Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mustafa Adalı

Grand-Hotel-Israel: Neremize, Neremize

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:00

KENTİN SESİ - KUŞADASI Yazıları

Sel sonrası, iktidar, dere kıyılarındaki tüm binaları yıkacağını iddia ediyor hatta Topbaş "acımasız olacağız" diyor.

Nasıl inanalım dere kıyılarını temizlemekten söz ederken, deniz kıyılarına otel dikme iznini çıkaran aynı hükümettir. Dere kenarında inşaat yaptırmam diyenler, deniz kenarında otel yapımını düpedüz teşvik etmektedir.

Dere yatağındaki gecekonducu-Cafer'e "yık", deniz yatağındaki limancı-Ofer'e ise "dik" denmektedir:

Geçen aylarda yürürlüğe giren yeni Deniz Turizmi Yönetmeliğiyle, kruvaziyer limanları ve büyük marinalara, konaklama tesisi inşa imkanı (Ofer için, Kuşadası'nın en merkezi noktasına, koskoca bir lüks otel, elbette yan tesisleriyle birlkte, kondurma hakkı) tanınıyor.

AVM-yumurtlayan-tavuk işlevindeki Kuşadası Limanı, artık otel de yumurtlamaya hazırlanıyor.

Hatırlanacağı gibi, Kıyı Kanunu'nu boşverip limana 56 kaçak işyeri inşa eden Ofer'in daimi-mümessili Kutman, tepkiler üzerine "gerekirse kanun değişir" demiş ve gerçekten de, kısa bir süre sonra istediği kanun değişikliği TBMM'den geçmişti. Ancak, (Kutman'ın kükremesini tv'den duyup telaşlanan ve taslağı 10 satır/dakikalık yıldırım hızıyla daktilo eden katip herhalde unutmuş olacak ki) bu değişiklik otel izni içermiyordu ve tam 56-mağazalı, pardon 56-mezeli enfes menüyü mideye indirmesine rağmen "garson, şu 5-yıldızlı spesiyalinizden de getir bakiim" diye tutturan Ofer, otelli bir ekstra düzenleme talep eder olmuştu. Zaten, otelsiz bir liman, Ofer'siz bir Kutman kadar tuhaf kaçıyordu...

Yönetmelik müjdesinden sonra, liman tekelinin önünde bugün artık tek engel var: İğne atsan yere düşmez bir liman sahasında, hayalet-oteli dikecek boş yer bulmanın güçlüğü... Tamam, bir Grand-Hotel-Israel, eninde sonunda bir tarafımızı öpecek, ama neremizi neremizi soru bu oluyor. (*)

Yanıtı bulmuş görünen Ofer'in ekibi ise, açık mikrofon yakaladığı her yerde, limandaki mevcut iki adet iskelenin yetersizliğinden yakınıyor ve bir üçüncü -hatta dördüncü- iskelenin inşa zorunluluğundan söz ediyor. Hatta, liman CEO'su, üçüncü iskele için finale yaklaşıldığını ve projede "yasal onay sürecine girildi"ğini bile ferman eylemiş bulunuyor. (http://www.denizhaber.com.tr/limanlar/20750/kusadasi-limani-ege-ports-tr...)

Hatırlatmaya gerek var mı kruvaziyer iskelesi, Eda Taşpınar'ın üzerinde bronzlaştığı minik iskelelerden değildir.

Üçüncü iskele, otel için beleş ve boş arsadır.

Ve üçüncü iskele, düpedüz ikinci limandır. Mevcut kaçak AVM'nin otel-bonuslu bir kopyasının, birincinin hemen yanına, denizimize, dikilmesidir Egeports-içinde-ikinci-Egeports diyebiliriz. Yeni bir beton dolgu alan, yeni bir denize-nazır-AVM ve elbette geniş bir Hotel-Deluxe-Israel arsası anlamına geliyor Ofer'in bilançosuna -arsa bedeli sıfır TL'lik- bir tatlı inşaat, kent tarihine ise, en kanlı tahribat olarak yazılacağı kesindir.

