İstanbul NHKM'de 'Aziz Nesin Olunmalı' diyenler buluştu

İstanbul Kadıköy NHKM'nin bahçesinde soğuğa rağmen buluşan yüzlerce kişi, bugün 100. yaşına basan Aziz Nesin'i andı, "Aziz Nesin Olunmalı" dedi.
Serdar Nazım Yüce
Pazar, 20 Aralık 2015 22:56

Kadıköy Nâzım Hikmet Kültür Merkezi'nin (NHKM) bahçesinde Aziz Nesin'in 100. yaş günü kutlandı. Yüzlerce kişi, onlarca sanatçı bir araya geldi; birlikte söyledi, birlikte dinledi. Aziz Nesin'in edebiyatının yanısıra komünist aydın kimliğine de vurgu yapılan etkinlikte "Aziz Nesin Olunmalı" denildi. 

"Aziz Nesin Olunmalı" buluşması, Kadıköy NHKM'nin bahçesinde yapıldı. Zengin içeriği ve sanatçıların yoğun desteğiyle dikkat çeken buluşmanın açış konuşmasını NHKM adına Tunç Tatoğlu yaptı. "Yoksun kaldığımız 20 yılda yaşadıklarımız, son 13 yıl hele, iki yıl öncesi, ne diyorum, şu geçen birkaç ay, bu 20 yıllık boşluğu nasıl da vurdu yüzümüze değil mi?" diye soran Tatoğlu, "Kandan ve irinden süzmek bir direngen tebessümü, Aziz Nesin'e muhtaçtır. Haziran'da mizah bir Aziz Nesin tamlayıcısı bulamadığından buruk kaldı. Ancak öyle bir kalem üstlenebilirdi vakanüvisliğini bu yılların, rasyonelliği el yordamıyla arayanlara, groteski seyre dalanlara bir takip ışığı olabilirdi" ifadelerini kullandı.

"BİR AYDIN SÖYLEYİN..."
"Öyle bir kalem dediğiniz, öyle bir bakıştır, öyle bir duruştur. Safa girendir. Yoktu 20 yıldır Aziz Nesin" diyen Tunç Tatoğlu, şöyle devam etti:

Ama 100 yıldır var. Tam Aziz Nesin'lik deyiminin içerdiği değişik açılardan en önemlisi belki de budur. Aydın dediğimizde dönüp bakacağımız isimlerden birinin 100'üncü doğum gününü kutlamanın coşkusuna, hissedilir bir eksilme kekreliğinin karışması. 20 Aralık 2015, bir çağrı, bir silkinme ânı olsun istiyorsak bundandır. 

Başka bir yazar söyleyin, tanıyan tanımayan halkın, yaşadıklarını ifade etmekte adını kullandıkları bir deyime dönüşmül olsun. Öyle et tırnak gibi yaşasın her karış toprağındaki insanla, insanı anlatsın bütün insan oluşuyla. Nesiller boyu.

Yazacak bir şey bulamamayı dilesin ama hep yazmak zorunda kalmayı lanetli bir görev gibi üstlensin. 

Hapsine, sürgününe, ölüm tehdidine bile sevdalansın ülkesinin, "uğruna cefalara katlandığı halkını uyandırmak" için, çoğu kez öfkeden kudurasıya didinsin, ama hep borçlu hissetsin kendini gene de. 

Güldürsün göz yaşartasıya, bal süzsün acılardan; kahkahalar atılsın, bir badem ağacı için için yanarken. Feda olsun bir gülüşe.  

Gericiliğe, üzerine yürüyen güruhlar kelime-i şahadet getirmesini isterken bile meydan okusun. Din bezirganlarına karşı kale gibi dursun. Korksun elbet, çok korksun, ama öyle sağlam dursun ki, öyle sinmesin ki, öyle kaçmasın ki, öyle vazgeçmesin ki, korkusuz denilsin, gözü kara deliye sayılsın. 

Sermaye sınıfının bütün rezilliklerini saçsın ortalığa, bağımsızlığı kaleminde somutlaştırsın. Her renkten iktidar, halka her kötülüğünde, onu bulsun karşısında. Para, koltuk, teklif dahi edilemesin. 

Boyun eğdirilemesin, diz çöktürülemesin bir ömür. Ayakta, hep ayakta görsün bakanlar. 

