Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

#ŞuleÇetİçinAdalet: Adalet talebimizi Şule Çet’in adının ardına yazıyoruz haykırarak

Patronu ve patronunun arkadaşı tarafından öldürülen 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Şule Çet davasının ilk duruşması Ankara'da başladı. Sanık avukatlarının Şule Çet'i hedef aldığı savunmalara karşın iki sanığın da tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

soL - Ankara

Yayın Tarihi: 06.02.2019 , 10:22 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 08:03

Ankara'da patronu ve patronunun arkadaşı tarafından öldürülen 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Şule Çet davasının ilk duruşması Ankara'da görüldü.

SANIK ÇAĞATAY AKSU: HİÇBİR SUÇLAMAYI KABUL ETMİYORUM

Sanıklar jandarma kontrolünde duruşma salonuna alınırken, duruşmayı takip etmek isteyen çok sayıda yurttaş salonun dolması nedeniyle dışarıda kaldı.

Şule Çet'in yakınları ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı dışında duruşmaya müdahillik talebinde bulunan milletvekilleri ve kadın derneklerinin davaya katılma talebi reddedildi.

Sanık Çağatay Aksu, mahkemedeki savunmasında, "Bu suçlamayla burada olduğum için özür diliyorum. Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Bizim hiçbir şekilde cinsel ya da başka bir şeyle alakamız yok, cinayet yok. Bizim Şule'ye dokunmuşluğumuz yok. Ben hala şoktayım, burada bu kadar insan neye dayanarak dosyaya bakmadan mı üstümüze geliyor, onun da farkında değilim. Gösteriş amacında herkes. Bir şey bilmeden bizi suçlamaya devam ediyorlar" dedi.

MAHKEME BAŞKANI'NDAN 'TAMAM' YANITI

Sanık Çağatay Aksu, Mahkeme Başkanı'nın "cinayet" demesine "cinayet demeyelim Başkanım" yanıtı verdi, Mahkeme Başkanı "tamam" dedi.

Aksu, Şule Çet ile buluşmalarının nedenin iş görüşmesi olduğunu söyledi.

Aksu, Şule Çet'i ofise niye çağırdığına ilişkin soruya, "Abi kardeş gibiydik, hatta Berk söyledi 'gel kafan dağılmış olur' dedi. Parasızlıktan, ailesinden, sınıfta kaldığından bahsetti. Kafası dağılsın diye davet ettik. Sürekli benden akıl alan birisiydi, Şule'yle bir şeyimiz olamaz" iddiasında bulundu.

Aksu, olaya ilişkin "Şule makam odasına doğru yürüdü. Peşinden gittim. Ben gidiyorum tarzı bir şey duydum. Ben odaya girdiğimde düşer vaziyetteydi. Tuttum, ne yapıyorsun sen diye bağırdım. Ben gidiyorum dedi" ifadelerini kullandı.

Aksu, parmak izlerinin pencereden çıkmadığına ilişkin soruya "Şule'yi tutuyordum, nasıl çıkabilir ki? Berk'e seslendim, duymadı" yanıtını verdi.

Aksu, "Şokla Berk'e Şule gitti dedim, atladı dedim. "Berk niye seni itti?" sorusuna "Kendime getirmek için herhalde" yanıtını verdi.

Şule Çet'in kendisini bırakmadığı yönündeki mesajlarına ilişkin soruya yanıt veren Aksu, "Gitmek istemiyordu. Bahane uydurmak için attı mesajları" dedi.

Çet'in "Biliyordum böyle olacağını" mesajına ise Aksu, "O da aynısının devamı, sanki bir insanın yanından ayrılmak istemezsiniz, bahane uydurursunuz öyle" dedi. Şule'nin küfürle "Bırakmıyor beni" mesajına ilişkin soruya ise Aksu, "Benimle ilgili değil" yanıtını verdi.

'HANGİ RAPOR...'

Sanık Çağatay Aksu'ya, raporlarda Şule’ye zorla cinsel şiddet uygulandığının yer aldığı soruldu, “Ne diyorsunuz, öyle bir şey asla olmadı. Hani nerde hangi rapor?" dedi.

