Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Yürüdüğümüzün, büyüdüğümüzün ve mücadele ettiğimizin tanıklığı

Tarih, dünyada bıraktığımız izden, inşa ettiğimiz anlardan, bir adım daha ileriye gidebilmek için aşmamız gereken güçlüklerden fazlasıdır. Tarih, her şeyden önce, yürüdüğümüzün, büyüdüğümüzün ve mücadele ettiğimizin bir tanıklığıdır.

Freddy Pérez Cabrera

Yayın Tarihi: 11.08.2025 , 00:38 Güncelleme Tarihi: 19.08.2025 , 01:10

k

"Küba Gerçeği", 2023 Şubat ayında Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) girişimiyle başlatılan bir yayın. Küba'da siyaset, ekonomi, yaşam, kültür gibi konularda Kübalı yazarların ürettiği makalelerin çevirilerini yayımlayan Küba Gerçeği'nde çıkan makaleler, artık soL'da paylaşılıyor.

Maceo ailesinin annesi Mariana Grajales’in, tüm oğullarını ve eşi Marcos’u diz çöktürerek onlara “Vatanı özgürleştireceksiniz ya da bu uğurda öleceksiniz” diye yemin ettirdiği o yüce anın hikayesini duyunca etkilenmeyecek kimse yoktur sanırım.

Bir arkadaşına “dönek” dediği için on altı yaşını henüz yeni doldurmuşken altı yıl hapse mahkûm edilen gencin hikayesi de en az bu kadar dokunaklıdır. Bu sözü sarf etmişti, çünkü arkadaşı bağımsızlık yanlısı Kübalıları bastırmak için örgütlenen İspanyol kuvvetlerinin tarafına geçmişti. İşte bu yüzden, Küba bağımsızlık kavgasının öncüsü [Jose Marti] ayağında prangalarla, San Lázaro taş ocaklarında çalışmaya mahkûm edilecekti.

Moncada Kışlası baskınından sonra, yoldaşlarını ele vermesi için gözleri oyulup vahşice dövülmesine rağmen tek kelime etmeyen Abel Santamaría’nın direnişine ne demeli? Buna bir de Frank País’i ekleyelim; henüz 22 yaşında, Santiago de Cuba sokaklarında her gün hayatını riske atarak, ülke çapında tiranlığa karşı örülen yeraltı direnişini yöneten o genç adamı…

İşte böyle; tarihimizin sayfalarını biraz kurcaladığımızda, yüreğimizde Küba’ya aidiyet, yurtseverlik ve gurur duygularını kabartan sayısız kahramanlık hikayesi buluruz.

Fidel’in 10 Ekim 1968’de, bağımsızlık savaşlarımızın başlangıcının 100. yılı vesilesiyle yaptığı konuşmada vurguladığı gibi, değerler yaratmak için tarih bilincinden büyük bir kaynak yoktur. Bu uyarı, içinden geçtiğimiz süreçte daha da anlamlıdır.

Bugün nereden geldiğimizi, kim olduğumuzu ve ulus olarak varoluşumuzun her gününde ne gibi tehlikeleri göğüslediğimizi bilmek, hava gibi, su gibi yaşamsaldır. Bu yüzden ekonomik alanda ileri gitmek için sarf edilen büyük çabanın yanı sıra, kültür ve fikirler alanında da aynı ölçüde büyük bir mücadele vermek gerekir.

Merkez Komite Birinci Sekreteri ve Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez’in San Lorenzo, Playita de Cajobabo, Baraguá ya da Playa Girón gibi ulusal tarihimiz açısından kutsal olan mekanlarda gençlerle gerçekleştirdiği son buluşmalar, tarihimizin yeniden canlandırılması için neler yapılabileceğine dair birer derstir.

