Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Munzur Festivali'nde 'Kürt sorunu, Birleşik Mücadele ve Anayasa' paneli

Dersim’de bu yıl 12. kez düzenlenen Munzur Doğa ve Kültür Festivali'nin üçüncü gününde "Kürt sorunu, Birleşik Mücadele ve Anayasa" başlıklı bir panel düzenlendi.

Yayın Tarihi: 29.07.2012 , 16:32 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:37

Bu yıl 12. kez düzenlenen Munzur Doğa ve Kültür Festivali'nin üçüncü gününde "Kürt sorunu, Birleşik Mücadele ve Anayasa" paneli gerçekleştirildi.

Kütüphane bahçesinde düzenlenen moderatörlüğünü Hüseyin Tunç’un yaptığı panale Türkiye Komünist Partisi Merkez Komitesi üyesi Aydemir Güler, Özgürlük ve Dayanışma Partisi Genel Başkanı Alper Taş, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Ender İmrek, İstanbul BDP Milletvekili Sebahat Tuncel, Halk Cephesi temsilcisi Meryem Özsöğüt, Ezilenlerin Sosyalist Partisi Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve Partizan temsilcisi Kenan Özyürek katıldı.

"Emperyalizme karşı sokaklara inmek gerekiyor"
Panelde ilk sözü alan TKP MK üyesi Aydemir Güler, Kürt sorununun Türkiye’nin diğer sorunlarından ayrı değerlendirilemeyeceğine vurguladı. İstanbul’da Tuzla tersanelerinde ölen işçilerin yarısının Kürt olmasının ya da sabahın erken saatlerinde çöp toplayan işçilerin aralarında Kürtçe ve Zazaca konuşmasının tesadüf olmadığını belirten Güler, Ortadoğu özelinde Suriye’nin içinde bulunduğu güncel duruma değinerek gelişmeleri şu sözlerle değerlendirdi: “Emperyalizm uzun bir süreden beri Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da yeniden müdahalelerde bulunup bu coğrafyanın yeniden şekillendirilmesinde gerici dinamiklerle(Müslüman Kardeşler, El Kaide vs…) ittifaka girmiştir.”

Suriye’de bugün yaşanan gelişmelerin bu sürecin ürünü olduğunu belirten Güler, bölgede dinsel, mezhepsel ya da etnik bakımdan halklar arasında bölünme yarattığını vurguladı.

Suriye Kürtlerinin kaderinin “Arap Baharı”na benzememesi için birleşik mücadelenin yükseltilmesi gerektiğini söyleyen Güler, “Kürt sorununu mu tartışıyoruz? Kürt meselesini bugün bulunduğu noktadan daha ileriye taşımak için emperyalist müdahaleye karşı sokaklara inmek gerekir” dedi.

"Demokratik Konfederalizmi savunmalıyız"
Daha sonra sözü ÖDP genel başkanı Alper Taş aldı. AKP’nin bugün Suriye’de oluşan Kürt bölgesine karşı sert girdilerde bulunduğuna değinen Taş, tampon bölge oluşturma niyetinin de buradan beslendiğini söyledi. AKP’nin Ortadoğu’da bölgesel güç olma çabasında olduğunu belirten Taş, içerde Kürt tabanını paralize etmeye çalışmasının nedeninin de buradan kaynaklandığını dile getirdi. Kürt sorununu PKK’siz çözme girişimini AKP’nin bölgesel güç olmasından bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Alper Taş, “Demokratik Konfederalizm bugün savunulmak durumundadır çünkü Irak, Suriye, Türkiye ve diğer bölge halkları da bu vesileyle demokratikleşecektir, demokrasi buradan beklenmelidir, Arap Krallığı ya da Katar Emiri’nden değil” diyerek “Kürtlerin bugünkü tezini yadsıyamayız” diye konuştu.

"Ortadoğu halkları Arap Baharı ile diktatörlerine isyan etti"
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Ender İmrek, Bölgede yaşanan sürecin çok kritik olduğunu, Ortadoğu’da halkların “Arap Baharı”yla beraber kendi diktatörlerine isyan ettiğini, Kürtlerin de bu süreçte Suriye’de Demokratik Özerklik yönünde attığı adımların sahiplenilmesi gerektiğini söyledi.

HDK’nın Kürt sorunun çözümü konusunda çok önemli bir proje olduğunu belirten İmrek, İspanya ve Yunanistan’da kapitalizmin krizine karşı sokakta olduğuna değinerek, Yunanistan’da SYRİZA hareketinin önemli bir boşluğu doldurduğunu iddia etti.

Kürtler Suriye'de demokratik özerkliği istemedi, inşa etti
BDP adına sözü alan İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, AKP’nin Abdullah Öcalan üzerinde bir yılı aşkın süredir uyguladığı tecride dikkat çekti. AKP’nin bugün Kürt meselesinin çözüm yollarını kapatmış olduğunu söyleyen Tuncel, “Kürtler için özgürlüğü tartışacaksak önce Öcalan’ın özgürlük koşullarını tartışmalıyız” dedi.

BDP'nin sorunun muhataplarından biri olduğunu, parlamentoda bunu tartışma zemininde önemli mesafeler kaydettiklerini de belirten Tuncel, birleşik mücadele için HDK’nın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Suriye’de Kürtlerin öz savunma gücü oluşturduklarına da değinen Tuncel, Suriye Kürtlerinin Demokratik Özerklik istemediğini, bunu inşa ettiğini söyledi.

"HDK genişletilmeli"
ESP adına söz alan Figen Yüksekdağ, HDK’nın stratejik bir noktada durduğunu, birleşik mücadele eğilimi gösteren bu yapının genişletilmesi, büyütülmesi gerektiğini belirtti. Balkanlar ve Ortadoğu’da ki gelişmelerin birleşik mücadeleyi şart koştuğunu, özelliklede Ortadoğu’daki gelişmelerin Kürt Özgürlük Hareketinden ayrı tutulamayacağını ifade etti. Devrimcilerin bugün için Ulusların Kendi Kaderini Tayin Hakkını öne çıkarması gerektiğini söyleyen Yüksekdağ, Kürt meselesinin de bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

"Nedenleri ortadan kaldırmadan, sorunlar ortadan kalkmaz"
Daha sonra Halk Cephesi adına söz alan Meryem Özsöğüt, çözüm istediklerini, barış istediklerini ancak emperyalizm çağında, faşizmin güçlü olduğu bu dönemde çözümün mümkün olmadığını belirtti. Nedenleri ortadan kaldırmadan sorunu çözmeye çalışmanın ahmaklık olacağını söyleyen Özsöğüt, faşizm koşullarında Ulusların Kendi Kaderini Tayin edemeyeceğini dolayısıyla anti-emperyalist, anti-oligarşik mücadelenin şart olduğunu ifade etti.

"Kemalizm resmi ideolojidir değişmez"
Partizan temsilcisi Kenan Özyürek, "Kemalizm, devletin resmi ideolojisidir. Hükümetlerin değişmesiyle bu ideoloji değişmez. AKP de bu ideolojiyi uygulayan bir partidir" diyerek, Kemalizm'le ilgili olarak İbrahim Kaypakkaya'nın tespitlerinden örnekler verdi.

(soL - Dersim)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.