Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

6 bin yıllık sakız, geçmişimizi daha iyi tanımamızı sağladı

Huş ağacının kabuğundan elde edilen katran, neolitik atalarımız için çok işlevli bir malzemeydi. Şimdi bu sakızın kalıntıları, 6 bin yıl önceki insan yaşamına bir pencere aralıyor.

Alp Dağları civarındaki tarihöncesi yerleşimleri temsilen Almanya'da Constance Gölü üzerinde kurulu enstalasyon.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 22.10.2025 , 00:01 Güncelleme Tarihi: 22.10.2025 , 00:17

Bugün bir tabağı yapıştırmak için kullandığınız malzemenin aynı zamanda sakız gibi çiğnendiğini hayal edin. Neolitik çağda yaşayan insanlar için huş ağacı kabuğundan elde edilen katran tam da böyle çok yönlü bir maddeydi: Hem güçlü bir yapıştırıcı, hem de zaman zaman çiğnenen bir malzeme. 

Yaklaşık 6000 yıl önce Avrupa’daki çiftçiler, bu katranı taş, kemik gibi materyallerden yapılan aletleri saplarına sabitlemekten kırık seramikleri onarmaya kadar pek çok amaçla kullanıyordu. 

Ancak bu siyah, yapışkan madde sadece teknolojik becerilerini değil, aynı zamanda beslenme alışkanlıklarını, sağlık durumlarını ve toplumsal iş bölümünü bugüne taşıyan eşsiz bir arşiv haline geldi.

Kopenhag Üniversitesi’nden Hannes Schroeder ve Anna White’ın öncülük ettiği uluslararası bir ekip, çiğnenmiş katran parçalarının yanı sıra alet ve kapların üzerine sürülmüş katranlardan da antik DNA çıkarmayı başardı. 

Delaware Üniversitesi’nden antropolog Sarah Lacy, kemik ya da diş yerine katran ve seramik gibi nesnelerden DNA elde edilmesini “tarih öncesine açılan heyecan verici bir pencere” olarak tanımlıyor.

Cinsiyet farklı, bir işbölümüne işaret edebilir mi?

Araştırmacılar, çoğu göl kıyısındaki Neolitik yerleşimlerden gelen 30 huş katranı örneğini inceledi. Bu organik örnekler, bataklık ve nemli ortamlarda iyi derecede korunmuştu. 

Yapılan analizlerde 19 örnekten antik DNA elde edildi ve 16’sında biyolojik cinsiyet belirlenebildi. Çiğnenmiş katranlarda hem erkek hem kadın DNA’sı bulunurken, bazı parçaların birden fazla kişi tarafından çiğnendiği anlaşıldı. 

Daha da dikkat çekici olan ise kullanım amaçlarına göre ortaya çıkan cinsiyet farklarıydı: Saplı aletleri sabitlemek için kullanılan dört katranın tamamı erkek DNA’sı taşırken, seramik onarımında kullanılan üç katranın tümünde kadın DNA’sı tespit edildi. 

Uppsala Üniversitesi’nden Natalija Kashuba, “Bu sadece teknik bir keşif değil, o kapları onaran kadınlara yaklaşmak gibi” ifadesiyle bulgunun tarihî dokunuşunu vurguluyor. 

Yine de araştırmacılar, katranı kullanan kişiyle aleti kullanan kişilerin farklı olabileceğini hatırlatarak, kestirme sonuçlara varmak konusunda temkinli davranıyor.

1
Neolitik çiftçiler, huş ağacı kabuğu katranını sadece sakız olarak çiğnemiyor, seramiklerini de bu süper yapıştırıcıyla birleştiriyorlardı.

Atalarımız ne yiyordu?

Katranlar sadece insan DNA’sını değil, gündelik yaşamın izlerini de taşıyordu. Çiğnenmiş örneklerde buğday, arpa, fındık ve kayın gibi bitkilere ait DNA bulundu; bunlar muhtemelen yanak arasında kalan yemek kalıntılarıydı. Seramiklerle ilişkili katranlarda bezelye, koyun ve fındık izleri tespit edilmesi, bu gıdaların depolanıp işlendiğini düşündürüyor. 

Avcılıkla ilgili aletlerde ise balık ve yaban domuzu DNA’sı ortaya çıktı; bu da Neolitik toplulukların sadece kara avcılığıyla değil, balıkçılıkla da uğraştığını gösteriyor. Bazı yapıştırıcı örneklerinde çam reçinesi izlerine rastlanması ise katranın yapışkanlığını artırmak için bilinçli şekilde karışım yapıldığını ortaya koyuyor.

Belki de en şaşırtıcı keşiflerden biri, çiğnenmiş katranlarda korunan ağız mikroplarıydı. Diş taşında görülen mikroplardan farklı türler içeren bu biyolojik izler, Neolitik insanların ağız sağlığına dair daha önce elde edilemeyen bir anlık görüntü sundu. 

Araştırmanın ortak lideri Anna White, huş katranını “olağanüstü bir örnek türü” olarak tanımlayarak, özellikle insan kalıntılarının sınırlı olduğu bölgelerde bu yöntemin büyük bir potansiyel taşıdığını vurguluyor.

Sonuçta, 6000 yıl önce bir insanın kısa süreliğine çiğnediği bir katran parçası, bugün bize onun ne yediğini, hangi işe katkıda bulunduğunu, nasıl bir topluluk içinde yaşadığını anlatıyor. Belki de tarih, hiç bu kadar küçük bir nesnede bu kadar çok hikâye saklamamıştı.


Kaynaklar:

Zhao, C. Ancient chewing gum could reveal how early men and women split up their chores

White, Anna E., et al. "Ancient DNA and biomarkers from artefacts: insights into technology and cultural practices in Neolithic Europe." Proceedings B 292.2057 (2025): 20250092.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.