Ana içeriğe atla
0%

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Abluka günlükleri 226 |15 Ekim 2026 Perşembe

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 16.10.2026 , 17:25 "0 dakikalık okuma süresi"
Güncelleme Tarihi: 16.10.2026 , 18:31
Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda Küba’ya uygulanan ekonomik, ticari ve mali ablukanın kaldırılmasını talep eden karar tasarısının oylaması öncesinde farklı ülkelerin liderlerine baskı yaptığını ve şantajda bulunduğunu belirtti.

Abluka altındaki Küba kimya sanayisinden dönüşüm hamlesi

Küba Kimya Endüstrisi İş Grubu (GEIQ), ABD'nin ekonomik, ticari ve mali ablukasının hammaddeye, finansmana ve enerji kaynaklarına erişimi zorlaştırdığı koşullarda üretimi sürdürmek ve sanayi kapasitesini güçlendirmek amacıyla ülke genelinde uygulanan 176 ekonomik ve sosyal dönüşüm önlemini hayata geçiriyor. GEIQ Birinci Başkan Yardımcısı Lissette Alonso Morales, Yuvarlak Masa programında yaptığı açıklamada, ablukanın sektörün gelişmesinin önündeki en büyük engel olduğunu belirterek, kısıtlamaların üretim kapasitesini, ihracat ortakları bulma olanaklarını ve halkın ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik üretimi doğrudan etkilediğini vurguladı.

Gübre, zirai ilaç, cam, kağıt ve kauçuk gibi sekiz sanayi faaliyetini kapsayan, 18 şirketten ve yaklaşık 5 bin çalışandan oluşan GEIQ; işletmelere daha fazla mali özerklik kazandırmayı, üretim zincirlerini güçlendirmeyi ve mevcut tesislerin kapasitesinden daha etkin yararlanmayı hedefliyor. Şirketlerin döviz piyasasına katılabilmesi, yurt dışında banka hesabı açabilmesi ve elde ettikleri gelirleri hammadde alımı ile üretime yeniden yatırabilmesi, dönüşüm sürecinin temel araçları arasında yer alıyor. Grup ayrıca devlet işletmeleri, özel sektör temsilcileri ve tarım kooperatifleri dahil 700'den fazla ekonomik aktörle üretim iş birlikleri geliştirmeyi planlıyor. Bu çalışmalar, özellikle tarımda kullanılan gübre ve zirai ilaçların yerli üretimini artırmayı ve klor üretimi yoluyla su kalitesine katkı sağlamayı amaçlıyor.

Dönüşümlerin sonuçları şirketler düzeyinde de görülmeye başladı. GEIQ bünyesindeki Cubapel kağıt şirketi, 2026'nın ilk yarısında enerji tedarikindeki ciddi sorunlara ve ocak ayından itibaren sıkılaşan enerji kısıtlamalarına rağmen üretimini sürdürebilmek için çalışma vardiyalarını elektrik arzının daha elverişli olduğu saatlere göre yeniden düzenledi ve Damují kağıt fabrikasında Küba ham petrolünü alternatif yakıt olarak kullandı. Beş küçük ve orta ölçekli işletmeyle kurulan iş birlikleri de üretim ve pazarlama kapasitesinin korunmasına katkıda bulundu. Şirket, 176 önlemin uygulanmasıyla eylül ayında sona eren çeyrekte kârlılığını yeniden artırmaya başladığını bildirirken, güneş paneli modülleri satın almak için gerekli dövizi temin ettiğini de açıkladı. Yetkililer, elde edilen gelirlerin üretimin geliştirilmesi, çalışanların ücretlerinin iyileştirilmesi ve sosyal projelerin desteklenmesi için kullanılacağını belirtti. Küba yönetimi, sanayi kuruluşlarının özerkliğini artırarak üretimi, istihdamı ve halkın ihtiyaçlarını karşılayan öncelikli sektörleri korumayı hedeflerken, ABD ablukasının hammadde ve enerji tedarikinde yarattığı engellerin bu sürecin önündeki temel sorun olmaya devam ettiğine dikkat çekti.

