CANLI
Breadcrumb
ABD-İsrail saldırılarında 20. gün: Rafinerileri vurulan İran, Körfez'deki enerji tesislerini hedef aldı
İran'daki Güney Pars rafinerisinin vurulması gerilimi tırmandırdı, petrol fiyatları yükseldi.
İran ordusu, "Enerji altyapısına saldırılar tekrarlanırsa yanıtımız çok daha sert olacak" uyarısı yaptı.
Trump yönetimi, Ortadoğu'daki saldırılarını genişletmek amacıyla binlerce ek asker konuşlandırmayı değerlendiriyor.
Washington'da ABD'li bakanların kaldığı üs üzerinde tanımlanamayan İHA'lar tespit edildiği öne sürüldü.
Katar'daki Ras Laffan tesisi ağır hasar aldı
Aslı İnanmışık, Burcu Günüşen, Yalçın Cuğ
Yayın Tarihi: 19.03.2026 , 07:51 Güncelleme Tarihi: 20.03.2026 , 08:49
ABD ile İsrail'in İran'a başlattığı saldırıların 20. günü.
İran dün rafinerilerinin hedef alınmasının ardından Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'da ABD ile bağlantılı petrol tesislerinin vuracağını bildirerek, petrol tesisleri ve çevresi için "tahliye uyarısı" yayımladı. Ardından Katar ve Suudi Arabistan'da enerji tesisleri vuruldu.
İlk saldırının ardından İran Basra Körfezi'ne kıyısı olan ülkelerin enerji tesislerine yeni füze saldırısı başlatıldığını duyurdu. Katar'ın devlet petrol şirketi Katar Enerji, enerji sektörünün merkezi olan Ras Laffan sanayi bölgesinin İran füzeleriyle vurulmasının ardından "geniş çaplı hasar" meydana geldiğini bildirdi. Katar, İranlı 2 diplomatı istenmeyen kişi ilan ederek ülkeden ayrılmaları için 24 saat verdi.
Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad ise Körfez ülkeleri dışişleri bakanları toplantıda olduğu sırada vuruldu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın aralarında olduğu bakanlar yapılan uyarılar üzerine toplantıyı yarıda keserek sığınağa indi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı, "İran, eğer Körfez ülkelerinin karşılık vermeye gücünün yetmeyeceğini düşünüyorsa, yanlış hesap yapıyor" diyerek tepki gösterdi.
Öte yandan İran ve Hizbullah'ın İsrail kentlerine füze saldırıları da devam etti. Hizbullah'ın ilk kez uzun menzilli füze kullandığı öne sürüldü.
soL, ABD ve İsrail’in İran’a ve Lübnan'a yönelik başlattığı haydutça saldırıyı ilk günden bu yana tüm detaylarıyla takip ediyor.
Gün gün ABD-İsrail saldırılarını okumak için haberimize tıklayın.
Kaynak: EIA, Petroleum Economist - Grafik: Anadolu Ajansı
01:11,
ABD'den BAE, Kuveyt ve Ürdün'e 16 milyar dolarlık silah satışı
ABD Dışişleri Bakanlığı, Pentagon'un "İran'la savaş için 200 milyar dolarlık ilave bütçe" talep etmesinin ardından Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt ve Ürdün'e toplamda 16 milyar doları aşan silah satışına onay verdi.
ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan ayrı ayrı açıklamalarda BAE, Kuveyt ve Ürdün'e yeni silah satışlarına onay verildiği bildirildi.
Bakanlık, BAE'ye 8,4 milyar dolardan fazla tutarda F-16 mühimmatı ve güncellemeleri, radar sistemleri, Gelişmiş Orta Menzilli Havadan Havaya Füze (AMRAAM) ve ilgili ekipmanların satışına onay verildiğini belirtti.
Kuveyt'e yaklaşık maliyeti 8 milyar dolar olan Alt Katman Hava ve Füze Savunma Sensör Radarlarının satışına, ayrıca Ürdün'e yaklaşık 70 milyon dolarlık uçak ve mühimmat desteği ile ilgili ekipmanların satışına onay verildiği ifade edildi.
Söz konusu silah satışları konusunda Kongre'ye gerekli bildirimin yapıldığı aktarıldı.
00:58,
Hizbullah direniyor, Lübnan hükümeti işgalcilerden medet umuyor
Hizbullah ülkenin güneyinde karadan başlatılan işgal girişimine karşı mücadele ederken, Lübnan hükümeti ise "çareyi" İsrail'le müzakereye başlamak için ABD Başkanı Donald Trump'a çağrı yapmakta buldu.
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, CNN'e yaptığı açıklamada İsrail ile doğrudan müzakerelere başlamak için ABD'ye arabuluculuk çağrısında bulundu.
Selam, "Başkan Trump'a, bu çatışmayı sona erdirmek ve Lübnan'ın egemenliğini güvence altına almak için uluslararası himaye altında İsrail ile derhal doğrudan müzakerelere başlamak için hazır olduğumuzu bildiriyoruz" dedi.
ABD'nin stratejik bir ortak olduğunu söyleyen Selam, Trump'ın ateşkes sağlanması için tüm taraflara baskı yapabileceğini söyledi..
23:33,
Netanyahu'dan İran'a kara saldırısı sinyali
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD ile İran'a başlattıkları saldırıların 20. gününde basın toplantısı düzenledi.
ABD ile yürüttükleri hava saldırılarının ardından İran'ın artık uranyum zenginleştirme veya balistik füze üretme kapasitesinin kalmadığını iddia eden Netanyahu, "Şu an imha ettiğimiz şeyler; bu füzeleri ve üretmeye çalıştıkları nükleer silahları imal etmek için gereken bileşenleri üreten fabrikalar" dedi.
