Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Zehirlenmelere karşı bakanlığın önerisi 'hayat kurtaracak tüyolar' oldu

Yandaş medya "Bakanlıktan hayat kurtaracak tüyolar" diyerek yaptığı haberlerle zehirlenme vakalarını iktidarla alakasız, yalnızca şirketlerin suçu gibi gösteriyor. Yetkililerse "Denetim yapıyoruz ama yetişemiyoruz, bu önlemleri alıp canınızı kurtarın" demeye getiriyor. Artık alıştığımız zehirlenme vakalarında doğrudan çok sayıda bakanlığın sorumluluğu var.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 23.12.2025 , 12:22 Güncelleme Tarihi: 23.12.2025 , 12:26

Zehirlenme haberlerine alıştık.

Okullardan, öğrenci yurtlarından, işyerlerinden özellikle de fabrikalardan, kışlalardan, cezaevlerinden, geri gönderme merkezlerinden sürekli benzer haberler geliyor. Çoğunlukla gıda zehirlenmesi kaynaklı olan bu haberlerin kaynağının bir bölümü devlet kurumlarında özelleştirilen mutfaklar oluyor. Çalışanların, öğrencilerin, askerlerin yemeklerine daha az ücret ayrılıyor, bu da daha kötü ve bozuk yemekleri beraberinde getiriyor. 

Özel şirketlerse zaten benzer sebeplerden ya sağlıksız koşullarda yemek hazırlanan yerlerden yemek temin ediyor ya da kendi mutfakları yemek pişirmekten uzak yerler oluyor. Bütçe ayrılmadığı için besin değeri düşük hatta haşereli yemekler işçilerin önüne çıkartılıyor.

Kârlarını katlayan patronların firmalarında da durum farklı değil. Önce işçinin emeğinden ve yan haklarından kısılıyor.

Tüm bu tabloya son aylardaysa yeni bir zehirlenme başlığı daha eklendi: İlaçlama.

soL'da çeşitli boyutlarına yer verdiğimiz ilaçlama zehirlenmelerinin de bir bölümü ölümle sonuçlanmış, kullanılan bazı ilaçların yasaklı maddeler olduğu, üstelik yetkisiz firmalarca uygulandığı anlaşılmıştı.

Satışı, dağıtımı neredeyse devlet kontrolünde sayılabilecek kadar sıkı olan bu maddelerin nasıl gıda çarşılarında, pazarlarda bulunabildiği tartışma konusu olmuştu.

Bakanlıklar üç maymunu oynuyor

Zehirlenmeler bu kadar yaygınken sorumluluğu yalnızca şirketlerle, yerel yöneticilerle sınırlandırılamaz. Bakanlıkların denetim konusundaki eksiklikleri ve hatta bu konuyla ilgili sorumluluklarını görmezden gelmeleri biliniyordu.

Yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı değil, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, ilaçlama kaynaklı son ölümlerin otellerde ortaya çıkması üzerinden Kültür ve Turizm Bakanlığı da sorumlu. 

Ancak bakanlıklar sorumluluk almak yerine daha önce meşrulaştırdığı "zehirlenmelerin devletle ilgisi yok" anlayışına su taşımaya devam ediyor. 

İhtiyaç 'hayat kurtaracak tüyolar' mı?

Bugün Türkiye gazetesinde konuyla ilgili yapılan bir haber de pes dedirtti.

"Bakanlıktan hayat kurtaracak tüyolar" başlıklı haberde, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın zehirlenmelere karşı "kritik ikazlarda bulunduğu" belirtildi.

Haberde, bakanlığa bağlı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından sıralanan bir dizi öneriye yer verildi.

Buna göre, "bitki çaylarında içeriği açıkça belirtilmeyen ve kaynağı belirsiz ürünlerden uzak durulması gerektiği, kanatlı et ürünlerinde ise soğuk zincirin korunmasının hayati önemi olduğu" uyarıları yapıldı. Kasım ayında gerçekleştirilen denetimler övüldü.

Öte yandan denetimi Tarım ve Orman Bakanlığı'nda bulunan ve insan sağlığı için çok tehlikeli olan zehirli fümigasyon maddelerinin evlerimize kadar nasıl girdiğine, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın turizm sertifikalarını bazı otellerin nasıl aldığına ilişkin yetkililer hâlâ sessiz.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.