Abluka Günlükleri 115 | 26 Haziran 2026 Cuma
Haber Merkezi
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nda Küba’nın zaferi
ABD’nin Küba halkına yönelik gıda yardımlarını engelleme girişimleri bir kez daha başarısız oldu.
Roma’da düzenlenen Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP) Yürütme Kurulu yıllık oturumunda, Küba için hazırlanan 2026–2030 Stratejik Planı, ABD’nin yoğun baskısına rağmen üye ülkelerin büyük çoğunluğunun desteğiyle kabul edildi. Kurul, 29 lehte oya karşı yalnızca 2 aleyhte oyla (ABD ve Fas) planı onaylayarak, 2026–2030 döneminde WFP’nin Küba ile işbirliğini sürdürmesinin önünü açtı.
Toplam 116 milyon 425 bin 668 dolar bütçeye sahip olan Küba Stratejik Planı, 1 Temmuz 2026 ile 31 Aralık 2030 tarihleri arasını kapsıyor. Plan, özellikle abluka koşullarında ülkenin gıda güvenliğini güçlendirmeyi artırmayı hedefliyor.
Küba heyeti, ABD yaptırımlarının yalnızca ekonomiyi değil, gıda güvenliği ve insani yardım mekanizmalarını da doğrudan etkilediğini vurguladı. ABD’nin gıda programını engellemeye dönük girişimlerinin sonuçsuz kaldığı belirtilirken, planın kabulü uluslararası dayanışmanın somut bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Yeni işbirliği çerçevesinin, abluka koşullarında Küba’nın lojistik kapasitesini artırması ve temel kaynaklara erişimini güçlendirmesi bekleniyor.
Küba İşçi Sendikaları Kongresi abluka koşullarında ekonomik dönüşüm gündemiyle başladı
Küba Merkez İşçileri Sendikası’nın (CTC) XXII. Kongresi, ülkenin ABD ablukası altında ağırlaşan ekonomik ve sosyal koşulların gölgesinde Havana’da başladı. “Birlikte Küba için yaratıyoruz” sloganıyla düzenlenen kongrede; üretimin artırılması, devlet işletmelerinin güçlendirilmesi ve hükümetin ekonomik-sosyal dönüşüm programının uygulanması temel başlıklar olarak öne çıkıyor. İşçilerin karar alma süreçlerine daha etkin katılımı da tartışmaların merkezinde yer alıyor.
Kongrede, geçtiğimiz günlerde Halk İktidarı Ulusal Meclisi’nde onaylanan 176 ekonomik ve sosyal önlemin hayata geçirilmesinin yanı sıra, ekonomik darboğaz yaşayan işletmelerin durumu ve sendikaların bu süreçte üstleneceği rol ele alınıyor. Ablukanın yarattığı yapısal baskı altında üretimin sürdürülebilirliği kongrenin ana eksenlerinden birini oluşturuyor. Yüksek enflasyon ve artan fiyatlar karşısında alım gücünün düşmesi nedeniyle işçilerin dile getirdiği talepler değerlendirilirken, sendikaların işyerlerinde çözüm üreten öncü bir rol üstlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
XXII. CTC Kongresi, Ocak 2024’te taban örgütlerinde başlayan ve ulusal sendikalar ile ANIR (Ulusal Yenilikçiler ve Verimlilik Geliştiricileri Birliği) konferanslarıyla devam eden uzun bir hazırlık sürecinin son aşamasını oluşturuyor. Kongre öncesinde ülke genelinde düzenlenen 74 bini aşkın toplantıya sendika üyelerinin yüzde 92’si katıldı; on binlerce öneri alınarak kongre raporuna dahil edildi. Toplam 759 delegenin katıldığı kongrede, 561 delege video konferans aracılığıyla toplantıya bağlandı. Oturumlarda, işçilerin sendikal süreçlerde daha aktif rol üstlenmesi ve taban örgütlerinin güçlendirilmesi yönündeki çağrılar öne çıktı.