İran'ın füze ve insansız hava aracı (İHA) envanterinin büyük ölçüde zayıflatıldığını ve geriye kalan stokun da yok edileceğini öne süren Netanyahu, "Kazanıyoruz ve İran yerle bir ediliyor" iddiasında bulundu.
Ayrıca Netanyahu, İran'a yönelik kara saldırılarının da sinyalini verdi. "Havadan devrim yapamazsınız. Bir kara unsuru olmak zorunda. Bu kara unsuru için için pek çok olasılık mevcut" ifadelerini kullandı.
22:21,
Trump kara saldırısı olmayacağını söyledi: 'Herhangi bir ABD askerlerini İran'a göndermiyorum'
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'yi Beyaz Saray’da kabul eden ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te basına açık yapılan görüşmede açıklamalarda bulundu.
Trump, "ABD askerlerinin İran'a ayak basıp basmayacağına" dair soruya, "Herhangi bir ABD askerlerini göndermiyorum, göndersem size söylemezdim ama göndermiyorum" dedi.
İsrail'in İran'a ait petrol tesislerini hedef alması konusundaki görüşü sorulan Trump, bu konuyu İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüştüğünü söyledi. Trump, "Ona bunu yapma dedim. O da yapmayacak. Biz bağımsız ülkeleriz, çok iyi anlaşıyoruz, koordineli çalışıyoruz ama bazen o bir şey yapıyor ve ben bundan hoşlanmıyorsam artık bunu yapmıyoruz" diye konuştu.
Öte yandan Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda ABD'ye destek olmayacaklarını açıklayan NATO ülkelerine tekrar tepki göstererek, bu konuda hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. NATO’dan farklı olarak Japonya’nın kendilerine İran konusunda yardımcı olacağını düşündüğünü kaydeden Trump, "NATO’ya gelince, Hürmüz Boğazı’nı savunmamıza yardım etmek istemiyorlar, oysa buna en çok ihtiyaç duyanlar onlar" dedi.
İran'a ait Hark Adası'nı isteseler kısa sürede ele geçirebileceklerini iddia eden Trump, adadaki petrol boru hatlarına ve altyapıya zarar vermek istemedikleri için adaya dokunmadıklarını savundu.
Trump, İran'ın nükleer silah edinmeye çok yaklaştığı yönündeki iddiasını yineleyerek, "Bu geçici askeri müdahaleyi yapmak zorundaydık. İran tüm Orta Doğu için bir tehditti ve bunu herkes biliyordu. İran'da neler olup bittiğini görüyordum, bu geçici askeri müdahaleye başlamak hiç hoşuma gitmiyordu ama bunu yapmak zorundaydık" dedi.
Bir muhabirin, "Madem savaşı ABD neredeyse kazandı, neden Pentagon 200 milyar dolar ilave bütçe istiyor?" sorusunu yanıtlayan Trump, bütçenin sadece İran'la ilgili olmadığını öne sürdü. ABD ordusunun "çalkantılı" bir dünyada güçlü olması gerektiğini savunan Trump "Bunu, İran'la ilgili konuştuğumuz durumların ötesinde birçok nedenden dolayı istiyoruz" dedi.
22:04,
İran İsrail'i vuruyor: İlk belirlemelere göre dört yaralı
İsrail merkezli Kanal 12 televizyonu, İran'ın İsrail'in orta, kuzey ve güney bölgelerine üç dalga halinde füze saldırısı düzenlediğini bildirdi.
İsrail kurtarma servisi ise İsrail'in kuzeyindeki Kiryat Şmona şehrine düzenlenen roket saldırısında dört kişinin yaralandığını bildirdi. Yaralanma vakalarının şarapnel nedeniyle gerçekleştiği aktarıldı.
21:32,
Japonya Başbakanı Takaiçi: Dünyada barışı sağlayabilecek tek kişi Trump
ABD Başkanı Trump, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae'yi Beyaz Saray’da kabul etti.
Takaiçi Japonya olarak ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına destek verdiklerini ifade ederek, "İran’ın nükleer silah edinmesine asla izin verilmemeli" iddiasında bulunarak şöyle konuştu:
"Aslında çok ciddi bir güvenlik krizi ile karşı karşıyayız, bu gelişmeler nedeniyle küresel ekonomi şu anda büyük bir darbe almak üzere. Ancak bu durumda bile, dünyada barışı sağlayabilecek tek kişinin Başkan Trump olduğuna inanıyorum. Bunu başarmak için uluslararası toplumdaki ortaklarımıza ulaşmaya hazırım."
Trump'tan 'Pearl Harbor esprisi'
Trump, bir Japon muhabirin, "Neden İran'a yönelik saldırılarla ilgili Japonya dahil müttefiklerinize hiç haber vermediniz?" sorusuna "Bunun sürpriz olmasını istedik, sürpriz konusunda Japonya'dan daha çok bilen kim var? Siz neden Pearl Harbor hakkında bir şey demediniz?" yanıtını verdi.
Trump'ın "Pearl Harbor" yanıtına ABD heyetinde bulunanlar gülerken, Japon heyetinin şaşkınlığı kameralara yansıdı.
21:10,
İran'dan 65. dalga: İsrail'in rafinerileri, ABD'nin üsleri hedef alındı
İran Devrim Muhafızları, "Sadık Vaat 4 Operasyonu"nun 65. dalgası kapsamında İsrail ve ABD hedeflerine yeni saldırılar düzenlendiğini açıkladı.
65. dalgada ilk kez yeni "Nasrallah" sistemlerinin kullanıldığı aktarılan açıklamada, "Siyonist rejimin en büyük petrol rafineri tesisleri arasında yer alan Hayfa ve Aşdod rafinerileri, bölgedeki bir dizi güvenlik hedefi ve askeri destek merkezi ile birlikte hassas füzelerle vuruldu" denildi.
