Ana içeriğe atla
0%

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Abluka Günlükleri 187 | 6 Eylül 2026 Pazar

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 07.09.2026 , 14:01 "0 dakikalık okuma süresi"
Küba bir yandan ABD yaptırımlarının neden olduğu ağır elektrik kesintileri ve günlük yaşamdaki zorluklarla mücadele ederken, diğer yandan eğitimde, kültürde ve üretimde boyun eğmiyor. Pink Floyd efsanesi Roger Waters'ın ablukaya isyanından, Moskova ile gelişen ilişkilere ve adadaki son duruma dair Küba notları.

Roger Waters: Ablukayı durdurun!

Ünlü müzik grubu Pink Floyd'un üyesi İngiliz müzisyen Roger Waters, New York'taki WBAI–Pacifica Radio'da yayımlanan Live on the Fly programında ABD'nin Küba politikasına sert eleştiriler yöneltti. Küba'nın BM Daimi Temsilcisi Ernesto Soberón'un da katıldığı programda Waters, adaya yönelik abluka ve diğer kısıtlamaların derhal sona erdirilmesi çağrısında bulundu:

“Ablukayı durdurun. Bütün bunları sonlandırın. Neden mi? Çünkü bu sizi ilgilendirmez. Başka halkların iç işlerinden uzak durun.”

İngiliz müzisyen, Küba halkının onlarca yıldır ABD'nin baskı politikalarına karşı gösterdiği direnişe duyduğu hayranlığı da dile getirdi:

“Birbiri ardına gelen ABD hükümetlerinin üzerlerine savurduğu her şeyle mücadele ettiler... Onlara sonsuz bir hayranlık duyuyorum. Özgürlüklerini verin onlara.”

Doğrudan Washington yönetimine seslenen Waters, “Asıl konuşmam gereken kişiler ABD hükümetindeki yetkililer... Onlara ‘Bu çılgınlığınızı durdurun’ demek istiyorum” ifadelerini kullandı ve ABD müdahalelerinin Küba, Venezuela ve dünyanın farklı bölgelerindeki halklar üzerindeki yıkıcı sonuçlarına dikkat çekti.

Rusya ile stratejik ortaklık sürecek

Küba'nın Moskova Büyükelçisi Enrique Orta González ile Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov arasında yapılan görüşmede, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın daha da geliştirilmesi kararlılığı vurgulandı. Görüşmede ticaret, bilimsel-teknik iş birliği ve diplomatik ilişkiler başta olmak üzere farklı alanlardaki ortak çalışmalar ele alındı. ABD'nin Küba'ya yönelik ekonomik, ticari ve mali ablukasının uluslararası hukuka aykırı olduğu ve sona erdirilmesi gerektiği de bir kez daha ifade edildi.

ABD'nin yaptırım, tehdit ve ekonomik kuşatma politikalarını yoğunlaştırdığı bir dönemde Rusya ve Küba arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi, Küba'nın dış baskılara karşı geliştirdiği uluslararası iş birliği açısından önem taşıyor. BM Genel Kurulu'nun yıllardır ezici çoğunlukla aldığı ablukanın kaldırılması yönündeki kararlar da ABD'nin Küba'ya yönelik politikasının uluslararası alanda giderek daha fazla tecrit edildiğini gösteriyor. 

'Sessizlik bir ihanettir'

Washington'da düzenlenen “Sessizlik Bir İhanettir” başlıklı oturumda konuşan Kübalı-Amerikalı Sharpe Caballero, ABD'nin Küba'ya yönelik yaptırım politikasının halkın günlük yaşamı üzerindeki sonuçlarına dikkat çekti.

Ailesi 1960'larda ABD'ye göç etmiş olmasına rağmen Küba ile bağlarını koruyan Caballero, konuşmasını adada yaşayan akrabalarının ve sağlık çalışanlarının tanıklıklarına dayandırdı. Banes'te yaşayan yeğeninden gelen mesajları aktaran Caballero, gıda, su ve elektrik alanındaki ağır sorunların halkın yaşam koşullarını giderek zorlaştırdığını belirtti.

Sağlık sektöründeki sorunlara da değinen Caballero, doktor akrabalarının aktardığı ilaç ve ekipman eksikliğinin yanı sıra elektrik kesintilerinin hastanelerdeki hayati cihazların çalışmasını etkilediğini söyledi.

Bir hükümeti hedef aldığı iddiasıyla uygulanan ekonomik baskının bedelini doğrudan halkın ödediğini vurgulayan Caballero, temel gıda ve tıbbi malzeme taşıyan 7 bin konteynerin engellenmesini eleştirdi. İnsani ihtiyaçların siyasi baskı aracına dönüştürülmemesi gerektiğini ifade etti.

