Odysseas Roussos
Neo-faşizme karşı mücadele üzerine
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:46 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:46
Odysseas Roussos'un "Neo-faşizme karşı mücadele üzerine" başlıklı yazısı 22 Aralık 2012 Cumartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
265 Yunan öğrenci gelişmeler karşısında ortaya politik bir tepki koydular. Yazdıkları mektupta “Altın Şafak” partisinin Yunanistan’daki göçmenlere karşı saldırılarını ve ırkçı tutumunu kınadılar. Munich, Stuttgart, Frankfurt, Dusseldorf, Cologne, Leverkusen, Bochum, Essen ve Gutersloh’taki okullardan öğrencilerin birkaç gün önce “Rizospastis” de (KKE’nin günlük yayın organı) yayınlanan mektuplarının içeriği şöyle:
“Biz Almanya’daki Yunan öğrencileriz. Birçoğumuz burada doğduk. Ailelerimiz son on yılda sıkıntılar sebebiyle, şimdi ise kriz sebebiyle göç etmek zorunda kaldı. Bu mektup yoluyla, “Altın Şafak” Nazilerinin Yunanistan’daki göçmenlere, işçilere ve öğrenci dostlarımıza yaptığı saldırılara karşı öfkemizi ifade etmek ve bu yapılanları kınamak istiyoruz.
Biz Almanya’daki göçmen çocukları, ırkçı şiddetin, Nazizmin ne anlama geldiğini tecrübelerimizden biliyoruz. Biz ve ailelerimiz, Almanya’da yaşayan göçmen emekçilere saldıran “Altın Şafak”a benzeyen Alman Nazi örgütlerinin eylemlerine bir çok kez tanık olduk. Irkçı saldırılar yasal veya kaçak göçmenler arasında ayrım gözetmiyor, tek bir hedefleri var problemlerinin arkasındaki gerçek sorunları fark etmesinler diye insanların, işçilerin ve gençliğin arasındaki bağı koparmak.
Bilmenizi istiyoruz ki Yunanistan’daki Nazi “ Altın Şafak”ın her göçmen avına çıkışı ve mücadele eden öğrencilere darbe indirişi, Almanya’daki benzer faşist örgütlerin de bize ve ailelerimize aynı şekilde hatta daha şiddetli saldırmaları için bahane oluşturuyor.
Biz anne – babalarımızın, ihtiyaçlarımızı karşılamak için Almanya’nın fabrikalarında ve büyük şirketlerinde sömürülmelerine tanık oluyoruz, gece yarılarına kadar restoranlarda ve küçük işletmelerde ter döküyorlar. Biz öğrenciler anne – babalarımıza her fırsatta yardım etmek için çalışıyoruz. Farklı ülkelerden, dinlerden ve renklerden diğer öğrenci kardeşlerimizin, ailelerimizin her gün çektiği eziyetlerden sorumlu olmadıklarını biliyoruz.
Faşist “Altın Şafak” ve Almanya’daki kardeş Nazi örgütlerinin yalanlarının ve haydutluklarının tek bir hedefi var: Yunan ve Alman işçilerini yoksullaştıran sermaye politikalarının ve hükümetlerinin dokunulmazlığı sürsün ve her gün hissettiğimiz haklı öfkemizle onlara karşı harekete geçmeyelim diye gözümüzü korkutmak.
Hitler taraftarı “Altın Şafak”ın ve onların Almanya’daki yandaşlarının eylemlerini tanımıyor ve kınıyoruz. Almanya’da ve Yunanistan’da kendi mücadelemizi yükseltiyoruz. Bu bizim onlara cevabımızdır.”
Neo-Nazilere karşı bu tepki ilk değil. İşçilerin, “Altın Şafak” a karşı mücadele ederken onların patronların işbirlikçisi olarak kirli rollerini meydana çıkardığını gösteren birçok örnek var. Halkın hareketliliği çoktan faşizmin varlığına, eylemliliğine ve zehrine karşı güçlü bir ses yükseltmiş durumda.
Sosyal-demokrat hükümet partisi PASOK, demokratik ve muhalif “sol” hükümet partisi SYRIZA gibi düzen güçlerinin, çeşitli STK’lar aracılığıyla “anti-faşist” bir cephe talebiyle düzenlenen gösterilerdeki propagandaları faşizme karşı gerçek tepkileri içermiyor. Onlar kendi “suç”larını ve hatta neo-faşizmin güçlenmesine destek olanlar da dahil birçoğunun “suç”larını aklayacak bir cephe talep ediyorlar. Bu cephe, burjuva partilerinin ve burjuva devlet mekanizmasının tekellerin ve kapitalistlerin “demokrasisi”ni “aşırı akımlara” (faşizm ve komünizmi eşit göstermek), “nereden gelirse gelsin” diyerek şiddete karşı (işçi grevleri ve gösterileriyle Nazilerin ve neo-faşistlerin saldırılarını ve haydutluklarını eşit göstermek) koruma kaygısıyla bulundukları bir girişimdir.
Altın Şafak, işçi sınıfı ve halk hareketinin kendisiyle, tabanıyla ve örgütleriyle yüzleşmelidir ve yüzleşmektedir, bunların dışındakilerle değil.