F16 ile F35 savaş uçakları ve Amerikan AWACS casus uçaklarının ana yakıt ikmal merkezi olan Suudi Arabistan'daki El Harc üssünün, ABD ordusunun komuta kontrol veri merkezli ve muhabere haberleşme ekipmanlarının bulunduğu Bayreyn'deki Şeyh İsa Hava Üssü ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki El Dafra üssünün füzelerle vurulduğu bildirildi.
19:50,
Katar: İran doğalgaz ihracat kapasitemizin yüzde 17'sini devre dışı bıraktı
Katar Enerji Bakanı ve devlete ait olan Katar Enerji şirketinin başkanı Saad al-Kaabi, İran saldırılarının Katar'ın sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracat kapasitesinin yüzde 17'sini devre dışı bıraktığını ve bunun tahmini 20 milyar dolarlık yıllık gelir kaybına yol açtığını söyledi.
Reuters’a konuşan Kaabi, onarımların yılda 12,8 milyon tonluk LNG kapasitesini üç ila beş yıl boyunca devre dışı bırakacağını ifade etti.
Kaabi, "En çılgın rüyalarımda bile Katar ve bölgenin böyle bir saldırının içinde olacağını, özellikle de kardeş bir Müslüman ülkenin Ramazan ayında bize bu şekilde saldıracağını asla düşünmezdim" dedi.
Kaabi, hasar gören iki hat nedeniyle Katar Enerji'nin; İtalya, Belçika, Güney Kore ve Çin'e yönelik LNG tedarikinde beş yıla kadar "mücbir sebep" ilan etmek zorunda kalınacağını söyledi.
18:24,
Kürdistan Özgürlük Partisi'nden 'tek ordu' çağrısı
Kürdistan Özgürlük Partisi tarafından kurulan Kürdistan Ulusal Ordusu’nun komutanlık üyesi Rubar Leylakhi, “Doğu Kürdistan’da faaliyet gösteren siyasi partilere” çağrı yaptığı bir video paylaştı.
Çok ordulu yapıya son verilmesi ve güçlerin Kürdistan Ulusal Ordusu bünyesinde birleştirilmesi gerektiğini savunan Leylakhi şöyle dedi:
“Çok ordululuk, kendi içinde bir dizi tehdit barındırmaktadır. Bu tehditler; farklı görüşlerin silahlı çatışmalara yol açabilme, iç savaş çıkarma ve Doğu Kürdistan'daki silahlı güçlerin birbirine girmesine neden olma ihtimalinden kaynaklanmaktadır.
Eğer Doğu Kürdistan'daki silahlı güçler bu orduda birleşirse, milletimizin gücü, enerjisi ve yetenekleri de bir araya gelmiş olur; bu da halkımıza mutluluk, cesaret ve umut verir. Ayrıca uluslararası alanda da daha farklı bir gözle bakılacaktır.”
“Bunun için ilk adımı atabiliriz, o da ortak bir operasyon odası veya merkezi kurmaktır” diyen Leylakhi, “Şüphesiz böyle bir ordunun kendine has üniforması, amblemi ve medya organının olması, yürütülecek çalışmaların bir parçası olacaktır. Doğu Kürdistan'daki tüm silahlı güçlerin Kürdistan Ulusal Ordusu çatısı altında toplanması için adımların bir an önce atılması ümidiyle” ifadelerini kullandı.
ABD'nin ve İsrail'in, Tahran'a yönelik saldırı tehditlerinin henüz eyleme dönüşmediği esnada İran'daki beş Kürt partisi "Ana hedefimiz İran İslam Cumhuriyeti'nin devrilmesi için mücadele etmektir. Kürtlerin kendi kaderlerini tayin etme hakkının gerçekleştirilmesidir" açıklamasıyla ittifak kurmuştu. Kürdistan Özgürlük Partisi de bu beş partiden biriydi.
17:44,
Pehlevi yanlısı, Avustralya'da İranlı kadın futbolcuların otobüsüne saldırmış
Avustralya'da bulunan İran Kadın Milli Futbol Takımı oyuncuları, savaşın başlamasından bu yana gündemdeydi.
Batı ve Avustralya basını savaşın başlamasıyla birlikte kadınların İran devleti aleyhine pozisyon alması için sürekli haber yapmış, yedi kadın sporcu Avustralya'ya iltica kararı almış fakat bunlardan beşi sonradan vazgeçerek İran'a dönmüştü.
Bugün ortaya çıkan görüntüler, İranlı sporcular halen Avustralya'da bulundukları sırada, bir kişinin Pehlevi monarşisi ve Avustralya bayraklarıyla süslediği aracını, sporcuları taşıyan otobüsün üzerine sürüp defalarca çarptığı anları ortaya çıkardı.
Saldırı, bugün paylaşılana kadar Avustralya medyasında haber olmamıştı.
17:27,
Hegseth: İran’da hedefimiz değişmedi
ABD Savaş Bakanı Hegseth İran’a yönelik saldırıları hakkında "Hedefimiz değişmedi” dedi.
Hegseth “Planımız İran'ın füze fırlatıcılarını ve savunma sanayi altyapısını imha ederek bunların yeniden kurulmasını engellemek, donanmalarını yok etmek ve İran'ın asla nükleer silaha sahip olmamasını sağlamak” diye konuştu.
ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine ile ortak basın toplantısında konuşan Hegseth İran'da şimdiye dek 7 binden fazla hedefi vurduklarını söyledi.
“Tıpkı dün olduğu gibi bugün de şimdiye kadarki en büyük, en kapsamlı saldırı yapılacak” ifadesini kullanan Hegseth, İran’ın İHA programlarını destekleyen fabrikaların ve üretim hatlarının büyük ölçüde tahrip edildiğini, yüzlerce savunma sanayi tesisini doğrudan vurduklarını, ülkenin balistik füze üretme kabiliyetinin büyük darbe aldığını öne sürdü.
