Ana içeriğe atla
0%

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Abluka günlükleri 177 | 27 Ağustos 2026 Perşembe

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 28.08.2026 , 18:09 "0 dakikalık okuma süresi"
Güncelleme Tarihi: 28.08.2026 , 18:12
ABD ablukasının ağırlaşması Küba’da turizmden sağlığa, enerjiden bilimsel çalışmalara kadar yaşamın pek çok alanını etkilerken ülke, krize kendi kaynakları ve kamucu çözümlerle yanıt vermeye çalışıyor. Otellerin yüzde 73’ünün kapandığı Küba’da bir yandan Alzheimer tedavisinde umut veren ilaçlar geliştiriliyor, diğer yandan enerji krizine karşı güneş enerjili şarj merkezleri yaygınlaştırılıyor. Ablukanın etkileri nükleer denetim ve sismoloji çalışmalarına kadar uzanıyor.

ABD ablukası nedeniyle otellerin yüzde 73’ü kapalı

ABD’nin Küba’ya yönelik ekonomik ve mali baskısının ağırlaştırılması, uluslararası otel zincirlerinin ülkeden çekilmesini hızlandırdı. Turizm sektörü, son yılların en ciddi krizlerinden biriyle karşı karşıya.

Son aylarda Meliá, Iberostar, Barceló, Blue Diamond, Archipelago International ve CEIBA Investments gibi uluslararası şirketler Küba’daki faaliyetlerini sonlandırdı. Meliá, 1990’dan bu yana sürdürdüğü faaliyetlerini 24 Temmuz’da tamamen durdururken Iberostar ve Barceló da çekilme sürecini tamamladı.

Küba Başbakanı Manuel Marrero’nun Temmuz sonunda yaptığı açıklamaya göre, uluslararası otel zincirlerinin ülkeden ayrılması sonucunda Küba’daki otellerin yüzde 73’ü kapalı durumda. Şirketlerin bu toplu çekilmesinde, Trump yönetiminin Küba’ya yönelik yaptırımları ülke sınırlarının ötesine taşıyan uygulamaları belirleyici oldu. Özellikle ABD’nin Küba ekonomisinin yaklaşık yüzde 40’ını kontrol ettiğini ileri sürdüğü İşletmeler Yönetim Grubu A.Ş. (GAESA) ile bağlantılı kuruluşlarla ilişkilerini sürdüren uluslararası şirketlere yönelik ikincil yaptırım tehdidi, şirketler üzerinde baskı oluşturuyor.

Küba Devleti ise ağır abluka koşullarına rağmen turizmi sürdürmek ve sektörün yeniden canlandırılması için alternatif yollar geliştirmeye çalışıyor.

ABD’li yurttaş annesi için Küba’nın Alzheimer ilacına umut bağlıyor

ABD’li yurttaş Ben Grosscup, erken evre Alzheimer tanısı konulan annesi için Küba’da geliştirilen NeuralCIM (NeuroEPO) ilacına erişmeye çalıştığını belirterek ABD’nin Küba’ya yönelik ablukasının sağlık alanındaki uluslararası işbirliğinin önünde engel oluşturduğunu söyledi. Grosscup, annesine tanı konulmasından kısa süre önce Alzheimer hastalığı üzerine araştırma yapmaya başladığını, ABD’deki mevcut tedavilerin hastalığı tamamen durdurmadığını veya tersine çevirmediğini belirtti. Küba’da NeuralCIM üzerine yürütülen çalışmaların ise kendisine umut verdiğini ifade etti.

15 Eylül’de Küba’ya giderek annesi için 48 haftalık ilaç temin etmeyi planladığını belirten Grosscup, Küba’daki klinik çalışmaların hafif ve orta dereceli Alzheimer hastalarında umut verici sonuçlar ortaya koyduğunu aktardı. NeuralCIM ile yapılan araştırmalarda, 174 hastanın yüzde 30’unda hastalık 48 hafta boyunca ilerlemedi, yüzde 54’ünde ise ölçülebilir bilişsel iyileşmeler görüldü. ABD’li doktor Bill Blanchet’in de Kübalı hekimlerle işbirliği yaptığı ve bazı hastalarında olumlu sonuçlar gözlemlediği belirtildi.

