nın talebi net: Gelişmekte olan ülkelerin finansmana eşit erişimi sağlanmalı ve borç krizi küresel bir dayanışmayla ele alınmalıdır.

Konuşmanın en can alıcı noktası, ABD tarafından Küba'ya uygulanan ve giderek şiddetlenen ekonomik ablukaya ayrıldı. Soberón Guzmán, bu politikayı sadece bir "ticari engel" olarak değil, doğrudan halkın refahını hedef alan bir saldırı olarak niteledi. Özellikle yakıt tedarikine yönelik son dönemdeki kuşatmanın, ulusal ekonomiyi ve en savunmasız toplumsal kesimleri orantısız şekilde etkilediğini BM kürsüsünden tüm dünyaya duyurdu.

Soberón Guzmán, konuşmasını bitirirken Küba’nın bu temel hakkı savunmaya devam edeceğini ve Birleşmiş Milletler bünyesindeki tüm mekanizmalarla tam iş birliği içinde kalacağını teyit etti. Bu müdahale, Küba'nın küresel adaletsizliğe karşı "Güney'in sesi" olma misyonunu bir kez daha pekiştirdi.

Bilginin dijital geleceği Havana’da tartışıldı

Küba Kütüphaneciler Derneği (ASCUBI), kütüphanecilik ve bilgi yönetimi alanındaki en yeni deneyimleri paylaşmak üzere uzmanları bir araya getirdi. "Bilgi ve Toplum" odağında düzenlenen bu buluşma, geleneksel kütüphaneciliğin dijital dönüşümle nasıl harmanlanabileceğini gözler önüne serdi.

Toplantıda sunulan bildiriler, kütüphanelerin sadece kitap saklanan depolar değil, yaşayan kültürel merkezler ve dijital bilgiye erişim noktaları haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Kübalı uzmanlar, özellikle kırsal bölgelerdeki kütüphanelerin bilgiye erişimde oynadığı eşitleyici rolün altını çizerek, yerel toplulukların dijital okuryazarlığını artıracak yeni projeleri paylaştılar.

Kütüphaneciler, Küba'nın zengin yazılı mirasının korunması için uygulanan yeni restorasyon ve dijital arşivleme tekniklerini de masaya yatırdılar. İklim koşullarının ve kaynak kısıtlılığının yarattığı zorluklara karşı geliştirilen yerel koruma yöntemleri, etkinliğin en çok ilgi çeken başlıklarından biri oldu. 

Bilginin sadece korunması değil, aynı zamanda akademisyenlerden öğrencilere kadar geniş bir kitleye dijital ortamda sunulması stratejik bir hedef olarak belirlendi.

ASCUBI yetkilileri, kütüphaneciliğin modern dünyada "bilgi mimarlığına" dönüştüğünü belirterek, kurumlar arası iş birliğinin ve veri paylaşım ağlarının güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Bu buluşma, Küba’nın kültürel mirasını koruma konusundaki kararlılığını ve teknolojiyi toplumun yararına kullanma vizyonunu bir kez daha tescilledi.

Villa Clara’da enerji devrimi yol alıyor

Küba'nın orta bölgesinde yer alan Villa Clara ili, ülkenin enerji bağımsızlığı mücadelesinde kritik bir merkez haline geliyor. İl genelinde yaklaşık 400 devlet kurumu ve özel sektör temsilcisi, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanarak kendi elektriğini üretmeye başladı.

Eyaletteki mevcut durum şöyle:

    •    Devlet Sektörü: 185 devlet kurumu, toplamda 5 megawatt (MW) kurulu güç ile sistemde yer alıyor.
    •    Özel Sektör: 214 özel girişimci ve aktör, 5,5 megawatt kapasiteyle enerji üretimine katkı sağlıyor.
    •    Rezidansiyel Katılım: 1180 konut da kendi sistemleriyle bu ağın bir parçası haline gelmiş durumda.

Güneş enerjisi sistemleri başrolde

Villa Clara'daki yenilenebilir enerji hamlesinin kalbinde güneş panelleri yer alıyor. Özellikle son dönemde Çin Halk Cumhuriyeti tarafından bağışlanan ve her biri 2 kilowatt (kW) kapasiteye sahip 177 modern fotovoltaik kitin kurulumu, devlet kurumlarında ve uzak bölgelerdeki evlerde büyük bir değişim yarattı. Bu sistemler, Ulusal Elektrik Sistemi (SEN) üzerindeki yükü hafifletirken, yakıt kıtlığı yaşanan dönemlerde kritik bir güvence oluşturuyor.