İran’ın balistik füze saldırılarının yüzde 90 oranında azaldığını, İHA'ların yüzde 90'ının düşürüldüğünü, İran'a ait 120'den fazla geminin hasar aldığını veya batırıldığını savunan Hegseth "Bir zamanlar sahip oldukları 11 denizaltı da artık yok. Askeri limanları işlevsiz hale geldi” diye konuştu.
Hasarın gerçek boyutunun birkaç gün içinde ortaya çıkacağını söyleyen Hegseth “Hâlâ Biden'ın oluşturduğu ortamla uğraşıyoruz. O dönemde mühimmat stokları tüketiliyordu ve kendi ordumuza değil, Ukrayna'ya gönderiliyordu. Sonuç olarak, bizim düşüncemiz bu mühimmatların şu anda kendi çıkarlarımız için harcanması gerektiği yönünde” ifadelerini kullandı.
17:14,
Reuters'a konuşan İsrailli yetkililer: İran’daki gaz sahasına saldırı ABD ile koordineliydi
Reuters’a konuşan İsrailli yetkililer, İran’ın Güney Pars doğalgaz tesislerine yönelik saldırının ABD ile koordineli olarak gerçekleştirildiğini söyledi.
Ajans ismini açıklamadığı üç İsrailli yetkilinin, İsrail'in Çarşamba günü İran'ın Güney Pars doğalgaz tesislerine yönelik saldırısının ABD ile koordineli olduğunu ancak muhtemelen tekrarlanmayacağını söylediğini bildirdi.
Trump dün geç saatlerde sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda Washington'un "bu özel saldırı hakkında hiçbir şey bilmediğini" iddia etmişti.
İran bu saldırıya misilleme olarak Körfez genelindeki enerji tesislerine geniş çaplı saldırılar düzenlemişti.
16:55,
Ketaib Hizbullah 5 gün ateşkes ilan etmişti: Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği dün gece vurulmadı
Irak’ta Şii milis gücü Ketaib Hizbullah'ın dün Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği’nde saldırıları tek taraflı olarak 5 günlüğüne durdurduklarını açıklamasının ardından büyükelçiliğe dün geceden sabaha dek herhangi bir dron ya da roket saldırısı yapılmadı.
16:17,
İsrail gazetecileri hedef almayı sürdürüyor: RT muhabirleri çekim yaparken füze saldırısında yaralandı
Lübnan'ın güneyindeki bir köprü yakınında çekim yapan Russia Today kanalı gazetecileri İsrail tarafından doğrudan hedef alındı. Gazeteciler füze saldırısında yaralandı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, "Gazze'de iki yüz gazetecinin öldürülmesinin arka planında, bugün yaşananların tesadüf olarak nitelendirilmesi mümkün değil" diyerek tepki gösterdi.
15:50,
ABD Hazine Bakanı: Tankerlerde mahsur kalan İran petrolüne yaptırımları kaldırabiliriz
İran’a saldırıları sürdüren ABD yönetimi, artan petrol fiyatlarını karşısında halihazırda tankerlerdeki İran petrolüne yönelik yaptırımları kaldırabileceği sinyalini verdi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Fox Business Network'ün "Mornings with Maria" programına verdiği demeçte, ABD'nin, küresel arzı artırmak ve fiyatları düşürmek amacıyla, tankerlerde mahsur kalan İran petrolüne uygulanan yaptırımları yakında kaldırabileceğini söyledi.
Bessent, "Önümüzdeki günlerde, denizde bulunan İran petrolüne uygulanan yaptırımları kaldırabiliriz. Bu yaklaşık 140 milyon varil civarında" dedi.
15:38,
Riyad'daki toplantıdan utanç verici bir bildiri çıktı: ABD'nin adı anılmayan metinde İran kınandı
Riyad'da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da katıldığı "islam ülkeleri" toplantısından utanç verici bir bildiri çıktı.
İran'ın kendi kendisiyle savaşıyor gibi yansıtıldığı bildiride İran kınandı, "saldırıları derhal durdurması" istendi. Ankara, saatler sonra, matahmış gibi "İsrail yayılmacılığı ifadesini biz eklettik" söylentisi yaydı.
Tamamı İran'ı kınayan ve ABD'nin adını dahi anmayan bildirinin detaylarını soL'dan okuyun.
15:26,
İran: İsrail'deki hedefler ve ABD'nin 5. Filosu vuruldu
İran Devrim Muhafızları, "Sadık Vaat 4 Operasyonu"nun 64. dalgası kapsamında İsrail ve ABD hedeflerine yeni saldırılar düzenlendiğini açıkladı.
Açıklamada, "Bu dalga, işgal altındaki toprakların orta ve kuzey bölgelerindeki hedeflere ve terörist ABD ordusunun 5. deniz filosuna karşı bugün şafak vaktinden itibaren başladı ve devam ediyor" ifadesi kullanıldı.
İsrail'de Ben Gurion Havalimanı ve yakıt tankerleri ile birlikte İsrailli askerlerin toplanma yeri olan Hayfa'nın merkez cephesi ve Hayfa ile Rişon Let Zion rafinerilerinin hedef alındığı ve saldırıların ağır savaş başlığı taşıyan Kadir, İmad, Hayberşiken ve Hürremşehr füzeleriyle gerçekleştirildiği belirtildi.
ABD'nin Bahreyn'deki deniz üssü 5. Filonun da orta menzilli füzelerle vurulduğu ve saldırıların devam ettiği kaydedildi.
Ayrıca İsrail Güvenlik Bakanlığı'nın da İHA'larla hedef aldığı açıklandı. Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
"Bu sabahtan itibaren ve Dena destroyerinin cesur askerlerinin ve şehit İstihbarat Bakanı İsmail Hatib'in masum kanının intikam operasyonları kapsamında, ordu insansız hava araçlarıyla Siyonist düşmanın İç Güvenlik Bakanlığına saldırılar düzenlendi."
