Bilmediklerimiz

14/04/2016 Perşembe
Bilmediklerimiz

Uluslararası politikada bildiklerimiz kadar bilmediklerimiz de önemlidir. 

Son zamanlarda kafamı kurcalayan, net bir cevap bulamadığım konulardan bir tanesi İncirlik üssünde ne olduğuna ilişkindir.

İktidar İncirlik üssünü ABD, Almanya, Fransa, Suudi Arabistan ve diğer bazı devletlerin kullanımına açtığını biliyoruz. Bunun karşılığında ne aldığı ise meçhul. 

Hiçbir şey almadan vermiş olabilir mi? Hiç sanmam. En azından zevahiri kurtarmak için bunu yapmaz. 

Kandil’i bombalamak için izin aldığına dair iddialar basında yer aldı.

Suriye konusunda basına yansımayan bir şey almış olabilir mi? Veriler tersini söylüyor, ABD yönetimi AKP yönetimine Suriye’de çok sınırlı bir alan tanıdı, hatta bunun ötesine geçmesine izin vermeyeceğinin altını çizdi. Bu aşamada ABD yönetimi AKP yönetimine Suriye’de yeniden büyük bir alan açar mı? İhtimal dışında değil, fakat olası gözükmüyor, çünkü AKP yönetimi çok hırslı olduğunu kanıtladı. Emperyalizm kendisinden hırslı olanı zayıflatır. Asimetrik güçler arasında cilveleşmenin sonu enkaz hale gelmekle sonuçlanır.

Halka karşı sorumluluğunu yerine getiren bir iktidar olsa İncirlik’te ne olduğunu, ABD ile hangi konularda pazarlık yaptığını açıktan söyler ve halkı tehlikeye atabilecek herhangi bir şeye mahal verecek bir girişime izin vermez. Bırakın halkı, TBMM’ye dahi yeterli bilgi vermediğini muhalefet partilerinin serzenişlerinden biliyoruz.

Bu durumda İncirlik’te ne olduğu veya olmadığına dair varsayımları, ABD ile olası pazarlık konularının neler olup olamayacağını verili bilgiler ve yapılan tartışmalardan yola çıkarak anlamaya ve sorgulamaya çalışalım.

Niçin?

Bir aydın başka türlü davranabilir mi?

Davranırsa; halkın çıkarlarını değil; iktidarın çıkarlarını savunan, onu meşrulaştıran, yaygınlaştıran organik elit kategorisine girmekten başka ne olabilir ki? Bazıları kendilerine çeki düzen vermeye çalışsa da günümüzde bunlardan mebzul miktarda var. Yenileri de mantar biter gibi…

Biz normal, sıradan, sorumlu bir aydın tavrı ile şu soruyu açıkça sormak istiyoruz. İncirlik üssünde halkın yaşamını doğrudan veya dolaylı olarak risk altına sokabilecek silahlar mevcut mu?

İktidar ABD ile bu konuda bir pazarlık yaptı mı? İncirlik üssünde herhangi bir nükleer silah mevcut mu?

Nükleer silahların her türlüsü halkın güvenliğini riske sokar. Küçük, büyük, uzun veya kısa menzilli olması fark etmez. Hele bu tür silahları bulundururken yeterli füze savunma sistemi yoksa durum çok daha vahim demektir.

Son günlerde ABD, Almanya ve dahi başka Batılı devletler kendi yurttaşlarını Türkiye’nin belli bölgelerinden uzaklaşmaları doğrultusunda uyardıklarını görüyoruz. Bunun nedeni yalnızca terörizm olabilir mi? Terörizm olasılığı yeterince ikna edici gözükmüyor. 

Başka ne olabilir?

Son aylarda giderek gündeme oturan ABD-Rusya arasında süregiden nükleer silahlar rekabeti ve bu bağlamda yapılan tartışmalar ilginç olduğu kadar Türkiye bakımından önemli olduğunu söylemek mümkündür.

Yapılan tartışmalardan anlaşıldığına göre rekabetin odağında bulunan konu stratejik nükleer silahlar değil, taktik amaçlı nükleer silahlara ilişkin.  Rusya’nın stratejik nükleer silahlar alanında yaptığı yatırımların büyük çoğunluğunun eskileri güncelleme olduğu için Yeni START (Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması, 2010) anlaşmasının üst sınırlarını geçmemekte, bu bağlamda ABD için bir risk oluşturmamakta. 

Rusya’nın küçük, taktik amaçlı nükleer silah üretimi alanında yaptığı yatırımların ise ABD’li silah sanayicilerini endişelendirdiği anlaşılmaktadır. 

ABD’nin azımsanamayacak sayıda taktik amaçlı nükleer silahlarını İncirlik üssüne yerleştirdiğine dair iddia basında dile getirilmekte.

Taktik amaçlı nükleer silahların Türkiye’ye yerleştirildiği doğru mu? Doğru ise, bu ciddi ve oldukça riskli bir duruma işaret eder.

Stratejik nükleer silahlara sahip ABD ve Rusya kendilerini koruyacak savunma ve saldırı mekanizmalarına sahipler.  ABD’nin kendisine risk oluşturmayan taktik amaçlı nükleer silahları İncirlik ve/veya başka yerlere yerleştirmesi Rusya ve başkaları karşısında Türkiye’yi hedef haline getirmez mi?

ABD ile Rusya arasında Ukrayna meselesi ile Türkiye’de bulunan silahlar üzerinden bir değiş tokuş süreci yaşanabilir mi? Bunları kestirmek kolay değil. 

Burada ana sorun Türkiye’nin güvenlikten yoksun hale getirilmiş olmasıdır.

İktidar güya ABD’nin isteklerine karşı imiş gibi görünmekte, fakat onun kurduğu oyun içinde hareket etmektedir. Oyun kurucu olduğunu iddia etse de, gerçekte kurulu oyun içinde rol üstlenmekten öteye geçememektedir.

İktidar muktedirliğini sürdürebilir kılmak için her şeyi göze alacağını göstermiştir. Aydınları aşağılayan bir tutum içinde bulunması, eleştiren herkese karşı değişik ölçü ve nitelikte sözlü dâhil şiddet kullanıyor olması iktidarın güçlü olduğunu değil, tam aksine zayıflığının bir başka işaretidir.

İktidar ABD’nin isteklerine karşı koyamayacak kadar zayıf bir konumdadır. İktidarın ABD ile nikâh tazelemek istediğini daha önce söylemiştim. 

İktidar ABD ile taktik nükleer silahlar konusunda herhangi bir pazarlığa girdi mi? Bunun açıklığa kavuşturulması gerekir. 

Taktik nükleer silahlar yerel ve bölgesel düzlemlerde tehlikesizlik değil, tehlike yaratır.

İktidar yukarıda sorduğumuz soruyu açıklığa kavuşturmaktan kaçınacaktır, marifet muhalefetin bu konuyu aydınlatmak için sonuç alıcı girişimde bulunmasındadır.

ÖNCEKİ YAZILARI

Macron, NATO, beyin ölümü! 13/11/2019 Çarşamba
Gençler… 06/11/2019 Çarşamba
Kim kazandı? 23/10/2019 Çarşamba
Maksimalistler... 16/10/2019 Çarşamba
ABD ve Türkiye’de tuhaflıklar 09/10/2019 Çarşamba
Brexit ve emperyalistin düşkünü 25/09/2019 Çarşamba