Breadcrumb
Washington'da İran çatlağı: İstifa eden 'terörle mücadele' direktörü hakkında FBI soruşturması iddiası
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 19.03.2026 , 11:49 Güncelleme Tarihi: 19.03.2026 , 12:53
ABD’de ülkesinin İran'a saldırılarını "vicdanen destekleyemeyeceğini" belirterek istifa eden Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent'in gizli bilgileri sızdırdığı şüphesiyle aylardır Federal Soruşturma Bürosu'nun (FBI) soruşturması altında olduğu iddia edildi.
Axios'un konu hakkında bilgi sahibi üç kaynağa dayandırdığı haberinde, yetkililerin Kent'i "bilinen bir sızıntı kaynağı" olarak nitelendirdiği ve Kent'in başkanla yapılan brifinglerden çıkarıldığı ileri sürüldü.
Kent'in istifasından önce FBI tarafından soruşturma altına alındığı belirtilen haberde, bilgileri ABD'li gazeteci Tucker Carlson ile muhafazakar bir podcast yayıncısına sızdırmasından şüphelenildiği öne sürüldü. Haberde, FBI'ın İsrail ile İran'a ilişkin istihbaratla ilgili de Kent'i soruşturduğu savunuldu.
Haberde, Kent'in söz konusu iddialarla ilgili yorum taleplerine yanıt vermediği kaydedildi.
Kent, salı günü sosyal medya hesabından istifa mektubu paylaşmış, mektubunda, "İran'daki devam eden savaşı vicdanen destekleyemem" ifadelerini kullanarak, İran'ın ABD ulusu için yakın bir tehdit oluşturmadığı halde ülkesinin, "İsrail'in ve güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle" bu saldırıları başlattığını belirtmişti.
Görevi süresinde 11 kez çatışmaya katıldığını aktaran Kent, "Amerikan halkına hiçbir fayda sağlamayan bir savaş için" ülkesinin gelecek neslini "savaşmaya ve ölmeye göndermeyi destekleyemeyeceğini” belirtmişti.
Kent’in istifası İran savaşıyla Trump’ın MAGA hareketi içindeki çatlağı bir kez daha gün yüzüne çıkarmıştı.
İstifa gerekçelerini anlattı: 'İran'ın saldıracağına dair bir istihbarat yoktu'
İstifasının ardından Kent, Çarşamba günü eski Fox News sunucusu Tucker Carlson’ın podcast yayınına katıldı ve istifa gerekçelerini daha ayrıntılı olarak açıkladı.
Kent, Carlson'a İran'ın ABD'ye önleyici bir saldırı düzenleyeceği veya nükleer silah üretmenin eşiğinde olduğuna dair hiçbir istihbarat olmadığını ve savaştan önce Beyaz Saray’da "sağlam bir tartışma" olmadığını, bunun yerine "kararı İsraillilerin yönlendirdiğini" iddia etti.
ABD’nin İran’a başlattığı saldırılara giden süreçte "kilit karar vericilerin önemli bir kısmının” Trump’a görüşlerini ifade etmelerine izin verilmediğini söyleyen Kent bunun aksine geçen yıl ABD'nin İran nükleer tesislerine yönelik saldırılarından önce "güçlü bir tartışma" yaşandığını anlattı.
28 Şubat’ta başlatılan saldırılar öncesindeyse Kent’e göre bu tartışmalar engellendi.
Kent ayrıca ABD’nin saldırılarına gerekçe olarak öne sürdüğü “İran’ın bir saldırı başlatacağına yönelik istihbarat” iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, ortada böyle bir istihbarat olmadığını dile getirdi:
"İranlıların 1 Mart'ta büyük bir sinsi saldırı başlatacaklarına, 11 Eylül, Pearl Harbor vb. gibi bir şey yapacaklarına, üslerimizden birine saldıracaklarına dair hiçbir istihbarat yoktu. Böyle bir istihbarat yoktu.”
'Hamaney İran'ın nükleer programını kontrol altında tutuyordu'
ABD ve İsrail saldırılarının ilk günü öldürülen Ali Hamaney için Kent’in yaptığı açıklama da dikkat çekti. Hamaney’in İran’ın nükleer programını kontrol altında tutan isim olduğunu belirten Kent "Eski dini lider Ali Hamaney'in hayranı değilim, ancak nükleer programlarını kontrol altında tutuyordu. Nükleer silah edinmelerini engelliyordu. Eğer onu ortadan kaldırırsanız, onu agresif bir şekilde öldürürseniz, insanlar o rejimin etrafında toplanacaktır” dedi.
'İran nükleer silah edinmenin eşiğinde değildi'
Carlson'ın İran'ın nükleer silah edinmenin eşiğinde olup olmadığı sorusuna "Hayır, değillerdi" diye yanıt veren Kent İran'ın stratejisinin "nükleer programı tamamen terk etmemek" olduğunu dile getirdi.
Kent ayrıca, İsrail'in ABD'yi çatışmaya çektiğini ve Ortadoğu'daki Amerikan politikasını geniş ölçüde etkilediğini düşündüğüne ilişkin savını Carlson’a verdiği söyleşide de yineledi.
