Abluka günlükleri 184 | 3 Eylül 2026 Perşembe
Haber Merkezi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
ABD ablukası Belfast’taki Küba kafesini de vurdu
ABD’nin Küba’ya yönelik ekonomik ablukasının ulaştığı boyutlar, bu politikanın yalnızca Küba’yı değil, ülke sınırlarının çok ötesindeki kişi ve işletmeleri de etkilediğini bir kez daha gösteriyor. Belfast’ta küçük bir Küba restoranının yaşadığı sorun bunun çarpıcı bir örneği.
The Irish Times gazetesinin haberine göre, Belfast’taki Cuban Sandwich Factory’nin sahibi Carlos Arguelles, kendisine yapılması gereken ödemeleri alamadığı için Deliveroo üzerinden verilen siparişleri durdurmak zorunda kaldı. Arguelles, ödeme işlemlerinde rol alan bir ABD bankasının transferleri engellemesi nedeniyle alacağının 7 bin sterlini aştığını belirtiyor. 1998’den bu yana Kuzey İrlanda’da yaşayan Arguelles, yaşananların Kübalı olmasıyla bağlantılı olduğunu düşünüyor. İşletmesinin adında ve faaliyetlerinde “Cuba” kelimesinin bulunmasının yaptırım mekanizmalarını harekete geçirdiğini belirten Arguelles, “Sanki ‘Cuba’ kelimesi geçer geçmez devreye giren otomatik bir mekanizma var” diyor.
Arguelles, Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde de benzer bir sorunla karşılaştığını, o dönemde Deliveroo yetkililerinin kendisinden Birleşik Krallık’ta ikamet ettiğini kanıtlamasını istediğini aktardı.
Sorun, restoranın faaliyetleri açısından ciddi sonuçlar doğurdu. Siparişlerinin yüzde 20 ila 30’unu Deliveroo üzerinden alan işletme, ödemelerin kesilmesi nedeniyle platformdaki hizmetini durdurmak ve tedarikçilere verdiği bazı siparişleri iptal etmek zorunda kaldı. Arguelles, çalışan maaşlarını ve diğer ödemeleri düzenli biçimde karşılayabileceğinin garantisini veremediğini belirtiyor.
Olayı dikkat çekici kılan ise ortada Küba’da gerçekleştirilen bir ticari faaliyetin bulunmaması. ABD dışında, Belfast’ta faaliyet gösteren küçük bir işletme, ödeme sürecinde bir ABD bankasının yer alması nedeniyle ABD'nin Küba’ya yönelik yaptırım politikalarının etkisiyle karşı karşıya kalıyor. Zira ABD’nin Küba’ya uyguladığı ablukanın en önemli özelliklerinden biri de bu sınır aşan etkisi. Üçüncü ülkelerdeki bankalar ve şirketler, ABD finans sistemine erişimlerini kaybetme ya da ABD yaptırımlarıyla karşılaşma korkusuyla Küba ile bağlantılı kişi ve işlemlerden uzak durabiliyor.
Bu nedenle abluka, yalnızca Küba ile ABD arasındaki ticari ilişkileri engelleyen bir politika değil. ABD’nin dünya finans sistemindeki etkisi nedeniyle, Küba’yla doğrudan ticari ilişkisi bulunmayan kişi ve kuruluşlar dahi yaptırım mekanizmalarının etkisine girebiliyor.
Belfast’taki küçük bir Küba restoranının yaşadığı sorun, ablukanın Küba halkı üzerinde yarattığı ağır ekonomik ve toplumsal sonuçlarla karşılaştırıldığında kuşkusuz küçük bir örnek. Ancak söz konusu ABD yaptırımlarının ne ölçüde sınır aşan bir niteliğe sahip olduğunu ve gündelik yaşamın en sıradan alanlarına kadar uzanabildiğini açık biçimde ortaya koyuyor.
Küba’da konteynerlerden konut üretimi
Küba'nın Holguín ilinde, konut açığının azaltılması amacıyla deniz taşımacılığında kullanılan konteynerler modüler konutlara dönüştürülüyor. Şeker Kamışı Kombine Fabrikası (KTP) tarafından yürütülen proje kapsamında, özellikle evleri hasar görmüş ve ihtiyaç sahibi kişiler için konut üretimine başlandı.
Konteynerlerden dönüştürülen konutlar çinko çatı, yüksek sıcaklıklara dayanıklı yalıtım, korozyon önleyici boya ve fayans kaplı mutfaklarla donatıldı. İlk konut birimleri Holguín’de Piedra Blanca Mahallesi'ne teslim edildi.

