Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Yüksek kârlı gizli fon' davasında ara karar: Tek tutuklu sanık Seçil Erzan kaldı

Aralarında Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu gibi isimlerin de bulunduğu pek çok kişiyi dolandırdığı iddia edilen Erzan’ın yargılandığı davada tutuklu sanık Ali Yörük tahliye oldu.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 21.09.2024 , 08:15 Güncelleme Tarihi: 21.09.2024 , 08:36

Kamuoyunda önce "Fatih Terim fonu" olarak sonra "yüksek karlı gizli fon" diye bilinen 2'si tutuklu 8 sanığın yargılandığı dolandırıcılık davasında yeni müştekiler dinlenildi.

İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar eski Denizbank şube müdürü Seçil Erzan ve Ali Yörük ile tutuksuz yargılanan Rüya Sağır, Hüseyin Eligül, Atilla Yörük, Asiye Öztürk, Nazlı Can ve taraf avukatları katıldı.

'Hepsi faizin hukuka aykırı yerden geldiğini biliyordu'

Duruşmada Erzan, "Denizbank'ta gişe dışı uygulamaları bütün üst kurul biliyordur, o dönem kim ise. Hakan Ateş'in bilgisi olmadan kimse gişe dışı uygulaması yapamaz" dedi.

Fatih Terim'den elden para aldığını fakat Terim'in işlemlerinde usulsüzlük yapmadığını öne sürdü. Erzan, "Bu insanların hepsi faizin hukuka aykırı yerden geldiğini biliyordu, bana 'Git, kimden alacaksan al, parayı bize ver' diyorlardı" şeklinde konuştu.

Tutuklu sanık Erzan, Fatih Terim'in davaya müşteki olarak katılmasına ilişkin savunma yaptı. Erzan, Terim'in hesap hareketlerini inceleyemediğini ancak hesabındaki miktarların teftiş kurulu ve bilirkişi raporlarında eşleştiğini iddia ederek, hesabına giren ve hesabından çıkan paraların 3 milyon dolar olmadığının bilirkişi raporuyla doğrulandığını savundu.

'Terim'den fon adıyla hiçbir zaman para almadım, dostane ilişkiden kaynaklı bana para verdi'

Hakimin, "Sen Fatih Terim'den 'Bir yere yatıracağız' diyerek elden para aldın mı?" sorusu üzerine Erzan, şunları kaydetti:

"Fon adı altında hiçbir zaman para almadım. Sadece aramızdaki dostane ilişkiden kaynaklı bana 300 bin dolar ve 400 bin dolar olmak üzere iki defa para ödendi. 'Ev al, arsa al' diye değerlendirmemi istedi. Bankacılık işlemlerinden dolayı değil, aramızdaki abi-kardeş ilişkisindendi.

Elden verdiği 700 bin dolar faiziyle iade edildi. Ocak 2022'den itibaren bana nakit ödemeler yaptı. Galatasaray olsun, Türkiye Futbol Federasyonu'ndan gelen geliri olsun bütün resmi bakiyelerin hepsi kendi rızasıyla işlendi. Bana elden verdi."

Sanık Erzan, Terim'in zorla faizli para talep etmediğini, kendisine, "Paramız var mı? Ne kadar paramız var?" diye zaman zaman sorduğunu, kendisinin de sanık Rüya Sağır aracılığıyla Fatih Terim'e ödeyebilecekleri miktarı ilettiğini dile getirdi.

'Terim'den aldığım 700 bin doları başkalarına faiz olarak ödedim'

Fatih Terim'in işlemlerinde usulsüzlük yapmadığını, Terim'in mesaj atarak veya personeli aracılığıyla kendisiyle iletişim kurduğunu söyleyen Erzan, Terim'den aldığı toplam 700 bin doları başkalarına faiz olarak ödediğini anlattı.

Fatih Terim'in avukatı Okan Demirkan'ın, "Seçil Hanım, saklama hesabında 3 milyon dolar bulunduğuna dair Rüya Sağır tarafından Fatih Terim'e SMS olarak gönderiliyor. Rakam gittikçe artıyor. Bu mesajları gönderen dosyaya göre sizsiniz. Nasıl açıklayacaksınız?" sorusuna Erzan, "Ben hocaya 'hayır' diyemediğim için zaman zaman Rüya'ya '1 milyon, 2 milyon dolar' dediğim günler oldu ama bu rakamlar hiçbir zaman hocanın hesabında olmadı. Hesap hareketlerine bakılırsa çıkar" yanıtını verdi.