Grosscup, NeuralCIM’in ABD’de yeterince araştırılmamasını ve kullanılmamasını Küba’ya yönelik ablukanın yanı sıra ABD’deki ekonomik çıkarlarla ilişkilendiriyor.

ABD merkezli özel sermaye şirketlerinin, milyarlarca dolarlık demans bakım sektöründe büyük yatırımları bulunuyor. ABD halkının Alzheimer’ı geri çevirebilen ilaçlara ulaşabilmesi için Küba ile işbirliği yapılması, bir yandan Küba ekonomisine fayda sağlarken diğer yandan bu şirketlerin kârlarını azaltacaktır. Dolayısıyla bunun yerine ABD politikası her iki ülkenin halkına da gereksiz acılar yaşatıyor.

Grosscup, ABD sağlık kuruluşlarının Kübalı araştırmacılarla işbirliği yaparak ilacın klinik çalışmalarını yürütmesi ve hastaların tedaviye erişiminin kolaylaştırılması çağrısında bulundu.

ABD’nin Küba’ya yönelik ekonomik savaşına karşı aktivistlik yaptığını belirten Grosscup, annesinin tedavisi için Küba’ya yönelmek zorunda kalmasının ablukanın yarattığı çelişkiyi ortaya koyduğunu ifade etti:

ABD'nin ekonomik savaşına karşı bir aktivistim, yine de bir gün kendi annemin iyiliğinin, hükümetimin yok etmeye çalıştığı bir ülkenin cömertliğine ve misafirperverliğine bağlı olacağını hiç düşünmemiştim.

Başarı şu anlama gelir: ABD'deki sağlık kuruluşları NeuralCIM teknolojisinin lisansını alır ve burada hızlandırılmış klinik çalışmalar yürütür. ABD'deki Alzheimer hastaları, binlerce kilometre yol kat etmek zorunda kalmadan kendi doktorlarından uygun fiyatlı reçeteler alabilir. Küba ekonomisi istikrara kavuşur ve ülkenin sağlık sistemi güçlenir.
ABD'nin sağlık modelinin aksine, Küba sisteminin temelini oluşturan sosyalist değerler, önceliği küçük bir azınlığı zenginleştirmeye değil, halkın daha sağlıklı olmasına vermeyi amaçlıyor. ABD'nin emperyalist egemenliğinin ortadan kaldırılması, bu hümanist değerlerin burada da benimsenmesinin önünü açabilir.

Küba'nın yaratıcılığı sayesinde annem için umut taşıyorum. ABD Gümrük yetkilileri beni durdurmadığı sürece annemin iyi olacağına inanıyorum. Şimdilik acımı, yıkımımı ve dayanışmamı, devrimlerini savundukları için kendi hükümetimiz tarafından akılalmaz dehşetlere maruz bırakılan Küba halkı için saklıyorum.

Küba paralarında kadınların temsili 

Küba’nın para tarihinde kadınların temsili, sömürge dönemindeki alegorik figürlerden gerçek kadınların portrelerine uzanan bir dönüşüm geçirdi. İlk banknotlarda daha çok Küba adasını, Havana’yı veya çeşitli erdemleri simgeleyen alegorik kadın figürler kullanıldı.

Küba ulusal parasında gerçek bir kadının ilk kez temsil edilmesi ise bağımsızlık mücadelesi sırasında gerçekleşti. 1897-1898 yıllarında Küba Devrimci Partisi tarafından bastırılan ve bağımsızlık savaşının finansmanında kullanılan paralarda Leonor Molina Adán’ın portresi yer aldı. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra ise uzun süre kadınlar ulusal parada görünmez kaldı. Küba Devrimi sonrasında da bu durum yıllarca önemli ölçüde değişmedi.

2000’li yıllarda Celia Sánchez’in banknotların filigranında kullanılmaya başlanmasıyla bu durum değişmeye başladı. Yakın zamanda çıkarılan 2.000 peso banknotunda Mariana Grajales’in, 5.000 peso banknotunda ise Celia Sánchez’in portrelerinin yer alması, kadınların ulusal para üzerindeki görünürlüğünü artırdı.