Abluka karşıtı BM oylaması öncesi ABD’den ülkelere baskı 

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda Küba’ya uygulanan ekonomik, ticari ve mali ablukanın kaldırılmasını talep eden karar tasarısının oylaması öncesinde farklı ülkelerin liderlerine baskı yaptığını ve şantajda bulunduğunu belirtti. Rodríguez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Washington yönetiminin ülkeleri abluka karşıtı oylarını değiştirmeye zorlayarak BM’de yeni bir yenilgiyi önlemeye çalıştığını ifade etti. ABD’nin tekrarlanan yalanlar ve yeni baskı girişimleriyle Küba halkına yönelik toplu cezalandırma politikasını gizlemeyi ve uluslararası toplumu bu politikanın suç ortağı haline getirmeyi amaçladığını vurgulayan Rodríguez, Washington’un tutumunu kınadı.

Küba’da ABD’nin enerji ablukası su teminini aksatıyor: Havana’da her gün 20 bin kişinin su sorunu çözülüyor

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez, ABD’nin ekonomik ablukasının ve enerji kısıtlamalarının ülkenin su temin sistemini ciddi biçimde etkilediğini belirterek, sektördeki sorunların aşılması için yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının ve üretim kapasitesinin artırılması çağrısında bulundu. Havana Su Şirketi’nde düzenlenen toplantıda, başkentin merkezi bölgelerinin büyük bölümüne su sağlayan Palatino Merkezi Sistemi için yürütülen çalışmalar ele alındı. Yetkililer, su temininde yaşanan iyileşmeler sayesinde Havana’da her gün 15 bin ila 20 bin kişinin su sıkıntısının hafifletildiğini bildirdi. Bununla birlikte, Cotorro gibi bazı bölgelerde kalıcı iyileşme sağlanabilmesi için önemli ekipmanlara ihtiyaç duyulduğu belirtildi.

Díaz-Canel, su sektörünün ABD ablukasının yoğunlaşmasından en fazla etkilenen alanlardan biri olduğunu, enerji kısıtlamalarının da elektrik kesintileri nedeniyle su dağıtımını aksattığını vurguladı. Ulusal Hidrolik Kaynaklar Enstitüsü ve bağlı kuruluşlarla yapılan görüşmelerde, ülke genelinde su hizmetlerinin iyileştirilmesi için uygulanan 176 ekonomik ve sosyal dönüşümün hızlandırılması ele alındı. Cumhurbaşkanı, işletmelerin mali özerkliğinin artırılması, yenilenebilir enerji yatırımlarının geliştirilmesi ve yerel düzeydeki kapasitenin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Bu önlemlerin, şirketlerin kendi bakım kaynaklarını yaratmasına ve halka sunulan su hizmetlerini iyileştirmesine katkıda bulunması hedefleniyor.

Díaz-Canel, Küba’nın tarihinin en uzun ablukasıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, ülkenin kendi kaynakları, çalışanlarının uzmanlığı ve halkının üretken kapasitesiyle bu koşulların üstesinden gelebileceğini ifade etti. Başbakan Manuel Marrero Cruz da dönüşümlerin başarıya ulaşması için yöneticilerin zihniyetini değiştirmesi, bürokratik engellerin kaldırılması ve çalışanların sürece etkin biçimde katılması gerektiğini söyledi. Yetkililer, su ve elektrik hizmetlerinde yıl sonuna kadar iyileşme sağlanmasını hedeflerken, ablukanın yarattığı enerji ve kaynak yetersizliklerine rağmen halkın temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmaların sürdürüleceğini vurguladı.