Onlarca yıldır sürmekte olan ekonomik abluka, maddi sıkıntılar ve medya saldırıları, Küba halkının bir kısmında tahribat yaratmış durumda. Bu gerçeği görmek, yeni stratejiler bulmaya da mecbur kılıyor bizi. Kübalı olmaktan duyulan gururu, ulusumuzun gelişimini sağlayan değerleri güçlendirecek yeni stratejiler…

Kübalıların yaşamını daha insancıl kılacak ekonomik dönüşümlere kafa yorarken, bir yandan da bize dayatılmaya çalışılan kültürel sömürgeleşmeyle yüzleşmek gerekiyor. Ne yazık ki bu sömürgeleşme, ünlü Kübalı aydın Abel Prieto Jiménez’in de yakın zamanda belirttiği gibi, azımsanmayacak sayıda zihne sızmış durumda.

Köklerimizi ve geleneklerimizi söküp atmayı hedefleyen bu semboller ve kültür savaşında Küba'nın haklılığını savunmamız gerekiyor, ki bunun için de, Fidel’in “ulusun kalkanı ve kılıcı” olarak tanımladığı tarih ve kültür öğretiminin geliştirilmesinden daha iyi bir araç yoktur.

Bu bağlamda, tarihimizi genç kuşaklara aktarmanın yeni ve daha etkili yollarını bulmamız gerekiyor. Kübalı kahramanların başarılarını, fedakârlıklarını ve adanmışlıklarını çocuklarımızın ve gençlerimizin zihnine yerleştirmeliyiz. Bunun gerekliliğinden zaten kimsenin şüphe ettiği yok. Ancak bunu bayat formüllerle, klişe sözlerle ya da bağlamdan kopmuş örneklerle yapamayız. Ve tarih bilincini yeniden geliştirmeye çabalarken, köşe başında, mahallede, tarlada, okulda veya iş yerinde yüzlercesi bulunan yakın dönem kahramanlardan da bahsetmemiz gerekiyor. Basit bir örnek vermek gerekirse: COVID-19’la göğüs göğüse çarpışan kahramanlardan ya da uzak topraklarda uluslararası görevler yürütmüş olan, halen yürütmekte olan binlerce Kübalıdan...

Zaman değişiyor, bu doğru. Kimse gençlerden ebeveynleri ya da büyükanne ve büyükbabaları gibi düşünüp hareket etmelerini bekleyemez. Bununla birlikte, onların karşısına doğru aynalar koymak hem görevimiz hem de borcumuzdur. Moda ya da müzik ikonları veya viral içerik üreten YouTuber’lar değil, gerçek anlamda “örnek” alınacak kişiler…

Bazen bir gencin tarihe ilgisizliğini değişmez bir gerçek sanıyoruz; “sevmiyor işte” deyip geçiyoruz. Oysa çoğu zaman bu ilgisizlik, tutkuyla anlatılmayan hikayelerin bir kulaktan girip zihinde hiçbir iz bırakmadan diğer kulaktan çıkmasının sonucudur.

Çocuklarımız, genç yaşta Nazi zulmünden kaçmak için iki yıl boyunca tavan arasında saklanmak zorunda kalan Anne Frank ile ailesinin trajedisine kayıtsız kalamaz; yahut silah arkadaşlarını kurtarmak için San Pedro tarlalarında kendini feda eden genç Panchito Gómez Toro’nun yüce anısına…

Gençlerin bu tür konulara ilgisiz olduğuna inanmıyorum. Cumhurbaşkanımızın gençlerle yaptığı buluşmalar da bunu gösteriyor.

Mesele, tarihi onların zamanına taşımakta; çoğu zaman abartılı bir destan havasına sokularak inandırıcılığı azaltılmış anlatımlardan sıyrılmakta.

Tarih, dünyada bıraktığımız izden, inşa ettiğimiz anlardan, bir adım daha ileriye gidebilmek için aşmamız gereken güçlüklerden fazlasıdır. Tarih, her şeyden önce, yürüdüğümüzün, büyüdüğümüzün ve mücadele ettiğimizin bir tanıklığıdır.


Yazar: Freddy Pérez Cabrera
Yayımlandığı yer: Granma
Yayın tarihi: 22 Nisan 2025
Çeviri: Göksun Özhan

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.