15:01,
İsrail'in saldırıları: Güney Lübnan'ı insansız, hafızasız hale getirmek istiyorlar
Güney Lübnan, son 80 yıldır sürekli yaşadığı üzere, bir kez daha saldırı altında. Bir kez daha direniyor.
Bu kez saldıranlar, Güney Lübnan’ı tamamen yok edip, boş bir arazi haline getirmek istiyor.
Lübnan'daki direnişi, İsrail'in kayıplarını, siyonistlerin Litani Nehri’ne dayanma arzusunun sebeplerini soL'da Yiğit Günay yazdı.

14:42,
NATO: Müttefik topraklarının her karışını savunmaya hazırız
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ile Brüksel'deki NATO karargahında basına açıklamalarda bulundu. "NATO'nun her türlü saldırganlığı caydırmaya hazır olduğunu" belirten Rutte, "sınandıklarında hızlı ve kararlı bir şekilde cevap verdiklerini" söyledi.
Rutte, "Teyakkuz halindeyiz ve müttefik topraklarının her karışını savunmaya hazırız. Bunu son haftalarda da gördük. İran'dan Türkiye'ye doğru yönelen balistik füzeleri engelledik" diye konuştu.
Trump'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarını değerlendiren Rutte, NATO müttefiklerinin İran'ın nükleer kapasiteye ve balistik füze kapasitesine sahip olmamasının kritik olduğu konusunda hemfikir olduğunu belirtti. "Hürmüz Boğazı'na ilişkin mutlaka bir çözüm yolu bulacağız" diye konuştu.
14:27,
ABD'den vatandaşlarına Suudi Arabistan'dan ayrılmaları çağrısı
ABD, Suudi Arabistan'da bulunan vatandaşlarına güvenlik gerekçesiyle ülkeden ayrılmalarını tavsiye etti.
ABD'nin Riyad Büyükelçiliğinden yapılan yazılı açıklamada, "ABD vatandaşlarına, güvenli şekilde seyahat edebilmeleri halinde ticari uçuşlarla Suudi Arabistan'dan ayrılmalarını tavsiye ediyoruz" ifadesi kullanıldı.
Açıklamada, Suudi Arabistan hava sahasının devam eden füze ve insansız hava aracı (İHA) tehditlerine karşı sık sık uygulanan hava trafiği kısıtlamalarıyla birlikte açık kalmaya devam ettiği kaydedildi.
14:15,
İran Hürmüz'den geçen gemilerden geçiş ücreti alınması için yasa tasarısı hazırlıyor
İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden geçiş ücreti alınmasına ilişkin Meclis'te görüşülmek üzere bir yasa tasarısı üzerinde çalıştığı belirtildi.
Yarı resmi ISNA Haber Ajansı'nın bir milletvekiline dayandırdığı habere göre, yasa tasarısının "Hürmüz Boğazı'nın, gemi trafiği, enerji transiti ve gıda güvenliğinin sağlanması için güvenli bir güzergah olarak kullanılması durumunda, ülkelerin İran'a geçiş ücreti ve vergi ödemekle yükümlü olmasını öngördüğü" belirtildi.
Konuya ilişkin açıklama yapan İran lideri Mücteba Hamaney'in Danışmanı Muhammed Muhbir de "Hürmüz Boğazı için yeni bir sistem tanımlayacağız" ifadelerini kullandı.
14:06,
ABD’den savaşı çığrından çıkaracak planlar: 'Hark’a ya da Hürmüz’e asker çıkarılabilir'
Bir ABD'li yetkili ve konuya yakın üç kaynağın Reuters’e verdiği bilgilere göre, Donald Trump yönetimi, ABD ordusunun İran'a yönelik harekâtındaki olası yeni adımlara hazırlandığı bir dönemde, Ortadoğu'daki saldırılarını genişletmek amacıyla binlerce ek asker konuşlandırmayı değerlendiriyor.
Kaynaklara göre bu adımlar arasında, öncelikle hava ve deniz kuvvetleri aracılığıyla gerçekleştirilecek olan Hürmüz Boğazı'ndan petrol tankerlerinin geçişini sağlamak bulunuyor.
Ancak aralarında iki ABD'li yetkilinin de bulunduğu dört kaynak, “Boğaz’ın güvenliğini sağlamanın” ABD askerlerinin İran kıyılarına konuşlandırılması anlamına da gelebileceğini belirtti.
Habere göre, İran'ın petrol ihracatının yüzde 90'ının merkezi olan Hark Adası'na kara gücü gönderme seçeneklerinin de tartışıldığı ifade edildi.
13:59,
Washington'da İran çatlağı: İstifa eden isim hakkında FBI soruşturması iddiası
ABD’de ülkesinin İran'a saldırılarını "vicdanen destekleyemeyeceğini" belirterek istifa eden Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent'in gizli bilgileri sızdırdığı şüphesiyle aylardır Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) soruşturması altında olduğu iddia edildi.
Kent savaş öncesinde istihbarat camiasındaki kilit karar vericilerin Trump’a görüşlerini aktarmasına izin verilmediğini, Hamaney suikastının İran rejimine yaradığını, İsrail lobisinin baskısının savaşın çıkmasında etkili olduğunu söyledi.
Kent ayrıca Charlie Kirk suikastına dair de iddialarda bulundu. Kent’in bir süredir “gizli bilgileri sızdırdığı” iddiasıyla FBI tarafından soruşturma altında olduğu ileri sürüldü.
13:46,
Umman, Körfez'deki enerji tesislerine yönelik saldırıları kınadı
Umman hükümeti Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri de dahil olmak üzere Körfez genelindeki enerji tesislerine yönelik son saldırıları kınadı.
