Sayfa yolu
Akademi dünyası ikinci Sigmund Theodor Ranshoffer vakasıyla çalkalanıyor
Yayın Tarihi: 28.02.2013 , 19:40 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:51
Bir yılda Dr. Oskar Kayasan, Prof. Oskar Kayasan olurken, hikayenin geri kalanı en az bu hız kadar ilgi çekici oldu… Hikâyeden doktoradan atılmış bir isim çıkarken, AKP’li Bakanların katıldığı toplantılarda sunum yapan ismin ne işle meşgul olduğuna dair kimsenin en ufak bir bilgisi yok.
İşte Radikal’den Ezgi Başaran’ın bugünkü köşe yazısında anlattığı o ilginç hikaye:
Çok hoş bir akademik kariyer. Belli ki Bay Oskar pek yetenekli. Aksi takdirde tüm bu olanlar nasıl olacaktı? Ve bunca zaman fark edilmeyecekti? Başa dönelim.
Bildiğimiz kadarıyla Türkiye akademik arenasında görünmesi Aralık 2010 tarihine denk geliyor. Açılış konuşmasını Beşir Atalay’ın yaptığı Arap-Türk Sosyal Bilimler Kongresi’nin TOBB Etü Konferans Salonu’ndaki ikinci gününde, yani 12 Aralık 2010’da bir tebliğ veriyor. Kim? Dr. Oskar Kayasan. Tebliğin başlığı ‘Gelenek dışı ideolojik anlayışın ortaya çıkışı: Türkiye’nin Bölgesel Perspektifleri’. Kongrenin kitapçığından Dr. Kayasan’ın uzmanlık alanını tam olarak anlayamıyoruz ama sunumuna göre dış politika bilir bir hali olduğunu tahmin ediyoruz. Peki.
Aradan zaman geçiyor. Yaklaşık bir yıl. Dr. Oskar Kayasan, oluyor Prof. Oskar Kayasan. Ve 10 Ekim 2011’de 3. Uluslararası İktisatçılar Zirvesi’ne katılıyor. Demek ki dış politika değil ekonomi uzmanı. Belki de her şeyi biliyor. Yahut da hiçbir şey bilmiyor. Ama zirveyi düzenleyen İstanbul İktisatçılar Derneği’nin (İKDER) ve basının kendisine atfettiği önem hiç de azımsanacak gibi değil. Zirvenin kitapçığına göre Prof. Kayasan, Londra Üniversitesi Avrupa Araştırma Merkezi Direktörü. Basın da sunulan tüm tebliğler arasından en çok Kayasan’ınkine kıymet veriyor. Gazetelerde şöyle yer alıyor kendisi: “Londra Üniversitesi Avrupa Araştırmaları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Oskar Kayasan, teknolojinin beklenildiği şekilde ilerlemediğini belirterek önümüzdeki dönemde ekonomiyi nüfus yoğunluğu olan ülkelerin şekillendireceğini söyledi. Farklı ülkelerden çok sayıda akademisyenin katılımıyla İstanbul’da düzenlenen zirvenin önemli konukları arasında yer alan Prof. Dr. Oskar Kayasan, küresel ekonomiyi etkileyen faktörlerden bahsederek ‘Dünya ekonomisine baktığınızda güç potansiyelleri değişiyor. Nüfus bence bakmamız gereken önemli konulardan biri’ diye konuştu.”* * *
“Büyük ekonomik güç olmak istiyorsanız üremek şart” şeklinde özetlenebilecek zihin açıcı ve özgün (gerçi bu bakış açısını daha önce birilerinden işitmiştik ama neyse, yine de özgün!) fikirler sunmuş Kayasan. Başka ne tür yayınları var bu akademisyenin diye araştırmaya koyuldum. Neredeyse herkesin bir makale-tez-araştırma yükleyebildiği academia.edu sitesine iki makalesiyle kaydolmuş. Biri global kredi krizi, diğeri de devletlerin girişimci ağlarına