Kolombiya’da ABD’nin Küba ablukasına karşı dayanışma gösterisi

Kolombiya’daki ilerici hareketlerin üyeleri, Bogotá’da düzenledikleri yürüyüşle ABD’nin Küba’ya uyguladığı ekonomik, ticari ve mali ablukayı protesto etti. Küba bayrakları taşıyan göstericiler, Carrera Séptima boyunca ilerleyerek Plaza de Bolívar’da bir araya geldi. Halk Kongresi Hareketi üyesi Sonia López, Prensa Latina’ya yaptığı açıklamada, Küba halkının kendi kaderini tayin hakkını ve bağımsızlığını savunarak ABD’nin abluka politikasını reddettiklerini belirtti. López, Küba’yı dayanışmanın, onurun ve emperyalizme karşı direnişin simgesi olarak nitelendirdi. Gösteriye katılan Francisco Contreras ise Küba’nın diğer ülkelerle serbestçe ticaret yapmasının engellenmesini ve ada ile ticaret yapan şirketlerin yaptırımlarla tehdit edilmesini kınayarak ablukanın sona ermesi çağrısında bulundu. Bogotá’daki gösterilerin yanı sıra Bucaramanga, Cali, Neiva, Pereira, Pasto, Santa Marta ve Tunja’nın da aralarında bulunduğu Kolombiya kentlerinde de Küba ile dayanışma eylemleri düzenlendi.

ABD ablukasının eğitim sektörüne zararı 98 milyon dolar

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez, ABD’nin enerji ablukası ve diğer yaptırımlarının ülkenin eğitim sistemi üzerindeki etkilerini kınadı. Rodríguez’in X hesabından paylaştığı verilere göre, 1 Mart 2025 ile 28 Şubat 2026 arasında Eğitim Bakanlığı 73 milyon 799 bin 500 dolar, Yükseköğretim Bakanlığı ise 24 milyon 207 bin dolar zarar bildirdi. Böylece eğitim sektöründeki toplam zarar 98 milyon doları aştı. Bakan, yakıt yetersizliğinin ülke genelinde seyahat eden öğrenci ve öğretmenlerin ulaşımını kısıtladığını, bu durumun toplam öğrenci nüfusunun yüzde 30’unu etkilediğini belirtti. Elektrik kesintilerinin de derslerin avlu ve koridorlara taşınmasına yol açtığını, çocukların beslenme ve uyku düzenlerini bozarak akademik performanslarını olumsuz etkilediğini vurguladı. Rodríguez, söz konusu verilerin yalnızca istatistiklerden ibaret olmadığını, Küba halkının maruz kaldığı toplu cezalandırmanın somut kanıtlarını oluşturduğunu ifade ederek, “Küba bir tehdit değil, abluka tehdittir” dedi.

Küba’da dijital dönüşüm: Adli sicil kayıtları çevrimiçi olarak alınabilecek

Küba Adalet Bakanlığı, bürokrasiyi ve gereksiz seyahatleri azaltmayı amaçlayan dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında, adli sicil kaydı başvurularının çevrimiçi yapılmasına olanak sağlayan yeni hizmetini kullanıma açtı. Soberanía dijital platformu üzerinden sunulan hizmet sayesinde vatandaşlar, Merkezi Yaptırımlı Kişiler Sicili ofislerine şahsen gitmeden başvurularını gerçekleştirebilecek ve süreci takip edebilecek. Başvuru için onaylı dijital kimlikle sisteme giriş yapılması, çevrimiçi formun doldurulması ve ödemenin etkinleştirilmiş elektronik ödeme kanalları üzerinden gerçekleştirilmesi gerekiyor. Düzenlenen dijital belgeler, elektronik imza taşıyacak ve dosya kodu ile PIN aracılığıyla doğrulanabilecek. Hizmetin mobil veri tüketmeden kullanılabilmesi, erişimin kolaylaştırılmasına katkı sağlayacak. Adalet Bakanlığı, dijital belgelerin kâğıt üzerindeki belgelerle aynı hukuki geçerliliğe sahip olduğunu belirtirken, çevrimiçi başvurunun yüz yüze hizmetlerin yerini almayacağını, onları tamamlayıcı bir seçenek olacağını vurguladı. Dijital kimliği bulunmayan veya teknoloji kullanımında desteğe ihtiyaç duyan vatandaşlar ise ilgili kurumlardan yardım alabilecek.

