Abluka günlükleri 201 | 20 Eylül 2026 Pazar
Haber Merkezi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Ablukaya rağmen çocuk sağlığında ileri düzey bakım
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez, ülkenin çocuk kardiyolojisi alanındaki başlıca sağlık kurumlarından William Soler Pediatrik Kardiyoloji Merkezi'ni ziyaret etti. Doğuştan kalp hastalıkları ve çeşitli kardiyovasküler rahatsızlıkları bulunan çocuklara hizmet veren merkez, uzman kadrosu, teknolojik altyapısı ve yenilikçi uygulamalarıyla Küba'nın sağlık sisteminde önemli bir yere sahip. 1986 yılında kurulan merkez, yürüttüğü nitelikli çalışmalarla çocuk ve bebek ölümlerinin azaltılmasına katkı sunuyor.
Merkezin çalışmalarının önemli dayanaklarından biri, ülke geneline yayılan ve sağlık hizmetlerini birbirine bağlayan entegre yapı. Gebelik sırasında gerçekleştirilen erken tanı uygulamaları sayesinde riskli doğumlar önceden belirleniyor; doğumların merkeze yakın hastanelerde gerçekleştirilmesi planlanarak gerekli müdahalelerin bebek doğar doğmaz yapılabilmesi sağlanıyor.
İktidarın sansür kararı sonrası açtığımız yeni X hesabımızı https://x.com/soLPortal2026 adresinden takip edebilirsiniz. Bu saldırılara boyun eğmeyeceğiz. Yanımızda olmak, desteğinizi sunmak için soL'a abone olun.
Aynı zamanda araştırma merkezi olarak faaliyet gösteren kurumda dijital dönüşüm, elektronik tıbbi kayıtlar ve teletıp uygulamaları sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmak amacıyla kullanılıyor. Ancak merkezin bu kapasitesini sürdürmesi, ABD ablukasının yarattığı tedarik ve finansman engelleri altında gerçekleşiyor. Tıbbi cihaz, ekipman, yedek parça ve ilaçların yurt dışından temininde yaşanan güçlükler, özellikle yüksek uzmanlık gerektiren çocuk hastaların bakım süreçlerini doğrudan etkiliyor. Buna rağmen sağlık çalışanları, mevcut kaynakları en etkin biçimde kullanarak uzmanlaşmış sağlık hizmetlerini sürdürmeye devam ediyor.
Díaz-Canel ziyareti sırasında sağlık çalışanlarının özverisine dikkat çekerken, sağlık hizmetlerinde dijital dönüşüm ve yapay zekânın kullanımının öneminin de altını çizdi. Abluka koşullarında yaşanan elektrik ve ulaşım sorunlarına rağmen görevini kesintisiz sürdüren hekim ve hemşirelerin topluma örnek teşkil ettiğini belirten Díaz-Canel, sağlık sisteminin geliştirilmesine yönelik desteğin kararlılıkla süreceğini ifade etti.

ABD’nin baskı politikasında yeni halka
Küba Devlet Başkanı Díaz-Canel, ABD hükümetinin madencilik ve savunma sanayisiyle bağlantılı sekiz Küba şirketine yönelik yeni yaptırımlarını kınadı. Díaz-Canel, Washington'ın Küba'ya yönelik baskı ve yaptırım politikasını genişlettiği bir dönemde, ülkenin ağırlaşan ekonomik ve enerji sorunlarına rağmen direnişini sürdürdüğüne dikkat çekerek ABD'nin Küba'ya yönelik yaptırım listesinin “sonu gelmeyecek kadar uzun” olduğunu belirtti. Buna rağmen Küba'da ve dünyanın farklı ülkelerinde milyonlarca insanın dayanışma, yurtseverlik ve yaratıcılıkla “Küba direnişinin büyük destanını yazdığını” ifade etti.
Küba'ya yönelik ABD kuşatmasının 2026'daki yeni adımları, Washington'ın ekonomik baskıyı yalnızca ada içindeki ekonomik aktörlerle sınırlı tutmadığını, Küba'nın enerji tedarikini de hedef alan daha geniş bir baskı mekanizması kurduğunu gösteriyor.
Bu sürecin başlıca adımları şöyle:
- 29 Ocak'ta ABD Başkanı Donald Trump, Küba'nın ABD ve bölgenin güvenliği açısından “olağan dışı ve olağanüstü tehdit” oluşturduğunu öne sürerek ülkede “ulusal acil durum” ilan eden bir başkanlık kararnamesi imzaladı. Kararnamede Küba hükümeti, “çok sayıda düşman ülkeyle” aynı safta yer almakla, “uluslararası terörist gruplara” ev sahipliği yapmakla ve Rusya ile Çin'in “sofistike askeri ve istihbarat kapasitesini” ada topraklarında konuşlandırmasına izin vermekle suçlandı.
- Bu gerekçeler üzerinden Küba'ya petrol satan ülkelere gümrük vergileri uygulanacağı açıklandı. Ayrıca kararnameye karşı hareket eden ülkelere misilleme yapılacağı yönünde tehditlerde bulunuldu.
- Küba yönetimi söz konusu suçlamaları reddederken, ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunacağını açıkladı. Díaz-Canel ise yeni önlemin ABD yönetiminin Küba'ya yönelik politikasının niteliğini gösterdiğini savundu.
- 7 Mart'ta Trump, Küba'da “yakında büyük bir değişim yaşanacağını” söyledi ve ülkenin “yolun sonuna geldiğini” ileri sürdü.
- 1 Mayıs’ta yabancı kişi ve kuruluşlara yönelik yeni Küba yaptırım programı oluşturuldu; enerji, savunma, madencilik, finans ve güvenlik sektörleri başta olmak üzere geniş kapsamlı yaptırım yetkisi getirildi. Küba'nın askeri kamu ekonomik holdingi GAESA yaptırım listesine alındı.
- 20 Ağustos'taki yeni yaptırımlar, metaller, madencilik ve inşaat sektöründeki dokuz devlet kuruluşu ile Küba Halklarla Dostluk Enstitüsü (ICAP) yetkililerini bağlantılı hedef aldı.
- ABD SDN Listesine (Özel Olarak Belirlenmiş ve Engellenmiş Kişiler Listesi) Kübalı dört nikel devlet kuruluşu, dört askeri araştırma-geliştirme kuruluşu ve üç askeri yetkiliyi ekledi.
ABD'nin altmış yılı aşkın süredir sürdürdüğü ekonomik, ticari ve mali abluka, 2026'da yeni tek taraflı zorlayıcı önlemlerle daha da genişletilmiş durumda. Özellikle enerji tedarikine yönelik baskının derinleşmesi, ablukanın Küba ekonomisinin yanı sıra günlük yaşamın temel ihtiyaçları üzerindeki etkisini de artırıyor.

