Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

AB Türkiye'yi tartıştı: Türkiye AKP'den ibaret değil

AP Genel Kurulu'nda dün Türkiye raporu tartışıldı. 'Türk hükümeti son yıllarda çok değişti' diyen AP Türkiye raportörü Amor, Türkiye'nin sadece hükümetten ibaretmiş gibi görülmemesini istedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 19.05.2021 , 10:31 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu, Türkiye raportörü İspanyol parlamenter Nacho Sanchez Amor tarafından hazırlanan AB-Türkiye 2019-2020 Türkiye Raporu'nu görüştü.

Raporu sunan Amor, "Türkiye ile ilişkilerimizde en kötü yıllardan birisini yaşadık ve bu durum rapora da yansıdı. Eleştiriler çok sert ancak Avrupa'nın kapısı Türkiye'ye açık" dedi. 

"Zor bir ortamda ilerlemeye çalışıyoruz" diyerek, Genel Kurul'a Türkiye hakkında sert eleştirilerin yer aldığı ağır bir raporu görüştüklerini belirten Amor, "Türkiye hakkındaki en kritik raporlardan bir tanesi. 30 sayfalık raporu tekrar etmek istemiyorum ama raporda Türk hükümetine önemli mesajlar var" dedi.

'Türk hükümeti son yıllarda çok değişti'

Amor, AB ile Türkiye arasında güven ilişkisini yeniden oluşturmak için "Türkiye'nin artık milliyetçi bir ortamda sık tekrar edilen AB karşıtlığına son vermesi, özellikle hükümetin ülkeyi yönetme biçimindeki otoriter eğilimin son bulması gerektiğini" söyledi. Amor, "öğrenci, öğretmen, doktor, muhalefet partileri, en ufak eleştiride bulunanlar cezalandırılıyor. Biz artık Ankara hükümetinden söz değil, eylem bekliyoruz. AİHM kararlarına uyulmuyor, İstanbul Sözleşmesi’nden çekildi. Türk hükümeti son yıllarda çok değişti" dedi.

VOA Türkçe'den Arzu Çakır'ın haberine göre Amor AP'li parlamenterlerden, Türkiye'den söz ederken, yalnızca hükümetten söz etme hatasına düşmemelerini istedi. Amor, "Türk halkı, sivil toplum, Avrupa değerlerine inanıyor, az farkla da olsa, çoğunlukla kendisini Avrupalı olarak tanımlıyor. Bazen, Türkiye'den bahsederken, sadece hükümetten ibaretmiş gibi konuşuyoruz, halbuki hükümetin tavrı ne olursa olsun arkasında büyük ve önemli bir ülke var, güzel bir sivil toplum ve yüzünü Avrupa'ya dönen çok sayıda insan var" diye konuştu.

'Gümrük Birliği anlaşmasını yenileyebilirsiniz ama sonunda buraya gelecek'

Avrupa Birliği Konseyi'ni ve AB Komisyonu'nu uyaran Raportör Sanchez Amor, "Konsey, sanki Türkiye'deki insan hakları sorununu parlamentonun sorunu gibi görüyor ve kendi sorunu değilmiş gibi davranıyor. Konsey, Türkiye ile 3'üncü bir ülke gibi konuşamaz, Türkiye aday ülke statüsünde. Demokrasi ve insan hakları alanlarında ilerleme olmadan, şimdilik hiçbir pozitif ajanda önerilemez. Gümrük Birliği anlaşmasını yenileyebilirsiniz. Ama sonunda o anlaşma buraya gelecek ve Genel Kurul'un bu konudaki görüşü açık. Demokratik koşullar gelmeden onaylamayacak" dedi.

Raporun pozitif mesajlar da içerdiğini de belirten Amor, "Türkiye'nin göçmenler konusundaki çabasını her zaman yeterince görmüyoruz. Önemli bir çaba. Raporda eleştiriler ağır ama Avrupa'nın kapısı her durumda Türkiye'ye açık" dedi.

AB dönem başkanı Portekiz’in Dışişleri Bakanı Augusto Santos Silva da, raporda "kapıların kapanmaması gerektiği" çağrısı olduğunu söyledi ve "Türkiye önemli bir ortak. Terörle mücadele, göç, enerji, pek çok alanda işbirliği yapmalıyız. Doğu Akdeniz'de tansiyonun düşme eğilimi var. Kıbrıs ve Türkiye müzakere ediyor. Bu çerçevede, AB Konseyi, tansiyonu düşüren adımların devam etmesi durumunda olumlu adımlar atmaya hazır" dedi. Silva Haziran ayında toplanacak AB liderler zirvesinde Türkiye konusunun yeniden tartışılacağını hatırlattı.

