Sayfa yolu
40 derece sıcağın altında saatlerce bekletilen gazeteciler: Mesleğin itibarına ne oldu?
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yayın Tarihi: 18.08.2026 , 11:29
Gazetecilerin mesailerinde yaşadıkları zorluklar ve karşılaştıkları güçlükler düşünüldüğünde, gerek aldıkları ücretler gerekse toplumda gördükleri itibar açısından mesleğin geldiği nokta geçmişe kıyasla epey düşündürücü.
Tabii iş bulabilirlerse...
Eskiden insanların düşlerini süsleyen mesleklerden biri olan gazetecilik, günümüzde tabiri caizse yerlerde sürünüyor.
Ankara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'nde araştırma görevlisi olan Dr. Çağrı Kaderoğlu Bulut'un araştırmalarına göre gazetecilik, artık meslekten kaçışın en yoğun yaşandığı çalışma alanlarından biri haline geldi.
Konu yalnızca karın tokluğuna çalıştırılan gazeteciler, asgari ücretin bir ortalama ücrete dönüşmesi, mobbing ya da performans baskısıyla da sınırlı değil.
Bunlara hukuki yaptırımlar, zaman zaman gözaltına alınan ya da tutuklanan gazeteciler ve ifade özgürlüğü açısından ülkenin geriye gidişi de eklendiğinde gazetecilik, mesleğini sürdürenlerin dahi “Daha iyi bir iş bulsam hayatta bu işi yapmam” dediği bir çalışma alanına dönüşüyor.
Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır'da bir açılışta görev alan gazetecilerin yaşadıkları da bunun örneklerinden biriydi.
Birçok gazeteci, ulaşım ve yemek gibi temel ihtiyaçlarda dahi kendi başının çaresine bakmak zorunda kalırken ajanslarda çalışan gazeteciler bu konuda nispeten daha şanslı. Ancak bu durum da çoğu zaman yerel basın kurumlarının ulaşamadığı her yere gitmeyi gerektiren yoğun bir mesaiye dönüşüyor.
Bu sürecin tanıklarından biri de Mehmet Ali Kaya. Diyarbakır'da 14 yıldır gazetecilik yapan Kaya, “İlk başladığım zamanlarda valinin bile benden yaşça büyük meslek büyüklerimizin önünde ceketini iliklediğine şahit oldum. Gazetecilere haberlerini daha iyi yapabilmeleri için masalar ayırırlardı. Ama şu an en arka yerlerde, bazen haberi takip etmenin dahi zorlaştığı noktalarda bulunuyoruz” diyor.
Görevli gazeteciler için bir basın çadırı çok mu zor?
Diyarbakır sıcak. Hele temmuz ve ağustos aylarında dayanılmaz hale gelen bu sıcaklarda, arazide güneşin altında yapılan her iş zor.
Geçtiğimiz günlerde bir açılış için görevlendirilen ve davet edilen gazetecilerin güneşin altında beklemek zorunda kalması, sıcaklığın cihazların dahi çalışmasını zorlaştırdığı koşullarda haber takibi yapması gazeteciler arasında tepkiye yol açtı.
“Gazeteciler için bir basın çadırı kurmak, bir priz ya da güneşlik koymak çok mu zor?” sorusu haklı olarak gündeme geldi.
Ama esas soru şuydu: Bu yapılamıyor mu, yoksa artık akla mı gelmiyor?
Bakanlıkların, valiliklerin, federasyonların ya da organizasyonu düzenleyen herhangi bir kurumun bu konuda adım atması bekleniyor. Ancak sahada çalışan gazeteciler, bu tür önlemlerin alınmamasının organizasyonu gerçekleştiren kurum açısından işleri daha “pratik” hale getirme anlayışının bir sonucu olduğunu ifade ediyor.
Yani bunca ayrıntıyla ayrı ayrı uğraşmamak, en kolay yol olarak görülüyor.
Gazeteci Mehmet Ali Kaya, “Mesleğimizin değersizleştiğini, hatta bizlerin değersizleştiğini görmek; birlik olamadığımızı görmek böylesi örneklerin sayısını artırıyor. Gazeteciler birlik olmalı. Böyle insani şartlardan uzak örnekler karşısında haber davetlerine gitmemeliyiz diye düşünüyorum. Belki o zaman yaptıkları şeyin de farkına varırlar” diyor.
Gerçeği görünür kılmak için 40 derece sıcakta, zorlu şartlarda omuz omuza mücadele eden gazetecilerin sesini büyütmek sizin elinizde. Bağımsız ve özgür haberciliğe destek olmak için siz de soL'a abone olun!
Konu sadece alınan ücretler mi?
Gazetecilerin aldığı ücretlerin en alt seviyelerde kalması artık mesleğin bir başka gerçeği. Ancak Mehmet Ali Kaya, sorunun bundan daha fazlası olduğunu ifade ediyor:
"Alınan maaşlar tabii etken ama itibar ve onur daha önemli. Az evvel belirttiğim valinin ceket iliklemesi örneği buna en somut örneği belki de. O zaman da gazeteci yine vali kadar maaş almıyordu ama gazeteci bir fotoğraf karesi ile valiyi göndereceğini, vali ise bir fotoğraf karesi ile her şeyin başka bir şey olabileceğini biliyordu.
Günümüzde ise bu iş biraz otorite evrimi oldu. Şu an bir vali bir telefon ile istediği işçiyi işten çıkarabilir ya da istediği gazeteye mobbing uygulayarak kapattırabilir. İlanlarını kesebilir, izinlerini kısabilir."
40 derece sıcaklık altında bir açılış haberinde, kimi zaman orman yangınlarında, kimi zaman depremlerde görev alan gazeteciler, gerçeği görünür kılmak için emek veriyor, mücadele ediyor.
Araştırmalar ve ortaya çıkan tablo, bu işin zaten yalnızca para için yapılamayacağını gösteriyor.
Çoğu zaman karın tokluğuna çalışan gazeteciler, mesleklerinin itibarını da geri istiyor. Bunun yolu ise meslektaşların omuz omuza vermesinden ve dayanışmasından geçiyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.