Muhalefet de yaparım, kariyer de

30/09/2016 Cuma
Muhalefet de yaparım, kariyer de

Ben son zamanlarda en çok Hoca Nasreddin'i anıyorum.

Anadolu bilgeliği, insanımızın zarif alaycılığı falan gibi sözlerle edebiyat parçalamayacağım.

“Göle maya çalmanın” esprisi kadar çarpıcı olan herhalde göle maya çalanların diyarında yaşıyor olmamız.

Ve en çok da kazan doğurduğunda pek sevinip tencereyi ovuşturan, kazanı öldüğünde de kabullenemeyenlerin diyarında olmamız...

Doğan medya grubu hakkında “öğrendiklerimiz” mesela.

Ya da Nuray Mert'in Erdoğan için “allah onu başımızdan eksik etmesin” diyesi olması.

Ruşen Çakır'ın, “yani madem sordunuz, söyleyeyim; kanımca Kürtle Zazayı tokuşturun çözümü bulun” deyişleri.

Ne kadar şaşırdık, ne kadar şaşırdık!

Ve ne kızdık, ne kızdık!

Ve kimsenin aklına da “yahu bir dakika yoksa şu bizim kazanın daha önce doğurduğu tencere de... Vay anasını!” demek gelmedi.

Demirtaş'a demedikleri kalmadı, HDP'yi “terörist” ilan etmede Sabah'ı, TRT'yi solladılar...

Bunu diyenler, Demirtaş için düzenlenen “Şirin Payzın'la Demirtaş ve bağlaması” programlarını nedense hiç anmıyor.

CNN Türk kürsülerinde muhalefetçilik oynayan, Doğan Medya maaşıyla muhalif araştırmacı gazetecilik yapan, çizgi üstü akademisyen kadın Mert laz kızı efsanelerinden pek bir gönenen, her biri ayrı bir medya yapıntısı olan sinyoritalarla muhalefet hattı kurmaya kalkan solcuları kimse kurcalamıyor.

Kazan öldü diye, bunca yılda doğurduğu bunca tencereyi sorgulayacak halimiz yok! Di mi ya?

Şimdi...

Bu düzenin içinde dinamiti sokup fitilini ateşleyeceğiniz pek çok delik vardır.

Girersiniz, patlatırsınız.

Ama düzenin en bilindik borazanları düttürü düttürü bir türküyü tutturduğunda... Bir duracaksınız!

“Demirtaş ve Kılıçdaroğlu sermayenin aradığı yeni muhalefetin inşasına koyuldu. Kanıtı tam bu CNN yayınlarıdır” diyenlere etmediğiniz küfür kalmadıysa... Doğan patron, “kopuktu zincir olduramadık” diyerek dümeni çevirip, kıçını muhalefete döndüğünde bari bir düşüneceksiniz.

Bir de yıllardır söylediğimizi tekrarlayalım.

“Muhalif” kimlik diye bir şey olmaz. Başka bir dünya için, kendi iktidarını kurarsın. Bunun mücadelesini verirsin. “Muhalifliği” bir yaşam tarzı olarak benimsemek, “ben bu düzenin içinde kendime böyle bir yer buldum” demektir.

En kanlı düzenin bile ucundan kıyısından bir muhalefete, hiç olmadı “üç beş muhalife” ihtiyacı vardır.

- Mesleğiniz?

- Muhalif. Muhalif akademisyen. Ve dahi araştırmacı gazeteci. Ve dahi yorumcu.

Aman ne güzel!

 

Şimdi biraz sabah "Empatisi"

"Lütfen bir empati yapın. Benzer bir hadise, Birleşik Devletler'de yaşansaydı, mesela Brooklyn Köprüsü tanklarla kapatılsaydı, Amerikan devleti ne yapardı?"

Emineanım, ABD'de katıldığı bir toplantıda darbeyi ve darbeyle mücadelelerini böyle anlatmış.

Ben de sabah sabah "empati yaptım".

Brooklyn InCare Institute eğitim kurumunda çocukların belletmenlerinin taciz ve tecavüzüne uğradığı öğrenilip, olaylar mahkemeye yansıdığında şöyle bir tepki verildiğini düşündüm:

We are all InCare!

Allah sonumuzu hayretsin. (Yine "empati yaptım.")