Abluka günlükleri 203 | 22 Eylül 2026 Salı
Haber Merkezi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
BM kürsüsünde Küba’ya yönelik müdahale söylemi
ABD Başkanı Donald Trump’ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 81. oturumunda Küba’yı “tamamen başarısız bir devlet” olarak nitelemesi ve ülkenin “düşeceğini” söylemesi, Washington’ın Küba’ya yönelik baskı ve müdahale politikasının BM kürsüsüne de taşındığını gösterdi. Trump ayrıca ABD yönetiminin Küba’da “temel bir değişim” aradığını söyledi.
Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez, sosyal medya hesabından ABD yönetiminin Küba halkına yönelik cezalandırma politikasını ve ekonomik savaşını haklı çıkaramadığı için yalanlara başvurduğunu belirtti:
"Küba halkına karşı uyguladığı cezayı ve soykırım niteliğindeki ekonomik savaşı haklı çıkaramayan ABD Başkanı, BM'de Küba'nın bir tehdit oluşturduğunu tekrarlıyor. Küba halkının kendi kaderini tayin hakkını kabul etmeyi reddedenlerin başvurduğu tek yol yalanlardır.”
"Barış için savaşmaya, egemenliğimizi savunmaya ve ABD hükümeti tarafından bize dayatılan acımasız saldırganlığın üstesinden gelmek için birlikte çalışmaya devam edeceğiz. #Küba tehdit değil, tehdit ablukadır.”

Küba heyeti Trump konuşurken BM Genel Kurulu salonunu terk etti
BM Genel Kurulu’nun 81. oturumunun açılış gününde konuşan ABD Başkanı Donald Trump, konuşmasının büyük bölümünü yönetiminin öne çıkardığı başarılarını anlatmaya ve ABD’nin askeri gücünü vurgulamaya ayırdı. Batı Yarımküre ve değişen dünya haritası üzerine konuşurken Trump, Küba’yı hedef almaktan da geri durmadı ve ülkeyi “tamamen başarısız bir devlet” olarak niteledi.
Trump’ın Küba’ya yönelik açıklamalarını protesto eden Küba heyeti, konuşma sırasında Genel Kurul salonunu terk etti. Küba yönetiminin ağır baskı altında olduğunu ve “düşeceğini” ileri süren Trump, ayrıca ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Küba ile müzakereleri yürüttüğünü söyledi.
Küba Dışişleri Bakanı Rodríguez Parrilla yaptığı açıklamada, ülkenin egemenliğine yönelik müdahale söyleminin yalnızca ekonomik yaptırımlarla sınırlı kalmadığına dikkat çekti:
"ABD hükümeti, Küba'nın tamamen bağımsız ve egemen bir ülke olduğunu ve olma hakkına sahip olduğunu kabul edemiyor. ABD Başkanı'nın BM'deki yalanlarının ve iftiralarının hiçbiri bu gerçeği inkar edemez.”
“Küba, ABD veya başka herhangi bir ülke için bir tehdit değildir. Enerji ablukası da dahil olmak üzere ekonomik abluka, Küba'yı ve dünyanın geri kalanını tehdit etmektedir. Bu bir soykırım ve toplu cezalandırma eylemidir. Biz barış ülkesiyiz ve barışı hak ediyoruz.”
Dışişleri Bakanı ayrıca, oturumun ilk konuşmacısı olan Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva'ya, “ABD hükümeti tarafından uygulanan yasadışı ekonomik ve enerji ablukası yoluyla Küba halkının maruz kaldığı toplu cezalandırmayı kınadığı için" teşekkür etti. Lula kürsüden "Küba'da dünya, yasadışı bir abluka yoluyla 10 milyon insana uygulanan toplu cezalandırmayı dehşetle izliyor" demişti.

