Şehir Üniversitesi’nde filler tepişiyor, emekçiler eziliyor

Eylül ayında Halkbank tarafından İstanbul Şehir Üniversitesi’nin tüm varlıklarına tedbir konulması ile başlayan süreç belirsizliğini korurken, üniversite üzerindeki tartışmalar fillerin tepişmesini andırıyor. Davutoğlu ve Erdoğan'ın kavgasında asıl ezilen ise bursları yatırılmayan öğrenciler ve maaşları ödenmeyen üniversite emekçileri oluyor.
soL - Haber Merkezi
Çarşamba, 04 Aralık 2019 11:38

Bilim ve Sanat Vakfı'na ait olan İstanbul Şehir Üniversitesi, Eylül ayında Halkbank tarafından tüm varlıklarına tedbir konulması ile gündeme gelmişti.

Bir süredir tartışılan üniversite ile ilgili AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in "Hami üniversite, Marmara Üniversitesi’dir" açıklaması ile üniversitenin devredilmesi de konuşulmaya başlandı.

Üniversiteye ilişkin Erdoğan-Davutoğlu kavgası sürerken, öğrencilere ödenmesi gereken burslar ve üniversitede çalışan emekçilerin maaşları ödenmedi.

AYNI GEMİNİN YOLCULARI

Davutoğlu'nun parti kurma girişimlerinin ardından AKP'nin hedefi haline gelen İstanbul Şehir Üniversitesi, Bilim ve Sanat Vakfı tarafından 2008 yılında, Murat Ülker’in sponsorluğunda kuruldu.

Şehir Üniversitesi’nin kurucu vakfı Bilim ve Sanat Vakfı, birçok AKP’linin yer aldığı bir vakıf. Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın Bilim ve Sanat Vakfı'nda çeşitli seminerler verdiği biliniyor. ​Bugün Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı olan Fahrettin Altun, 2008-2014 yılları arasında İstanbul Şehir Üniversitesi’nde İletişim Bölüm Başkanlığı’nı yürütmüştü.

Bilim ve Sanat Vakfı 9 Temmuz 2007 yılında vergiden muaf tutulan vakıflar arasına girdi.

Bugün hala üniversitenin yönetim kadrosu eski AKP'lilerle dolu.

Şehir Üniversitesi rektör yardımcısı Coşkun Çakır 7 Haziran 2015 seçimlerinde AKP’den Tokat Milletvekili seçilmişti. Çakır gibi 7 Haziran- 1 Kasım 2015 seçimleri arasında milletvekilliği yapan birçok AKP’li üniversitede çeşitli görevlerde bulunuyor.

Ayrıca bugün Şehir Üniversitesi’nin Mütevelli Heyeti Başkanı olan Ömer Dinçer, 2011-2013 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı görevinde bulundu.

ÖKÜZ ÖLDÜ ORTAKLIK BOZULDU

İstanbul Şehir Üniversitesi’nin Cevizli Kampüsü, uzun yıllar tekel fabrikası olarak kullanılan arazide bulunuyor.

Cevizli Tekel arazisi, 2008 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz ve Devlet Bakanı Ali Babacan’dan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafında hibe yoluyla Maliye Bakanlığı’na verilmişti

2009 yılında Maliye Bakanlığı araziyi, Ahmet Davutoğlu’nun kurucuları arasında bulunduğu Bilim ve Sanat Vakfına 49 yıllığına kiraladı.

2015 yılında ise Özelleştirme Yüksek Başkanlığı araziyi vakfa hibe etti.

Geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada arazi tahsisinin hukuksuz olduğunu söyleyen AKP Sözcüsü Ömer Çelik, arazinin bizzat Erdoğan’ın bulunduğu Özelleştirme Kurulu tarafından Bilim ve Sanat Vakfı’na tahsis edildiğini ise hatırlamak istemiyor.

ARABULUCULAR DEVREDE

Tedbir kararı sonucunda başlayan süreçte Bülent Arınç iki defa üniversiteyi ziyarete gitti. 

Ayrıca Abdullah Gül’ün Erdoğan ile telefonda görüştüğü, ‘’Beraber açtık bu üniversiteyi, böyle olmasın’’ dediği de iddia ediliyor.

MARMARA ÜNİVERSİTESİ’NE DEVİR OLACAK MI?

Ömer Çelik’in açıklamaları ile üniversitenin Marmara Üniversitesi’ne devir olup olmayacağı konuşulmaya başlandı.

Öğrenciler ise böyle bir durumda eğitimlerinin nasıl etkileneceğini bilmiyor.

Bir vakıf üniversitesinin devri söz konusu olduğunda, hami üniversitenin rektörü üniversitenin mütevelli heyeti başkanı oluyor ve geçici rektör atama hakkına sahip oluyor.

ÖĞRENCİLER TEPKİLİ

Tartışmanın başlangıcından beri öğrencilerin tepkileri yönetim tarafından yönlendiriliyor.

#Şehirhepimizin inisiyatifi ismini alan topluluğun, bilindik öğrenci hareketlerinin aksine sınırları üniversite yönetimi tarafından çiziliyor.

Yönetim, sürekli öğrencilerle yan yana gelerek mağdur olduklarını dile getiriyor, öğrencilerin kaygılarını yönetmeye çalışıyor.

Ayrıca Özgür-Der gibi gerici dernek ve vakıfların üniversiteye destek ziyaretinde bulunmasını yönetimin gözetimindeki öğrenciler organize ediyor.

ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ HALKIN MI?

Halkbank'ın tedbir kararı sonrası üniversite ilk açıklamasında "Şehir Üniversitesi halkındır" demişti. Oysa Şehir Üniversitesi özel bir üniversite. Üniversite, karşılaştığı ilk mali zorlukta bunun faturasını öğrencilere kesmekten hiç çekinmiyor. 

Şehir Üniversitesi’nin başarılı olan öğrencilere aylık olarak verdiği bursun bu ay verilmeyeceği, verilmeyen burslarla akademisyenlerin maaşlarının ödendiği burs alan öğrencilere bildirildi.

ÜNİVERSİTE EMEKÇİLERİNİN MAAŞLARI GECİKİYOR

Yaşadığı mali kriz gerekçe gösteren üniversite yönetimi, üniversite emekçilerinin maaşlarını geciktiriyor.

Maaşların önemi bir kısmı hala ödenmiş değil.

Geçtiğimiz yıl üniversitede işçi kıyımı gerçekleşmiş, çok sayıda işçi işten çıkarılmıştı. Bu süreçte benzer bir durumla karşılaşılıp karşılaşılmayacağı belirsizken, olan üniversite emekçileri ve üniversite öğrencilerine oluyor

İki gerici odak birbirileri ile tepişirken, ezilen öğrenciler ve emekçiler oluyor.