Berkin ve diktatör

11/03/2016 Cuma
Berkin ve diktatör

Beriki ilahi adalete inanır. Hesap ahirette görülecektir, amel defterinde yazılan neyse o...

Allah için yaşar, ödülünü de cezasını da onun vereceğine inanır. Allah'tan başka kimseden korkmaz. Ve abdesti sağlam oldukça namazından kuşku duymaz.

Ama yine de bir gözü döviz kurundadır.

Yola kefeniyle çıkmıştır. Her şeyi göze almış, zor günleri de, zaferleri de aynı tevekkül, aynı inanmışlıkla karşılamıştır.

Ama yine de bir gözü hep döviz kurundadır.

Milletinin çağırdığı her yere gider. Seçim döneminde bir koruma ordusu ve kameralar eşliğinde yaptığı “ev ziyaretleri” alaya alındığında bunu vurgulamıştır. “Milletimin çağırdığı her yere giderim.” Meclis komisyonunda 4+4+4 yasası görüşülürken de eklemiştir; "Biz gücümüzü milletten alıyoruz." Komisyon toplantısına yasayı hızlıca geçirmek için yığdığı milletvekilleri komisyon üyelerine saldırdığında söylemiştir bunu. Gücünü milletten almış ve millet meclisinde her biçimde uygulamıştır.

Ama yine de bir gözü hep döviz kurundadır.

“Ey Amerika! Size kaç kere söyledim...” diye başlayan cümleler ona aittir. Memleket ondan önce böylesini görmemiştir. O da kendisinden öncekiler gibi “Amerikan Başkanı” ile telefonla konuşmalarını çok önemser. “Obama ile de konuştuk” gibi cümleleri bolca kurmuştur. Ama kendisinden öncekilerin yapamadığını yapmış, böyle üst perdeden, böyle "eyyy" diye yayıla yayıla seslenmiştir Amerika'ya. Muhtarlarla yaptığı toplantıda.

Ne de olsa bir gözü hep döviz kurundadır.

Berkin Elvan'ın ölümü sorulduğunda kendisine, cenazesinde yürüyen milyonla insan sorulduğunda yine önce döviz kuruna bakmıştır. Önce bir dalgalanmış, sonra yerine oturmuştur. Demek ki sorun yoktur, demek ki her şey yolundadır.

Gözü hep döviz kurundadır ve bir gün sonu gelirse buna sebebin döviz kuru olacağını sanmaktadır.

Sıcak bir somun ekmeği, o ekmeği tutan küçük elleri görmez gözü. Gözü hep döviz kurundadır.

Ama geceleri ter içinde uyandığında hatırladığı ne döviz kurudur, ne de beyzbol sopası.

Çünkü bilir, alçaklıkların cezası ne dolar cinsindendir, ne de Öyro cinsinden.

Ama yine de o kaçınılmaz sonundan kaçarken yine tek bir şeye güvenir.

Bu yüzden gözü hep döviz kurundadır.