Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Orhan Aydın

Orhan Aydın

Yeniden…

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:04 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:04

Bugün 29 Ekim.
Ülkemin dört bir yanında insanlık meydanlara çıkacak.
Memleketin başındaki gericilik belasına karşı ‘Cumhuriyet’ diye haykıracaklar!
İtirazım yok, bu ülkenin kuruluş felsefesini savunan insanların elbette Cumhuriyet’i kutlama hakları vardır ve var olacaktır.
Sorun şu ki ortada kutlanacak bir ‘Cumhuriyet’ kalmamıştır.
11 yıllık AKP dönemi, bu ülke gericiliğinin elli yıldır hazırlandığı ‘ele geçirme operasyonunu’ başarıyla gerçekleştirmiş, ülke kurum ve kuruluşlarıyla işgal edilmiştir.
Meydanlara çıkıp itirazlarını dile getirenler bu gerçeği bilmiyor olamazlar!
Bugün tarlalardan ovalara, dağlardan nehirlere-derelere-ormanlara, okullardan hastanelere, fabrikalardan madenlere, yollardan caddelere, meydanlardan sokaklara, insanlığın ortak mirası kültürel kalıtlara kadar hepsi tek tek satılmış, tüm kamu malları adeta talan edilmiştir.
Hukuk ve adalet gerici faşist kuşatma altındadır.
İnsan hayatlarına birebir müdahaleler gerçekleştirilmiş, toplumsal yaşam dini esaslar doğrultusunda düzenlenmiş, eğitim sistemi gericileştirilmiş, iş yaşamları taşeron denen canavarlara verilmiş, sanat alanlarının tamamının önü kesilmiş, medya alanları iç edilmiş bir ülkeyiz.
11 yıllık dönemin yıkıcıları değişik inançlara tahammül göstermemiş, farklılıkların yaşam alanlarını yok etmiş, kendisi gibi düşünmeyenleri ‘hain-düşman’ ilan etmiş, bu uğurda insanlarımızın güpegündüz katledilmesini gerçekleştirmiş, ülkeyi ekonomik anlamda da iflasın eşiğine getirmiştir.
Gericilik, adeta Cumhuriyet’ten intikam almıştır.
Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerini simgeleyen altı okun altısı da yok edilmiştir.
Cumhuriyetçilik: İslam faşizmine,
Halkçılık: Ümmetçiliğe,
Milliyetçilik: Irkçılığa,
Laiklik: Dinci gericiliğe,
Devletçilik: Taşeronluğa dönüştürülmüş ve Devrimcilik ise ayaklar altına alınmıştır.
Bunların tersini iddia edip ‘hayır biz bu değerleri yaşatıyoruz’ diye ortaya çıkmak elbette onurlu bir davranıştır ama gerçeği örtecek gücü yoktur.
Sonuç elbette can acıtıcıdır.
Ancak bu saptama buradan bir çıkışın olmadığı anlamını içermez.
Bu ülke halkı daha iyisini yapabilir.
21. yüzyılın emperyalist saldırı ve kuşatmalarını kıran, kapılarını sömürücülere kapatan, içerdeki gericiliği ve ırkçılığı süpürerek insanlarının özgürce yaşadığı bir Cumhuriyet’i yeniden kurabilirler.
Emeğin özgür olduğu, kimsenin ötekileştirilmediği, pazarlanmış-peşkeş çekilmiş ortak değerlerinin geri alındığı, fabrikaları çalışan, toprakları işlenen, dereleri-nehirleri özgür akan, okulları bilimin yuvası, sanat alanları özgür, iş yaşamı-sağlığı-eğitimi-ulaşımı-barınması yurttaşlık hakkı olan yeni bir Cumhuriyet.
Hayır, zor değil.
‘Yalan söylemenin bile suç sayılacağı’ yeni Cumhuriyet kurmak hiç zor değil.
Yeter ki, içerde ve dışarıda ülkemizi kuşatan bu gericilik vebasından kurtulmak adına saf tutalım.
Yeter ki, ‘kulluk’ boyutuna ulaşmış tapınmayı ve ‘muhafazakârlık’ adıyla servis edilen canavarlaşmayı alt edelim.
Yeter ki, başımızdaki bu kara aklı ve yandaşlığını bir daha geri gelmemek üzere tarihin çöplüğüne süpürelim.
İşte o zaman bağımsız eşit özgür sosyalist bir Cumhuriyet’in bayrağı, emeğin ve barışın, kardeşliğin ve dayanışmanın bayrağı olarak yükselecektir.
Bu kavga kutlu olsun.

[email protected]

Orhan Aydın 'ın Son Yazıları