Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

KadıköyGeleneksel Hayri Dev’le sona eriyor

KadıköyGeleneksel günlerinin dördüncüsü Denizli’nin Çameli köyünden bir ozanla, Hayri Dev’le sona eriyor.

Yayın Tarihi: 13.04.2009 , 12:51 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

soL (HABER MERKEZİ) Denizli'nin Çameli köyünden Hayri Dev bu akşam saat 20:00'da KadıköyGeleneksel günlerinin ikinci kez konuğu olacak... NHKM Müzisyenler Atölyesi tarafından bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen KadıköyGeleneksel günlerinin son etkinliği, "Ormanın Ardında" belgesel filminin gösterimiyle başlayacak ve Hayri Dev'in oğlu Zafer Dev ve torunu Kısmet Dev'den oluşan grubuyla vereceği konserle sona erecek.

İşte hem Hayri Dev'i hem de Jerome Cler tarafından yapılan belgeselinin öyküsü:

Hayri Dev, 1933 yılında Denizli'nin Çameli İlçesi'nin bir dağ köyünde dünyaya gelir.
Ama hangi ay, hangi gün kimse bilmez.
Sadece çoktan toprak olmuş ninesi ve annesi "sen güzün" doğdun demişler, O'nun hiç kutlanmayan doğum günü de böylece "güz" olmuş.

Doğuştan Çoban
Yoksul dağ köyünün yoksul Hayri'si, yürümeye başladıktan az sonra ailenin en önemli mal varlığı olan, 3-5 keçinin peşine düşer.

Minik Hayri, dağlarda yankılanan yanık kaval sesine, düğünlerde dinlediği 3 telli saza gönül verir.

Hani çocuklara sorarlar ya "Büyüyünce ne olacaksın?..."

Ama bizim Hayri, kimse sormadan kararını vermiştir.

Büyüyünce, düdük yapacak, saz çalacak.

Düdük yapmayı, kendisinden az büyük çocuklardan öğrenir.

Çam ağacından parmak kalınlığında yaş bir dal kesilecek, 3-4 santimetrelik bölümünden çakı yardımıyla yuvarlak bir bölüm özenle çıkarılacak, kabuğu soyulan yere de dil yapıldıktan sonra ilk çıkan kabuk yerine takılacak.Al sana çam düdük.

Ya saz... Onun başlangıcını da, bir sopa parçasına bağladığı at kuyruğu kılı ile yapan Hayri Dev, 17-18 yaşlarına geldiğinde, hep "sipsi" denilen düdük ve 3 telli bağlama ustası olmuştur.

Dev'in orkestrası
Dev, artık yörede yapılan düğünlerin vazgeçilmez sanatçısıdır.

Önce sipsiyle çoşturduğu konukları, üç telli sazından çıkan kıvrak havalarla eğlencenin doruğuna çıkarır.

Yıllar yılları kovalarken, Hayri Dev'in "orkestrasına", kemancı bir arkadaşı ile, yeteneğini genlerinden alan oğlu Zafer de katılır.

Hayri Dev ve ekibi, düğünlerden aldıkları 3-5 kuruşla geçimlerini sürdürmeye çalışırken, 1993 yılına kadar gelinir.

O yıllar, saz sevdalısı Fransız Jerome Cler de, saz sesi duyabilmek için, Paris'te Türklerin işlettiği barların müdavimleri arasına girmiştir.

Tesadüf bir gün O'nu, ünlü saz üstadı Talip Özkan ile tanıştırınca, sevdası daha da büyür ve bu sesin peşinde Türkiye'ye gelir.

Ver Elini Acıpayam
Paris'teki saz ustasının verdiği adres, Denizli'nin Acıpayam'ı, yani doğup büyüdüğü topraklar olur. Jerome'un eline de, "Şu şu insanlar sana yardımcı olur" diye bir de liste tutuşturur.

Yollara düşen Jerome, "daha derine daha derine" derken, yine bir yerlerde bir ses ve saz sesine rastlar.

"İşte benim aradığım adam bu" derken, aldığı cevap çok ilginçtir

- Ne yapacaksın o adamı. O, Çameli'nin bilmem ne köyünde oturan bir çoban. Hem de yaşlandı artık, sana bir yararı dokunmaz.

O adam, bizim Hayri Dev'dir.

Bu sözler bir kulağından girip bir kulağından çıkan Jerome Cler, Çameli'nin yolunu tutar.
Fransız araştırmacı bu kez şanslıdır.

Günlerden cumadır, Çameli'nde de Pazar kurulmuştur.

Bir iki soruştan sonra, her köylü gibi ilçe ve belde pazarına gelen Hayri Dev'i bulur.

Çok az Türkçe bilen "gavur misafir"i yanına alan Hayri Dev, O'nu köyüne, evine konuk eder.

Bir kaç gün Hayri Dayı'ya "Tanrı misafiri" olan Jerome Cler, kendi ifadesine göre "tam doyuma" ulaşmıştır.

Yıllardır, ismini cismini bilmeden aradığı adam budur.

Artık Jerome Cler'in adresi bellidir.

Her fırsat bulduğunda soluğu Hayri Dayısı'nın evinde, sofrasında alır.

Dev Ailesi de O'nu sever ve bağrına basar.

Hayri Dev, o günleri şöyle anlatıyor:
- Bizim oralarda tanınırdım. Yani düğünler bensiz olmazdı. Ama o kadar. Sonra bir gün Jerome çıkıp geldi. Ben çaldım O dinledi, ben söyledim O bir şeylere kaydetti ve çekip gitti. Aradan zaman geçti ve bir gün Jerome yine geldi. Ama bu kez beni de götürmeye... İlk olarak Paris'e gittik ve konser verdik. Bunu başka Avrupa şehirleri izledi. Oralara gittim, bazan da öğrencilere dersler verdim.

Filmde başrol oynadı...
Çameli'ni "ikinci vatan" olarak seçen Jerome Cler, Paris'te tanıştığı Tacikistanlı Gulya Mirzoeva ile evlenir ve Hayri Dev'in evine "evli" olarak gelir.

Çameli'nin dağ köyünde, eşinin anlattığından da fazlasını bulan film yönetmenliği eğitimli Gulya, burada bir film çekmeye karar verir.

Buna çok memnun olan Jerome, senaryo hazırlığından rehberliğe, tercümanlığa kadar bir çok görevi üstlenir.

Yıl 1998'dir...

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.