TOBB'dan itiraf: İşçilerin açtığı davalarda haksız çıkıyorduk, arabuluculuğu getirdik

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, işçilerin hak aramak için doğrudan iş mahkemelerine başvurmasını yasaklayan 'zorunlu arabuluculuk' dayatması konusunda itiraf gibi açıklamalar yaptı. Hisarcıklıoğlu, 'Özellikle iş mahkemelerindeki davalarda, işveren yüzde 99 haksız çıkıyordu. Bunu değiştirmek üzere, zorunlu arabuluculuk sisteminin uygulamaya alınmasını sağladık' dedi.
Perşembe, 17 Mayıs 2018 10:13

Beşinci kez Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB) başkanı seçilen Rifat Hisarcıklıoğlu, “İş ve yatırım ortamı önündeki engelleri tespit edip hükümetimizle birlikte kaldırdık” dedi.

2001 yılından bu yana görevini sürdüren Hisarcıklıoğlu, TOBB 74’üncü Genel Kurul konuşmasında istihdam maliyetlerinin düşürülmesini ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının işveren lehine değiştirilmesini sağladıklarından bahsederek, “Büyük sıkıntı yaşadığımız bir başka alan, yargı sistemiydi. Özellikle iş mahkemelerindeki davalarda, işveren yüzde 99 haksız çıkıyordu. Bunu değiştirmek üzere, zorunlu arabuluculuk sisteminin uygulamaya alınmasını sağladık. Aylar, hatta yıllar süren davalar, artık günler-haftalar içinde çözülüyor” dedi.

'HÜKÜMETİMİZLE BİRLİKTE YAPTIK'

TOBB başkanı şöyle konuştu: 

“Kültürümüzde güzel bir söz var: Zorlaştırmayın, kolaylaştırın. Biz de iş ve yatırım ortamı önündeki engelleri tespit edip, hükümetimizle birlikte kaldırdık. En çok şikayet ettiğimiz konu olan, istihdam maliyetlerinin düşürülmesini sağladık. İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, KOBİ’lerimize büyük yükler getiriyordu, bunları kaldırttık. Sanayicinin üzerindeki emlak vergisi yükünün azaltılmasını sağladık. Konutta, beyaz eşyada, mobilyadaki vergiler, bizim önerimizle indirildi. Turizm sektöründe uçak ve kurvaziyer destekleri, bizim talebimizle getirildi. Hep şikayet ettiğimiz damga vergisinin kapsamını daralttık. Yıllardır hep talep ederdik. Vergisini düzenli ödeyen mükellef için, yüzde 5 vergi indirimi de nihayet geldi. Biriken KDV alacaklarımız konusunda da talebimiz üzerine bir çalışma başlatıldı. Bunun da sonuçlanmasını bekliyoruz. Özellikle iş mahkemelerindeki davalarda, işveren yüzde 99 haksız çıkıyordu. Bunu değiştirmek üzere, zorunlu arabuluculuk sisteminin uygulamaya alınmasını sağladık. Bu vesileyle, bizlere her zaman destek olan sayın cumhurbaşkanımıza, başbakanımıza, bakanlarımıza ve Meclis’imize, bizimle birlikte çalışan, emek veren bürokratlarımıza, camiamız adına teşekkür ediyorum.”

ARABULUCULUK DAYATMASI NEDİR? 

2018 başında işçilerin doğrudan iş mahkemesine gitmesinin önüne engel konulmuş, "arabuluculuk" müessesi dayatılmıştı. 

Bir işçinin hakkını araması için patrona dava açmasının şartı olarak "arabuluculuk" kurumu uygulanmaya başlanmıştı. İşçi-patron uyuşmazlıklarında, işçinin dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu kılınmıştı.

İşçilerin kıdem, ihbar gibi tazminat ve fazla mesai, yıllık izin gibi ücret; işveren de alacak ve tazminat kalemleri için dava açmadan önce arabulucuya başvurmaları zorunluluğu getirilmişti. 

AKP'NİN İŞÇİ SINIFINA SALDIRISI: ARABULUCULUK 

AKP, arabuluculuk dayatmasının işçi düşmanı yanını gizledi, bu düzenlemeyi işçi çıkarına gibi sundu. İddiaya göre mahkemelerin iş yükü azalacak; hak arama maliyeti düşecek; hızlı sonuç alınabilecek; sorunlar uzlaşılarak çözümleneceği için, iş barışı bozulmayacaktır. 

Oysa gerçekler, bu söylenenlerden çok farklı:

  • İşçiler, mahkemelerin iş yükünün azaltılması adına, yargı dışı çözümlere yönlendirilmektedir. Yasalar ve mahkemeler önemsizleştirilmekte, içtihat kaynağı kurutulmakta, çalışma yaşamı kuralsızlaştırılmaktadır.
  • Zorunlu arabuluculuk, işçinin patronuyla pazarlık etmeye zorlanması demektir. Pazarlık, hak arama yöntemi değildir. Çünkü orada yasalardan çok, güçler konuşulur. Taraflar eşit güçte değilse, kaybedecek olan, baştan bellidir.
  • Bu çalışmada, İş Mahkemeleri Yasasının işçi düşmanı yüzü sergilenmeye çalışılmaktadır.
  • Uyuşmazlıkların çözümünde yargı dışı yöntemlerin dayatılması, ne gerekçeyle olursa olsun, kuralsızlığın dayatılmasından başka bir anlam taşımaz.
  • Bu yasayla patronlara açıkça şu söylenmektedir: “Yasalara, kurallara, işçi haklarına boş ver...Dilediğin gibi davran…Sorun çıkarsa arabulucuda pazarlık yapar çözersin…İşçileri razı edecek her türlü ikna ortamını sağladım.”
  • İşçi sınıfının tarihsel mücadelesinin kazanımları olan hakları geçersizleştirmeye çalışıyorlar.