Hükümetin yaptığı açıklamada, "Umman, uluslararası yasa ve normlara uymanın, sivil tesislere ve küresel enerji kaynaklarına saldırmaktan kaçınmanın gerekliliğini teyit eder ve bu ülkelerle dayanışmasını ifade eder" denildi.
Açıklama Umman Dışişleri Bakanı Bedr El Busaidi’nin The Economist dergisine yazdığı yankı uyandıran makalesinin ardından geldi. El Busaidi makalede İran’ın ABD üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerine yönelik misilleme saldırılarını, "kaçınılmaz ancak son derece üzücü bir yanıt" diye nitelemiş ve bunun "İran liderliğinin elindeki muhtemelen tek rasyonel seçenek" olduğunu yazmıştı.
ABD-İsrail’in saldırıları öncesinde Umman İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelere arabuluculuk yapıyordu.
13:35,
İran ordusundan uyarı: Enerji altyapısına saldırılar tekrarlanırsa yanıtımız çok daha sert olacak
İran ordusu ve Devrim Muhafızları’nın ortak karargahı Hatemül Enbiya Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırıların tekrarlanması durumunda çok daha sert yanıt verecekleri konusunda uyardı.
Zülfikari “Düşmanı, İran İslam Cumhuriyeti'nin enerji altyapısına saldırmakla büyük bir hata yaptığınız konusunda uyardık ve yanıtımız devam ediyor ve henüz tamamlanmadı. Eğer bu tekrarlanırsa, enerji altyapınıza ve müttefiklerinizin enerji altyapısına yönelik sonraki saldırılar, tamamen yok edilene kadar durmayacak ve yanıtımız bu geceki saldırılardan çok daha sert olacaktır” dedi.
Fotoğraf: Fars Haber Ajansı, Reza Kamali Dehkordi
13:20,
Suudi Arabistan'da Aramco'nun petrol rafinerisine İHA saldırısı
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, Yanbu limanındaki Saudi Aramco'ya ait Samref rafinerisinde bir İHA düştüğünü açıkladı. Bakanlık, hasarın değerlendirildiğini duyurdu.
13:05,
Irakçi'den Pentagon’un 200 milyar dolarlık ek bütçe talebine yorum: 'Bu sadece buzdağının görünen kısmı'
İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi ABD Savaş Bakanlığı’nın İran’a saldırıları finanse etmek için Kongre'den istediği ek 200 milyar dolar bütçenin "buzdağının sadece görünen kısmı" olduğunu belirtti.
Konuya ilişkin haberin ekran görüntüsünü paylaşan Irakçi X hesabından şunları kaydetti:
"Hem İranlılara hem de Amerikalılara dayatılan bu isteğe bağlı savaşın üzerinden henüz üç hafta geçti.
Bu 200 milyar dolar buzdağının sadece görünen kısmı.
Sıradan Amerikalılar, ABD ekonomisini vurmak üzere olan trilyon dolarlık ‘Önce İsrail Vergisi' için Binyamin Netanyahu ve onun Kongre'deki yandaşlarına teşekkür edebilirler.”
Washington Post gazetesinin dün konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Savaş Bakanlığı’nın, İran'a yönelik saldırıları finanse etmek için Kongre'den 200 milyar dolardan fazla bütçe talebi için Beyaz Saray'a başvurduğu bildirilmişti.
12:26,
Katar, İran'ı kınadı: 'Tahran'ın acımasız saldırıları tüm kırmızı çizgileri aştı'
Katar, İran'ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarını "acımasız" olarak nitelendirdi, Tahran'ın "tüm kırmızı çizgileri aştığını" belirtti.
Katar Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Katar, son iki gün içinde Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) enerji tesislerinin İran tarafından hedef alınmasını en güçlü ifadelerle kınamaktadır" ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, söz konusu saldırıların "uluslararası hukukun açık bir ihlali ve küresel enerji güvenliği, denizcilik ve çevre için ciddi bir tehdit" olduğu söylendi.
"İran'ın bölgedeki ülkelere yönelik acımasız saldırılarının sivilleri, sivil altyapıyı ve hayati tesisleri hedef alarak tüm kırmızı çizgileri aştığı" ifade edilen açıklamada, "bölgeyi bu haksız saldırıların sonuçlarından korumanın ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı yeniden sağlamak için gerilimleri azaltmaya çalışmanın gerekliliği" belirtildi.
ABD ve İsrail saldırılarına yer verilmeyen açıklamada, Katar'ın "kardeş ülkelerle tam dayanışma içinde olduğu; egemenliklerini, güvenliklerini ve toprak bütünlüklerini korumak için aldıkları tüm önlemleri desteklediği" kaydedildi.
12:12,
WP: ABD'li bakanların kaldığı üs üzerinde tanımlanamayan İHA'lar tespit edildi
ABD'li yetkililerin, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savaş Bakanı Pete Hegseth'in kaldığı Washington'daki askeri üs üzerinde tanımlanamayan insansız hava araçları (İHA) tespit ettiği iddia edildi.
Washington Post gazetesinin ismini açıklamak istemeyen 3 yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Dışişleri Bakanı Rubio ile Savaş Bakanı Hegseth'in kaldığı Washington'daki Fort McNair'de son 10 günde tek bir gecede birden fazla İHA görüldüğü ve bunların nereden geldiğinin tespit edilemediği öne sürüldü.
Bu durumun, güvenlik önlemlerinin artırılmasına neden olduğu ve konuya ilişkin Beyaz Saray'da toplantı yapıldığı aktarılan haberde, yetkililerin 2 bakanın farklı yerlere taşınmasını değerlendirdiği ancak yerlerinin değiştirilmediği savunuldu.
