Sayfa yolu
2018 bütçe görüşmeleri başladı: Oylanan Erdoğan'ın ve patronların bütçesi, halkın değil
Yayın Tarihi: 12.12.2017 , 15:20 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 06:06
Meclis Genel Kurulu'nda bütçe mesaisi pazartesi günü başladı. Görüşmeler, cumartesi ve pazar günleri de dahil olmak üzere aralıksız 12 gün sürecek.
Pazartesi günü, bütçenin tümü üzerinde dört siyasi parti grubu ve hükümet adına konuşmalar yapılırken; bugünse, Cumhurbaşkanlığı, Meclis, Sayıştay, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Başbakanlık, Diyanet İşleri Başkanlığı, MİT Müsteşarlığı'nın bütçeleri ele alınıyor.
2017 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı ayrılan ödeneği yılın ilk 7 ayında tüketmiş ve ek 1.3 milyar TL bütçeyle 8.1 milyar TL'lik ödenek almıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın kullanma yetkisinde olan örtülü ödenektense 2017'nin ilk 8 ayında 2 milyar 121 milyon TL harcanmıştı.
2017'de bütçeden en fazla payı 77 milyar 406 milyon 981 bin lirayla alan Hazine Müsteşarlığı'ysa, bütçe görüşmelerinden önce komsiyondan geçen Torba yasayla 37 milyar TL ek ödenek almıştı.
TBMM Bütçe Komisyonu'nun CHP'li üyesi Lale Karabıyık, bütçe görüşmelerine ilişkin soL'a açıklamalarda bulundu.
Karabıyık, bütçe görüşmelerinin öncesinde torba yasa görüşmelerinin yapıldığını ve torba yasanın kaynak yaratma telaşıyla TBMM’ye sunulduğunu aktardı. Torba yasanın hazinenin 37 milyar TL açığını kapatmak adına oldu bittiye getirildiğini vurgulayan Karabıyık, "Buradan çıkan sonuç ekonominin dümenini kaçırdılar. Kural ve kuram tanımayan bir maliye politikamız mevcut. Hükümet net olarak ekonomide kontrolü elden kaçırmış vaziyette" dedi.
Bütçe görüşmelerine başlanırken Meclisin önüne bir hedef koyması gerektiğini ve bu hedefin de mevcut tabloya göre şekillenmesi gerektiğini söyleyen Karabıyık, "Hükümet ve bakanlıklar mevcut tabloları pespembe gösteriyor. Beklentileri de bu tablonun üzerine inşa ederek gerçeklerden uzaklaşıyor. Rakamlarla kabinenin sunduğu veriler örtüşmüyor, bu pembe tablo üzerine inşa edilen bütçe gerçeği yansıtmıyor, bu nedenle koydukları hedefler de gerçekleri yansıtmıyor. Başarısızlığın temel nedeni bu" ifadelerini kullandı.
'BÜYÜME ETKİSİ NEGATİFE DÖNECEK'
Bütçede hedeflenen olguların birtakım perspektiflere dayanması gerektiğinin altını çizen Karabıyık, mesela sınıfsal bir öncelikle hareket ederseniz ‘dar gelirlinin milli gelirden aldığı payı artırmak’ gibi bir hedef koyabilirsiniz ya da politika, kalkınma önceliğiniz olur ve buna göre hedefler koyarsınız. Fakat AKP’nin hazırlığı bütçedeki hedeflere baktığımızda bir hedef göremiyoruz. Tek öncelikleri ‘büyüme yüksek çıksın’’ dedi.
Pazartesi günü TÜİK tarafından açıklanan 3. çeyrek büyüme oranına atıfta bulunan Karabıyık, büyümenin kapsamı ve etki alanı onlar için önemli değil. Büyümenin niteliği ve kapsama alanı değerlendirilmiyor. Şu anki hem büyüme geçen yılki daralmanın baz etkisiyle, hem ÖTV-KDV indirimden ötürü hem de Kredi Destek Fonu tarafından verilen meblağlardan dolayı büyük görünüyor. Ama bir sonraki dönemde bu dopingin etkisi negatif olarak bütçeye ve maliyeye yansıyacak’’ dedi.
'BÖYLE İSTİKRAR OLMAZ'
Son iki yıldır Türkiye'nin ekonomisi zayıf olan ülkeleri tanımlayan ''Kırılgan beşli'' içerisinde yer aldığını vurgulayan Karabıyık, geçtiğimiz yıl Türkiye haricinde bu beşli içinde olan ülkeler bu yıl söz konusu beşliden çıktı fakat Türkiye hala aynı durumda. Ekonomide istikrardan kasıtları buysa biz böyle bir istikrar istemiyoruz'' dedi.
AKP’nin salt büyüme rakamlarıyla hareket ettiğini söyleyen Karabıyık, "Bir istihdam veya eğitim politikaları yok. Eğitime ayrılan bütçe personel giderlerinden dolayı rakamsal olarak artış gösteriyor ve bununla ‘Eğitime ayırdığımız bütçe yükseldi’ diyerek övünüyorlar. Ama iş nitelikli yatırıma geldiğinde orada herhangi bir kıpırdanmanın aksine azalış var. 2018 yılı bütçesi hedef olarak salt büyümeyi öngörüyor, nitelikli bir büyümeyi öngörmüyor ve Türkiye’nin temel gereksinimlerinden uzak" ifadelerini kullandı.

'2018 FAİZ BÜTÇESİ'
Karabıyık, "AKP'nin hedefi cari açığı sürdürebilmek üzerine kurulu. Borcu borçla kapatıyorlar. Bu yılın cari açığını sürdürebilmek için 200 milyar dolar gerekiyor. Bu aslında dünyanın faizini de dışarıya vermek anlamına geliyor. Şu an 145 milyar dolar dışarıya 610 milyar dolar içeriye faiz ödenmiş durumda. 2018 bütçesi de tam bir faiz bütçesi olmuş vaziyette" dedi.
Cumhurbaşkanlığı örtülü ödeneğine ilişkin de konuşan Karabıyık, örtülü ödenekte bazı kalemler 4 kata kadar artış görüldüğü söyledi.
Karabıyık şöyle konuştu:
''Bununla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne önerge verdiğimizde tüm AKP'liler aynı anda saldırıya geçiyor. Zaten ödeneklerin alt kalemlerini göremiyorsunuz, bu noktada şeffaflık yok. Bizlere 'Prestijimiz için bu olmak zorunda' cevabını veriyorlar. İnsanların borçlarından dolayı intihar ettiği, işsizlerin milyonlarla ölçüldüğü ülke böyle itibar mı olur?''
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.