Yeni Konut Yasası: Kentsel dönüşüm ve tarihi mirasın korunması

Küba’nın yeni Konut Yasası, konut alanlarının iyileştirilmesi, tarihi yapıların korunması ve kentlerin sürdürülebilir gelişiminin sağlanmasında Devletin rolünü güçlendiriyor. Yasa kapsamında, kamu kurumlarına ait ve farklı amaçlarla kullanılan binaların konuta dönüştürülmesine yönelik düzenlemeler yapılırken, kentsel yenileme projelerinde enerji verimliliği, iklim değişikliğine uyum ve sürdürülebilir malzeme kullanımına öncelik veriliyor. Bölgesel ve kentsel planlama doğrultusunda yeni yerleşim alanlarının geliştirilmesi ve mevcut yerleşimlerle bütünleştirilmesi de Devletin sorumlulukları arasında yer alıyor. Ayrıca tarihi ve kültürel miras niteliğindeki yapılarda gerçekleştirilecek mimari müdahalelerin, konut mevzuatının yanı sıra kültürel ve doğal mirasın korunmasına ilişkin yasal düzenlemelere uygun olması öngörülüyor. Yasa, kentsel rehabilitasyon süreçlerine farklı ekonomik aktörlerin katılımını teşvik ederek Küba’nın konut koşullarının iyileştirilmesini, yapılı mirasın korunmasını ve şehirlerin daha planlı ve sürdürülebilir biçimde gelişmesini amaçlıyor.

ABD’nin enerji ablukasına rağmen Küba Caz Festivali büyüyor

Küba’nın Uluslararası Caz Festivali, ABD’nin ülkeye yönelik ablukasının ve enerji kısıtlamalarının ağırlaştığı koşullarda, kültürel direniş ve uluslararası dayanışmanın simgesi olmayı hedefliyor. Festivalin 42. edisyonu, 24-31 Ocak 2027 tarihlerinde düzenlenecek. 

Etkinlik ilk kez Küba dışında, Meksiko’da da gerçekleştirilecek. Festival Komitesi Başkanı Víctor Rodríguez García, ülkeye yakıt girişini engelleyen enerji ablukasının organizasyonu zorlaştırdığını ancak festivalin Santiago de Cuba, Holguín, Santa Clara, Havana, Matanzas ve Camagüey olmak üzere altı ile yayılacağını ve yalnızca Havana’da yaklaşık 20 mekânda düzenleneceğini açıkladı. Rodríguez, 120’den fazla ABD’li sanatçının katılımının da doğrulandığını belirtti.

Kübalı ve Meksikalı yetkililer, iki ülke arasındaki köklü müzik bağlarının ve kültürel alışverişin önemine dikkat çekerek festivalin abluka koşullarında büyümesinin dayanışma açısından taşıdığı anlamı vurguladı. 

Festivalin 2027 edisyonu dansa adanacak; Küba Ulusal Folklor Topluluğu ve Maraguán Sanat Topluluğu gibi grupların gösterilerinin yanı sıra Bola de Nieve, Roberto Faz Topluluğu ve Chepín Chovén anısına etkinlikler düzenlenecek. Festival, Frank Fernández’in açılış konseriyle başlayacak. Meksikalı sanatçıların da katılacağı program kapsamında iki ülkedeki etkinlik mekânları arasında canlı yayınlar yapılması planlanıyor. Organizatörler, tüm kısıtlamalara rağmen festivalin uluslararası katılımı artırmasını ve Küba’yla dayanışmayı güçlendirmesini amaçlıyor.

Son Küba Gerçeği