ABD Savaş Bakanlığı Sözcüsü Sean Parnell, söz konusu iddialara ilişkin "Güvenlik gerekçeleriyle Bakan'ın hareketlerine ilişkin yorum yapamayız ve bu tür hareketlerin haberleştirilmesi son derece sorumsuzca" ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanlığı’ndan ise konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.
11:56,
Kuveyt'teki Mina Abdullah petrol rafinerisine İHA saldırısı
Kuveyt Petrol Şirketi, Mina Abdullah Rafinerisi'nin insansız hava aracı (İHA) ile hedef alındığını duyurdu.
Kuveyt resmi haber ajansı KUNA'nın aktardığına göre şirketten yapılan yazılı açıklamada, "saldırı nedeniyle tesiste yangın çıktığı, çalışanların güvenliğinin sağlanması ve tesisin korunması için gerekli tüm önleyici tedbirlerin alındığı" ifade edildi.
Rafineride oluşan hasara ilişkin ise bilgi verilmedi.
11:03,
Irakçi'den Macron'a tepki: 'İsrail-ABD'ye karşı tek bir kelime bile söylemedi'
İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ABD-İsrail saldırılarına ilişkin tutumunu eleştirdi.
Macron, X hesabından İran'ın misillemeleri sonrası Katar Emiri ve ABD Başkanı Trump ile görüştüğünü söylemiş ve şu ifadeleri kullanmıştı:
"Sivil altyapıyı, özellikle enerji ve su temin tesislerini hedef alan grevlere derhal moratoryum uygulanması hepimizin çıkarınadır. Sivil halk ve onların temel ihtiyaçları ile enerji arz güvenliği, askeri tırmanmadan korunmalıdır."
Irakçi, bu paylaşımı alıntılayarak "Macron, İsrail-ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü savaşı kınayan tek bir kelime bile söylemedi. İsrail'in Tahran'daki yakıt depolarını havaya uçurarak milyonlarca insanı zehirli maddelere maruz bırakmasını da kınamadı" diye yazdı.
İranlı Bakan "Şu anki ‘endişesi’, İsrail’in doğalgaz tesislerimize yönelik saldırısından sonra değil, bizim misillemeden sonra ortaya çıktı. Çok üzücü!" ifadelerini kullandı.
10:44,
Trump Güney Pars saldırısının ardından paniğe kapıldı
İran'a hedef gözetmeksizin saldıran Trump, bu defa savaşa yeni bir sınır çizdi, enerji altyapısının karşılıklı olarak hedef alınmamasını önerdi.
Her gün dünyanın dört bir yanına saldırı tehditleri savuran Trump’ın Güney Pars sahası sonrası mesajındaki savunmacı üslup dikkat çekti.
İsrail'in "Ortadoğu'da yaşananlara duyduğu öfkeyle" İran'daki Güney Pars doğalgaz sahasına saldırı düzenlediğini savunan Trump, tesisin "nispeten küçük bir bölümü"nün vurulduğunu öne sürdü.
Trump, İran'ın geleceği üzerinde yaratacağı uzun vadeli etkiler nedeniyle bu düzeyde bir şiddet ve yıkıma izin vermek istemediğini ancak Katar'ın LNG'si tekrar saldırıya uğrarsa, bunu yapmaktan çekinmeyeceğini ifade etti.
10:33,
İran: Saldırılarda 20 hastane zarar gördü, 18'den fazla sağlık çalışanı yaşamını yitirdi
İran Sağlık Bakanlığı, saldırılarda 20 hastanenin hasar gördüğünü duyurdu.
Fars Haber Ajansı'nın verdiği bilgiye göre, Gandhi Hastanesi tamamen hizmet dışı bırakıldı; ameliyathaneler ve anjiyografi gibi bazı stratejik bölümleri yıkıldı.
18'den fazla sağlık personeli de saldırılarda yaşamını yitirdi.
10:13,
Hizbullah'tan İsrail askerlerine operasyon: '6 Merkava tankını hedef aldık, kayıplar var'
Hizbullah, Lübnan'ın güneyindeki İsrail güçlerinin yanı sıra İsrail'in kuzeyindeki askeri mevziler ve yerleşim birimlerine yönelik çok sayıda saldırı düzenlediğini duyurdu.
Saldırılarda roketler, insansız hava araçları (İHA) ve topçu mermilerinin kullanıldığını belirten Hizbullah, İsrail'e ait askeri noktalar, askerlerin toplanma alanları, karargahlar, topçu mevzileri, yerleşim birimleri ve Hayfa kentinin kuzeydoğusundaki "Yudifat" adlı askeri sanayi şirketinin hedef alındığını belirtti.
Lübnan'ın güneyindeki sınır hattında yer alan Aytarun beldesinde konuşlanan İsrail askerlerine operasyon düzenlediğini açıklayan Taybe beldesinde ise askeri araç topluluğuna saldırdığını, 6 tankı hedef aldıklarını duyurdu.
Açıklamada saldırılar sonrası tankların kullanılamaz hale geldiği, İsrail askerleri arasında kayıplar olduğu ve tahliye için helikopterlerin devreye girdiği söylendi.
Hizbullah ayrıca, Taybe beldesine ilerlemeye çalışan bir İsrail birliğine ve Hıyam Hapishanesi çevresindeki sızma girişimine karşı koyulduğunu, buralarda İsrail güçleriyle çatışmaya girildiğini de ifade etti.
Saldırılarda kamikaze İHA ve roketler kullanıldı. Saldırılar İsrail'in şimdiye kadarki en büyük kaybı oldu.
Hizbullah'ın dün akşamki saldırılarında ilk kez uzun menzilli füze kullandığı iddia edildi.