BERK AKAND'DAN ÖNEMLİ İFADELER

Davanın diğer sanığı Berk Akand, “Şule İle Çağatay yakınlaştı. Ben yan odaya gittim. Yüksek müzik sesi vardı bardağın kırıldığını duydum görmedim, sadece duyduklarımı anlatıyorum. Müzik sesi durdu, Çağatay yanıma geldi. Kalk kalk hadi, Şule gitti dedi. Şule Nereye gitti dedim? Ben gidiyorum deyip camdan atlayıp gitti dedi. Saçmalama lan dedim baksana parmağıma ne hale geldi dedi, baktım parmağı şişmişti. Çağatay çok sakindi, sonra gel gidelim dedi. Ben hiçbir şey hatırlamıyordum şok geçirmiştim. Aşağı indim güvenlikleri gördüm, buradan bir kız geçti mi dedim? Evet geçti demelerini çok istedim. Onlar da bana bir patlama sesi duydunuz mu diye sordular. Ben de ne patlaması dedim? Şule’yi bulmak istedim, belki yaşıyordur yardım ederiz diye düşündüm" ifadelerini kullandı.

'DAVAYA KATILMAK İSTİYORUM'

Şule Çet davasında aradan sonra duruşma yeniden başladı. Sanıklar salona getirildi, izleyiciler yerini aldı

Şule’nin babası müşteki İsmail Çet'e söz verildi. İsmail Çet şunları söyledi:

“Şikayetçiyim, kızım 3 yıldır Ankara’da okuyordu, ben her ay düzenli harçlık gönderirdim. Ben bu olanları 28 Mayıs günü öğrendim. Davaya katılmak istiyorum."

Baba İsmail Çet'ten sonra söz alan ağabey Şenol Çet, “Ben bu olayı telefonla öğrendim, kızkardeşiniz yüksekten düşmüş dediler. Kardeşimle aramız çok iyidir, tatillerde İstanbul’da bizim yanımızda kalırdı. Şikayetçiyim, davaya katılmak isterim" ifadelerini kullandı.

Şule Çet'in diğer ağabeyi Ercan Bıçak'sa "Kardeşim kendisi çalışmak istiyordu, biz kardeşimize destek olurduk, davaya katılmak istiyorum” diye konuştu.

'HANIMEFENDİ NEREDE DİYE SORDUM'

Duruşmada tanık olarak yer alan güvenlik görevlisi Akif şu ifadeleri kullandı:

“Ben Yelken Plazada Güvenlik görevlisiyim. Saat 00.30’da plazadan giriş yaptı. Çağatay, 'Arkadaşlar ofise buzdolabı getirecek, garaj kapısı neden kapalı' diye sordu. Ben de ancak yarın sabah açılır dedim. Bu konuşmadan 10 dakika sonra yanında 1 kadın ve bir erkekle yeniden geldi. Saat 03.50 civarı devriyemin bitmesine 20 dakika kadar kalmıştı. Diğer güvenlikçi arkadaş 'büyük bir gürültü oldu' dedi. Jeneratör bölmesine ve diğer yerlere baktık, bu patlama sesi nereden geldi diye bakınmaya devam ettik. Sonra kameraya gözüm takıldı. Berk asansörün içinde yere çökmüştü ama Çağatay asansörden dışarı çıkmıştı ve Berk’e hadi gidelim dedi. Ben 'Hanımefendi nerede?' dedim. Berk 'çıktı gitti ya, sana ne lan' dedi. Ben de çıksa biz görürdük dedim. Çağatay Arabaya binip gitti. Sonra Berk telefonla Çağatay’ı arayarak 'Lan neredesin şerefsiz, kız nerde diye bağırdı'."