'Denizbank'ta gişe dışı uygulamaları bütün üst kurul biliyordu'

Emre Belözoğlu'nun avukatı Şekip Mosturoğlu'nun "Denizbank'ta gişe dışı uygulamaları kim biliyordu?" sorusu üzerine Erzan, "Bütün üst kurul biliyordur, o dönem kim ise. Hakan Ateş'in bilgisi olmadan kimse gişe dışı uygulaması yapamaz" dedi.

Savunmasının devamında sanık Erzan, Hakan Ateş ile önce genel müdürlükte, daha sonra ise Çorlu'da şube açılışında tanıştığını belirterek, Fatih Terim'le ise Galatasaray Spor Kulübü Tesisleri'nde müşteri ziyaretleri kapsamında tanıştığını anlattı.

Terim ve Ateş'in dostluğa dayanan ilişkileri olduğunu söyleyen Erzan, "Ben hiçbir zaman 'Fatih Terim fonu' diye bir durumdan bahsetmedim. Bu insanların hepsi faizin hukuka aykırı yerden geldiğini biliyordu, bana 'Git, kimden alacaksan al, parayı bize ver' diyorlardı. Hepsi bunu biliyordu ama bu konuşulmuyordu. Onlara göre para nereden gelirse gelsindi. Herkes bir 'fon furyası' türetti. Bunu da kendi aralarında söylemeye başladılar. Ben asla kişiye özel bir fon adı altında bir şey söylemedim" diye konuştu.

Erzan, dolandırıcı olmadığını, akıl oyunlarına maruz kaldığını savunarak, kendisini insanların isteklerini yerine getirme gibi bir zorunluluğu varmış gibi hissettiğini söyledi.

Banka yetkilileri hakkında suç duyurusu talebi

Erzan, mağdur olan kim varsa banka tarafından zararının ödenmesini istediğini, parayı kendisi alsa ödeyeceğini öne sürerek, mahkemeye sunduğu listedeki Fernando Muslera ve Selçuk İnan gibi isimlerin kendisine baskı yapmadığını belirtti.

Söz konusu olaylar ortaya çıktıktan sonra kendisine arkasında olacağını söyleyen kişiler tarafından aldatıldığını savunan Erzan, "Banka, bana bu sorunu bir şekilde çözeceklerini söyledi. Böyle bir durumda ellerini taşın altına koyacaklarını düşündüm. Banka, kötü niyetli insanların fazla para almaya çalıştıklarını fark etti. Kimin mağdur olduğuna, kimin gerçekten para verdiğine adaletin karar vermesini istedi. Annemin bana en çok ihtiyacı olduğu dönemi dört duvar arasında ağlayarak geçirdim. Ben de bir insanım, cani değilim" dedi.

Duruşmada söz alan müşteki İbrahim Çağlar'ın avukatı Metin Sinan Aslan, suç duyurusu talebini dile getirerek, "Yargılamayı akamete uğratabilmek için banka kamera kayıtlarını geç verdiler. Küçücük bankanın içinde üç koli ve valiz bulunuyor ve kimse bunun Seçil Erzan'a ait olduğunu bilmiyormuş. Banka yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istiyoruz" diye konuştu.

Tutuklu sanık Ali Yörük tahliye edildi

Alınan savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Ali Yörük'ün, üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, tutuklulukta geçirdiği süre, sanık yönünden delillerin toplanmış olması ve karartabileceği delil kalmadığı gerekçesiyle yurtdışına çıkış yasağı ve haftada 3 gün imza şartıyla tahliyesine hükmetti.

Sanık Erzan'ın çalıştığı dönemdeki maillerinin gönderilmesi için bankaya yazı yazılmasına karar veren heyet, bazı müşteki avukatlarının talebi üzerine bankanın çalışanlarından sorumlularla ilgili "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan savcılığa bildirimde bulunulmasını kararlaştırdı.

Duruşma, 15 Kasım'a ertelendi.

Erzan'ın 93 yıldan 305 yıla kadar hapsi isteniyor

Sanık Erzan'ın "özel belgede sahtecilik" ve "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık" suçlarından 93 yıldan 305 yıla kadar hapsi isteniyor.

Sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk'ün de aynı suçlardan 3 ile 98 yıl arasında hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, sanık Rüya Sağır'ın ise "nitelikli dolandırıcılık" suçundan 3 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.