AKP'nin 'tütünle mücadele' ikiyüzlülüğü: BAT yöneticisi Ticaret Bakan Yardımcısı oldu

Erdoğan, British American Tobacco’nun Yönetim Kurulu Üyesini Ticaret Bakan Yardımcılığına atadı. Bugün Resmi Gazete'de yayımlanan atamanın Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası bir antlaşma olan Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’ne de açıkça aykırılık taşıdığına dikkat çekiliyor.
soL - Haber Merkezi
Cuma, 18 Ocak 2019 19:13

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarının biri AKP’nin “tütünle mücadele” ikiyüzlülüğünü gözler önüne serdi.

British American Tobacco (BAT) tütün şirketinin Türkiye’de halen yönetim kurulu üyesi olan Rıza Tuna Turagay, bugün Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararıyla, Ticaret Bakan Yardımcılığına atandı.

Dikkat çekici bir diğer gelişme de halen British American Tobacco Türkiye ve Kuzey Afrika Kurumsal İlişkiler Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yapan Rıza Tuna Turagay’ın şirketteki sorumluluk alanının önceki gün genişletilmesi oldu. Buna göre Turagay, BAT Türkiye'de Türkiye ve Kuzey Afrika Bölgesi Kurumsal İlişkiler bölümünün yanı sıra Hukuk departmanının da başına geçti.

İç ticaret, ithalat ve ihracat teşvik politikalarını yönlendiren Ticaret Bakanlığı’na bir tütün tekeli temsilcisinin atanması AKP’nin “tütünle mücadele” politikalarındaki gerçek yüzünü ortaya koymuş oldu.

TEKEL'İN SATIŞININ ARDINDAN HÜKÜMETLE YOĞUN İLİŞKİLER

British American Tobacco’daki AKP dönemi bürokrasisinden gelen Turagay, 2008’de TEKEL’in BAT’a satışı ertesinde kamudan ayrılarak bu şirkete transfer olmuş, özellikle kurumsal ilişkiler, hükümetle ilişkiler alanında görevler üstlenmişti. Turagay’ın BAT’ın uluslararası operasyonlarında da görevleri bulunuyor.

Sermaye temsilcilerinin kamu görevine getirilmesinin "olağan" hale geldiği yeni sistemde, bu atamanın Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası bir antlaşma olan Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi’ne (TKÇS) de açıkça aykırılık taşıdığına dikkat çekiliyor.

SÖZLEŞMEYE AYKIRI

Usulüne göre yürürlüğe konmuş bu antlaşma kanun hükmünde ve bağlayıcı bir nitelik taşıyor.

“Tütün endüstrisinin çıkarları ile halk sağlığı politikası çıkarları arasında temel ve uzlaştırılamaz bir ihtilaf olduğu” gerekçesiyle, TKÇS’nin 5.3 Maddesi, “Taraflar, tütün kontrolüyle ilgili halk sağlığı politikalarını oluşturur ve uygularken bu politikaları tütün endüstrisinin ticari ve diğer müktesep çıkarlarından korumak için gerekli tedbirleri alır” hükmünü taşıyor.

TÜTÜN SALGINININ 'VEKTÖRÜ'NE BAKANLIK YETKİSİ

Bu madde üzerine inşa edilen TKÇS’nin taraf ülkelerinin üzerinde anlaştığı en temel ilke ise, ulusötesi sigara şirketleri ve bunların çıkar ortaklarından oluşan tütün endüstrisinin “tütün salgınının vektörü” olarak kabul edilmesi ve endüstriyi dışlayarak, ona karşı tavır alarak tüketimi aşağı çekecek önlemlerin belirlenmesi ve uygulanması.

Maddenin oybirliğiyle kabul edilen Uygulama Rehberinde de, tütün endüstrisi tarafından istihdam edilmiş kişilerin halk sağlığını ilgilendiren kamu görevlerinde bulunamayacağı konusunda açık hüküm yer alıyor.

Ticaret Bakanlığı’nın iç ticaret, ihracat, ithalat ve teşvik politikaları ve uygulamalarının tütün tüketimi, dolayısıyla halk sağlığı üzerinde belirleyici bir etkisinin bulunduğu gözönüne alındığında, Turagay’ın bakan yardımcısı olarak atanmasının, kamu idaresinde çıkar çatışması yaratmanın ötesinde, açık bir hukuk ihlali niteliğinde olduğu görülüyor.