Üvercinka, Eylül sayısını edebiyatta 'kanon' ve 'ödül' tartışmalarına ayırdı

Aylık edebiyat dergisi Üvercinka, Eylül sayısında kapak konusunu edebiyatta "kanon" ve "ödül" tartışmalarına ayırdı. Dergide, Dağlarca adına konulan ödülün niteliği de tartışıldı.
Pazartesi, 31 Ağustos 2015 14:45

Aylık edebiyat dergisi Üvercinka, Eylül 2015 sayısında ana konuyu edebiyatta “kanon” sorununa ve ödül tartışmalarına ayırdı. Dergide ödüller ve Dağlarca adına konan ödülün niteliği de değerlendirmeye alındı.

Berkiz Berksoy’un orta sayfalarda “Kanon ve Tanpınar” ilişkisini irdeleyen akademik çalışmasını, Volkan Hacıoğlu’nun “Batı Kanonu” başlıklı yazısı izliyor. Ekrem Kahraman’ın “Sözde Çağdaşlar” denemesi, küreselleşmeyle gelen çağdaşlık tanımını ele alarak kanon sorununa bir başka açıdan kaynak oluşturuyor. Koray Feyiz, “Kültür Endüstrisi ve Şiir” incelemesinde, Frankfurt Okulu düşünürlerinin yaklaşımlarını sergileyerek modernizm ve postmodernizme dair saptamalarıyla kanon tartışmaları için zemin sağlıyor.

DAĞLARCA ADINA KONAN ÖDÜLÜN ETİK TUTARSIZLIKLARI ELE ALINIYOR

Derginin “Biz Hangi Kanonu Uyumsuyoruz?” başlıklı kapak yazısında, ödüller ve edebiyat kanonu ilişkisi açımlanarak, Dağlarca adına konan ödülün edebî etik bağlamında tutarsızlıkları konu ediliyor. Seyyit Nezir, ödül konusunda Volkan Hacıoğlu’nun düzenlediği soruşturma yanıtlarını, “Dağlarca’yı Özelleştirmek” başlıklı değerlendirmeyle sunuyor. Abdullah Şevki, ödüllerin işleyişine yönelik ağır eleştiriler getirdiği “Ödül Saplantısı” yazısında, can çekişen şiire Dağlarca Ödülü’nün çare olmayacağını, sonuçta şairin adının zarar göreceğini vurguluyor. Osman Çutsay, edebiyat ve ödül piyasasına savaş açan Taylan Kara’nın kitabını “Sanat Oligarşisi Sallanırken” başlıklı polemik yazısında vurucu söylemiyle tartışırken; Kaan Turhan, Kara’nın kitabında ele alınan “bilinmeyen yazarlara bilinen paraların dağıtılması” gerçeğine “Vasat Edebiyatı Çürütüyor” yazısında dikkat çekiyor. Celil Denktaş da kanon konusuna “Çok Kültürlülük” açısından ışık tutuyor. Bu arada Cezmi Ersöz’ün öyküsü, derginin gerilim yüklü tartışmaları arasında, okurlara soluk aldırıyor.

Dergide Ahmet Ada’nın “Genç Şaire Şiir Notları”; Engin Turgut’un Nisa Leyla şiiri üstüne yazdığı “Hayallerin Aşk İncinmesi”; Günay Güner’in “Şiir ile Yaşam”; İbrahim Hacıbektaşoğlu’nun “Cemal Süreya Fransızca’da” yazılarını, Volkan Hacıoğlu’nun hazırladığı “Dergilerden” ve “Genç Üvercinka” bölümleri izliyor. Kadir İncesu, “Türk Dili’ne Adanmış Bir Ömür”de, geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz Ahmet Miskioğlu’yla yaptığı son söyleşiyi sunuyor. Ahmet Ada, Turgut Tan, Engin Turgut, Elif Sorgun, İsmet Yalçın, Onur Şahin ve Esin Üçüncüoğlu’nun şiirlerinin yanı sıra Koray Feyiz’in Ece Ayhan ve Gülten Akın’dan İngilizce’ye çevirdiği şiirlerin de yer aldığı dergi; Zuhal Tekkanat’ın “Aydınlık Günceler”i ve Emel Başaran’ın “Kedinizi zehirlenmekten koruyunuz” yazılarıyla son buluyor.