Abluka günlükleri 94 | 5 Haziran 2026 Cuma
Haber Merkezi
ABD’den Küba’ya yeni yaptırım paketi
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Küba’ya yönelik yeni yaptırımlar açıkladı. ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez’i, eşi Lis Cuesta Peraza’yı, Raúl Castro’nun oğlu Alejandro Castro Espín’i, torunu Raúl Alejandro Castro Calis’i ve Díaz-Canel’in üvey oğlu Manuel Anido Cuesta’yı Özel Olarak Belirlenmiş Vatandaşlar (SDN) listesine ekledi. Karar kapsamında ayrıca Küba Devrimci Silahlı Kuvvetler Bakanlığı (MINFAR), Devrimi Savunma Komiteleri (CDR), Küba Halklarla Dostluk Enstitüsü (ICAP), turizm şirketi Amistur Cuba S.A. ve madencilik alanında faaliyet gösteren Minera La Victoria S.A. da yaptırım listesine alındı.
Yeni yaptırımlar, listede yer alan kişi ve kurumların ABD yargı yetkisi altındaki tüm mal varlıklarının dondurulmasını öngörürken, ABD vatandaşları ve şirketlerinin bu kişi ve kuruluşlarla herhangi bir ticari veya mali işlem yapmasını da yasaklıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yaptırımların amacının Küba hükümetinin faaliyetlerini destekleyen ve finanse eden kişi ve kurum ağını hedef almak olduğunu savundu.
Karar, Washington’un Havana üzerindeki baskıyı artırdığı bir dönemde geldi. Son aylarda ABD ile Küba arasındaki gerilim yükselirken, Küba’daki olası siyasi geçiş senaryolarına ilişkin tartışmaların ve Raúl Castro’ya yönelik olarak “Brothers to the Rescue” (Hermanos al Rescate) örgütüne ait uçakların düşürülmesi olayına ilişkin açılan davanın ardından alınan bu adım, iki ülke arasındaki ilişkilerdeki gerilimi gösteriyor.

Küba’dan ABD yaptırımlarına tepki: 'Egemenliğimize yönelik baskılar sonuç vermeyecek'
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ABD Başkanı Donald Trump’ın Küba’ya yönelik son açıklamalarını ve ABD Hazine Bakanlığı’nın kendisini, aile üyelerini, bazı Kübalı liderleri, kurumları ve şirketleri yaptırım listesine alma kararını kınayarak bu adımların iki ülke arasındaki gerilimi artırmayı ve Küba’ya yönelik ablukayı derinleştirmeyi amaçladığını söyledi. Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez de yaptırımları ABD’nin müdahaleci politikalarının yeni bir göstergesi olarak nitelendirirken, Küba’nın bağımsızlığı ve egemenliğine yönelik her baskının halkın birlik ve direnciyle karşılık bulacağını vurguladı. ABD Hazine Bakanlığı’nın Díaz-Canel’in yanı sıra bazı aile üyeleri, kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarına yaptırım uyguladığını açıklamasının ardından Trump, Washington’un Küba’daki mevcut siyasi düzeni değiştirmeyi hedeflediğini belirterek ülkeye yönelik baskı politikalarını sürdüreceğinin sinyalini verdi.
Díaz-Canel: 'Küba’ya yönelik baskılar halkın günlük yaşamını ağırlaştırıyor'
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ABD’nin son dönemde sertleştirdiği yaptırımların ve ekonomik ablukanın ülkenin günlük yaşamı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, enerji ve iletişim altyapısındaki aksaklıkların, temel hizmetlerde yaşanan sorunların ve ekonomik zorlukların halkı giderek daha fazla etkilediğini belirtti. Visa ve Mastercard işlemlerinin durdurulması ile bazı yabancı şirketlerin ülkeden çekilmesinin baskıyı artırdığını ifade eden Díaz-Canel, ABD Başkanı Donald Trump’ın Küba’ya yönelik tehditlerine de yanıt vererek olası bir askeri müdahalenin hem Kübalılar hem de saldırıyı gerçekleştiren taraf açısından ağır insani sonuçlar doğuracağını söyledi. Küba yönetimi, Washington’un son adımlarını uzun süredir devam eden abluka politikasının yeni bir aşaması olarak değerlendiriyor.