Söz konusu proje KTP fabrikasının teknolojik dönüşüm sürecinin de bir parçası. Başlangıçta şeker kamışı biçerdöverleri üretmek üzere kurulan tesis, bugün çelik işleme ve makine mühendisliği alanındaki kapasitesini farklı üretim alanlarına yönlendiriyor.
Küba'da ABD ablukasının ağırlaştırdığı ekonomik koşullar, inşaat sektörü başta olmak üzere birçok alanda malzeme ve finansman sorunlarını derinleştiriyor. Bu koşullarda geliştirilen modüler konut sistemi, mevcut üretim kapasitesinin farklı ihtiyaçlara yönlendirilmesine dayanan alternatiflerden biri olarak öne çıkıyor.
Fabrika, ayrıca onlarca modüler konuttan oluşması planlanan yerleşim alanlarının beton temelleri için gerekli ankraj sistemlerini de üretiyor. Geleneksel inşaat yöntemlerinde yaşanan malzeme kıtlığı ve yüksek maliyetlere alternatif olarak geliştirilen sistemin, daha düşük maliyetli ve sürdürülebilir bir konut modeli oluşturması hedefleniyor.
KTP’nin yeni üretim alanlarına yönelmesi, yalnızca konut ihtiyacına çözüm üretmekle sınırlı değil. Fabrikanın sahip olduğu teknolojik ve üretim kapasitesinin yeniden değerlendirilmesi, Holguín’deki diğer kuruluşlarla ekonomik ve teknolojik işbirliğinin geliştirilmesine de katkı sağlıyor.
Holguín’deki bu deneyim, ağır ekonomik koşullar ve kaynak kısıtları altında Küba'nın mevcut sanayi kapasitesini yeni toplumsal ihtiyaçlara yönlendirme arayışının örneklerinden birini oluşturuyor.
Melissa Kasırgası mağdurlarına 16 bin şarj edilebilir lamba
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından Melissa Kasırgası'ndan etkilenen Küba'nın doğusundaki yurttaşlara destek amacıyla sağlanan 16 bin şarj edilebilir lamba ülkeye ulaştı. UNDP Küba'nın açıklamasına göre lambalar, kasırgadan etkilenen hanelerde temel yaşam koşullarının yeniden sağlanması amacıyla temin edilen toplam 24 bin 830 cihazlık yardım paketinin bir parçası. Pakette yer alan 8 bin 590 lamba daha önce Küba'ya ulaştırılmış ve dağıtımına başlanmıştı.
Yardımlar, BM Merkezi Acil Durum Müdahale Fonu (CERF), Avrupa Birliği Sivil Koruma ve İnsani Yardım Operasyonları Genel Müdürlüğü (ECHO) ile Afrika, Karayip ve Pasifik Devletleri Örgütü'nün (OACPS) katkılarıyla, BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) aracılığıyla sağlandı.

UNDP, kritik enerji hizmetlerine erişimin Küba halkının karşı karşıya olduğu başlıca sorunlardan biri olduğunu, kasırganın yol açtığı yıkımın mevcut enerji krizini daha da ağırlaştırdığını belirtti. Kurum, Küba makamları ve uluslararası işbirliği ortaklarıyla koordinasyon içinde, ihtiyacı olan yurttaşların temel enerji ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Yardımlar, kasırgadan etkilenen kırsal bölgelere insani malzemelerin ulaştırılması ve dağıtılmasında güçlüklerin devam ettiği bir dönemde gerçekleştiriliyor. UNDP ayrıca Küba'daki BM sisteminin enerji alanındaki çalışmalarını da koordine ediyor.
Benzer bir destek, 2024 yılında Rafael Kasırgası'nın ardından Artemisa'daki hastaneler, huzurevleri, ebeveynsiz çocuk yuvaları ve doğum evleri gibi kurumlara 1.500 şarj edilebilir lambanın ulaştırılmasıyla sağlanmıştı.
Küba’daki çocuk hastanesine dayanışma desteği
ABD’nin Küba’ya yönelik ekonomik, ticari ve mali ablukasının ağırlaştırdığı koşullarda, uluslararası dayanışma ülkenin sağlık sistemine somut destek sağlamayı sürdürüyor.
İspanyol sivil toplum kuruluşu Open Arms, Meksika’daki kişi ve kurumların katkılarıyla Havana’daki Juan Manuel Márquez Çocuk Hastanesi’ne tıbbi malzeme ve süt ulaştırdı. Kuruluşun daha önce gerçekleştirdiği destek kapsamında hastaneye taşınabilir ultrason cihazları, ilaç ve tıbbi malzemelerin yanı sıra güneş panelleri de sağlanmıştı.