'ÇAĞATAY ÇOK SAKİNDİ'

Akif'in ardından söz alan tanık güvenlik görevlisi Murat şöyle konuştu:

"Ben 1 yıldır bu plazada çalışırım  Olay günü akşam 6 da göreve başladım  Plazaya 00.30 gibi giriş yapmışlar, ben o sırada başka kattaydım  Giriş kayıtlarını diğer güvenlikçi yaptı.  Saat 03.40-03.50 arası bir gümleme sesi geldi. O sırada Güvenlikçi Akif’i aradım. Ses duyup duymadığını sordum. Plaza etrafını aramaya başladık bir şey bulamadık. Berk telaşlıydı ama Çağatay çok sakindi. Berk’i asansörden çıkardı hadi gidelim dedi. Berk sürekli 'kız nerede' diye soruyordu. 'Nereye düştü' diye Çağatay’a soruyordu Ben içeri girince polis ve ambulansı aradım."

'ÇAĞATAY BENİ BIRAKMIYOR DİYE MESAJ ÇEKMİŞTİ'

Şule'nin arkadaşı tanık Lila şunları söyledi:

"Ben Şule’yi 3 aydır tanırım. Köpek sahiplendirme konusunda tanışmıştık. Ev arıyordu, ben de bizimle oturabileceğini söylemiştim. İşyerinin kapandığı için işten ayrıldığını biliyorum, olaydan 1 hafta önce biz aynı evde yaşamaya başlamıştık. O sırada iş arıyordu. Şule’nin Furkan adında bir erkek arkadaşı vardı, ama bize hiç gelmedi... Çağatay için 'bu içince bana bana takıyor' demişti. Olay günü 'Çağatay Bey beni çağırıyor, alacağım da var kendisinden, ne yapayım gideyim mi' diye sordu. Bu bana içince bana asılıyor demişti. Ben de sen bilirsin dedim. Dedi ki 'O zaman ben seni kısa süre sonra arayayım, sen sonra gelirsin'. Bana o gece 'bu adam bana abayı yakmış', 'of bırakmıyor' diye mesaj çekmişti. Ben de geleyim mi diye yazdım ama yanıt vermedi. Sonra da “keşke gelmeseydim” yazmış. Şule'de o gün hiç anormallik hissetmedim, hatta yarım saate dönüp film izlemeye söz verdi."

'KÖTÜ ŞEYLER OLDU'

Sanıklar Çağatay ve Berk'in üniversite arkadadaşı Pınar tanık olarak ifade veriyor:

"Berk ve Çağatay'la aynı üniversitede okuduk. Berk’i olaydan 10 gün kadar önce gördüm. Olay günü Berk akşam 9 gibi beni aradı ve mesaj çekti. Ben de işim olduğu için gelemeyeceğimi söyledim. Sabah uyanınca telefonumda Berk’in mesajları gördüm. Ama bana 'kötü şeyler oldu' diye gece 2.30’da yazmıştı. Öyle hatırlıyorum."

Şule Çet'in avukatları Pınar'ın yalan ifade verdiğini, mesajları sabah görmediğini, mesajın ardından konuştuklarının kaydı olduğunu dile getirdi.

Şule Çet'in ailesinin avukatı, Mersin Üniversitesi'nden iki profesörden alınan adli tıp raporlarını ve gizli ibareli belgeyi mahkemeye sundu. Şule'nin otopsi raporlarına dikkat çeken avukat, cinsel saldırı ve cinayete ilişkin delillere dikkat çekti. Avukat, iki sanığın ifadelerinin çelişkili olduğunu, iki sanığın yalan söylediğini, özellikle Çağatay'ın delil kararttığını vurguladı. Sanıkların sadece cinsel saldırıdan değil, insan öldürmekten de tutuklanmasını istedi.

Sanık Çağatay Aksu, “Ben tahliye değil, beraat istiyorum” dedi, mahkemeden tepki sesleri yükseldi.

SANIK AVUKATINDAN SKANDAL SÖZLER

Sanık avukatı olayın intihar olduğunu iddia ederek, "Savcılık iddianamesinin hiçbir tarafı elle tutulur değil. Özensiz hazırlanmış. 'Zengin oğlan fakir kıza tecavüz etti, sonradan attı.' Bu algı sosyal medyadan yaratılmıştır. Sanıkların tutuklanmasına dair deliller ispatlanamadığından müvekkilimin tahliyesini talep ediyorum" dedi

SAVCIDAN TUTUKLULUK TALEBİ

Savcı konuşmasında şunları söyledi:

"Bütün ekimozların düşmeyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için dosya İstanbul adli tıpa gönderilsin... Sanıkların tutukluluk halinin devamını talep ederim."

