Aşı karşıtlığında rakamlar artıyor, salgın görülebilir

Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, aşı reddinin 23 binlere çıktığını belirtti. Ceyhan'ın açıklamalarını soL'a değerlendiren Doç. Dr. İlker Belek, aşı reddinde bakanlığın sorumluluğunu hatırlattı.

Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, aşı reddinin 23 binlere çıktığını belirterek, “Bunun sonuçları giderek ağırlaşıyor. Aşı olan çocuklarda da kızamık görülmeye başlandı. Yaklaşık 15 yıldır böyle bir tablo ile karşılaşmamıştık. Aşı reddi 50 binleri bulursa Türkiye’de salgın meydana gelebilir” uyarısında bulundu.

Hürriyet'ten Meltem Özgenç'in haberine göre; Ceyhan şöyle konuştu:

'KATLANARAK ARTIYOR'

“Özellikle çocukluk çağı aşılarında ciddi sıkıntı yaşamaya başladık. 2017 yılında 23 bin kişi, çocuğuna aşı yapılmasını reddetti. Bu aşılar arasında kızamık, kızamıkçık, kabakulak, difteri, boğmaca, çocuk felci, menenjit aşıları bulunuyor. Aşıyı reddedenlerin sayısı 50 bine çıkarsa Türkiye’de ciddi bir kızamık salgını meydana gelebilir. Bu sayıya ulaşmak da bu gidişle hiç de zor değil. 2011’de aşı reddi 183’ken, 2013’te 980, 2015’te 5 bin 400, 2016’da 12 bin oldu. Yani insanlar aşı konusunda yalan yanlış konuşmaya devam ederlerse, rakam katlanarak artacak, karşımıza salgın olarak çıkacak.”

'AŞI YAPTIRANLAR DA TEHLİKEDE'

“Çocuğuna aşı yaptırmamayı özgürlük olarak görenler var. Bu karar aşı yaptıran aileleri de maalesef etkiler hale geldi. Çünkü hiçbir aşı tek başına yüzde yüz korumaz. En yüksek korumaya sahip olan kızamık aşısı bile yüzde 98 korur. 2017 yılında 85 çocukta kızamık vakası görüldü. Bunların 4’ü aşılanmıştı. 2018’in ilk üç ayında kızamık vaka sayısı 44’e ulaştı. Üstelik bu çocukların 3’ü aşılanmıştı. Yani artık aşı yaptıran çocuklar da tehlikede. Yaklaşık 15 yıldır böyle bir tablo ile karşılaşmamıştık. Bu durum bizi korkutmaya başladı. Bu çocukların hastalığa yakalanmaması için hastalık etkeninin toplumda dolaşmaması gerekir. Yüksek oranda aşılarsanız çocukların hasta olma ihtimali neredeyse yok olur.''

'100 ÇOCUKTAN 20’Sİ ÖLÜR'

"Salgın meydana gelirse geçmiş veriler şunu gösteriyor ki, her kızamık geçiren bin çocuğun 100’ü hastaneye yatacak. Bu çocukların yaklaşık 20’si ölecek, 30’unda beyin hasarı meydana gelecek. Aşı konusunda artık ciddi bir bilinçlendirme şart. Çünkü Türkiye’de zorunlu aşılama yok. Belki artık zorunlu aşı uygulaması tartışılabilir. Aşının aleyhinde insanlar her yerde konuşamamalılar. İnsanların artık bu sorumluluğu hissetmeleri lazım. Batı ülkelerinde de çok yerde zorunlu değil, ancak yaptırmayanlar yalan yanlış konuşmuyorlar."

NEDEN REDDEDİYORLAR

"Bazı aşılarda etki artırıcı olarak alüminyum bulunuyor. Bazı uzmanlar bunun sağlığa zararlı olduğunu iddia ediyor. Uzmanların büyük bölümü ise aşılardaki alüminyum düzeyinin insan sağlığını etkilemeyecek kadar düşük seviyede olduğunu belirtiyorlar."

İLKER BELEK: BAKANLIK YASA ÇIKARMADI

Konuyla ilgili soL'a konuşan Doç. Dr. İlker Belek, geçtiğimiz yıl aşı karşıtlığı nedeniyle resmi olmayan rakamlara göre 2 bin 500 kızamık vakası görüldüğünü açıkladı. Aşı karşıtlığı sürecine ilişkin ailelerin yerel mahkemelere dava açtığını, sonuç alamayınca Anayasa Mahkemesi'ne gittiklerini hatırlatan Belek, ''Anayasa Mahkemesi, 'insan vücudunun bütünlüğüne saygı' maddesine dayanarak aşı yaptırmak istemeyen ailelerin itirazlarını kabul etti ama aynı zamanda 'eğer Sağlık Bakanlığı, toplum sağlığı açısından aşıyı zorunlu görüyorsa buna göre düzenleme yapılmalıdır' diyerek topu bakanlığa atmıştı'' dedi.

Sonraki süreç hakkında da bilgi veren Belek, Sağlık Bakanlığı'nın AYM kararından sonra yasa çalışması yapmadığına dikkat çekerken AYM'nin ilk kararının bu nedenle geçerliliğini koruduğunu söyledi.