Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Taraftarlar hakları için örgütleniyor

Sporun, özellikle futbolun taraftarsız olamayacağı sürekli söylenir. İşte o taraftarlar, “bizim de haklarımız var” diyerek örgütlenmeye başlıyor. Ankara’da Ekim 2013’te kurulan Taraftar Hakları Dayanışma Derneği, taraftar haklarını korumayı amaçlıyor.

Yayın Tarihi: 20.03.2014 , 22:30 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:11

(soL-Spor) Ankara’da Adana Demirspor, Ankaragücü, Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray, Gençlerbirliği taraftarlarının bir araya gelerek kurduğu Taraftar Hakları Dayanışma Derneği’nin Başkanı Kemal Ulusuoy ile sohbet ettik. Gençlerbirliği Kara Kızıl üyesi de olan Taraf-Der Başkanı Kemal Ulusoy aynı zamanda avukatlık yapıyor.

Öncelikle Taraf-der nedir? Bu oluşumun içinde kimler var ve neler yapıyorsunuz? Üyeliği nasıl alıyorsunuz?
Taraftar Hakları Dayanışma Derneği, taraftarların haklarının korunması, spor alanlarındaki sağlık, güvenlik, hijyen vb koşulların temin edilmesi, hak gasplarının ve taraftarlara yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla kurulmuş bir dernek. Yaklaşık 2 yıldır Ankara’da çeşitli takım taraftarlarından oluşan bir ekiple toplantılarımızı yapıyorduk. 2013 yaz aylarından sonra taraftar üzerinde yoğunlaşan baskılar bizim de daha hızlı kurumsallaşmamıza neden oldu diyebiliriz. Taraf-Der, Ekim 2013’de Ankara’da Gençlerbirliği, Ankaragücü, Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray, Adana Demirspor takımlarının taraftarlarından oluşan bir ekip tarafından kuruldu. Taraf-Der’e taraftar olan herkes bireysel olarak başvurabiliyor. Grup halinde üyelik gibi bir tutumuz yok. Ancak Taraf-Der’e üye olacak taraftarların derneğin ilkelerini, kırmızı çizgilerini ve sporun endüstriyelleşmesine karşı pozisyon alışını kabul etmesi gerekiyor. En az iki dernek üyemizin referansını da derneğe üyelik için getirmiş bulunuyoruz.

Taraftar kelimesi sizin için ne anlama geliyor
Tabii taraftarlıkla seyirci olmayı birbirinden ayırt ediyoruz. Taraftarlık adı üzerinde taraf olmayı, bir aidiyet duygusunu, grup halinde tepkisini ifade edebilmeyi, buna karşın gerektiğinde kendi grubundaki otokontrolü sağlamayı gerektirir. Taraftarlar deplasmana gider, kulübe ait diğer branşları ihmal etmez, yanındakiyle arkadaşlıklar dostluklar kurar, gerektiğinde parasını, aşını paylaşır. Bu anlamıyla seyirci olma kavramından farklıdır bizler için. Ama bu dediklerimden holiganizm gibi bir sonuç çıkarmamak gerekir.

Peki halkın taraftara bakışı sizce nasıldır?
Halkın nasıl baktığı tartışmalı bir konu. Taraftar olarak saydığımız insanlar zaten halkın içerisinden gelen bireyler. Ama halkın küçük bir yüzdesini oluşturuyorlar. Taraftarlık kurumunun içerisinde olmayan halk kitleleri doğal olarak medyadaki yansımadan kaynaklı, aynı 6222 sayılı yasada olduğu gibi, taraftarları lümpen, olay çıkarma ya da suç işleme potansiyeli olan insanlar olarak görüyor. Ama bunun bir algı tutulması ve önyargı olduğunu söyleyebilirim. Tabi bu özeleştiri vermemizin, kendi yanlışlarımızı sorgulamamızın önünde engel olmamalı.