Hatıra paraları ve devlet nişanlarında ise kadın portrelerin kullanımı daha erken ve daha yaygın. Mariana Grajales, Ana Betancourt, Haydée Santamaría, Celia Sánchez, Alicia Alonso ve Tamara Bunke’nin yanı sıra farklı ülkelerden kadın tarihsel figürler de para ve madalyalarda yer aldı.

Kübalı kadınların ulusal nümismatikteki görünürlüğünün önümüzdeki dönemde daha da artması bekleniyor. Büyük kadın sporcuların yanı sıra sanat ve bilim dünyasından kadınların da Küba’nın para ve madalya geleneğinde temsil edilmesi öngörülüyor.

Küba’nın para ve madalya tarihindeki bu dönüşüm, kadınların bağımsızlık, devrim, sanat ve kültür tarihindeki rolünün sembolik olarak daha görünür hale gelmesini yansıtıyor.

Enerji ablukasına karşı şarj merkezleri yaygınlaşıyor

Küba’nın Guantánamo ilinde, ABD’nin enerji ablukasının ağırlaştırdığı yakıt ve elektrik sıkıntısının günlük yaşam üzerindeki etkilerini azaltmak amacıyla yaklaşık 30 şarj merkezinin kurulması planlanıyor. Maisí, Imías ve Guantánamo’da en az beş merkez şimdiden hizmet vermeye başladı bile.

Çoğunlukla kullanılmayan nakliye konteynerlerinden oluşturulan merkezlerde güneş panelleri ve bataryalarla enerji üretiliyor. Cep telefonları, lambalar, vantilatörler, motosikletler ve elektrikli araçlar bu merkezlerde şarj edilebiliyor. Bazı merkezlerde yemek pişirme, gıda saklama ve sıcak içecek hizmetleri de sunuluyor.

Günde yaklaşık 50 kişiye hizmet veren şarj merkezlerinde hasta, çocuk ve yaşlıların vantilatör ve lamba şarjından ücret alınmazken bu merkezler bölge halkının yemek hazırlamasına ve temel ihtiyaçlarını karşılamasına destek oluyor. Guantánamo’da ilki geçtiğimiz ay açılan merkezler 24 saat hizmet veriyor.

Yetkililer, bu şarj merkezlerinin enerji krizini tek başına çözmeyeceğini ancak yakıt kıtlığı ve elektrik kesintilerinin günlük yaşam üzerindeki etkilerini hafifletmenin yanı sıra yerel ölçekte yenilenebilir enerji kullanımını artırmak açısından önemli bir çözüm sunduğunu belirtiyor.

Abluka nükleer denetim ve sismoloji çalışmalarını da etkiliyor

Küba, ABD’nin sıkılaştırdığı abluka önlemlerinin nükleer denemelerin izlenmesi, sismolojik araştırmalar ve tsunami uyarı sistemleri için yürütülen bilimsel çalışmaları da olumsuz etkilediğini açıkladı.

Kapsamlı Nükleer Denemelerin Yasaklanması Antlaşması Örgütü’nün (CTBTO) Havana’daki toplantısında konuşan Küba temsilcisi Karlen Regaiferos Cruzata, enerji krizinin Ulusal Veri Merkezi’nde sürekli elektrik kesintilerine ve ekipman hasarına yol açtığını belirtti. Cruzata, bu durumun gerçek zamanlı veri işlenmesini ve Uluslararası İzleme Sistemi’nden düzenli veri alınmasını zorlaştırdığını ifade etti.

ABD’nin Küba’yı terörizmi destekleyen devletler listesinde tutmasının bilimsel ve teknik işbirliğini daha da kısıtladığının vurgulandığı toplantıda, uluslararası topluma ablukanın bilimsel işbirliğinin önündeki engellerinin kaldırılması çağrısında bulunuldu. Tüm kısıtlara rağmen Küba Heyeti, nükleer silahlardan arındırılmış bir dünyaya ve Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Antlaşması’na bağlılığını sürdüreceğini bildirdi.

Dün Küba’da ne kadar elektrik açığı yaşandı?  

Son Küba Gerçeği