Özkök zehirlenmesi, Ferhangi panzehirler

07/01/2018 Pazar
Özkök zehirlenmesi, Ferhangi panzehirler

Ertuğrul Özkök ve Ahmet Hakan’ın yazılarını okudum, arka arkaya, bugün. Pazar yazıları!

Kesinlikle bu konuda bir kamu spotu hazırlanmalı. Yurttaşlar uyarılmalı.

100 katlı bir gökdelenin hızlı asansörüyle 3-5 saniyede 105 kat inmiş gibi oldum. Eksi beşinci katta asansörün yanına mutlaka tuvalet konulmalı böyle binalarda.

Ahmet Hakan, milli ve ortak değerlerimizi yazmış. Kemal Sunal’ı, Münir Özkul’u, Yaşar Kemal’i, Mahzuni Şerif'i; Orhan Gencebay’la kirletmiş. Recep İvedik’i unutmuş. Onu da Ertuğrul Özkök hatırlamış. “Cem Yılmaz müthiş ama Şahan da ayrı bir kulvarda müthiş” buyurmuş.

Özkök, varsayımsal oğlu ile varsayımsalCell ile konuşan Nuh (v.) meseli ile gırgır da geçmiş. “4G ile mi konuşmuş 4.5G ile mi” diye sormuş. Özkök gerçekten adının hakkını veriyor. Ancak Ertuğrul Özkök’ün yapabileceği şeyleri sektirmeden yaparak… Çukurun diplerinde kıvranan memleketin halini gırgıra alırken bile, iletişim çağının ihtişamına göndermelerden vazgeçmiyor.

Ve yazısının bu bölümünü şöyle bitirmiş: Arkadaşlar şaka bir yana… Artık okullarımızda ders veren ulemanın durumu budur.

Şaşırtıcı değil mi? İyimser inekliğin, çok bilmiş peygamberi, alçaklığın yüksek IQ’lu, çok birikimli ordinaryüsü “güleriz ağlanacak halimize” tadında bir tur attıktan sonra “düşünün artık memleketin hali budur” diyerek bitirivermiş bu faslı.

Ve aynı köşede, “Ferhan Şensoy’a katılmoorum” diye buyuruvermiş.

Katılmadığı cümle şu:

“Münir Abi kavuğu devrederken ille de birine vermek zorunda değilsin...

Vereceksen, halkın sevdiği saydığı muhalif bir sanatçıya vereceksin dedi. Öyle bir sanatçı yok.”

Katılmamış, çünkü Özkök’e göre durum bu değil.

“Ben de diyorum ki var...” diye noktalamış değerlendirmesini.

“Benim kadar iyimser olmak için düzenli Avrupa gezilerine, Fransız şarabına ihtiyacınız yok. Siz de delik cebinizle iyimserliğin yollarını bulabilirsiniz fakirler” diyesi Özkök, anlamamış Ferhan Şensoy’u!

Bence de Ferhan Şensoy haklı. Ve söyledikleri muhalif sanatçılara bir haksızlık değil.

Çünkü öyle bir ülke yok! Öyle bir ülke yoksa, öyle bir sanatçı da yok.

Varsayımsal peygamberlerini, yok sayılmış baz istasyonlarının cep telefonları ile konuşturan televizyon kanallarına “hadi ordan” diyen bir ülkede öyle “bir değil bir çok” sanatçının olduğunu göreceğiz elbette. Ama durum o değil. Özkök, bunu da afedersiniz eşşek gibi biliyor. Ama o bir iblis. Bildiğini belli etmeden yapamayacak kadar kibirli bir bilmezden gelme üstadı.

Bence Ferhan ağabey memlekete "öyleyse böyle" diyerek, halka ve pisliğinin üstüne oturan bir aydın topluluğuna bazı şeyleri hatırlatarak çok iyi ediyor.