Gazeteler, Erdoğan'ın, sel bölgelerini halkın arasına karışmadan havadan izlediğini yazıyor, özel helikopterini bir iftar öncesi Kuşadası'na da yönlendirmesinde yarar var limanımızdaki mevcut beton yığınına bir üçüncü iskele ve bir lüks otel ilavesiyle oluşacak "yatırım" resmini şimdiden gözünde canlandırabilir, orucunu daha "keyifli" açabilir diye söylüyorum.

-----------------------------------------------------------------
(*) Neremi-neremi arayışının, aşağı yukarı şöyle bir kısa-öykü ortaya çıkardığını varsayabiliriz: İsrail ordusundan emekli bir katliam, pardon, istihkâm uzmanı olan, (Liman-von-Sanders'in uzak akrabası) Liman-von-Ofers, yardıma çağrılmıştır. "Kafasına ayakkabı fırlatılan aylarda, maaşı duble ödenecek" şeklindeki özel maddeyi de sözleşmesine yazdıran von-Ofers'e, "Liman Paşa, hangi taşa" tekerlemesiyle, nereye şeyedilebileceği sorulur. Paşa, kendisinden çok daha önce İsrail'den ithal edilmiş ve işin ıcığını cıcığını öğrenmiş bulunan Liman-Erkan-ı-Harp-Tekaüt-Heyeti mensuplarının tek tek fikrini alır:

1. Çarşı Kurmay Albayı: Paşam, -tapusu bizde olmamasına rağmen- şirketimizin helal mülkü sayılan Liman AVM'nde, her santimetrekare, patronumuza düzenli kira geliri (bana da dört sıfırlı prim çekleri) kazandıran dükkanlarla doludur burada değil 5 yıldızlı otel, 5 pisuarlı kenef dikecek yer bile yoktur, ki olsaydı zaten dikerdik, zira bizim memlekettekinin aksine, Türkiye'de kenef işi iyi para getirmektedir. Arzederim.

2. Değnekçi-Otoparkçı Binbaşı: Otobüs-park alanı, mevcut gemi kapasitesini dahi zor kaldırmaktadır, Paşam. (Aramızda kalsın, dükkan sayısını artırabilmek için, eski park meydanını küçülte küçülte taksi durağına benzetmiştik de!) Parka otel dikersek, otobüslere yer kalmaz, turist sürüleri otobüslere binemezse, malumunuz, hem değnekçilik gelirimize, hem de otobüslerin tur dönüşündeki alışveriş-komisyonlarımıza veda ederiz. Arzederiz. Pardon, arzederim.

3. Sınırötesi İstihbarat Yarbayı: Dördüncü kadehi içince Başbakan'la telefonda sarhoş-geyiği yapabilen Sezen AKsu'dan -beşinciyi de içirip- aracı olmasını rica etsek, bitişiğimizdeki Balıkçı Barınağı'nı cebe atabiliriz, şey yani ihaleye çıkartabiliriz, ki bu saha otel için biçilmiş kaftandır. Lakin yeni belediyeyi işkillendirmemekte fayda vardır, henüz ecnebi firmalara nasıl tavır alacaklarını bilmemekteyiz. Miami'ye pirince giderken, Telaviv'deki bulgurdan olmayalım derim. Arz ve istihbar ederim.

4. Emir Subayı: Valla ben Paşamla aynı fikirdeyim baştan arzediim. (Not: Liman Paşa, henüz fikir belirtmemiştir.)
Velhasıl, "dik aslanım" diye gaz veren çok, akıl veren ise pek yoktur Liman-Palas'a arsa bulma işi, Liman Pasha'ya kalmıştır. Emmevelakin, on parmağında on puro ve on viski bardağı taşıyabilen Liman-von-Ofers, bu havuz-problemini en kestirme yoldan halleder: Madem ki arsa kıt, öyleyse yeni arsa, yani yeni iskele icad edilecektir. Bu kentteki en "kutsal" istatistik, toplam-turist-sayısı'dır ki, çok turist için çok gemi, çok gemi için de çok gemi-bağlama-iskelesi gerektiği, milletin kafasına kakılacak, otel de yeni iskeleye çakılacaktır! Olay bitmiştir ve yurtdışı geçici görevini tamamlayan Liman Paşa, Gazze'nin işgal-bölgelerindeki rutin danışmanlık işine geri döner.

Mustafa Adalı 'ın Son Yazıları