Haziran Direnişi’nden sonra tribünlerin değiştiği söyleniyor, siz bu konuya katılıyor musunuz?
Ben bu fikre, tribünün içerisinden bir kişi olarak çok katılmıyorum. Sadece o potansiyelin açığa çıkmasıyla birlikte görünürlüğü arttı diye düşünüyorum. Tabi medyanın ilgisiyle birlikte halkda tribünlerin radikalizasyonu arttı diye bir algı oluştuğu da muhakkak. Tam da taraftarların, hangi renkleri benimseyip benimsemediğine bakmadan, herhangi bir soruna karşı ortak tavır alabilmesi için Taraf-Der’i kurduk.

Son günlerde tribünlerin de siyasette yer aldıklarını, yürüyüş düzenlediklerini görüyoruz. Sizin bu konuda bir düşünceniz var mı?
Her birey gibi taraftarların da en temel hak ve özgürlüklerini, demokratik tepkilerini dile getirme hakkı olmalı. Lakin taraftarların kulüp ya da kişiler için sokağa çıktıkları kadar, kendi hakları için de sokağa çıkması gerekmekte. Örneğin şike sürecine ilişkin davaya ya da şampiyonluk kupası verilmemesine dönük yürüyüşler yapılıyor lakin bugüne kadar e-bilete karşı yürüyüş yapan bir taraftar topluluğu olmadı. Bu kendi haklarının bilincinde olunmadığını gösteriyor. Tabi bizim gibi yapılanmalar için Avrupa’ya baktığımızda bunun oldukça gerisinde kaldığımızı görmek gerekiyor.

"Elektronik bilet felaket senaryosudur"

E-bilet uygulamasının hayatımıza gireceği kesinleşmiş gözüküyor. Taraf-der ve taraftarlar bu uygulamaya nasıl bakıyor?
Elektronik bilet uygulaması taraftarlar ve spor kültürümüzün gelişmesi açısından tam bir felaket senaryosu anlamına geliyor. E-Bilet uygulaması konusunda bugüne dek taraftarların görüşü hiç alınmadı. 6222 sayılı yasa ile hukuk literatürümüze giren e-biletin ne yasayla amaçlanan şeyleri, ne de ülkedeki sporun geliştirilmesini beraberinde getirmeyeceğini biliyoruz. Yaklaşık 2,5 yıldır yasada olmasına rağmen ertelenen e-bilet uygulamasının, Kulüpler Birliği’nin görüşünün de aksi yönünde, TFF tarafından 14.04.2014’den itibaren hayata geçirileceğinin açıklanması da taraftarların haklı olarak “neden acele ediliyor?” sorusunu sormasına sebep oluyor. Bize göre elektronik bilet uygulamasıyla, kimi taraftar gruplarının ücretsiz tribüne girmesinin ya da tribünde dönen rant kavgasının önüne geçilemez. Yahut sporda şiddet ve düzensizlik bu şekilde son bulmaz. Aksine taraftar sayısında, özellikle Anadolu’da, çok büyük bir düşüş yaşanacağını düşünüyorum. E-Biletin en bariz uygulama alanı ve sonuçlarını görebileceğimiz yer kuşkusuz İtalya. İtalya dışında zaten bahsedildiği gibi tüm spor alanlarında uygulanan bir e-bilet uygulaması yok. İtalya’da seyirci ortalaması yarı yarıya azaldı. Bundan kuşkusuz kulüpler de zarar etti. Tabi e-bilet hem tribünlere yeni bir düzen vermek, hem taraftar örgütlenmelerini sonlandırmak, hem taraftarları fişlemek, birbirinden yalıtmak vb amaçlarla yapılıyor hem de elektronik bilet ihalesini alan tek bir banka üzerinden çok ciddi miktarlara ulaşacak olan bir rant söz konusu. Yani endüstriyelleşen sporun taraftar üzerinde belki de en hissedilebilir yansımasını yaşayacağız. Bu nedenlerle e-bilete sonuna dek karşı çıkmak gerekiyor. E-bilet tüm sporseverleri, renkleri ayırt etmeksizin müşkül duruma sokacaktır. Şiddet ve düzensizliği önleme amacıyla yapıldığı söylenen bu yasa ile zaten amaçlananın tam tersi durumların ortaya çıkacağı açıktır diye düşünüyorum.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.