Hastaneye kurulan güneş paneli sistemleri, özellikle elektrik kesintilerinin sağlık hizmetlerini aksattığı koşullarda önemli bir destek sağlıyor. Pediatrik Yoğun Bakım Ünitesi’nde solunum cihazına bağlı çocukların tedavisinin sürdürülebilmesi açısından güneş enerjisi sistemi, kesintilere karşı ek bir güvence oluşturuyor.
Artemisa'da dijital ödeme sorunları ticareti zorluyor
Artemisa'da dijital ödeme sistemlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik düzenlemelere rağmen bağlantı sorunları, elektrik kesintileri ve nakit sıkıntısı yurttaşların alışveriş ve hizmetlere erişimini zorlaştırıyor. İşletmelerde QR kod veya banka havalesiyle ödeme yapmak isteyen müşteriler sık sık teknik engellerle karşılaşıyor.
Özellikle küçük işletme sahipleri, tedarikçilere nakit ödeme yapmak zorunda kaldıklarını ve bankacılık sistemindeki sınırlamaların ticareti güçleştirdiğini belirtiyor. Toptan ticarette dolara erişim sorunları, ithalata bağımlılık, aracıların çoğalması ve artan maliyetler de gıda fiyatlarını yukarı çekiyor.
Artemisa'da haziran sonu itibarıyla 50 mikro, küçük ve orta ölçekli işletme toptancı olarak kayıtlı bulunuyor. Ancak yetkililer, yeniden satış yapan aracıların tedarik zincirini uzattığını ve fiyatların yükselmesine neden olduğunu belirtiyor.

Küba hükümeti elektronik ödemeleri teşvik etmek amacıyla çeşitli kolaylıklar sağlarken, sorunun çözümünün yalnızca yeni düzenlemelerden değil, mevcut uygulamaların etkinleştirilmesinden geçtiği vurgulanıyor. Tedarik zincirinin kısaltılması ve daha doğrudan, şeffaf bir ticaret sisteminin kurulması temel hedefler arasında yer alıyor.
Özellikle Mariel Limanı'na yakın Artemisa'da toptan ticaretin yeniden düzenlenmesinin, maliyetlerin ve dolayısıyla fiyatların düşürülmesine katkı sağlayabileceği belirtiliyor.
Küba, Ebola deneyimini Demokratik Kongo’ya aktarıyor
Küba, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ne Ebola salgınıyla mücadelede destek vermeye hazır olduğunu bir kez daha teyit etti. İki ülkenin sağlık bakanlıkları temsilcileri arasında video-konferans yoluyla gerçekleştirilen teknik görüşmede salgının mevcut durumu ve Kongo'nun acil ihtiyaçları ele alındı.
Küba Halk Sağlığı Bakanı Dr. José Ángel Portal Miranda, ülkesinin Ebola'yla mücadelede sahip olduğu deneyime dikkat çekti. Özellikle 2014 yılında Batı Afrika'da yaşanan büyük salgın sırasında Küba'nın yürüttüğü çalışmaların önemini vurguladı. O dönemde Henry Reeve Birliği'nden 256 Kübalı sağlık çalışanı Sierra Leone, Liberya ve Gine-Konakri'de görev yaparak salgınla mücadeleye katkı sağlamıştı.
Küba, bu deneyimin ardından Ebola virüsünün ülkeye girişini ve yayılmasını önlemeye yönelik çeşitli hazırlık ve müdahale mekanizmaları oluşturdu. Mevcut epidemiyolojik durum nedeniyle Ulusal Ebola Önleme ve Mücadele Planı da yeniden devreye alındı. Plan kapsamında ülkeye giriş noktalarındaki hazırlıkların güçlendirilmesi ve uluslararası yolcuların izlenmesi gibi önlemler uygulanıyor.
Görüşmede Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki salgının yarattığı acil ihtiyaçlar da ayrıntılı biçimde değerlendirildi.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Dr. Samuel Roger Kamba, Küba'nın kendi ülkesinde karşı karşıya olduğu ağır koşullara rağmen uluslararası dayanışma ve sağlık alanındaki işbirliğine bağlılığını sürdürmesinden dolayı teşekkür etti. Kamba, özellikle Kübalı sağlık çalışanlarının büyük salgınlarla mücadele sırasında edindiği bilgi ve deneyimlerin Kongo'nun hizmetine sunulmasının önemini vurguladı.
Küba, ABD ablukasının kendi sağlık sistemi üzerinde yarattığı ciddi zorluklarla mücadele ederken, uluslararası dayanışma ve sağlık alanındaki işbirliğine yönelik kararlılığını sürdürüyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.