‘Yakın tehdit İran değil İsrail’
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun İran’ın yakın bir tehdit olduğuna dair yorumlarının hatalı olduğunu, çünkü İran'ın kışkırtılmadan saldıracağına inanmak için hiçbir neden olmadığını belirten Kent’e Carlson, "Yani, Dışişleri Bakanı'nın bahsettiği yakın tehdit İran'dan değil, İsrail'den mi geliyor?" diye sordu.
Kent, "Kesinlikle" diye yanıtladı. "Ve bence bu, daha geniş bir meseleye işaret ediyor: Ortadoğu'daki politikamızın sorumlusu kim?”
Sesinin ve yorumlarının Beyaz Saray’a ulaşmadan kısıldığını savunan Kent bu nedenle konuşma kararı aldığını anlattı.
İstifa öncesi Trump'la görüşme: 'Harika geçti'
İstifası öncesinde Trump ile görüştüğünü de söyleyen Kent bu görüşmeyi “Harika geçti” diye anlattı, Trump’ın görüşmede “çok saygılı ve nazik” olduğunu savunarak “kişisel olarak iyi koşullarda” ayrıldıklarını kaydetti.
Charlie Kirk suikastı: 'Yabancı bağlantıları soruşturmaya izin verilmedi'
Kent ayrıca, MAGA hareketi içinde kritik önemi olan Charlie Kirk suikastıyla ilgili de konuştu.
Adalet Bakanlığı ve FBI’ın Kirk suikastında olası yabancı bağlantıları soruşturmasına izin vermediğini öne sürdü. Öte yandan CNN Kent’in geçen yıl FBI Direktörü Kash Patel ve diğer Adalet Bakanlığı yetkililerinden, Kirk'ün ölümünü soruşturmak için FBI sistemlerine erişmeye çalışmasının ardından bir kınama aldığı haberini yayımlanmıştı.
Carlson’ın 1963'teki Kennedy suikastıyla ilgili dosyaların kamuoyundan gizlenip gizlenmediği sorusuna da yanıt veren Kent, kayıtlarda "dünyayı sarsacak" bir şey olduğunu düşünmediğini söylerken şu ifadeyi de kullandı: ”Sistem, bilgilerin hızla gizliliğinin kaldırılmasına alışmamızı istemiyor.”
Beyaz Saray'a yanıt: 'Bu toplantıların nasıl geçtiğine dair fikrim var'
Öte yandan Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt Salı günü yaptığı açıklamada, Kent'in istifa mektubunun "yanlış iddialarla" dolu olduğunu öne sürmüş, Trump'ın başka bir ülke tarafından savaşa sürüklendiği yönündeki iddiaları "hakaret edici ve gülünç" olarak nitelendirdi.
Leavitt ayrıca Çarşamba günü Fox News'e verdiği bir röportajda Kent'in önemli bir figür olmadığını savunmuş ve İran savaşı öncesinde veya sırasında "hiçbir tartışmaya dahil olmadığını" ve başkanın istihbarat brifinginin hazırlanmasında "bir süredir" rol oynamadığını söylemişti.
Kent, Carlson’a verdiği mülakatta bu açıklamaya yanıt niteliğinde şu sözleri kaydetti: ”Eminim yönetim çıkıp 'Hayır, davet edilmediniz' diyecektir, ama bu toplantıların nasıl geçtiğine dair oldukça iyi bir fikrim var ve davet edilmemiş olsam bile, en azından bunların gerçekleştiğini bilirdim.”
Joe Kent kimdir?
Joe Kent Trump tarafından aday gösterilmiş ve yakın müttefiki Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard'ın özel kalem müdürü olarak görev yaptıktan sonra, geçen yaz Senato tarafından Ulusal Terörle Mücadele Merkezi'nin başına getirilmişti.
Kent, Temsilciler Meclisi üyeliğine adaylık kampanyalarından birinde aşırı sağcı Proud Boys üyesine danışmanlık hizmeti için ödeme yapmasıyla da gündeme gelen bir isim.
2020 seçimlerinin “çalındığını” söyleyen Kent o dönemde ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü'nün eski direktörü Dr. Anthony Fauci'nin "Covid dolandırıcılığı" nedeniyle cinayetle suçlanması gerektiğini öne sürmüştü.
Trump: Görevden alınmasının iyi bir şey olduğunu anladım
Salı günü Kent hakkında sorulan bir soruya yanıt veren Trump "Onun güvenlik konusunda her zaman zayıf olduğunu düşünmüştüm. Onu yakından tanımıyordum, ama oldukça iyi bir adam gibi görünüyordu. Ancak açıklamasını okuyunca, görevden alınmasının iyi bir şey olduğunu anladım, çünkü İran'ın bir tehdit olmadığını söylemişti. İran bir tehditti. Her ülke İran'ın ne kadar büyük bir tehdit olduğunun farkındaydı” ifadelerini kullanmıştı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.