etkisiyle ilgili. Yani öyle sanıyorsunuz. Ve fakat birer paragraf girişin ötesinde ortada ne makale var ne bir şey. Profilinde yine Londra Üniversitesi Avrupa Araştırmaları Merkezi’ne bağlı olduğunu yazıyor. Kişisel biyografi ve iletişim bilgilerini paylaşabildiğiniz Linked In ve Zoom Info gibi ağlara kaydını yaptırmış sağ olsun. E tabii, bir online varlık göstermek gerekiyor. Yalnız... Bir tanesinde Londra Üniversitesi Birkbeck College’ın İşletme Bölümü’nde görünüyor. Diğerinde Brunel Üniversitesi’nde. Allahallah, ne üretken ne çalışkan Bay Kayasan. İngiltere’deki her akademik kurumda bezi var demek ki. Yahut da hiçbirinde yok! Anlamanın tek yolu, bu kurumlarla iletişime geçmekti. Önce Brunel Üniversitesi’ne sordum. Kurumsal bilgi merkezinden Mary Liddell “Bizde o isimde biri çalışmıyor” dedi. Sonra... Londra Üniversitesi’ne şu soruyu sorarak başladım: Sizin bünyenizde Avrupa Araştırmaları Merkezi diye bir birim var mı? Cevap: Hayır. Sadece Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Departmanımızın altında Avrupa Siyaseti bulunuyor. Söylediğiniz gibi bir merkezimiz yok.
Aaa! Dedim, o zaman, sizde Prof. Oskar Kayasan da mı yok? Cevap: “Akademik personellerimiz genel veritabanında ismine rastlayamadım ama biz büyük bir üniversiteyiz. Sorunuzu tüm fakültelerimize ilettim, cevap gelecektir.” İki gün sonra Birckbeck College’dan Linda Trenbeth cevap verdi: “Bizimle çalışan bir Oskar Kayasan bulunmamaktadır. Bir zamanlar fakültemizde doktora öğrencisi olarak bulunmuş, fakat atılmıştır.” Anaaa! İşe bakar mısınız!
* * *
Yetenekli Bay Oskar’ı Türkiye’ye büyük akademisyen olarak çağıran İKDER Başkanı Prof. Süleyman Özdemir’e ulaşmaya çalıştım. Kendisi Oskar Kayasan ile ilgili görüş bildirmeyeceğini kurumun sekreteri aracılığıyla iletti. Sonra Arap-Türk Kongresi’ni düzenleyen Stratejik Düşünce Enstitüsü Başkanı Prof. Yasin Aktay’ı aradım: “Siz nereden buldunuz da çağırdınız Oskar Kayasan’ı?” Şöyle yanıtladı Aktay: “Biz çağırmadık, birçok akademisyen gibi kendisi bize bir tebliğ ile başvurmuş. Her tebliğ sunumuna kefil değiliz tabii.” Kendisine Kayasan’la ilgili edindiğim bilgileri aktarınca “Allahallah, çok ilginç” dedi. Doğrusu ben de ilginç buldum. Bu belki akademik bir Sülün Osman vakasıdır. Öyle ise, beyefendi iyi eğlenmiş der geçeriz. Ama eğer, çeşitli fikirlerin yaygınlaştırılması için akademisyenler türetiliyorsa bu tehlikelidir. Oskar Kayasan hikâyesi, kongrelerin, toplantıların, düşünce kuruluşlarının ve araştırmaların yetkinliğini test etmemiz gerektiğini hatırlatmış olsun bize.
NOT: Oskar Kayasan’a da ulaştım elbette. Aramızda acıklı bir konuşma geçti. Kendisi, yıllar içinde isminin çeşitli şekillerde değiştiğini, dolayısıyla diplomalarının da değiştiğini, benim her şeyi yanlış anladığımı söyledi. Şu anda nerede çalışıyorsunuz dedim, Uzakdoğu diye cevap verdi. Aradığım numara İngiltere’ye aitti.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.