Sivil savunmada 55 yıllık örgütlü emek
Ordu Generali Raúl Castro Ruz, Sivil Savunma Çalışanları Sendikası'nın kuruluşunun 55. yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajla örgüt üyelerini kutladı. Farklı alanlarda üstlendikleri sorumluluklarla ulusal güvenliğin ve ülke savunmasının sürdürülmesine katkıda bulunan Sivil Savunma Çalışanları Sendikası, değişen koşulların beraberinde getirdiği yeni zorluklar karşısında en önemli stratejik gücün örgütlü dayanışma olduğunun bir göstergesi niteliğinde olduğunu vurguladı.
Raúl Castro, yayınladığı mesajında sendikanın gücünün kendi insan kaynağından ve temel ilkelerinden taviz vermeden sorunların üstesinden gelme kararlılığından aldığını belirterek örgütün tüm çalışanlarına destek ve dayanışma dileklerini sundu.

Enerji ablukasına karşı sağlık için dayanışma ağı
ABD ablukasının ağırlaştırdığı enerji ve yakıt sorunları, Küba'da düzenli sağlık hizmetlerine ulaşımı da doğrudan etkiliyor. Villa Clara'da bu sorun, hemodiyaliz hastalarının tedavi seanslarına ulaşımını güvence altına almak için farklı bir kurumun olanaklarının seferber edilmesiyle aşılmaya çalışılıyor.
Küba Telekomünikasyon Şirketi ETACSA’nın Villa Clara'daki birimleri, il yönetiminin talebi üzerine geçen şubat ayından bu yana hemodiyaliz hastalarının hastanelere ulaştırılmasını üstleniyor. Daha önce benzinli taksilerle gerçekleştirilen ulaşımın aksaması nedeniyle başlatılan uygulama, hastaların tedavilerinin kesintiye uğramasının önüne geçmeyi amaçlıyor.
Proje kapsamında ETACSA'nın servis araçları hijyen koşullarına uygun biçimde düzenlenirken hastaların yanlarında bir refakatçiyle seyahat edebilmesi sağlandı. Şirketin deneyimli çalışanları arasından seçilen görevlilere hastaların psikolojik durumları ve ihtiyaçları konusunda eğitim verildi. Görevliler haftanın beş günü yoğun bir ulaşım programı yürütüyor. Uygulama, ablukanın enerji ve yakıt tedarikinde yarattığı sorunların sağlık hizmetlerine ulaşım gibi doğrudan sonuçları karşısında, kamu kurumlarının mevcut olanaklarını toplumun temel ihtiyaçları için seferber etmesinin somut bir örneğini oluşturuyor.

