Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Lisenin müdür yardımcısı değil AKP komiseri: '100 kaset de çıksa Erdoğan hırsız değil'

AKP'nin iktidarı boyunca dışarıdan yaptığı gerici müdahale yetmedi, bir de okul yöneticileri öğrencilere hiç çekinmeden AKP propagandası yapıyor.

Serdar Nazım Yüce

Yayın Tarihi: 26.10.2015 , 20:59 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 04:53

Çanakkale İbn-i Sina Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Meral Hazır, öğrencilerin açtığı WhatsApp mesaj gruplarına AKP ve Erdoğan’ı öven mesajlar attı. Öğrencilerin bu mesaja cevap vermesinin ardından Meral Hazır, “Bu yazı siyasi bir yazı değildir” diye bir mesaj atarak, "katılıp katılmamak size kalmıştır" dedi. Müdür Yardımcısı Hazır’ın attığı mesajın kimler tarafından hazırlandığı ise bilinmiyor.

Mesajlarda, okulda AKP yöneticisi gibi çalışan müdür yardımcısının öğrencilere "100 tane de kaset çıksa bilinki Recep Tayyip Edoğan bir hırsız değil aksine bu ülkeye dışardan para getirmiş kaybetmeye tahammülümüzün olmayacağı, yerini asla kimsenin dolduramayacağı tek liderdir. Gelecek nesiller için sahip çıkalım" dediği görülüyor. Öte yandan müdür yardımcısı, "Ve Tayyip Erdoğanı diktatör,terörist,hırsız gibi yalanlarla halkın gözünden düşürüp, eyalet valisi gibi yönetecekleri yeni bir başbakan bulmak için düğmeye bastılar.Gezi olayları, 17-25 Aralık operasyonları, Mit tırlarına yapılan operasyonlar hep bu sebepten idi" diyerek de Haziran Direnişi'nin "dış mihraklar ürünü" olduğunu söylüyor.

'HAREKETE GEÇTİK'
Meral Hazır'ın paylaştığı mesajın sonundaki "bu metni şu anda yurdun dört Bir köşesine yaymak için harekete geçtik" ifadesi de yapılanın "bilinçli" ve "koordineli" olduğunu gösteriyor.

'ERDOĞAN SARRAF'I KULLANARAK KARA PARA AKLIYOR'
Müdür Yardımcısı, mesajın ilerleyen kısımlarında Türkiye'nin kasasının sürekli açık verdiği halde nasıl batmadığını anlatıyor. 11 Eylül sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ve Uluslararası kuruluşlar bir çok arap iş adamını El-Kaideye yardım ve yataklık yapmakla suçladı. Bu iş adamları 2’ye ayrılıyordu" diyen fanatik öğretmen, "Birinci grup Amerika ve İngiltere'nin sözünden çıkmayan ve bu tehditlerden korkarak yelkenleri indiren ve bu 2 ülkeye teslim olup haklarındaki bütün suçlamaları düşüren arap şeyhleri. 2. grup ise suçlamaları kabul etmeyerek davalarla tek tek mücadele edip masumiyetini kanıtlayan samimi arap iş adamları. ( hatırlarsanız 28 şubat ta almanyada yaşayan soydaşlarımızın ve halkımızın kurduğu bir çok şirketide yeşil sermaye diye suçlayarak batırıp, kurucularınıda hırsız ilan etmişlerdi, yani tezgah içerde de dışarda da aynı)" diyor. Bu "samimi iş adamlarına" örnek olarak da Yasin El Kadı ile Rıza Sarraf'ı gösteriyor. 

İlgili kısım şöyle:

İşte bu iş adamlarından bir tanesi de Yasin El Kadı idi. (adamı araştırın)

2. guruptaki bu iş adamları New York ve Londra borasındaki bütün paralarını çekerek nakit olarak bir şekilde Türkiye ye taşıdılar.

Bu paraların çoğu kayıt dışı olarak $ halinde depolarda tutuldu.

Bu paraların bir kısmı ile Türkiyede ,oto yollar , köprüler, denizin altından tüp geçitler, toplu konutlar, hastaneler , hızlı tren ağları, üniversiteler, hava alanları  vs. ler yapıldı.

Arap iş adamlarının bu paraları Türkiyeye taşıma sebebi Amerika ve İngiltereye olan nefretlerinin artması ve İslam dünyasında Türkiye dışında ayakta, başka ülkenin kalmamış olmasıydı.

Son kalenin Türkiye olduğunu onlar da farketmişlerdi.

Samimi olan 2. guruptaki Yasin El Kadı gibi iş adamları kayıt dışı olan bu paraları Erdoğana teslim ettiler.

Erdoğan, yakın çevresiyle birlikte, bu paraları kullanana dek muhafaza etmek zorundaydı.

