Sayfa yolu
Çeçenistan'daki 'cin hastanesi' bizimkilere ilham verdi!
Yayın Tarihi: 04.01.2012 , 00:38 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:29
Habertürk gazetesi, büyük bir gazetecilik faaliyeti yürüterek, Çeçenistan'ın Grozni kentindeki "ilk cin hastanesi"ni ziyaret etmişti. "İslami Tedavi Hastanesi" olarak geçen merkezde, "cin çarpılanlar" tedavi ediliyor!
Gazetenin haberine göre, Cin Hastanesi üç yıl önce Cumhurbaşkanı Ramzan Kadirov’un talimatıyla kurulmuş. Uzmanlar batıl inançlara sahip halkın, cinci, büyücü gibi insanlara gittiğini, üstüne para verip büyülerle, tılsımlarla kandırılıp sömürüldüklerini söyleyince Cumhurbaşkanı Kadirov da, “Kuran da cinlerin varlığını ve insanlara etkisini kabul etmektedir. Madem halk bu tür tedaviye bir ihtiyaç duyuyor, öyle ise bu işi kalpazanların, cahillerin eline bırakmayalım. Bu tür hastaları dine uygun biçimde tedavi etmek üzere ruhani bir hastane açalım” diyerek merkezin açılmasını sağlamış.
Kuran dinletip test yapıyorlar!
Sözde hastaneye "cin çarpanların" yanı sıra, "çarpılmamış" insanlar da geliyormuş. İlk adımda, hastaneye gelenlere "test" uygulanıyor. Test için başvuran kişileri sandalyelere oturtup gözlerini kapatmalarını istiyorlar. Daha sonra bant kaydından Kuran dinletiliyor. 20 dakika boyunca bu kaydı dinleyen kişilerin ne hissettikleri soruluyor. Verilen cevaplarla o kişiye cin mi çarpmış, büyü mü yapılmış yoksa psikolojik sorunları mı var anlamalarını sağlıyor!
Cin çarpıp çarpmadığı ise şöyle anlaşılıyor:
"Eğer gözleri kapalı bir şekilde Kuran dinlerken, göz kapakları titriyor, göz bebekleri sağa sola hareket ediyor, ağlıyor, vücudu sarsılıyorsa, bayılıyorsa ya da bazen “Okumayın” diye bağırıyorsa işte o zaman bu belirtileri gösteren kişiye ‘Cin çarpmıştır’ teşhisi konuluyor. Eğer Kuran dinleyen kişi vücudunda ısınma, özellikle baş bölgesinde hissedilir derecede ısınma olduğunu, ellerinde ve vücudunun herhangi bir yerinde uyuşma, rahatsızlık ve ağlama hissi olduğunu söylüyorsa işte o zaman o kişiye 'Büyü' yapıldığına hükmediliyor."
Çeçenler yapar da bizimkiler durur mu!
Habertürk'ün gazetecilik başarısı burada kalmıyor. Daha sonra, Türkiye'deki kimi vakıflardan da 'cin hastanesi' için görüş isteniyor. Ve sonuç: Cin hastanesi Türkiye'de de kurulsun!
Örneğin, Diyanet Vakfı İlim Kültür ve Sanat Yayın Kurulu Başkanı Prof. Dr. Saim Yeprem, Kuran’da başlı başına bir ‘Cin Suresi’nin olduğunu belirterek, “Ayetlerde insanların topraktan yaratıldığı, cinlerin ise ateşten yaratıldığı ifade ediliyor. Birçok hadiste ise sorumlu olan varlıklar ifadeleri yer alıyor. Hatta Peygamberimizin bir sıfatı Rasul-ü Sakaleyin, yani insan ve cinlerin peygamberi anlamına geliyor” diyor.
Tabii, Yeprem ve diğer isimler, konuya "şüpheci" yaklaşmayı da ihmal etmiyorlar. Yeprem'e göre, "cin çarpması" bir yorum. Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı ise "insanları neden cin çarptığının bilinmediğini" düşünenlerden:
“Bu çarpma nasıl oluyor, ne şekilde cereyan ediyor, ne kadar süre devam ediyor bilemiyoruz. Ama bizimbildiğimiz şey insanlar yanlış iş yaptıklarında kendi nefislerinin ve şeytanın etkisinde kalıyorlar. Mesela haksız yere birmillete saldırıp binlerce insanı öldürme emrini Allah vermez, bunu insanlara şeytan yaptırıyor.”
Ve en sonu, "cinler üzerine 30 yıldır araştırma yapan" Memiş Hoca, son noktayı koyuyor:
“Ben yıllardır söylüyorum Türkiye’de de böyle bir şey kuralım diye. Çünkü bütün dünyada bu tür rahatsızlığa yakalanan insanlar var. Ne kadar istismarcı varsa medyum adı altında bu konuyu istismar ettiler. Bu işe magazinsel, dalavere gibi bakılmaya başlandı.”
Memiş Hoca'nın "isitsmar", "magazinsel", "dalavere" dediği kısım, herhalde Habertürk'ü de ilgilendiriyor.
(soL - Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.