İtalya'dan abluka karşıtı dayanışma köprüsü
İtalya'daki çeşitli siyasi parti, hareket ve sivil toplum örgütleri, 23–30 Eylül tarihleri arasında Küba'ya bir dayanışma karavanı gönderecek. Küba Yolu: Gereken Yerde Olmak (Ruta a Cuba: Estar donde importa) adıyla gerçekleştirilecek organizasyon ABD'nin ekonomik, ticari ve mali ablukasına karşı doğrudan bir dayanışma ve kınama eylemi niteliği taşıyor.
İtalya heyetinin Küba'yı ziyaret ederek ablukanın ve son dönemde ağırlaşan enerji kuşatmasının günlük yaşam üzerindeki etkileri ve sağlık, eğitim, ulaşım, su ve elektrik altyapısında yaşanan sorunları yerinde gözlemlemesi planlanıyor.
Ziyaretin bir diğer amacı ise Küba'ya yönelik izolasyon politikasının yarattığı bilgi ve temas engellerini aşmak. Küba’nın İtalya Büyükelçisi, farklı siyasi güçlerin ve toplumsal örgütlerin oluşturduğu bu uluslararası dayanışmanın, ekim ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yapılması planlanan abluka karşıtı oylama öncesinde Küba'ya moral ve siyasi destek sağlayacağını belirtti.

Emperyalizme karşı sınıf dayanışması
Hindistan Sendikaları Merkezi (CITU) Genel Sekreteri Elamaram Kareem başkanlığındaki heyet, Havana'da Küba İşçileri Merkezi (CTC) yönetimiyle bir araya geldi. Görüşmede Kareem, ABD'nin Küba'ya uyguladığı ablukayı ve yaptırımları kınayarak Küba halkının emperyalist baskıya karşı mücadelesinin dünya işçileri açısından önemine dikkat çekti. Fidel Castro tarafından kurulan Henry Reeve Uluslararası Tıp İhtisas Birliği'nin dünya çapındaki insani yardım çalışmalarını da takdirle karşıladıklarını belirten Kareem, iki ülkenin işçi konfederasyonları arasındaki ilişkilerin daha da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
CTC temsilcisi José Antonio Pérez ise enerji kuşatması ve ekonomik yaptırımların Küba halkının gündelik yaşamında yarattığı ağır sonuçları aktardı. Pérez, dış baskılara rağmen Kübalı emekçilerin sosyalist inşa sürecini ve Devrim'in kazanımlarını koruma kararlılığını sürdürdüğünü vurguladı.
Hindistan'da 6,2 milyon üyeyi temsil eden CITU'nun ziyareti, ablukanın Küba üzerindeki baskısını artırdığı bir dönemde uluslararası işçi dayanışmasının somut örneklerinden biri oldu.

Elektrik emekçilerinin özverili mücadelesi
Küba Komünist Partisi Örgütlenme Sekreteri Roberto Morales Ojeda, yaşanan büyük elektrik kesintisinin ardından Ulusal Elektrik Sistemi (SEN) çalışanlarının hizmeti yeniden sağlamak amacıyla sergilediği olağanüstü çabaya teşekkür etti. Morales Ojeda, teknisyen ve operatörlerin evlere, hastanelere ve stratejik tesislere elektriği yeniden ulaştırmak için gece gündüz çalıştığını belirtti. Milyonlarca insanı etkileyen acil durumların çözülmesi için çalışanların dinlenme ve aile yaşamlarından fedakârlık ettiğini vurguladı.
Elektrik emekçilerinin bu özverisi, ABD tarafından uygulanan abluka koşulları nedeniyle çok daha kritik bir anlam taşıyor. Yedek parça, teknoloji ve yakıt tedarikini engelleyerek elektrik sorununun derinleştiği bir dönemde, tüm zorluk ve imkansızlıklara rağmen elektrik işçilerinin ürettiği çözümler Küba halkının direnişinin ve kararlılığının birer sembolü haline geliyor.

Küba’da elektrik üretiminde son durum
Küba Ulusal Elektrik Birliği (UNE), dün akşam saatlerinde Ulusal Elektrik Sistemi'nin (SEN) tamamen yeniden devreye alındığını açıkladı. Bununla birlikte sistemin yeniden devreye alınmasının ardından güneş enerjisi santrallerinden elde edilen üretim önceki günlere göre geriledi. Termik santrallerdeki arızalar ve bakım çalışmaları da üretim kapasitesini sınırlamaya devam ediyor.
Özellikle elektrik tüketiminin en yüksek seviyeye çıktığı yoğun saatlerde üretim ile talep arasındaki açığın büyümesi bekleniyor. Mevcut koşulların sürmesi halinde ülke genelinde yaklaşık 2.070 megavatlık elektrik kısıntısı öngörülüyor.
Sistemin yeniden devreye alınması önemli bir adım olsa da üretim kapasitesindeki yetersizlik, arızalar, bakım ihtiyacı ve yakıt tedarikindeki güçlükler nedeniyle elektrik krizinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Enerji alanındaki mevcut tablo, Küba'nın hem altyapısal sorunlarla hem de ablukanın tedarik zincirleri üzerindeki baskısıyla aynı anda mücadele ettiğini ortaya koyuyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.