Merkez Bankasında bile israil başta olmak üzere, yabancılara çalışan casuslar kol geziyor, Türkiyedeki dolar miktarını öğrenmeye çalışıyorlardı. (Hatırlarsanız Merkez Bankasından bir kaç kişinin işine casusluk suçlaması ile son verilmişti.)

Erdoğan Reza Zerrabı kullanarak paranın bir kısmını İran ile olan ticarette eritiyor, bir kısmını Türkiyedeki yatırımlarda nakit olarak kullanıyor, kalan kısmı da bir şekilde muhafaza ediyordu.

Bu paralar devletin parası değildi.

Devletin kasası açık vermiyor, aksine gelen para giden paradan daha az olduğu için sürekli fazla veriyordu. Bu fazlalığı bu güne kadar kimse sorgulamadı.

Müdür Yardımcısı Meral Hazır’ın attığı mesajın tam metni şöyle:
(Yazım hatalarına dokunmadan paylaşıyoruz)

"ÜZERİNDE CİDDİ CİDDİ DÜŞÜNMEYE DEĞER BİR DEĞERLENDİRME !!!

Kardeşim hiç düşündünüzmü???

Ak parti iktidar olduktan sonra Türkiyeye yapılan yatırımların %10'u bile halktan alınan vergilerle yapılabilirmiydi...veya (İngiltere, Amerika, İsrail haricinde) bunu düşünen farkında olan kimse oldu mu?

Bu ülke petrol satmaz

bu ülke doğalgaz satmaz

bu ülke maden satmaz

bu ülke silah satmaz, uçak satmaz,ilaç satmaz,teknoloji satmaz,

bu ülke arabasını bile ithal eder

bu ülke elmas çıkarmaz,altın çıkarmaz.....Kısaca bu ülkenin turizmden başka hiç bir dış geliri yoktur.

Bu ülkenin ithalat-ihracat dengesi bozuktur. Her zaman ithalatı, ihracatından fazladır.

Kıymeti üzerinden hesap yapıldığında bu ülkeye giren mal, çıkan maldan çok daha fazladır.

Buna rağmen, petrol satan Suudi Arabistandan

doğalgaz satan Rusya ve Azerbaycandan

Silah satan Amerika, İngiltere ve İsrailden Araç satan Avrupa ülkelerinden

Elektronik satan Güney Kore ve

Japonyadan ucuz iş gücü satan Çinden daha fazla yatırımı nasıl oluyor da Türkiye yapıyor?

Krizler bütün ülkeleri sarsarken Türkiye nasıl oluyor da sarsılmıyor?

Yatırımlar durmuyor?

Sağlık, Bilim, Eğitim, Askeri alanda gelişmeler yavaşlaması gerekirken aksine hızlanıyor? Sosyal devlet olma yolunda Türkiye neden dünyada en hızlı devlet? Ne satıyor, nerden geliyor bu para?

Gerçekten bütün bunlar nasıl oldu? Tekrar ediyorum halktan alınan vergilerle ( bırakın hırsızlık yapmayı) son 10 yılda bu ülkeye yapılan yatırımların %10'u bile yapılamazdı. Peki nerden buldu bu parayı Türkiye?

11 Eylül sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ve Uluslararası kuruluşlar bir çok arap iş adamını El-Kaideye yardım ve yataklık yapmakla suçladı.

Bu iş adamları 2’ye ayrılıyordu.

Birinci gurup Amerika ve İngilterenin sözünden çıkmayan ve bu tehditlerden korkarak yelkenleri indiren ve bu 2 ülkeye teslim olup haklarındaki bütün suçlamaları düşüren arap şeyhleri

2. gurup ise suçlamaları kabul etmeyerek davalarla tek tek mücadele edip masumiyetini kanıtlayan samimi arap iş adamları. ( hatırlarsanız 28 şubat ta almanyada yaşayan soydaşlarımızın ve halkımızın kurduğu bir çok şirketide yeşil sermaye diye suçlayarak batırıp, kurucularınıda hırsız ilan etmişlerdi, yani tezgah içerde de dışarda da aynı)

İşte bu iş adamlarından bir tanesi de Yasin El Kadı idi. (adamı araştırın)

2. guruptaki bu iş adamları New York ve Londra borasındaki bütün paralarını çekerek nakit olarak bir şekilde Türkiye ye taşıdılar.

Bu paraların çoğu kayıt dışı olarak $ halinde depolarda tutuldu.

Bu paraların bir kısmı ile Türkiyede ,oto yollar , köprüler, denizin altından tüp geçitler, toplu konutlar, hastaneler , hızlı tren ağları, üniversiteler, hava alanları  vs. ler yapıldı.