Marco Rubio’ya tepki: 'Petrol ablukasını inkâr ediyor'
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’yu Küba’ya yönelik enerji kısıtlamaları konusunda kamuoyunu yanıltmakla suçlayarak, Washington yönetiminin Küba’ya petrol akışını engellemeye yönelik politikalarını görmezden geldiğini söyledi. Rodríguez, Rubio’nun hazırladığını ve ABD Başkanı tarafından imzalandığını belirttiği 29 Ocak 2026 tarihli kararnameye işaret ederek, Küba’ya doğrudan veya dolaylı petrol sağlayan ülkelerin ABD tarafından ticari yaptırımlar ve ek gümrük vergileriyle tehdit edildiğini vurguladı. Bu uygulamaların fiilen Küba’ya petrol girişini engellemeyi amaçladığını savunan Kübalı bakan, üçüncü ülkelere yönelik ekonomik baskıların askeri araçlara ihtiyaç duyulmayan bir abluka anlamına geldiğini ifade etti.
Küba, zorlu koşullara rağmen çevre koruma çalışmalarını genişletiyor
Küba, ekonomik ve operasyonel zorluklara rağmen çevre politikalarının uygulanmasında ilerleme kaydetmeye devam ederken, Dünya Çevre Günü’nü biyolojik çeşitliliğin korunması ve koruma alanlarının genişletilmesi yönündeki somut adımlarla kutladı. Bilim, Teknoloji ve Çevre Bakanı Armando Rodríguez, ülkenin 36 binden fazla türü kayıt altına aldığını ve bunların yaklaşık yüzde 40’ının endemik olduğunu belirtirken, 2025 yılında 13 yeni koruma alanının onaylanmasıyla korunan kara alanlarının ülke yüzölçümünün yüzde 16,37’sine, deniz alanlarının ise yaklaşık yüzde 30’una ulaştığını açıkladı. Mangrovlar, mercan resifleri, sulak alanlar ve ormanların korunmasına öncelik verildiğini vurgulayan Rodríguez, Küba’nın biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın önemli bölgelerinden biri olduğunu, orman örtüsünün yüzde 32,2’ye yükseldiğini ve çevre yönetiminde bilimsel araştırma ile teknolojik izleme kapasitesinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.


Díaz-Canel’den MININT hazırlık akademisine övgü: 'Yenilikçi ve örnek bir eğitim modeli'
Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez, İçişleri Bakanlığı’na (MININT) bağlı Hermanos Martínez Tamayo Meslek Yüksekokulu’nu ziyaret ederek kurumu “farklı, yenilikçi ve zorlu bir eğitim modeli” olarak nitelendirdi. Öğrenciler, mezunlar ve öğretmenlerle bir araya gelen Díaz-Canel, okulun yalnızca akademik bilgi vermekle kalmayıp öğrencilerin değerler, eleştirel düşünme ve toplumsal sorumluluk temelinde bütüncül bir eğitim almasını sağladığını vurguladı. Zorlu ekonomik koşullara rağmen eğitim kalitesini koruyan kurumu takdir eden Küba lideri, gençleri tarih ve bilime yönelmeye, kendi düşüncelerini geliştirmeye ve ülkenin sosyalist inşa sürecine katkıda bulunmaya çağırdı.
Ziyaret sırasında ülkenin ABD’nin yaptırım politikaları nedeniyle karşı karşıya bulunduğu ekonomik zorluklar da gündeme gelirken, Díaz-Canel gençlerin bağlılığı ve eğitim düzeyinin geleceğe dair güven verdiğini ifade etti. Okul müdürü Albay Vivian Sabuquet Larrondo ise 22 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren kurumun 4 binden fazla mezun verdiğini, öğrencilerin yalnızca mesleki ve askeri eğitim değil, aynı zamanda kültürel, bilimsel ve insani değerlerle donatıldığını belirtti. Kurumun, disiplin, dayanışma, vatanseverlik ve toplumsal sorumluluk gibi değerleri genç kuşaklara aktarmada önemli bir rol üstlendiği vurgulandı.

ABD’de dayanışma gruplarından Küba’ya yönelik politikalara karşı protesto çağrısı
ABD’nin Küba’ya Dokunmaması Komitesi ile çok sayıda sosyal, işçi ve dayanışma örgütü, Washington yönetiminin Küba’ya yönelik yaptırım ve baskı politikalarını protesto etmek amacıyla Los Angeles’ta gösteri düzenleme çağrısı yaptı. “Küba’ya Savaş Yok” sloganıyla gerçekleştirilecek eylemde, ekonomik ablukanın sıkılaştırılması ve müdahale tehditleri kınanırken, Küba’nın uluslararası dayanışma faaliyetleri ve sağlık alanındaki katkıları öne çıkarıldı. CodePink Los Angeles, Black Men Build, Sosyalist İşçi Partisi ve Haiti Eylem Komitesi gibi kuruluşların destek verdiği protestonun, ABD’de Küba’ya yönelik sert politikaların sona erdirilmesi ve Küba halkının dış müdahale olmaksızın kendi geleceğini belirleme hakkının savunulması amacıyla düzenlenen dayanışma etkinliklerinin bir parçası olduğu belirtildi.

Küba’da elektrik üretiminde son durum
Dün, kapasite yetersizliği nedeniyle hizmetlerde 24 saat süren aksaklıklar yaşandı. Dün, üretim Üretim kapasitesi açığının dünkü en büyük etkisi, saat 21.00’de 1874 MW olarak kaydedildi.
Öte yandan, 54 yeni güneş enerjisi santralinin toplam üretimi 3220 MWh oldu. Bu santrallerin ortalama bir saatte sağladığı azami güç ise 482 MW olarak gerçekleşti.
Dün Küba’da ne kadar elektrik açığı yaşandı?