Çocuk cerrahisi: Ablukanın yarattığı yokluk içinde ameliyatlar sürdürülüyor
Pinar del Río’daki Pepe Portilla Çocuk Hastanesi’nde çocuk cerrahisi, ABD ablukasının sağlık hizmetleri üzerindeki somut sonuçlarıyla mücadele etmeyi sürdürüyor.
Hastanenin Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı ve Cerrahi Hizmetler Başkanı Dr. Daniel Martínez Conde, özellikle anestezi ilaçları ve tıbbi sarf malzemelerinin temininde ciddi güçlükler yaşandığını belirtti. ABD’nin Küba ile çalışmak isteyen tedarikçilere yönelik baskısının, çocuk cerrahisinde kullanılan bazı temel ilaçlara erişimi güçleştirdiğini söyledi.
Propofol, tiyopental ve ketamin gibi anesteziklerin yanı sıra rokuronyum, atrakuryum ve pankuronyum gibi kas gevşeticilerinin; dipiron ve diklofenak gibi ağrı kesicilerin temininde sorun yaşanıyor. Küba’nın bu ürünlerin uluslararası pazarlarına erişememesi ya da ulusal üretim için gerekli hammadde ve girdileri sağlayamaması, sağlık hizmetlerinin sürekliliğini doğrudan etkiliyor.

Buna sıkıntılara rağmen cerrahi listeler yeniden düzenlenerek ve acil vakalara öncelik verilerek ameliyatlara devam ediliyor. Hastanede bu yıl 1.750 ameliyat gerçekleştirildi. Bu sayı, 2015 yılının aynı döneminde gerçekleştirilen ameliyatlardan 176 fazla. Onkoloji, travmatoloji, özel nitelikteki vakalar ve acil ameliyatlar öncelikli olarak ele alınıyor.
İlaçların hastaneler arasında paylaşılması da başvurulan yöntemlerden biri. Bir hastanede belirli bir ilacın tüketimi daha düşük olduğunda mevcut stoklar başka bir hastaneye aktarılıyor. Böylece sınırlı kaynakların ülke genelinde kullanılabilirliği korunmaya çalışılıyor.
Hastanedeki 20 çocuk cerrahı tıbbi bakımın niteliğini yükseltecek çağdaş teknolojilere erişimdeki eksikliklerden etkileniyor. Maksillofasiyal Cerrahi Uzmanı Luis Enrique Torres, özellikle görüntüleme olanaklarındaki yetersizliğe dikkat çekerek kentte yüksek çözünürlüklü görüntülemelerin yapılamadığını ve basit bir panoramik röntgene dahi ulaşamadıklarını ve bu nedenle bazı çocukları Havana’ya göndermek zorunda kaldıklarını belirtiyor.
Ablukanın etkisi yalnızca Küba’nın doğrudan satın alma olanaklarını değil, üçüncü ülkelerden dayanışma yoluyla sağlanmaya çalışılan malzemeleri de etkileyebiliyor. Torres, bazı meslektaşlarının kendi ülkelerinden malzeme ve tıbbi kaynak göndermek istediğini ancak bunların Küba’ya gönderileceğinin öğrenilmesinin ardından lojistik engellerle karşılaştığını aktardı.
Küba’nın Mart 2025-Şubat 2026 döneminde ABD ablukasının neden olduğu zararlara ilişkin son raporuna göre, halk sağlığı alanındaki ekonomik kayıp 367 milyon 303 bin 500 dolara ulaştı. Çocuk hastanesindeki tablo, ablukanın soyut bir ekonomik gösterge olmadığını; ilaçtan görüntüleme cihazına, ameliyat malzemesinden teknolojik altyapıya kadar sağlık hizmetinin her aşamasında somut sonuçlar doğurduğunu ortaya koyuyor.
Quinta de los Molinos: Tarih, ekoloji ve toplumsal gelişme aynı planda buluşuyor
Ulusal Anıt statüsündeki Quinta de los Molinos, BM 2030 Gündemi kapsamındaki Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının hayata geçirilmesinde ulusal ve bölgesel ölçekte bir referans alanına dönüştürülmeyi hedefliyor.
Plan, Havana Şehir Tarihçisi Ofisi’nin tek ortağı olduğu La Quinta SURL aracılığıyla yürütülen yönetim modeliyle birlikte ele alınıyor. Ekim 2022’de devlet mülkiyetinde, toplumsal katkı amacı taşıyan bir şirket olarak kurulan La Quinta SURL’nin kendi gelirini oluşturduğu ve elde edilen gelirin sosyal ve çevresel projelere yeniden yatırıldığı belirtildi.
Yedi stratejik eksen üzerine kurulan planın temel yaklaşımı, Quinta de los Molinos’un yalnızca bir rekreasyon alanı olarak değil, sosyal, çevresel ve ekonomik dönüşüme katkı sağlayan kamusal bir alan olarak değerlendirilmesi.