Caballero'nun konuşması, ABD'deki Kübalı-Amerikalı toplumun Washington'ın Küba politikasına ilişkin tek bir görüşten oluşmadığını da bir kez daha gösterdi. Ablukanın hedef aldığı ekonomik ve toplumsal yaşamın bedelini Küba halkının ödediğine dikkat çeken bu sesler, yaşanan insani sonuçlar karşısında sessiz kalmanın da politik bir tercih olduğunu hatırlatıyor.

Devrimin muhafızları

Küba'da 6 Eylül 1961'de kurulan Kişisel Güvenlik Dairesi, kuruluşunun 65. yılı dolayısıyla düzenlenen törenle anıldı. Törene, Küba Devrimi'nin lideri Ordu Generali Raúl Castro ile Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel başkanlık etti.

Raúl Castro'nun güvenlik dairesi mensuplarına yönelik tebrik mesajında; Kişisel Güvenlik Dairesi, devrimci liderliğin korunmasında tarihsel bir rol üstlenen “sadık bir aile” olarak tanımlandı. Raúl Castro, başta Fidel Castro olmak üzere Küba Devrimi'nin önderlerine yönelik yüzlerce saldırı ve suikast planının engellenmesinde görev alan kurum mensuplarına teşekkür ederken, Küba Devrimi'nin bugün ABD hükümetinin artan düşmanlığı altında zor günlerden geçtiğine dikkat çekerek, Washington'ın Küba'nın dünya için taşıdığı örneği ortadan kaldırma amacına ulaşamayacağını vurguladı.

Kişisel Güvenlik Dairesi Başkanı Tuğgeneral Mesa Corona da konuşmasında, teşkilatın Fidel ve Raúl'un devrimci mücadele yıllarından itibaren şekillenen güvenlik anlayışının mirasını sürdürdüğünü belirtti. Fidel ve Raúl'a yönelik 600'den fazla suikast planının engellendiğini hatırlatan Mesa Corona, ülkeye yönelik tehditlerin yoğunlaştığı koşullarda birlik, disiplin, öngörü ve örgütlü çalışmanın önemine dikkat çekti.

Törende Venezuela'da görev sırasında yaşamını yitiren 32 Kübalı güvenlik görevlisi de anıldı. Kuruluşunun 65. yılı dolayısıyla beş kurucu üyeye bağlılıkları ve hizmetleri nedeniyle ödül verildi.

Şiir ve müzik dinletilerinin yanı sıra “Fidel ile Yüz Yıl ve Mücadele Ruhu” başlıklı fotoğraf sergisinin de yer aldığı anma programı, Kişisel Güvenlik Dairesi'nin devrimin önderlerini ve kazanımlarını koruma kararlılığının vurgulanmasıyla sona erdi.

Tütün sezonu başladı

Villa Clara'da, Santa Clara'da yeni kurulan iki hektarlık devlet fidanlığının açılmasıyla 2026-2027 tütün sezonunun ilk tohumları ekildi. İl genelinde 1.500'den fazla tohum tarhı hazırlanırken, bunların bini aşkını çimlenme aşamasına geçti. Yeni sezonda ekim alanının önceki yıla göre 400 hektar artırılarak 1.900 hektarın üzerine çıkarılması hedefleniyor. Villa Clara ve komşu Cienfuegos'taki üreticilerin toplamda 2 bin tonluk rekolteye ulaşması planlanıyor.

2025-2026 sezonunda Villa Clara'daki üreticiler 1.780 tonu aşarak teknik-ekonomik üretim planını karşılamış ve hektar başına 1 tonluk verim eşiğini geçmişti. İhracata yönelik puro dış yaprağı üretiminde de 350 binden fazla demete ulaşılarak il rekoru kırılmıştı.

Şirket satışlarının 1 milyar pesoyu aşması, tütün üretiminin bölgesel ekonomi açısından taşıdığı önemi gösteriyor. Yeni sezonda devlet desteği ve üretimin artırılmasına yönelik planlamayla bu sonuçların daha ileri taşınması hedefleniyor.

Üniversiteler yeni döneme hazır

Küba Yükseköğretim Bakanlığı yetkilileri, Oriente Üniversitesine yaptıkları ziyaret sırasında, ülkenin karşı karşıya bulunduğu ağır koşullara rağmen üniversitelerin 2026-2027 akademik yılına hazır olduğunu ifade etti. Bakanlığın ülke genelindeki denetim ve hazırlık çalışmalarının bir parçası olan ziyarette kampüsler, yerel eğitim birimleri, kayıt süreçleri ve mali yönetim incelendi. Bakan Yardımcısı Velázquez Saldívar, mevcut koşullar nedeniyle eğitim modellerinde esnek düzenlemelere gidildiğini ve ders süreçlerinin sürdürülmesi için gerekli hazırlıkların yapıldığını belirtti.