Savcının talebinin ardından mahkeme heyeti tutukluluk değerlendirmesi için ara verdi

TUTUKLULUĞUN DEVAMINA KARAR VERİLDİ

Duruşma sonucunda verilen karar şöyle:

"Maktulün vücudunda çok sayıda ekimoz bulunduğundan tüm ekimoz ve kırıkların düşme sonucu oluşup oluşmadığı , maktülün tırnaklarındaki DNA kalıntılarının tokalaşma, aynı telefonu veya bilgisayarı kullanmayla oluşup oluşamayacağı hususlarının aydınlatılması için adli tahkikat dosyasının İstanbul Adli Tıpa gönderilmesine, 

Tanık Pınar ve sanık Berk’in yazışma içeriklerinin belirlenmesi için her ikisinin telefonunun incelenmek üzere bilirkişiye gönderilmesine, 

Her iki sanığın da tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir."


'ADALET GÖKYÜZÜNDEN BEKLENECEK BİR ŞEY DEĞİL'

Dava öncesi Ankara Adliyesi önünde bir araya gelen Komünist Kadınlar, Türkiye Komünist Gençliği ve TKP'li Hukukçular ortak bir açıklama yaparak "Şule Çet İçin Adalet" çağrısı yaptı.

"Şule Çet için adalet", "Şule Çet'in katili patron düzeni", "Boyun eğme patronlardan hesap sor" sloganlarının atıldığı basın açıklamasına CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer de katıldı.

"Okurken bile çalışmak zorunda kaldığımız, yaşamak için çalışırken canımızdan olduğumuz, tacize uğradığımız, istismar edildiğimiz, üstüne bir de tüm bunların 'kader' olduğu söylenen bu çürümüş düzende, adalet; gökyüzünden beklenecek bir şey değil bugün" denilen ortak açıklamada, "Cinsel istismarın engellenmesi, yeni kadın cinayetlerinin olmaması, herkesin istediği eğitimi çalışmak zorunda kalmadan alabilmesi için, adalet talebimizi bu defa Şule Çet’in adının ardına yazıyoruz haykırarak" ifadeleri kullanıldı.

'BU KEZ PATRONLARIN KÂR HIRSI DEĞİL, KİRLİ ELLERİ'

Ölümüne bir plazanın 20. katından atılarak intihar süsü verilmek istenen bu genç kadının katillerinin patron hukuku tarafından yargılanmadığına dikkat çekilen açıklamada, "Raporlar ve delillerle açık olan cinayete rağmen, soruşturma aşamasında tam üç kez adli kontrol şartıyla serbest bırakılan, sonra da 'kasten adam öldürme' suçlaması ile değil, 'cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' ve 'nitelikli cinsel saldırı' suçlamalarıyla nihayet tutuklanan faillerin gerekli cezayı almaları için buradayız bugün. Delilleri örtbas edenlere, satılık uzman raporları ile kamuoyunda şiddeti meşrulaştırmaya, kadını aşağılamaya çalışanlara karşı sesimizi yükseltecek, Şule Çet’in haykırışı olacağız!" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada şöyle denildi:

Bizler; TKP’li hukukçular ve Komünist Kadınlar olarak, Şule Çet’in sıra arkadaşları Türkiye Komünist Gençliği olarak, adaletten yana kadınlar, gençler olarak, bu kez patronların kar hırsının değil, direk kirli ellerinin öldürdüğü Şule Çet’in davasının takipçisi olacağız! 

Biliyoruz ki asıl adalet paranın saltanatı yıkıldığında, emekçi halk için eşit ve insanca bir düzen kurulduğunda, kadınları “elinin kiri” sayan bu gerici düzen sonlandığında sağlanacak ve “gerçek” failler cezalandırılacaktır! 

DURUŞMA ÖNCESİ BÜYÜK KALABALIK

Mahkemenin görüleceği salona henüz kimse alınmazken, davaya büyük bir katılım olduğu görüldü.

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.