Sayfa yolu
Zelenskiy’i Erdoğan’ın uçağıyla HTŞ’ye yollamak: AKP iktidarı ne yapmaya çalışıyor?
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 06.04.2026 , 11:40
AKP iktidarı, ülkemizi NATO ve ABD eksenli çok tehlikeli bir bataklığa doğru sürüklemeye devam ediyor.
Bu kapsamda Suriye'de bir kez daha ilginç bir işe imza atan AKP, Rusya ile savaş halinde olan Ukrayna’nın Devlet Başkanı Zelenskiy'i Türkiye Cumhuriyeti’ne ait Cumhurbaşkanlığı uçağıyla Şam'a taşıdı. HTŞ lideri Şara'yla Zelenskiy görüşmesine ne sıfatla olduğu açıklanmadığı şekilde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da katıldı.
Türkiye bir kez daha bir savaş hattında ABD ve Batı çıkarlarına uyumlu bir pozisyon alırken, yaşanan bu gelişmelerin arka planına ve ne anlama geldiğine yakından bakalım…
Temkinli görüntünün ardındaki gerçekler
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik barbarca saldırıları sonrası “temkinli” bir görüntü veren AKP, buna karşın Arap ülkeleriyle birlikte İran’ı hedef alan bildiriye imza atmaktan geri durmamış, savaşın başından bu yana ABD’yi kınayan tek bir cümle dahi etmemişti.
Bununla birlikte İran savaşını fırsata çeviren NATO, önce Adana sonra da Malatya’ya kendi üslerini koruma amacıyla Patriotlar yerleştirmiş, bunun ardından bir de Türkiye’de yeni bir NATO karargâhı, kolordu kurulacağı ortaya çıkmıştı.
Bu hamleler işin İran boyutuyla ilişkilendirilirken, sınırımızın öte tarafında ise yine AKP iktidarı tarafından NATO çıkarları merkeze alınarak tehlikeli bir başka hamleye daha imza atılıyor.
AKP’nin "Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu" adı altında, Montrö Sözleşmesi’ni de delerek, İstanbul Boğazı'nda Deniz Unsur Komutanlığı (MCC) kuracağı ortaya çıktı.
Bu komutanlıkta İngiltere ve Fransa gibi NATO’nun önde gelen ülkeleri merkezi rol üstlenecekken, söz konusu adım, AKP’nin Rusya’ya karşı Batı ve ABD çıkarları eliyle sürdürülen saldırganlığa doğrudan ev sahipliği yapması anlamına gelecek.
AKP ne yapmaya çalışıyor?
Karadeniz’de artan Ukrayna saldırıları ve enerji hatlarını hedef alan girişimler sonrası Moskova, Türkiye’nin Moskova büyükelçisini Dışişleri’ne çağırdı.
Moskova, "Ankara’dan bu eylemlere karşı açık ve net bir tutum almasını" isterken, ayrıca enerji arz güvenliğinin sağlanması için ek önlemler alınması gerektiğini vurguluyordu.
Bir dönem çok sık görüşen Erdoğan ve Putin, özellikle Erdoğan’ın “meşruiyet” tartışmalı son Beyaz Saray çıkarması sonrası neredeyse hiç görüşmez olmuştu.
Erdoğan ve Putin arasında 4 aydır tek bir temas olmadığı sırada Rusya’nın Türk Büyükelçiyi Dışişleri’ne çağırması, sıradışı ve sert bir mesaj olarak okunmuştu.
Bu hamlenin ardından 3 Nisan’da, yani tam dört aylık aranın ardından Erdoğan ve Putin arasında bir telefon görüşmesi gerçekleşti.
Kremlin görüşmenin Erdoğan’ın talebiyle gerçekleştiğini açıklarken, “Kiev rejiminin Rusya ve Türkiye'yi birbirine bağlayan gaz taşıma altyapısını ve Karadeniz'deki ticari gemileri hedef alma girişimlerini göz önüne alan liderler, Karadeniz ve çevresinde her yönüyle güvenliğin sağlanmasına yönelik eş güdümlü adımlar atılmasının önemini vurguladılar" ifadesini kullandı.
Aynı görüşmeye ilişkin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın açıklamasında ise şöyle denildi:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşının barışla neticelenmesi için Türkiye’nin arayışlarının sekteye uğratılmamasının önemli olduğunu, Türkiye’nin tüm taraflara gerilimi tırmandıracak adımlardan uzak durmalarını tavsiye ettiğini, Karadeniz’deki sivil gemilere saldırıların istikrar ortamına zarar verdiğini, İran savaşının Rusya-Ukrayna krizinde yeni çatışma alanları oluşturmaması gerektiğini belirtti.”
