Özel yurtlar da salgını fırsata çevirdi: Ödenmiş ayların ücretinden yüzde 30 kesinti

Salgın nedeniyle devlet yurdunda kalan öğrenciler gece yarısı kapı önüne konulurken, özel yurtlarda kalıp kaydını sildiren öğrencilerin de daha önce yaptıkları ödemelerin yüzde 30'u kesilmek istendi.
soL - İzmir
Pazartesi, 30 Mart 2020 12:45

Kovid-19 salgını nedeniyle eğitime ara verileli iki haftayı geçti. Üniversitelerde derslere önce üç hafta ara verildiği duyurulmuş daha sonra da bahar döneminin ertelendiği ilan edilmişti. İlk ilan edilen üç haftalık ara ile birlikte üniversite öğrencileri memleketlerine dönmeye başlamıştı.

Salgının giderek yayılması ve üniversitelerde eğitime ara verilmesi ile birlikte öğrenciler ve aileler için de daha zorlu bir süreç başladı. Özel yurtlarda kalan öğrenciler salgın günlerinde çeşitli sıkıntılarla karşılaştı. İzmir’de özel yurtta kalan bir öğrenci yurttan ayrılırken karşılaştığı sorunları soL'a anlattı.

İzmir’de Özel Ege Yurt isimli yurtta kalan bir öğrenci salgın nedeniyle alınan kararlar sonrası yurttan ayrılmak zorunda kaldığını ve bu süreçte yurt yönetiminin öğrencilere karşı maddi dayatmalarda bulunduğunu, çeşitli zorluklar çıkardığını aktardı. 

Öğrenciler yurtta kalmaya devam edebiliyorlar mı? Siz yurttan ne zaman ayrıldınız? 

13 Mart Cuma günü yurt bloklarının asansörlerine asılan bildirilerde bize üniversitelerin eğitimine 3 haftalık ara verilmesi nedeniyle yurdun da üniversitelerin uyguladığı izin takvimine uyacağı bildirildi. Bu sebeple hepimizin yurttan en geç 16 Mart Pazartesi günü ayrılmamız istendi ve bize 3 günlük bir süre verildi. Ben 16 Mart Pazartesi yurttan ayrıldım.

'SALGIN HALİNEDE BİLE UZAKTAN KAYIT SİLDİRİLMESİNE İZİN VERMEDİLER'

Kaydınızı sildirmeye gittiğinizde nelerle karşılaştınız? Yurda ücret ödenmeye devam edilmesi istendi mi? 

Yurda en son 27 Mart tarihinde kaydımı sildirmek için gittim. Gördüğüm kadarıyla yurt çalışanları tam kadro olarak görevlerine devam etmekteler fakat yurdun uzaktan kayıt sildirme işlemlerini reddetmesi ile öğrenci ve velilerin yurda akın etmesi, ortada salgın bir hastalık mevcut iken hem kayıt sildirmeye gelen öğrenciler için hem de çalışanlar için ziyadesiyle sağlıksız bir ortam yaratıyor. 

'ÖDENMİŞ AY ÜCRETLERİNİN YÜZDE 30 KESİNTİYLE ÖDENECEĞİ SÖYLENDİ'

Yurda ödenecek taksitlerin, yurttan kayıt silinse ve ücret iadesi talep etme işlemi yapılsa dahi dönem süresince yurda ödenmeye devam edeceği ve kaydın silindiği aydan sonraki ayların ücretlerinin Eylül ayında öğrenciye %30’u kesilmiş bir halde, yurda kaydolurken peşin yatırılan depozitoyla birlikte geri ödeneceği bildirildi. Kayıt sildirme işlemi için önce odadan eşyalarımızı indirmemiz istendi, daha sonra odada depozito kontrolü yapıldı fakat depozito kontrolünde odada hiçbir eksik veya pislik olmamasına rağmen duvarların kirli olduğu gerekçesiyle odada bulunan herkesten 100’er lira kesilmek istendi.

Depozito kontrolünden sonra depozito kontrol kâğıdına öğrenci imzası atılması gerekli olmasına rağmen böyle bir bilgilendirme yapılmadı ve benim bunu sormam üzerine sonradan bu kâğıda imzam alındı. Birkaç arkadaşıma da bu imza attırılmamış. Dolap anahtarlarının ve oda kartlarının tesliminden önce bize bir belge imzalatılmak istendi. Biz bir avukatın yardımıyla bu imzalatılan kağıdın altına eğer bir durum söz konusu olursa dava açabileceğimize dair ekstra bir not düştük fakat herkes ne bu imkana ne de hukuki bilince sahip…

'BAŞKA YURTLARDA DA BENZER SORUNLAR OLDUĞUNU DUYDUM'

Farklı şehirlerde farklı özel yurtlarda kalan arkadaşlarımın da bizim Egeyurt’ta yaşadığımıza benzer sıkıntılar yaşadıklarını öğrendim. Ayrıca bu sıkıntılar sadece kayıt sildirirken değil, yurtta kaldığımız süreç içerisinde de gerçekleşti. Kayıt haftalarının yemek menüleri ile kalan haftaların yemek menüleri arasındaki fark içler acısıydı. Kayıt olurken revir olarak tanıttıkları ve içerisinde tahmin edebileceğiniz gibi yalnızca bir hafta görev yapıp, sonradan giden bir doktor bulundurdukları oda da sonradan kapatılıp farklı bir yere dönüştürüldü. İki asansör vardı ve asansörler iki günde bir 2-3 haftaya varan süreçlerde arızalanıyordu. 6. kata elimizde eşyalarla yürüyerek inip çıkıyorduk ki yurtta birinci ve ikinci katta barınan engelli arkadaşlarımız da vardı.

4 kişilik en ucuz odada aylık 1400 lira ödüyorduk ve yalnızca kahvaltıyı ücret dâhilinde sunup, akşam yemeğine menü başı 13 lira ve çamaşırhaneye makina başı yıkama ve kurutma olmak üzere 10 liralık ücret talep ediyorlardı. Çamaşırhane sistemleri de makinaların sürekli arızalanmasından dolayı sürekli aksıyordu.

Bu konuda özel kurumlara karşı öğrencileri koruyacak bir kontrol mekanizması olmayışı, herhangi bir kısıtlamaya gidilmemesi ve hiçbir tedbir alınmaması yüzünden pek çok öğrenci ve veli mağdur oluyor.