Eyaletteki Ulusal Enerji Kullanım Kontrol Ofisi (Onure) direktörü Armando Hernández Pedroso, Villa Clara’nın şu anki toplam kurulu gücünün 9,5 megawatt-peak (MWp) seviyesinde olduğunu, ancak hedeflerinin 2026 yılı sonunda bu rakamı 29 MWp seviyesine çıkarmak olduğunu açıkladı.

Bu dönüşüm sadece panel kurulumuyla sınırlı değil. Las Villas "Marta Abreu" Merkez Üniversitesi (UCLV), biyokütle ve biyogaz gibi diğer yenilenebilir kaynakların geliştirilmesinde bilimsel rehberlik sağlıyor. Villa Clara'da düzenlenen I. Sürdürülebilir Enerji Fuarı, bu projelerin paydaşlarını bir araya getirerek, fosil yakıtlara olan kronik bağımlılığı kırmayı amaçlayan stratejik ortaklıkların temelini attı.

Villa Clara'nın bu yerelleşmiş ve çeşitlendirilmiş enerji modeli, Küba'nın genelinde uygulanmak istenen "Enerji Egemenliği" stratejisinin en başarılı yerel örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

Zorluklara karşı bir başarı öyküsü: Melanio Hernández Şeker Fabrikası'nın zaferi

Küba’nın en köklü sanayi kollarından biri olan şeker endüstrisi, tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşarken, Sancti Spíritus eyaletindeki Melanio Hernández Tarımsal Sanayi İşletmesi tüm olumsuzluklara rağmen "Ulusal Öncü" unvanını korumayı başararak dikkatleri üzerine çekiyor.

Melanio Hernández sadece yerel bir başarı değil, ulusal düzeyde bir model teşkil ediyor. Geçtiğimiz hasat döneminde, ülke genelinde şeker üretim planını eksiksiz dolduran ve üzerine ek olarak 1784 ton fazla üretim yapan tek fabrika olma unvanını taşıyor. Bu başarı, ciddi malzeme ve finansal kısıtlamaların yaşandığı bir dönemde gerçekleşmesi bakımından "mucizevi" olarak nitelendiriliyor.

İşletme sadece şeker üretmekle kalmıyor, aynı zamanda ülkenin kronik enerji sorununa da çözüm sunuyor. Hasat boyunca kendi enerjisini üretmekle kalmayan fabrika:

    •    Ulusal Elektrik Sistemi’ne 4880 megawatt-saat (MWh) elektrik vererek enerji krizinin hafifletilmesine katkı sağladı.
    •    Üretim sürecinde 3291 ton pekmez ve 700 tondan fazla akaryakıt tasarrufu yaparak verimlilik rekoru kırdı.

Ekonomik ablukanın ve kaynak yetersizliğinin sanayiyi durma noktasına getirdiği bir dönemde, Tuinucú'daki bu şeker işçileri, mevcut imkanları en yaratıcı ve disiplinli şekilde kullanarak Küba ekonomisi için hayati bir nefes borusu olmaya devam ediyor.

Küba Ulusal Elektrik Sistemi'nde güncel durum

Üretim kapasitesindeki açık sebebiyle dün tam 24 saat boyunca elektrik hizmetlerinde aksamalar meydana geldi. Kesintiler sabah 04.12'de başlarken, hizmetteki düzensizlikler 05.07 itibarıyla sürdü. Akşam saat 19.20'de ise kapasite açığı 1384 MW ile zirve noktasına ulaştı. Bu büyük açığın arkasında, Cienfuegos ve Santa Cruz enerji santrallerindeki iki önemli ünitenin (2 ve 4 numaralı üniteler) kapatılması yer alıyor.

Devreye alınan 54 yeni güneş enerjisi santrali, toplamda 3344 MWh üretim kapasitesiyle sisteme maksimum 503 MW güç sağlıyor. Ancak bu katkıya rağmen enerji arzında zorluklar sürüyor.

Ulusal Elektrik Sistemi verilerine göre; saat 06.00 itibarıyla 2136 MW'lık talebe karşılık kapasitenin 1980 MW'ta kalması, 266 MW'lık bir kesintiyi beraberinde getirecek. Tahminler, yoğun kullanım saatlerinde bu açığın 750 MW seviyesine ulaşacağı yönünde.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.