Elektrik kesintileri ve ulaşım sorunlarının eğitim-öğretim faaliyetleri üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla yüz yüze ve dijital eğitimi birleştiren hibrit modeller uygulanıyor. Öğrencilerin ana kampüslere ulaşım yükünü hafifletmek için belediyelerdeki yerel üniversite merkezleri (CUM) ve farklı uygulama alanları daha etkin biçimde kullanılıyor.

İlk ve ortaöğretim kurumları eylül başında ders başı yaparken, yükseköğretim kurumlarında kayıt güncellemeleri ve fakülte bazındaki oryantasyon süreçleri ay boyunca kademeli olarak yürütülüyor. Yeni akademik dönemde üniversite gençliğinin yalnızca akademik çalışmalarına değil, toplumsal sorumluluklarına da özel olarak dikkat çekiliyor. Öğrencilerin enerji tasarrufu kampanyalarına ve toplumsal dayanışma çalışmalarına katılımı teşvik ediliyor.

Ağırlaşan abluka koşullarının enerji ve ulaşım alanında yarattığı sorunlara karşı Küba üniversiteleri, eğitim faaliyetlerinin sürdürülmesi için mevcut kaynakları daha planlı ve kolektif biçimde kullanmaya çalışıyor.

Kitap fuarı milyonlarca okurla buluştu

34'üncü Uluslararası Kitap ve Edebiyat Fuarı, Santiago de Cuba'da düzenlenen kapanış töreniyle sona erdi. Bu yıl fuarda 2 milyondan fazla kitap okurla buluşurken, 1800 yeni eser tanıtıldı ve 700 binden fazla kişinin katıldığı binlerce etkinlik gerçekleştirildi.

36 ülkenin katıldığı fuarda, yüz binlerce dijital kitabı okurlara ulaştıran Küba Dijital projesi ile kuruluşunun 55. yılını kutlayan Editorial Oriente yayınevi de ödüllendirildi.

Ülkenin ağır ekonomik koşullar ve ablukanın yarattığı maddi sınırlılıklar altında bulunduğu bir dönemde gerçekleştirilen fuar, Küba'nın kültürel üretim ve eğitime verdiği önemin sürdürülmesinin bir göstergesi oldu.

Rusya Federasyonu'nun özel konuk ve destekçi olarak yer aldığı kapanış töreninde, ev sahibi Santiago de Cuba kentine teşekkür belgesi verildi ve 2027'de düzenlenecek 35'inci fuar için resmi çağrı yapıldı. Kapanış programında ayrıca Raúl Castro'nun seçme eserlerinin yeni baskısının tanıtımı gerçekleştirildi.

Küba’da elektrik üretiminde son durum 

Küba'da elektrik şebekesindeki üretim kapasitesi yetersizliği nedeniyle ülke genelindeki elektrik kesintileri sürüyor. Kesintiler gece boyunca da devam ederken, dün akşam saatlerinde üretim açığı 2.396 MW ile günün en yüksek seviyesine ulaştı.

Güneş enerjisi santrallerinden gün ortasında elde edilen üretim, sistemdeki büyük açığı kapatmak için henüz yeterli değil. Beş termik santral ünitesinin arızalı olması, üç ünitenin bakımda bulunması ve mevcut santrallerdeki teknik sorunlar nedeniyle 534 MW'lık kapasitenin devre dışı kalması, üretim açığını büyüten başlıca nedenler arasında yer alıyor.

Sabah saatlerinde kullanılabilir üretim kapasitesi 1.010 MW'ta kalırken, 2.830 MW'lık talebin önemli bir bölümü karşılanamadı. Gün ortasında elektrik açığı 1.850 MW'a ulaştı. Akşam saatlerinde talebin 3.250 MW'a çıkması beklenirken, bazı ünitelerin yeniden devreye alınmasına rağmen toplam üretimin 1.155 MW'ı aşamayacağı öngörülüyor. Buna göre pik saatlerde üretim açığının 2.000 MW'ın üzerine çıkması ve elektrik kısıntısının 2.125 MW'a ulaşması bekleniyor.

Küba'nın enerji sistemindeki kriz, yalnızca santrallerin teknik sorunlarından ibaret değil. ABD ablukasının yakıt temininden yedek parça ve teknolojiye, uluslararası finansman olanaklarından enerji altyapısının yenilenmesine kadar uzanan etkileri, ülkenin elektrik sisteminin yeniden kurulması ve modernizasyonunu ağırlaştırıyor. Mevcut kesintiler, bu nedenle ablukanın Küba halkının gündelik yaşamı üzerindeki en somut sonuçlarından biri olmaya devam ediyor.

Son Küba Gerçeği