Kimse ona hayaller kurduramasın mesela, bir emekçi iktidarından başka şeye kulak asmasın, gözü boyanamasın. İşçi sınıfı desin de başka bir şey demesin.

Sonra, vasiyeti mezarsızlık olsun, üzerinde çocukların koştuğu belirsiz bir toprak altında silinsin istesin ismi, cismi...

Bunlar tam Aziz Nesin'liktir. Tam aradığımızdır.

"DEĞERİ ŞİMDİ DAHA İYİ ANLAŞILIYOR"


"Türkiye'de bir devrimci aydının açması gereken tüm sepheleri açmıştı Aziz Nesin. Patron düşmanlığı başta olmak üzere. Evet, Aziz Nesin'in öykülerinde bayağı gelişkin bir sınıf kini var; 'ağır' yani" diyen Tatoğlu, "Bu asık suratlı adam nasıl mizah yapıyor sorusunun da yanıtı burada: Aziz Nesin zenginlerden, emperyalizm ve onun işbirlikçilerinden ve yobazlardan tiksiniyordu. Surat asmasın da ne yapsın?" diye sordu. Tunç Tatoğlu, "Değeri şimdi daha iyi anlaşılıyor. Sermaye, emperyalizme ve dinselleşmeye karşı durmadan bırakın devrimci olmayı, 'aydın' dahi olunamıyor" şeklinde konuştu.

Tatoğlu konuşmasını, "Nâzım Hikmet Kültür Merkezi, ustanın 100'üncü yaşını 20 Aralık'ta kutlama etkinliğine 'Aziz Nesin Olunmalı' başlığını koydu. Çığlık gibi. Bir ihtiyacın varlığına ve karşılanmasının zorunluluğuna, bunun yaşamsal önemine vurgu gibi. Aydınlara, aydın adaylarına, Aziz Nesin gibi olma, öyle durma çağrısı. Acil! Yaşamsal önemde, evet" sözleriyle bitirdi.

"ONUN GİBİ TARAF OLUN"
Tatoğlu'nun ardından kürsüye gelen Oğuz Kavala, Aziz Nesin'in mücadeleci, komünist kimliğinden bahsetti.

Nesin'in gericilikle mücadelesinden kesitler veren Kavala, "Aziz Nesin okuyun, okutun. Onun gibi taraf olun, komünist olun. Unutmayın tarih, Aziz Nesin'i olduğu gibi; onu yıldırmaya, linç etmeye kalkanları da, her fırsatta onu suçlayan 'aydın'ları da yazacaktır. Ve tarih, bizleri ve sizleri de yazacak. İyisi mi siz Aziz Nesin olun" dedi.

Konuşmaların ardından Nâzım Oyuncuları sahne aldı.

Tiyatrocular Orhan Aydın, Metin Coşkun ve Cansu Fırıncı, iki yoldaşın; Aziz Nesin ve Sabahattin Ali'nin çokça kesişen yaşamlarından birkaç kesiti, "Tabutumun Altı Çatlak" ismiyle sahneye koydu. 

Nâzım Oyuncuları'nın ardından Tiyatrocu Celal Kadri Kınoğlu, çocukluğundan yola çıkarak, Aziz Nesin'in edebiyatını anlattı.

Ardından, Tiyatrocu Ender Yiğit'in yönetimindeki Şiir Korosu, Aziz Nesin'in sevilen şiirlerinden oluşan bir dinleti yaptı.

Sahneye Gazeteci Enver Aysever geldi. Aysever, Aziz Nesin'in politik yaşamından kesitleri esprili bir dille anlattı.

Sahne alan KP'li Müzisyenler ise, Nâzım Hikmet'ten "Beş Satırla" ile Aziz Nesin'den "67.Yaş" ve "Kendime Öğüt" şiirlerinden besteledikleri şarkıları seslendirdi.

Alt Kat Tiyatro'dan Müge Saut ve Erkan Akbulut, bir politik performans sergiledi.

Sinegöz adına Şule Süzük Toker, Aziz Nesin belgeseli hakkında konuştu.

"Aziz Nesin Olunmalı" buluşması, "Akıntıya Karşı: Aziz Nesin" belgeselinin gösterimiyle sona erdi.