Sayfa yolu
Ergenekon'da gerekçeli karar: 'Deliller uydurma diyemeyiz'
Yayın Tarihi: 03.09.2019 , 20:42 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Mahkeme 12 yıl sonra sonuçlanan ve tüm sanıklarının beraat ettiği Ergenekon davasının gerekçeli kararını açıkladı.
İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 739 sayfalık gerekçeli kararında "Ergenekon adı altında suç işlemek için kurulmuş bir örgütün varlığına hükmedilemeyeceği sonucuna varılmıştır" denildi.
Mahkeme yeniden görülen davada kararını 1 Temmuz’da açıklamış ve tüm sanıkların "silahlı örgüt kurmak yönetmek, üyelik, yardım ve yataklık" suçundan beraatlarına karar vermişti.
Odatv’den Sami Menteş’in haberine göre gerekçeli kararda, Ergenekon diye bir örgütlenmenin olmadığı, Yargıtay tarafından bozulan hükümde örgüt gerekçesinde kullanılan bazı delillerin CMK 134. maddesine aykırı olarak toplandıklarından hükme esas alınamayacağı kaydedildi.
Kararda "Örgütün; nerede, ne zaman, kim ya da kimler tarafından ne amaçla kurulduğunun somut olarak ortaya konulamadığı, dosyadaki dokümanların örgütün varlığını açıklamak için yeterli olmadığı, örgüt faaliyeti kapsamında daha önce işlenmiş suçların ortaya konulamadığı" belirtildi.
‘DELİL UYDURULDUĞU İSPATLANMADIKÇA…’
Mahkemenin açıkladığı kararda tartışılacak ifadeler de yer aldı. Ergenekon’un “FETÖ” kumpası olduğuna, “delil yetersizliğinden” değil, “sanıkların suç işlemediklerinin sabit olduğundan” beraat kararı verilmesine ilişkin taleplere yanıt verildi.
Mahkeme, “FETÖ” üyelerinin soruşturmada görev aldığını kabul ettiklerini, bu kişilerin işlemlerine şüpheyle yaklaştıklarını kaydetti. Mahkeme “delil yetersizliğinden” beraat kararı verilmesini şöyle açıkladı:
“FETÖ, amacına ulaşabilmek için de her türlü yöntemi mübah görmektedir. Bu manada bazı sanıklar ve müdafiilerinin aramalarda ele geçen suç unsurlarını da FETÖ/PDY üyesi kolluk mensuplarının yerleştirmiş olacakları iddiaları bir kenara atılamaz ise de, bu konuda açıkça bir olayda delil uydurulduğu ispatlanmadıkça o olayla ilgili hükümde zorunlu olarak CMK 223/2-a veya b değil de e bendi gereğince delil yetersizliğinden beraat kararı verilmesi sonucuna varılmaktadır.”
‘TAMAMEN UYDURULMUŞ DELİLLERE DAYANDIĞINA DAİR DE DELİL YOK’
Mahkeme gerekçeli kararında Ergenekon’un kumpas olduğu konusundaki karşı fikrini “Soruşturmaların tamamının ortada hiç bir şey yokken ortaya atılmış tamamen uydurulmuş delillere dayandığına dair de elde somut deliller yoktur” ifadeleriyle açıkladı.
Mahkeme bazı delillerin yasal olmadığını belirttiği halde kararında bu delillerle ilgili yorumlarda bulundu.
Kararda şunlar kaydedildi:
Durum böyle olmakla birlikte ortada iddianamelere konu bazı vakıaların da olduğunu kabul etmek gerekir. Yani soruşturmaların tamamının ortada hiçbir şey yokken ortaya atılmış tamamen uydurulmuş delillere dayandığına dair de elde somut deliller yoktur.
‘Ordu göreve’ pankartının açıldığı Cumhuriyet mitingleri düzenlenmesi, Cumhuriyet çalışma grubu adı altında TSK'nın görevi kapsamında olmayan idarenin alanına müdahale eden işlemlerin yapılması, irtica.org internet sitesinde yayınlananlar, bunlardan bazı haberlerin Ak Partinin kapatılması davasında delil olarak sunulması, Ümraniye'de el bombalarının bulunması, aramalarda Yargıtay binasının krokisinin bulunması, NATO tesislerinin fotoğraf ve komutan isim listesinin ele geçirilmesi ve bunlara yönelik saldırı hazırlığı iddiaları, sanık İbrahim Şahin'in ilgili adreslerinden bulunan patlayıcı madde, silah ve mühimmatlar, mahkememizce uyma kararı verilen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma ilamında yasal delil olmadığı belirtildiğinden hükme esas alınmayan sanıklar Fikret Emek ve Mustafa Dönmez'in ilgili oldukları adreslerde yapılan aramalarda ele geçen silah ve patlayıcı maddeler bulunduğu gerçekleri, sanık Mustafa Dönmez'in ajandasından ele geçen krokiyle ilgili Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin kanaat belirtememesi, aynı ajandanın 8. Sayfasındaki krokiyle ilgili kanaat verici bir raporun bulunmaması, bu sanığın mahkememize sunduğu aramalardaki kolluk görevlilerinin konuşma ve görüntüleri içeren videonun sanığa Emniyet Genel Müdürlüğünce verildiğinin teyit edilememesi, yasal delil elde olmaması sebebiyle delil olarak kabul edilmese de iddialara konu teşkil eden bazı vakıaların dosyaya yansıması (Kuvayı Milliye Derneğinde silah üzerine yemin edilmesi, Vatansever Kuvvetler Güç Birliği hareketi, Türk İntikam Tugayı adı altında faaliyetlere dair iddialar), sanık Doğu Perinçek ve arkadaşlarına yönelik yapılan soruşturmalarda elde edilen deliller yasal kabul edilmeyerek hükme esas alınmamış ise de bunlarla ilgili yapılan iddiaların şüphe düzeyinde kalması bu iddiaların kesinlikle yalan olduğuna dair de kesin delillerin bulunmaması, irtica ile mücadele eylem planı belgesindeki imzanın sanık Dursun Çiçek'in eli mahsulü olduğu ya da olmadığına dair kesin bir delile ulaşılamaması, keza internet andıcı olayında olduğu gibi TSK'nın görev tanımında olmayan hükümetin yetki ve görevinde bulunan konularla ilgili propaganda çalışmalarının yapıldığının anlaşılması hususları bir arada değerlendirildiğinde gerek Ergenekon adı altında bir örgütün kurulduğu gerekse bu örgüte üye sanıkların olduğu ve bu örgüt faaliyeti çerçevesinde başta anayasayı ihlal ve hükümete karşı suç olmak üzere birçok suçun işlendiği iddialarıyla ilgili delil yetersizliğinden beraat kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