Arada ciddi bir ton farkı görünen bu açıklamaların hemen bir gün sonrasında Zelenskiy, Erdoğan ile görüşmek üzere Türkiye’ye geldi.
soL Haber, AKP iktidarının halkımızın güvenliğini riske eden adımlarını ayrıntılarıyla haberleştirmeye, gerçekleri ortaya çıkarmaya devam ediyor. soL'un bu haberlerine güç ve destek vermek için tüm okurlarımızı soL'a abone olmaya çağırıyoruz.
Kendi uçağıyla geldi, Türkiye'nin uçağıyla gitti
Bu jet ziyaretin ardından yapılan açıklamada “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Karadeniz’de seyrüsefer emniyetine büyük önem atfettiğimizi ve enerji arz güvenliğinin mühim olduğunu söyledi” denilirken, eşine pek de rastlanmayan bir gelişme yaşandı.

Türkiye’ye Erdoğan ile görüşmek üzere Ukrayna uçağıyla giden Zelenskiy, bir gün sonra Şam’a, Şara ile görüşmeye gitti.
Suriye’nin başına İsrail, İngiltere, ABD operasyonuyla ve AKP iktidarının desteğiyle geçirilen HTŞ’li Şara, Zelenskiy’i Şam’da havalimanında karşılarken, Zelenskiy’in Suriye’ye Türkiye Cumhuriyeti’nin uçağından indiği anlar kameralara yansıdı.
Zelenskiy’in bu resmi ziyarete neden kendi ülkesinin uçağı yerine Türkiye’ye ait cumhurbaşkanlığı uçağıyla gittiği bilinmezken, ziyarette Zelenskiy’e Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın hangi sıfatla eşlik ettiği de belirsiz kaldı.
Bu belirsizliği Fidan’ın Ukrayna-Suriye bayraklı ortak toplantıda Ukrayna heyetinin yanında yer aldığı kare büyük oranda ortadan kaldırdı.
İran savaşını fırsat bilerek Körfez ülkelerine silah satıp Rusya savaşını finanse etmek için yeni yollar arayan Zelenskiy’i Suriye’de Şara ile buluşturup yeni anlaşmaların yolunu arayan AKP’nin bu hamlesi, Ukrayna-Rusya savaşında alınan açık pozisyonun bir kez daha ilanı oldu.
Ukrayna, Türkiye’ye ne verecek?
Zelenskiy ile Erdoğan arasında yapılan görüşme sonrası İletişim Başkanlığı’nın duyurmadığı dikkat çeken bir nokta daha vardı.
Zelenskiy, görüşme sonrası sosyal medya hesabından “Güvenlik iş birliğinde yeni adımlar konusunda mutabakata vardık. Bu öncelikle Türkiye'ye destek olabileceğimiz alanları – uzmanlık, teknoloji ve deneyim – ilgilendiriyor. Birlikte çalışmaya yönelik güçlü bir siyasi hazırlık mevcut ve ekiplerimiz önümüzdeki günlerde detayları kesinleştirecek. Gaz altyapısının geliştirilmesinde ortak projelerin uygulanmasına yönelik pratik adımları ve gaz sahalarının ortak geliştirilmesi fırsatlarını görüştük” paylaşımında bulundu.
Bu paylaşımın, Ukrayna’nın Türkiye’ye Rusya’dan doğal gaz taşıyan TürkAkım boru hattı gaz istasyonuna dron saldırısı gerçekleştirdikten günler sonra geldiğini hatırlatalım.
Türkiye’nin Ukrayna’dan güvenlik konusuda hangi başlıklarda yardım alacağı ciddi bir merak konusu. Ukrayna’da AKP iktidarının desteğiyle gelişen bir İHA-SİHA altyapısı olduğu biliniyor. Öyle ki Damat Bayraktar'ın sahibi olduğu Baykar Ukrayna tarafından devlet nişanıyla ödüllendirilmiş durumda.
Neden önemli?
AKP iktidarı bölgenin ateş çemberine dönüştüğü bu tabloda “itidalli” bir görüntü vermeye çalışmasına rağmen aslında bütünüyle NATO, ABD ve İsrail çıkarlarıyla ortak hareket ediyor.
Bu durum hem İran'da hem de Ukrayna gündeminde açıkça görülürken, ülkemiz NATO’nun ve ABD’nin daha fazla nüfuz ettiği ve daha fazla güç kazandığı bir yer haline geliyor.
İçine girilen bu tablo, ülke güvenliğini riske atarken, bu gelişmelere temmuz ayında Ankara’da yapılacak NATO zirvesi eklendiğinde tehdit daha da büyük hale geliyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.