Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Vedat Özdemiroğlu

Paşa gönül kriterleri

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:05 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:05

PAŞA GÖNÜL KRİTERLERİ
Aynur Öztürk, Cenk Bayer, Çağdaş Erçelik ve Kaan Küley’in yapıtlarından oluşan “Kamayor Kafası” adlı karma heykel sergisi, 13 Aralık-28 Aralık 2013 tarihleri arasında Çukurcuma Galeri Artist’te. İlk gün, akşamüstü açılış olur, ben de orada olurum. Aynur ve Çağdaş, Kamayor Kabare’den mesai arkadaşlarım Cenk ve Kaan da can dostlarım.
Sanatçılık ve işçiliklerini de gelin, siz görün...

İKİ RESİM ARASINDAKİ YEDİ FARK

OKUL - DERSHANE
1. Devlet okulu var...
Devlet dershanesi yok...

2. Okul haftaiçi yaşanır biter...
Dershane haftasonundan yer...

3. Okul, diploma...
Dershane, makbuz...

4. Okul öğretmen bey...
Dershane hoca efendi...

5. Okul hoca hanım...
Dershane hanım hoca...

6. Okul bazan yatılı olur...
Dershane mesai saatiyle kapanır...

7. Okul, Süper Lig...
Dershane, Ziraat Kupası...

Karşılaştırmalı edebiyat
“Kadınlar anlaşılmak değil, sevilmek isterler.”
Bernard Shaw
“Anlamazdın anlamazdın.”
Ayla Dikmen

Yeni başlayanlar için Reşat Enis
Tam anlamıyla bir 20. yüzyıl romancısı Reşat Enis. Tamamında işçinin, işsizin, mazlumun yanında olduğu 12 kitap sığdırmış 1909 ile 1984 arasında geçen ömrüne. Bunlardan “Afrodit Buhurdanında Bir Kadın” için Nazım Hikmet’in yazdıkları Reşat Enis’i özetliyor esasen: “Türk edebiyatının temel taşı.”
Aydan Gündüz, yıllar süren mesaisinin sonunda, mükemmel Reşat Enis incelemesini kitaplaştırdı. “Tozlu Raflardaki Gölge - Reşat Enis” adıyla çıkan kitapta Gündüz, büyük yazarı şöyle tanıtıyor: “Kitaplarında toplumsal acıları neden ve sonuçlarıyla başarılı bir şekilde resmederken yaşadıklarından fazlasıyla etkilenen, kendi sıkıntılarından çok içine girdiği dünyaların dertleriyle ilgili duygusal, duyarlı ve bütünüyle yalnız bir adamdır Reşat Enis.”
Bu özgün sanatçının dünyasına, adeta “tarihin gazeteciliğini” yapmış bir aydının külliyatına girmek için ne güzel bir fırsat Aydan Gündüz’ün kitabı. Yine yukarıda adı geçen romanından bir alıntıyla bitirelim Reşat Enis yazısını:
“Yeni bir insan nevi yetiştirmek lazımdı. Kara elmasa kazma sallayacak insan, maden kuyusunda doğmalı... O, gözlerini karanlığa açmalı... Ona, göklerin güzelliğini, engin denizlerin maviliğini, tabiatın renklerini, günışığını ve güneşi göstermemeli...
Ömrünü solucanlar gibi maden kuyularına vakfediş, bu yeni nevi insan için elbet daha az ıstıraplı olacaktır.
Ve nihayet birkaç batın sonra, bu toprak altı insanları da, -güneşin nüfuz edemediği okyanusların derinliklerinde yaşayan mahluklar gibi- gözsüz doğacaklardır. Belki, gene tıpkı onlar gibi, göz çukurlarında, kilitli emniyet lambalarına ihtiyaç bırakmayacak bir nevi projektör ışıldayacaktır.”

birinci eski
gözlük takanlara profesör diyen
bir halk gördüm ben
film boyunca ağlayıp
on dakka ara’da gülen
rakının fikriyle sarhoş
kendi tarihini başkasından öğrenen

içinde hiç ev ödevi yapılmayan
evler gördüm ben
yatağın altında
kırpık magazin mecmuaları
ve çocuklar için mavi ciltli kitaplar
milliyet yayınları

kocaman konakta
bir küçük hanım gördüm ben
incinince yatağa atlayıp ağlardı
takma kirpikleri siyah
öpüşürken bir bacağı havaya kalkardı
güzel olduğu kadar küstah

evcilik oynamaya meraklı
kız çocukları gördüm ben
geceleri avluda unuturlardı
naylon bebeklerini
kopuk kollarına hasret zavallı oyuncaklar
yıldızlara dikerlerdi gözlerini

YORUMSUZ
“Muhabbet esnasında merak edilen mevzular hemen Google’a sorulmasın. Muhabbet harlansın, sönsün sonra Google!”
Onur Çağlar

Vedat Özdemiroğlu 'ın Son Yazıları