​Trump, Taliban, Afganistan, arif olan anlar

11/09/2019 Çarşamba
​Trump, Taliban, Afganistan, arif olan anlar

Trump, ABD yönetiminin Taliban ve Afgan hükümeti ile yürüttüğü, genel çerçevesi Mart ayında belirlenen, Afganistan’da ABD askeri sayısının azaltılmasını öngören müzakereyi sonuçlandırmak yerine, son dakikada, imzalamaktan vazgeçtiğini tweet üzerinden ilan etti.

Bazılarına göre bu bir diplomatik manevra; böylece ABD yönetimi Taliban’ın isteklerine karşı yeni bir pazarlık eşiği oluşturacak… Başkaları ABD yönetimi içinde bulunan gerginliklere dikkat çekti. Ulusal güvenlik danışmanı Bolton ile dışişleri bakanı Pompeo arasındaki gerginlik yüzünden Trump’ın “barış ve istikrar” anlaşmasını imzalamaktan vazgeçtiğini ileri sürenler oldu.

İkisi de yadsınacak faktörler olmayabilir; ancak ikna edici değiller.

Dünyanın en önemli emperyalist gücünün başkanı Trump, Afganistan’da  asker sayısının azaltılacağını duyuruyor, bu doğrultuda Taliban ve Afgan hükümeti ile müzakere yürütülüyor, Mart ayında anlaşma metni ortaya çıkıyor, Camp David’de Taliban ve Afgan hükümeti temsilcileri ile bir araya gelerek anlaşma imzalanacak iken Trump vazgeçiyor.

Bunu Trump’ın beceriksizliğine veya fevri davranışına bağlamak yeterli bir açıklama olmaz.

Taliban’a verilen tavizi azaltmak için bir manevra olduğunu söylemek de ikna edici değil, çünkü az ya da çok Taliban’a verilen her taviz onu resmi olarak tanıma anlamına gelir. ABD tarihinde böyle şeyler yok değil. Kendi yarattığı teröristleri, örneğin El Kaide’yi, komünizme karşı kullandığı sürece “özgürlük savaşçıları”, aynı aygıt kendine karşı cürüm işlediğinde terörist ilan ettiği bilinmektedir. Taliban’ın bir dönem terörist, son günlerde yarı resmi önemli bir muhatap olarak muamele gördüğü bilinmektedir.

Bugün ABD yönetimi Taliban’a resmi bir aktör muamelesi yapıyor. Fakat bunlar yeni değil. Emperyalizm kişileri, örgütleri, yönetimleri, devletleri, kısacası elini veren herkesi, her şeyi tepe tepe kullanır, işi bitince bir kenara iter. Türkiye tarihinde, maalesef, böyle mezarlıklar mevcut. Komünizmle mücadele derneklerinde yer alanlardan tutun, Avrupa solu fikrine yatkın olanlara kadar farklı siyasal yelpazede yer alan çok sayıda kişi ve örgütün kullanıldığı bilinmektedir.

Taliban’ın kullanılmış olması bir istisna olmadığı gibi, onu meşrulaştırmaz da. Bu tür örgütlerin kullanılmış olması ABD’nin politikalarını meşrulaştırmaz. Emperyalizmin ne kadar kirli işlere bulaştığını gösterir. 

Trump’ın Taliban ve Afgan hükümeti temsilcileri ile yürüttüğü müzakereler bir barış ve istikrar projesi değildir. Esas olan nokta bunu anlamaktır.

Tarafların istekleri uzlaşmaz çelişkilerle dolu değildir. ABD yönetimi Afganistan’da bulunan askerlerini kademeli olarak azaltmak istiyor ve bunu gerçekleştirirken Taliban’ın saldırılarına maruz kalmamak için Taliban’dan garanti vermesini bekliyor. 

Taliban’ın isteği ise ABD’nin Taliban’ı resmi olarak tanıması ve bunu dünyaya ilan etmesi. Afganistan hükümeti bu durumdan mutlu değil, çünkü Taliban’ın resmi aktör muamelesi görmesi Afgan hükümetinin kıymeti harbiyesini azaltır. Afgan hükümeti, ABD’nin Taliban ile ilişkisini kendisi üzerinden yürütmesini istiyor. Fakat Afgan hükümeti ABD’ye bağımlı, ona doğrudan karşı çıkamıyor, daha önemlisi Taliban’ın saldırılarını önleyecek güce sahip değil.

Trump Taliban üzerinde etkili olabilecek güçlere ihtiyaç duyuyor. İlk akla gelenler Pakistan ve İran. Anlaşma ötelenmişken Trump konuyu ikisi ile de görüşürse şaşırtıcı olmaz.

Görüldüğü üzere yapılan müzakere, esas itibarı ile, barış ve istikrarla ilişkili değil. 2020 yılında seçim olacak, Trump seçim sürecinde Afganistan’dan tabutların gelmesini istemiyor, bu nedenle Taliban ve Afgan hükümeti temsilcileri ile müzakere yapıyor. Taliban ise sorun çıkarabilme yeteneğinin yüksek olduğunu göstermek için, geçen hafta, anlaşma imzalanmadan önce, biri ABD askeri toplam 11 kişinin öldüğü bir saldırı gerçekleştirerek pazarlık gücünün yüksek olduğu mesajını verdi. Trump buna karşı anlaşmayı imzalamayacağını duyurdu. Öte yandan müzakere süreci tamamen iptal edilmedi. Bir süre sonra müzakereye kaldıkları yerden devam ederlerse ve İran ile Pakistan bu denkleme dahil edilirse şaşırtıcı olmaz.

Emperyalizm kullanır ve yeniden kullanır, işi bitince bir kenara iter. Emperyalizme elini veren kolunu kurtaramaz. Arif olan anlasın…