Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Orhan Aydın

Orhan Aydın

Bölücü…

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:27 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:27

Uyandım sabah ile.

Gri bir gökyüzü çökmüş kentin üstüne.

Uzaktan siren sesleri doluyor kulaklarıma, martılar çığlık çığlığa, kumrularda bir telaş bir telaş sormayın.

Televizyonda ölüm haberleri-deprem-enkaz-çadırlar- 'Vali İstifa' diyen depremzedeye biber gazı-cop-soğuktan ölen çocuk canımı acıtıyor, kapatıyorum.

Benim okuduğum gazetelerde de bir sorun var!

Hangisine bakarsan bak için kararıyor.

“Hükümet enkazın altında kalmıştır”, “Ülke hak ihlalleri cehennemi oldu.”

Bu başlığın altında sıralananlar gerçekten can sıkıcı olmaktan da öte.

Referandumla değiştirilen Anayasa maddeleri sayesinde ele geçirilen kurumlar, AKP'nin emrinde ülkeyi toza-dumana katıyorlar.

Anlaşıldığı üzere, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile Adalet Bakanlığı görevlerini çok iyi yapıyorlar!

Adil yargılama ve yargılanma bitti.

N.Ç olayında bile göz göre göre, tecavüzcü yandaşlar kayırıldılar.

KCK ve Ergenekon denen davalar ve de türevleri için, artık söylenecek söz bile tükeniyor.

Yetkileri, 12 Mart ve 12 Eylül Sıkıyönetim Mahkemeleri'nin yetkileriyle örtüşen Özel Yetkili Mahkemeler 'in dediği dedik.

Hiçbir suçu olmadıkları neredeyse tüm dünya tarafından bile algılanan gazeteciler-yazarlar-bilim insanları, düzmece tanıklarla-belgelerle oluşturulan dosyalar gereği, içerde tutuluyorlar.

Sosyalist yayın organlarının imtiyaz sahipleri-yazarları-muhabirleri-okurları 'düşman' ilan edilerek içeri atıldılar.

Halkın oylarıyla seçilmiş olanlar bile cezaevlerinde tutuluyorlar.

Hak arama yollarının tamamı tıkanmış durumda.

Kanun Hükmünde Kararname ile yeni yargı ve hukuk skandallarının önü açılıyor.

Eğer 'dur' diyenler ortaya çıkmazlarsa, kamu adına açılıp kazanılan birçok 'yürütmeyi durdurma' kararı düşmüş olacak.

Kentsel üleşme, HES ve nükleer santraller bu kapsamın içinde.

Koruma Kurulları ya yok ediliyor ya değiştiriliyor.

Sivil toplum örgütlülüğünün temeline dinamit konuluyor.

Başta TMMOB ve TTB olmak üzere tüm meslek odaları hükümete bağlı birer müdürlük yapılmak isteniyor.

Sendikal haklar budandı-budanıyor.

Ülke olarak yoksulluk-yolsuzluk sarmalındayız.

Hak arayan işçiler emekçiler yargı önünde çaresiz.

Hızlıca kapatıyorum gazeteleri, kendimi sokaklara vuruyorum.

İşlerine koşturan asık suratlı insanlar görüyorum. Kalabalıklar geçiyor kaldırımlardan.

Gri gökyüzü bir de yağmur üstüme saldırıyorlar.

Islıkla bir şarkı tutturmaya çabalıyorum, olmuyor beceremiyorum.

Van'da soğuktan ölen çocuğun gözlerinde kayboluyor yüreğim.

Ağız dolusu küfür savurmak istiyorum, zor tutuyorum kendimi, adımlarım hızlanıyor.

Can babanın sözleri düşüyor aklıma “Memleket bölünsün istiyorum. Alın teriyle emekleriyle geçinenler bir tarafa, namussuzlar hırsızlar, vatan satıcıları bir tarafa”

Derin bir nefes alıp rahatlıyorum.

[email protected]

Orhan Aydın 'ın Son Yazıları