Arap iş adamlarının bu paraları Türkiyeye taşıma sebebi Amerika ve İngiltereye olan nefretlerinin artması ve İslam dünyasında Türkiye dışında ayakta, başka ülkenin kalmamış olmasıydı.

Son kalenin Türkiye olduğunu onlar da farketmişlerdi.

Samimi olan 2. guruptaki Yasin El Kadı gibi iş adamları kayıt dışı olan bu paraları Erdoğana teslim ettiler.

Erdoğan, yakın çevresiyle birlikte, bu paraları kullanana dek muhafaza etmek zorundaydı.

Merkez Bankasında bile israil başta olmak üzere, yabancılara çalışan casuslar kol geziyor, Türkiyedeki dolar miktarını öğrenmeye çalışıyorlardı. (Hatırlarsanız Merkez Bankasından bir kaç kişinin işine casusluk suçlaması ile son verilmişti.)

Erdoğan Reza Zerrabı kullanarak paranın bir kısmını İran ile olan ticarette eritiyor, bir kısmını Türkiyedeki yatırımlarda nakit olarak kullanıyor, kalan kısmı da bir şekilde muhafaza ediyordu.

Bu paralar devletin parası değildi.

Devletin kasası açık vermiyor, aksine gelen para giden paradan daha az olduğu için sürekli fazla veriyordu. Bu fazlalığı bu güne kadar kimse sorgulamadı.

Bu ülkenin geliri , giderini karşılamıyorken, nasıl oluyor da Ülke batmıyor, aksine sürekli gelişip zenginleşiyor.

Bu soruyu bizden başkaları sordu.Ve Tayyip Erdoğanı diktatör,terörist,hırsız gibi yalanlarla halkın gözünden düşürüp, eyalet valisi gibi yönetecekleri yeni bir başbakan bulmak için düğmeye bastılar.Gezi olayları, 17-25 Aralık operasyonları, Mit tırlarına yapılan operasyonlar hep bu sebepten idi.Asıl konumuza dönersek,

Gezi olaylarında dolar 2 TLyi görmeyecek diyen merkez bankası her gün piyasaya 1 milyar dolar sürüyor, bu da ABD ve İNGİLTERE yi çıldırtıyordu.

Hangi paraydı bu piyasaya sürülen para? Merkez Bankasında dolar limitinin tükenmiş olması gerekiyordu. Doların en az 5 TL ye fırlamış olması gerekiyordu. Ama olmuyordu işte.

Bu paralar ,Yasin El Kadı gibi bir kaç arap iş adamının parasıydı. Ve Yasin El Kadı sırf bu yüzden Türkiyeye geldiğinde bir kaç kere suikaste uğradı. ( Google dan kazalara bakın)

Bütün bu detayları devlet açıklayamaz. Kayıt dışı paralar devleti uluslararası arenada suçlu yapar, arap iş adamlarını da hedef haline getirir.

Bu durumu en iyi bilenlerden biride parelel yapı olduğu için, Tayyip Erdoğanın milyar dolar çaldığını tapelerle isbata kalktılar.Çok iyi biliyorlardıki , yapılan yatırımlardan bırakın rüşvet alıp para çalmayı, mevcut gelir ile yatırımların %10' nu bile yapmak mümkün değildi.

Devletin kasasına gelen para belli, kasadan çıkacak olan para da belli.

Kullanılan para miktarı öyle 1 Milyar dolar filan da değil. Çok daha fazla. Ama cemaat 100 milyar dolar deseydi herkes OHA diyeceği için 1 milyar dolar gibi inandırıcı bir rakam söylemeyi tercih ettiler.

Bu durumda bu gerçekleri dillendiremeyenlerin yerine,bu ülkenin iyiliğini düşünen insanların bir şeyler yapması lazım.

Bu para devletin geliri değil, aksine devlete Recep Tayyip Erdoğanın kendi itibarı ile kattığı ek gelirdir.

Bu paralar bu güne dek milletin çıkarları için kullanılmıştır ve bundan sonra da bu çıkarlar doğrultusunda kullanılacaktır.

Sayın Cumhurbaşkanımızı ve Bu ÜLKEYİ İngiliz, Amerikan, Yahudi uşaklarına yem etmeyelim.

100 tane de kaset çıksa bilinki Recep Tayyip Edoğan bir hırsız değil aksine bu ülkeye dışardan para getirmiş kaybetmeye tahammülümüzün olmayacağı, yerini asla kimsenin dolduramayacağı tek liderdir. Gelecek nesiller için sahip çıkalım....

bu metni şu anda yurdun dört Bir köşesine yaymak için harekete geçtik. Seninde yardımına ihtiyacımız var. okuyalım ve yayalım inşaallah..."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.