Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Erdoğan'ın rektörünün bahanesi hazır: Anayasa Taşı darbe simgesiydi, kaldırdık

Rektörlük seçimlerini kaybetmesine rağmen Erdoğan'ın seçiminde kazanıp İstanbul Üniversitesi'ne Rektör olan Mahmut Ak, Anayasa Taşı'nı "27 Mayıs 1960'daki askeri darbeyi hatırlattığı için" kaldırttığını söyledi.

Serdar Nazım Yüce

Yayın Tarihi: 10.09.2015 , 12:33 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 04:48

Geçen yıl yapılan rektörlük seçimlerini kaybettiği halde, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından atanarak İstanbul Üniversitesi'ne rektör olan Mahmut Ak'ın üniversitedeki ilk icraatı, 27 Mayıs Darbesi'nden sonra tarihi Ana Kapı ile Rektörlük Binası arasına konulan Anayasa Taşı'nı ortadan kaldırmak olmuştu. Ak, Anayasa Taşı'nın akıbetine dair verilen dilekçeye yaklaşık 3 ay sonra yanıt verdi ve "darbe sembolüydü, kaldırdık" dedi. Aynı Rektör, aynı yanıt yazısı içinde Türkiye'nin en köklü üniversitesinden "köklü bir marka" olarak bahsetti. Öte yandan Ak, 27 Mayıs 1960 Askeri Darbesi'ne vururken, kendisinin de, 1980 Askeri Darbesi'nin ürünü olan Yüksek Öğrenim Kurumu'nun (YÖK) oluşturduğu akademik sistem sayesinde İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne getirilmiş olduğunu unutmuş gibi gözüküyor.

İstanbul Üniversitesi'nin Tarihi Ana Kapı'sıyla ünlü Merkez Yerleşkesinde, yaklaşık 55 yıldır duran Anayasa Taşı, geçtiğimiz aylarda birden ortadan kayboldu. İstanbul Üniversitesi'nin Ana Kapı, Şeref Holü, Yangın Kulesi, Rektörlük Binası gibi birkaç değerinden biri olan Anayasa Taşı'nın bir gece operasyonuyla ortadan kaybolduğu düşünülüyor. 

Rektörlük Yolu'nun kenarındaki bahçede bulunan Anayasa Taşı'na ne yapıldığını merak eden öğrenciler yaklaşık 3 ay önce, konuyla ilgili bilgi edinme talebiyle Rektörlük'e dilekçe verdi. Mahmut Ak geciken yanıtında, siyasi bir savunma verdi ve "Tarihi Kapının yer aldığı ana yerleşkede, 27 Mayıs 1960'daki askeri darbeyi hatırlatan bir sembol olan bu taş, ana yerleşkeden kaldırılıp İstanbul Üniversitesinin başka bir yerleşkesine taşınmıştır" dedi. Mahmut Ak, Anayasa Taşı'nın nereye kaldırıldığına dair de bir bilgi vermedi. 

MARKA NİTELEMESİ

Öte yandan Rektör Ak, İstanbul Üniversitesi'nden "marka" nitelemesiyle bahsetmekte bir beis görmüyor. İşte Mahmut Ak'ın yanıtı:

Dilekçenizde belirtilen konu incelenmiştir. Aklın ve bilimin objektif ve tarafsız olarak aynı potada eritildiği demokratik ve demokratikleşme yolunda irade koymuş ülkelerde, üniversiteler toplumun ve ülkenin sorunları ile ilgili çözümler üretir. Bu sorunların nitelikleri, büyüklükleri, yapıları ve önemleri ne olursa olsun çözümlerinde ortak özellik "iyi yetişmiş, kaliteli insan gücüdür". Bu öyle bir insan gücü ki bilimi sadece bilim için değil, bilimi insanların, dolayısıyla toplumun hizmetine sunmak için yapan anlayışa sahip bir güçtür.

İstanbul Üniversitesi bu güç ile öncü, büyük, köklü bir markadır. Geçmişle gelecek arasında bir bilim köprüsüdür. Bunun için özgür ve evrensel değerlerle donanmış bir üniversite kimliğine sıkı sıkıya sarılmıştır. İstanbul Üniversitesinin Tarihi Kapısı'da Türkiye'de yükseköğretimin, bilimin ve eğitimin sembolüdür. Tarihi Kapının yer aldığı ana yerleşkede, 27 Mayıs 1960'daki askeri darbeyi hatırlatan bir sembol olan bu taş, ana yerleşkeden kaldırılıp İstanbul Üniversitesinin başka bir yerleşkesine taşınmıştır.

Bilginizi rica ederim.

ANIT NEYİ SİMGELİYORDU?
Üzerinde bir kama ile el işareti olan taşın, 27 Mayıs'tan bir gün önce burada toplanarak and içen askerlerin anısına konulduğu biliniyor. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, Siyasi Tarih Anabilim dalından Doç. Dr. Mehmet Öznur Alkan, darbe yapan subayların bir kısmının 26 Mayıs’ta İstanbul Üniversitesi’nde son kez toplandıklarını, toplantının yapıldığı yere, üzerinde bir kama ve el figürü bulunan bir anıt dikildiğini anlatıyor. Zaten kama ve el, "and içme" kavramını simgeliyor. 28 Nisan 1960’da İstanbul Üniversitesi’nde Demokrat Parti’nin uygulamalarını protesto etmek için toplanan öğrencilere ateş açılmış, öğrencilerden Turan Emeksiz hayatını kaybetmişti. Saldırıların ardından sıkıyönetim ilan edildiğinden üniversitenin kontrolünü asker sağlıyordu. Darbe öncesi son toplantı da bu nedenle üniversitenin bahçesinde yapıldı. Milliyet'e döneme dair açıklamalar yapan Alkan, anıtın üzerindeki figürlerin klasik bir yemin tarzı olduğunu belirterek "İttihatçıların da böyle yemin tarzları vardır. Tabanca veya taştaki gibi kasatura/kama, üzerine de ellerini koyup yemin ederler fırkaya, cemiyete sadık kalacaklarına dair..." ifadelerini kullanıyor.

Alkan’ın anlatımına göre anıtın yapım macerası ise şöyle:

1960’ın sonbaharında dönemin İstanbul Üniversitesi Rektörü Sıddık Sami Onar bir gazeteciye 'Burada 26 Mayıs’ta da bir toplantı olduğunu biliyoruz. Buraya onların da ismini yazacağımız bir anıt dikmeye karar verdik' diyor. Haber bu kadar. Bu anıtın İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’nün de isteği üzerine konulduğu besbelli. İsim yazan bir anıt yok, muhtemelen bu anıt onun yerine konuldu. Fakat ne zaman yapıldığı konusunda kesin bir bilgi yok.

 

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.