Kongrede öne çıkan başlıklardan biri de sendikaların rolüne ilişkin tartışmalar oldu. Sendikaların temsiliyet mekanizmaları olmanın ötesine geçerek; siyasi ve ideolojik süreçlerin güvencesi, işçilerin örgütlenmesinin taşıyıcısı ve üretim sorunlarının çözümünde aktif aktörler haline gelmesi gerektiği vurgulandı. Tartışmalarda ayrıca devlet dışı sektörde sendikal örgütlenme, ücret politikaları, teşvik mekanizmaları ve emek verimliliği gibi konular ele alındı. Delegeler, ABD ablukasının ve enerji kısıtlamalarının yarattığı çok yönlü baskıya dikkat çekerek, ANIR’ın üretimin sürdürülmesi ve kaynakların verimli kullanılması açısından oynadığı kritik role işaret etti. Sendikaların, ekonomik kuşatma koşullarında işçilerin taleplerini daha güçlü savunması ve üretim süreçlerine daha doğrudan müdahil olması gerektiği dile getirildi.
120 binden fazla üyeye sahip kamu sektörünün Ulusal İşçi Sendikası Genel Sekreteri Nuris Cabrera Ibáñez, kongredeki konuşmasında kamu çalışanlarının kesintisiz ve kaliteli hizmet sunmadaki stratejik rolüne dikkat çekti. Hukuk, yargı, ekonomi ve bankacılık gibi temel alanları kapsayan kamu hizmetlerinde, güneş panelleri ve alternatif enerji sistemlerinin hizmet sürekliliğini korumada önemli bir araç haline geldiği belirtildi. Sektörün en büyük sorunlarından biri olan personel kaybına karşı ise özellikle genç çalışanların sistemde tutulmasına yönelik programlar geliştiriliyor. Üniversitelerle kurulan işbirlikleri sayesinde nitelikli insan kaynağının korunması hedefleniyor.
Kongre öncesinde düzenlenen Uluslararası Sanal Dayanışma Forumu’nda ise farklı ülkelerden sendika temsilcileri Küba’ya destek mesajları ileterek uluslararası dayanışmayı yineledi.
ABD 96 Kübalı'yı geri gönderdi
ABD ile yürürlükteki göç anlaşmaları kapsamında 96 Küba vatandaşı ülkeye iade edildi. Böylece 2026 yılının ilk yarısında Küba’ya dönen göçmen sayısı 740’a ulaştı. Küba yetkili kurumlarının verdiği bilgiye göre, geri dönen kişilerden üçü, ülkeyi yasadışı yollarla terk etmeden önce işledikleri iddia edilen suçlar nedeniyle soruşturma birimlerine sevk edildi.
Küba hükümeti, düzensiz göçün yarattığı risklere dikkat çekerek güvenli ve kontrollü göçü destekleme taahhüdünü yineledi. Yetkililer, yasa dışı göç girişimlerinin insan hayatını ciddi tehlikelerle karşı karşıya bıraktığını ve bu tür yolculukların ağır sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Öte yandan, ekonomik zorluklar ve ABD ablukasının yarattığı koşulların göç hareketlerini etkileyen temel faktörler arasında yer aldığına işaret edildi.
Guantánamo’daki şiddetli fırtına altyapıyı etkiledi
Guantánamo’da etkili olan şiddetli fırtına, çok sayıda ev ve kamu binasında ciddi hasara yol açtı. Elektrik altyapısı, güneş panelleri ve çatı sistemleri zarar gördü. Abluka nedeniyle yedek parça ve teknik ekipmana erişimde yaşanan zorluklar, bu tür afetlerin etkisini daha da ağırlaştırıyor. Yetkililer, hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü ve temel hizmetlerin yeniden sağlanması için yoğun çaba harcandığını açıkladı.

Elektrik krizi: Ablukanın enerji üzerindeki etkisi
Küba’da elektrik üretimindeki yetersizlik nedeniyle 24 saate ulaşan kesintiler yaşanmaya devam ediyor. Dün en yüksek açık 2208 MW olarak kaydedildi. Öte yandan 54 yeni güneş enerjisi santrali toplam 5001 MWh üretim sağladı. Ancak bu kapasite, artan talebi karşılamada hâlâ yetersiz kalıyor.

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.