08:53,
Umman Dışişleri Bakanı: Amerika kendi dış politikasının kontrolünü kaybetti
Umman Dışişleri Bakanı Badr Albusaidi, ABD'nin müttefiklerine İran'la olan "istenmeyen ilişkiden" kurtulmaları için yardım çağrısında bulundu. Washington'ın kendi dış politikasının kontrolünü devrettiğini savundu ve "Amerika kendi dış politikasının kontrolünü kaybetti. Bu Amerika'nın savaşı değil" dedi.
"Hem İsrail'in hem de Amerika'nın bundan istediklerini elde edebilecekleri olası bir senaryo yok" diyen Albusaidi, The Economist için yazdığı bir görüş yazısında, ABD'nin bu çatışmaya dahil olmasına izin vererek "en büyük yanlış hesaplamasını" yaptığını söyledi.
"İsrail'in İran rejimini devirme hedefinin uzun süreli bir kara harekatı gerektireceği ve bunun da Trump'ın daha önce sona erdirmeye söz verdiği sonsuz savaşlarda yeni bir cephe açacağı" uyarısında bulundu.
Albusaidi, İran'ın ABD üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerine yönelik misilleme saldırılarını, "kaçınılmaz ancak son derece üzücü bir yanıt" olarak nitelendirdi ve bunun "İran liderliğinin elindeki muhtemelen tek rasyonel seçenek" olduğunu söyledi.
Ayrıca, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi trafiğinin aksamasının öngörülebilir bir sonuç olduğunu belirterek, bunun enerji fiyatlarını yükselttiğini ve derin bir durgunluk tehdidi oluşturduğunu ifade etti.
08:30,
'ABD üçüncü kez İran'a ateşkes mesajı gönderdi'
Iran Now, İranlı diplomatik kaynaklardan edindiği bilgiye göre, ABD yönetiminin üçüncü kez bölge ülkelerinden biri aracılığıyla savaşın durdurulmasını talep eden bir mesaj gönderdiğini yazdı.
İddiaya göre ABD'nin talebine bu kez, Tahran'ın karşılık vermemesi halinde İran içindeki suikastların dozunun/sıklığının artırılacağı tehdidi de eşlik etti.
İranlı diplomatik kaynak, "tutumlarının değişmediği ve yetkilileri tarafından duyurulan hedeflere ulaşılmadan savaşın durdurulmayacağı" şeklindeki, İran'ın ısrarla tekrar ettiği pozisyonun bir kez daha dile getirildiğini öne sürdü.
08:23,
BAE: Habşan Doğalgaz Tesisi'nin faaliyetleri füze saldırıları sebebiyle durduruldu
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Habşan Doğalgaz Tesisi ile Bab Petrol Sahası'nı hedef alan füze saldırılarının engellendiğini, ancak düşen şarapnel parçaları nedeniyle doğalgaz tesisindeki faaliyetlerin durdurulduğunu açıkladı.
Olayda yaralanan olmadığı aktarıldı.
08:19,
'İsrail Hürmüz Boğazı'nın kontrolü için ABD'ye istihbarat desteği sağlayacak'
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, Tel Aviv yönetiminin değerlendirmesine göre ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirmeye hazırlandığı öne sürüldü.
İran'ın stratejik ticaret yolu üzerindeki ablukasını sona erdirmeyi amaçlayan ABD'nin askeri operasyon hazırlıkları kapsamında Japonya merkezli USS Tripoli ve ona bağlı Deniz Piyadeleri birliği de dahil olmak üzere bölgeye askeri yığınağını artırdığına dikkat çekilen habere göre, İsrail de saldırılara katılmaya hazırlanıyor.
İsrailli bir kaynak, saldırının birkaç hafta süreceği tahmininde bulunurken İsrail'in ilk etapta ABD güçlerine ve Körfez ülkelerine istihbarat desteği sağlayacağını söyledi.
İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapalı tutacağına yönelik açıklamaları sonrası Trump, Hürmüz Boğazı'nı kullanan ülkeleri "boğazın açılması için" desteğe çağırmış ancak istediği karşılığı bulamamıştı.
08:12,
Suudi Arabistan: Tahran yönetimi hedeflerine ulaşmak için şantaj politikası izliyor
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, başkent Riyad'da Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanlarının katılımıyla düzenlenen olağanüstü toplantı sonrasında açıklama yaptı.
Bin Ferhan, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarına ilişkin, "İran, eğer Körfez ülkelerinin karşılık vermeye gücünün yetmeyeceğini düşünüyorsa yanlış hesap yapıyor" dedi.
"İran'ın bölge ülkelerine yönelik tekrarlanan saldırıları ve iyi komşuluk ilkelerini ihlal etmesi nedeniyle güvenin çöktüğünü" belirten Bin Ferhan, Tahran yönetimini "hedeflerine ulaşmak için şantaj politikası izlemekle" suçladı.
Bin Ferhan, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkelerin İran saldırılarına karşı koordinasyon içinde olduğunu belirterek, önceliklerinin "saldırıların durması" olduğunu kaydetti. "Bu saldırıları durdurmak için siyasi, ekonomik ve diplomatik tüm imkanlarımızı kullanacağız" ifadesini kullandı.
07:55,
İran'dan Katar'daki Ras Laffan Sanayi Bölgesi'ne yeni misilleme
Katar, dün füzelerle vurulan ve ülkenin en önemli sıvılaştırılmış gaz tesislerini barındıran Ras Laffan Sanayi Bölgesi’ne İran tarafından yeniden saldırı düzenlendiğini ve bölgede yangın çıktığını duyurdu.
Katar Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, saldırının hasara yol açtığı bildirildi. Katar İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada da sivil savunma ekiplerinin bölgede çıkan yangına müdahale ettiği belirtildi.
Katar'a ait ulusal enerji şirketi Katar Enerji ise bölgedeki sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tesislerinin birçoğunun füze saldırılarına maruz kaldığı ve bu saldırılar sonucu çıkan yangınların tesislerde ciddi hasara yol açtığını duyurdu.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.