'Gereğini yapmak için her türlü araç mevcut'

Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Oliver Varhelyi de, İlerleme Raporu’nun, Komisyonun Türkiye raporundaki tespitleri doğrular nitelikte olduğunu, ancak son aylarda Türkiye ile ufak da olsa olumlu ilerlemeler kaydettiklerini belirtti. Varhelyi, "Bu adımları selamlıyoruz. Ancak ne yazık ki, içerdeki reformlar konusunda ilerleme sağlanamadı. İnsan hakları ve hukuk devleti alanlarında durum çok kritik olmaya devam ediyor" dedi. Haziran zirvesinde Türkiye konusunun "Ticaret, göç, yüksek düzeyli ilişkiler ve bireyler arası iletişim konuları ekseninde" tartışılacağını belirten Varheyli, "Umarız Türkiye bu uyarıları görür ve gerekli adımları atar. Eğer atmazsa, AB olarak elimizde gereğini yapmak için her türlü araç mevcut. Ama bizim önceliğimiz, Türkiye ile yapıcı bir yöntemle çalışmak, pozitik adım atmak. Bunun için Türkiye'nin işbirliğine ve her alanda verdiği tahahütlere uymasına ihtiyacımız var" dedi.

'Üyelik değil yeni ortaklık biçimi'

Oturumda söz alan milletvekilleri, AB-Türkiye İlerleme Raporu'nun artık "Gerileme raporlarına" dönüştüğünü, son yıllarda bütün uyarılara rağmen hiçbir alanda ilerleme kaydedilmediğini" dile getirdi. Rapor üzerinde söz alan AP'li parlamenterlerin bir bölümü, "Ankara hükümetinin Türkiye ve AB ilişkilerinde en büyük engeli oluşturduğunu" savunarak Türkiye ile müzakerelerin tümüyle sona ermesini istedi. Önemli bir bölümü ise "ikiyüzlülüğe son verme zamanının geldiğini, uzun ve orta vadede Türkiye'ye üyelik değil, yeni bir ortaklık biçimi önerilmesi gerektiğini" dile getirdi. Aralarında İspanyol ve Polonyalı vekillerin olduğu az sayıda milletvekili ise, sorunların karmaşık olduğunu, görüş ayrılıklarının bulunduğunu ancak "Türkiye ile çatışma değil diyalog yolunun seçilmesi gerektiği" görüşlerini savundu.

AP Genel Kurulu'nda görüşmeleri tamamlanan rapor üzerindeki oylama bugün yapılacak.

Raporda 'Ülkücü Hareket'e terörist iması

Raporda "Türkiye'nin her geçen gün AB değer ve normlarından uzaklaştığı" belirtildi ve "ilişkilerin tarihi planda en düşük düzeyde olduğu, bu durumun da Ankara'nın üyelik ve reformlar konusundaki siyasi iradesi hakkında şüphe uyandırdığı" ifade ediliyor. Öte yandan raporun dikkat çeken maddelerinden biri de "Ülkücü Hareket"in AB terör örgütleri listesine eklenmesi için inceleme başlatılmasının istenmesi oldu.

DW Türkçe'nin haberine göre AP ilk defa bir Türkiye raporunda Ülkücü hareketin (Bozkurtlar) "AB terör örgütleri listesine eklenmesi" fikrini gündeme taşıdı. Rapora bu amaçla bir madde eklendi. "Irkçı ve aşırı sağcı" olarak tanımlanan Ülkücü hareketin "Sadece Türkiye değil aynı zamanda Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerde de kaygı verici şekilde ilerlediği" görüşü savunuldu. MHP ile yakınlığına vurgu yapılan hareketin "AB terör örgütleri listesine eklenmesi" ve AB içindeki örgütlenmesinin yasaklanması için inceleme başlatılması istendi. Konuyla ilgili paragrafta Ülkücü hareketin "özellikle Kürt, Ermeni veya Yunan kökenliler ve muhalif olarak gördükleri her şahıs için tehdit oluşturduğu" belirtilerek, etkilerine karşı konulması çağrısı yer alıyor.

AB terör örgütleri listesi AB devlet ve hükümet başkanları tarafından belirlense de, AP tarafından atılan bu adım ilk defa bir AB organının Ülkücü hareket için "terörist" sıfatını kullanıyor olması bakımından önem taşıyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.