Sayfa yolu
270 kişinin öldüğü Rönesans Rezidans davasında ’olası kast’ talebi yine reddedildi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 26.09.2026 , 10:03
Hatay'da 6 Şubat depremlerinde 270 kişinin hayatını kaybettiği Rönesans Rezidans davasının 11'inci duruşması, Hatay 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme heyeti, ailelerin "olası kast" talebini reddederek duruşmayı 26 Ekim'e erteledi.
ANKA'dan Burcu Özkaya Günaydın'ın haberine göre, ANTİS Yapı tarafından "Cennetten bir köşe" sloganıyla inşa edilen rezidansın yıkılması sonucu hayatını kaybedenler arasında Christian Atsu, Taner Savut ve Cemal Kütahya da bulunuyordu. Duruşmaya, depremde yakınlarını kaybedenlerin aileleri, taraf avukatları ile İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu ve Hatay Baro Başkanı Hatay Tut da katıldı.
Yandaş medya ve holding medyası halkın haber alma hakkının büyük önem kazandığı bir anda yine sessizliğe gömüldü. Bu tabloya karşı, haber alma hakkına sahip çıkmak, dayanışmayı büyütmek için tüm okurlarımızı soL’a abone olmaya çağırıyoruz.
‘Bu adam da çıkarsa bina yapmaya devam edecek’
Mahkeme Başkanı, dava dosyasına giren 6'ncı bilirkişi raporunun mahkemeye ulaştığını belirterek tarafların beyanlarını aldı.
Depremde evladını kaybeden bir müşteki, "Sadece bu dünyada değil, öteki dünyada da şikayetçiyim. Bir evlat kaybettim, diğer evladım için buradayım. Ev alıyoruz, evde ölüyoruz. Tatile gidiyoruz, yangında ölüyoruz. Çocuklarımızı okula gönderiyoruz, okulda ölüyorlar. Ben bu ülkede ölmek istemiyorum" dedi.
Marmara Depremi'nin öne çıkan müteahhitlerinden Veli Göçer'in kısa süre tutuklu olup tahliyesinin ardından inşaat işine devam ettiğini hatırlatan müşteki, "Bu adam da çıkarsa bina yapmaya devam edecek. 'Tamamlanmayan işlerim var' diyor zaten. Bu yüzden mahkeme heyetinin karar verirken bunları da düşünmesini istiyorum. Rönesans Rezidans'ta verilecek kararın emsal olacağını düşünüyorum" diye konuştu.
‘Sadece üç çocuğumu değil beni de öldürdüler’
Enkazda kaybettiği 3 çocuğunun fotoğraflarıyla mahkemede beyanda bulunan bir diğer müşteki, “Birilerinin para hırsı uğruna biz bunları yaşadık. Sadece üç çocuğumu değil, beni de öldürdüler. Şeker hastası oldum, neredeyse parmaklarım kesilecek. Bu acıyı onlar da hissetsin istiyorum. Onlar çocuklarına güzel gelecek sağlamak için bizim çocuklarımızın nefesini çaldılar” ifadesini kullandı.
‘Biz de nefes almaya başlayalım’
Enkazdan çıkan, ablasının ve yeğeninin naaşını bulamayan Cemile İncili de şöyle konuştu:
’Nefes alamıyorum' diyerek öldüler. Ablam, yeğenim... Seslerini unutamıyorum. Benim hayata tutunma sebebim bu insanların ceza alması. 3 yıl 7 aydır mücadele ediyoruz. Mücadele etmekten, cenazeleri aramaktan çok yoruldum. Biz nefes almakta zorluk çekiyoruz. Siz hiç duvara baktığınızda ailenizi gördünüz mü? Ben duvara baktığımda ailemi görüyorum. 300 insan vefat etti, 5-10 yıl yatıp çıkmasınlar.
Müşteki avukatlarından yeni suç duyurusu talebi
Müşteki avukatları, Rönesans Rezidans'ın yapım sürecindeki zincirleme usulsüzlüklere ve cezasızlık kararlarına dikkat çekerek, yıkımın bir "hata" değil "bilinçli bir tercih" olduğunu vurguladı.
Avukat Seher Eriş, binanın zemin etüdünden statik hesaplarına kadar her aşamada hukuksuzluk barındırdığını belirterek, deprem esnekliğini sağlayan güvenlik katsayısının yönetmeliklere aykırı şekilde 7 yerine 6 olarak uygulandığını kaydetti. Hatalı zemin raporu hazırladığı belirtilen Ebru Deniz ile şantiye şefini atama yetkisine sahip olan ancak hakkında takipsizlik kararı verilen yüklenici firma sorumlusu Dudu Coşkun’un da yargılanması talep edildi.
Avukat Cansu Albayrak ise baş sanık Mehmet Yaşar Coşkun'un aynı zamanda dönemin Mimarlar Odası Başkanı olduğuna işaret ederek, "Bu kişiler konularının uzmanı. Yönetmeliği bilmemeleri söz konusu olamaz, katsayının düşük tutulması hata değil, bilinçli bir adımdır" ifadelerini kullandı.
‘Olası kast’ talebi yine reddedildi
Mahkeme heyeti, müşteki avukatlarının sanıklardan "olası kast"tan ek savunma alınması talebini, "dosyanın esasına etki edebilecek yeni bir delilin mevcut olmaması" gerekçesiyle reddetti. Heyet ayrıca, 3 sanığın tutukluluk halinin devamına ve yeni bir bilirkişi raporu alınıp alınmayacağının celse arasında değerlendirilmesine karar vererek duruşmayı 26 Ekim'e erteledi.
Duruşma salonunun fiziki koşullarına tepki
Duruşmanın yürütüldüğü fiziki şartları eleştiren İstanbul Barosu Başkanı Kaboğlu, “Bu kadar önemli, bu kadar büyük ve yaşamsal bir davanın bir bodrum katında, ağır ceza salonunun o kadar havasız bir yerinde yapılması adil yargılanma hakkıyla bağdaşmamaktadır” ifadesini kullandı. Kaboğlu, davanın adil bir sonuca ulaşması ve sorumluların yaptırıma tabi tutulması için gerekli mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek sözlerini tamamladı.
soL'un 4 kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.