Adını 18. ve 19. yüzyıllar arasında Zanja Real Nehri’nin sularıyla çalışan iki tütün değirmeninden alan Quinta de los Molinos, 1817’den itibaren Kraliyet Botanik Bahçesi’ne ev sahipliği yaptı. İspanyol kaptanlarının dinlenme alanı olarak kullanılan Quinta, Bağımsızlık Savaşı’nın ardından Generalissimo Máximo Gómez’in ikametgâhı oldu ve 1911’de ilk Ulusal Tarım Sergisi’ne ev sahipliği yaptı.
Bugün bu tarihsel miras, çevre, bilim, eğitim ve toplumsal gelişme hedefleriyle yeniden değerlendiriliyor.
Küba-Malezya iş birliği: Ortak araştırma ve doktora programları genişliyor
Camagüey Ignacio Agramonte Loynaz Üniversitesi ile Malezya Uluslararası Üniversite ve Kolejleri (INTI), ortak bir Araştırma Merkezi oluşturulması için iş birliğinin çerçevesini geliştirdi.
Görüşmelerde ortak araştırmaların çevrimiçi ortamda yürütülmesi, yüksek etkili bilimsel dergilerde ortak yayınların artırılması ve yönetim, uygulamalı bilimler, yapay zekâ, malzeme ve inşaat teknikleri, eğitim ve sağlık gibi alanlarda yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin yetiştirilmesi ele alındı.
İki kurum ayrıca Camagüey Üniversitesi’nin bilimsel alanları ve INTI’nin araştırma hatları doğrultusunda, Malezya’da çevrimiçi doktora eğitimi alabilecek araştırmacıların belirlenmesi konusunda anlaştı.
Camagüey Üniversitesi’nin güçlü olduğu alanlar arasında tarım, biyoteknoloji, karides yetiştiriciliği ve su ürünleri yetiştiriciliğinin yanı sıra bu alanlarda yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi bulunuyor.
İş birliği, ablukanın Küba’nın bilimsel ve teknolojik gelişimine yönelik dış kaynaklara erişimini zorlaştırdığı bir dönemde, ülkenin uluslararası akademik ve araştırma ağlarını genişletme çabasının örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Cienfuegos’ta Paulo Freire buluşması
Cienfuegos, 22-25 Eylül tarihleri arasında XIV. Uluslararası Paulo Freire Buluşması’na ev sahipliği yapıyor. “21. Yüzyılın Zorlukları ve Fırsatları Karşısında Sürdürülebilirlik” başlığıyla düzenlenen etkinlik, Fidel’in doğumunun 100. yılı kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerle buluşuyor. Panama’nın konuk ülke olarak katıldığı toplantı, farklı coğrafyalardan eğitimcileri, araştırmacıları ve öğrencileri bir araya getiriyor. Toplantıda Paulo Freire’nin pedagojik düşüncesi, halk eğitimi, kapsayıcı eğitim ve toplumsal dönüşüm başlıkları ele alınıyor.
Cienfuegos Pedagoglar Birliği Başkanı Anayancy González Sayas, buluşmanın Paulo Freire ile Fidel Castro Ruz’un düşünsel mirasına saygı sunmanın yanı sıra halk eğitimini, barış kültürünü, toplumsal ve sanatsal üretimi ve gençlerin aktif katılımını güçlendirmeyi amaçladığını belirtti.
Etkinlik kapsamında kapsayıcı eğitim, kültürel miras, barış kültürü, halk eğitimi, erken çocukluk ve üreme sağlığı gibi başlıklarda atölyeler düzenleniyor. Öğrenci Forumu’nun yanı sıra gençlerin katılımı ve Freireci düşünceden beslenen toplumsal uygulamalar ile eğitim politikalarının tartışılacağı oturumlar da gerçekleştiriliyor.

Küba’da elektrik üretiminde son durum
Küba’da elektrik üretim kapasitesindeki yetersizlik nedeniyle dün yaşanan en yüksek kapasite açığı saat 20.30’da 2.025 MW olarak kaydedildi. Güneş enerjisi santrallerinde ise toplam 3.696 MWh elektrik üretildi. Gün içerisinde güneş enerjisinden sağlanan üretimin ulaştığı güç yaklaşık 575 MW düzeyindeydi.
Dün Küba’da ne kadar elektrik açığı yaşandı?
