Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Yıllarca kreşleri kapattılar, şimdi 30 imzayı ‘müjde’ diye sundular

AKP, kamu kurumlarında çocuk bakımevi açılması için gereken çocuk sayısını 50’den 30’a düşüren düzenlemeyi “aile dostu çalışma hayatı” adımı olarak duyurdu. Ancak değişiklik bütün çalışanlara ücretsiz ve yaygın kreş hakkı tanımıyor; yalnızca kamu personelinin çocuklarını kapsıyor. Bakımevinin açılması yine kurumların bütçe, bina ve personel olanaklarına bırakılıyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 12.07.2026 , 17:13

Kamu kurumlarında çalışanların çocukları için bakımevi açılmasına ilişkin yönetmelik, 11 Temmuz’da Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı’yla değiştirildi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, düzenlemeyi “çalışan anne ve babaları destekleyecek” ve “aile dostu çalışma hayatını güçlendirecek” önemli bir adım olarak sundu.

Değişiklikle kamu kurumlarında çocuk bakımevi açılması için aranan asgari çocuk sayısı 50’den 30’a indirildi. Kurumda çalışan kamu görevlilerinin 0-6 yaş grubundaki en az 30 çocuk için yazılı talepte bulunması halinde, ilgili bakanın onayıyla çocuk bakımevi açılabilecek. Talep sayısı 30’un altında olduğunda da kurumlara bakımevi açma olanağı tanındı.

Düzenleme ayrıca ihtiyaç halinde haftanın yedi günü 24 saat hizmet verebilen bakımevleri açılabilmesini öngörüyor. Bu değişikliğin özellikle nöbetli ve vardiyalı çalışan sağlık emekçileri, polisler ve askerler açısından bakım hizmetlerine erişimi kolaylaştırabileceği belirtiliyor.

Ancak Bakanlığın büyük bir sosyal politika hamlesi olarak sunduğu düzenleme, bütün çalışanlar için kamusal ve ücretsiz kreş hakkı getirmiyor.

Kreş hakkı yalnızca kamu personeliyle sınırlı

Yönetmelik, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamındaki kamu personelinin çocuklarına yönelik bakımevlerini düzenliyor. Özel sektörde, güvencesiz ya da kayıt dışı çalışan milyonlarca ebeveyn düzenlemenin dışında kalıyor.

Üstelik 30 kamu görevlisinin talebi de tek başına bakımevinin açılmasını güvence altına almıyor. Yönetmelikte kurumun bağlı olduğu bakanın onayı aranıyor; gerekli bina, bütçe ve personelin nasıl sağlanacağına ilişkin merkezi ve bağlayıcı bir kaynak güvencesi getirilmiyor.

Başka bir deyişle çocuk sayısı düşürülüyor ancak kamunun her kurumda kreş açmasını sağlayacak bütçe ve kadro yükümlülüğü açık biçimde tanımlanmıyor.

AKP iktidarı böylece yıllardır yerine getirmediği kamusal bakım sorumluluğunun küçük bir bölümünü, aradan geçen onlarca yılın ardından “önemli bir adım” olarak sunuyor.

Standartlar da gevşetildi

Yönetmelikte çocuk bakımevlerinin fiziki koşullarına ilişkin bazı hükümler de değiştirildi.

Daha önce her çocuk için en az 2 metrekare alan ve 6 metreküp hava hacmi aranırken, yeni düzenlemeyle bu ölçüler 1,5 metrekare ve 4,5 metreküpe düşürüldü. Her 10 çocuk için bir tuvalet ve lavabo bulunması şartı ise her 20 çocuk için bir tuvalet ve lavaboya çevrildi.

Bakanlık düzenlemenin bakım ve eğitim hizmetlerinin niteliğini artıracağını ileri sürerken, çocuk başına ayrılması gereken alanın ve bazı fiziki standartların azaltılması bu iddiayla çelişiyor.

Yeni düzenlemede binaların yürürlükteki deprem yönetmeliğine uygun olması şartı getirilse de çocukların günlük kullanım alanlarının daraltılması “nitelikli bakım” söylemini tartışmalı hale getiriyor.

Bakım hakkı ‘aile’ söylemine sığdırılamaz

AKP, düşen doğum oranlarını bir “beka sorunu” olarak tarif ederken kadınlara daha çok çocuk sahibi olmaları yönünde çağrılar yapıyor. Buna karşılık çocuk bakımının kamusal bir hak olarak örgütlenmesi için gerekli ücretsiz, nitelikli ve yaygın hizmet ağı kurulmuş değil.

Çocuk sayısının 50’den 30’a düşürülmesi, mevcut duruma göre erişimi bir ölçüde kolaylaştırabilir. Ancak düzenlemenin yalnızca kamu personelini kapsaması, bakımevi açılmasını bakanlık onayına bağlaması ve gerekli bütçe ile kadro konusunda açık bir güvence içermemesi, Bakanlığın “çalışan anne ve babalara destek” söyleminin sınırlarını gösteriyor.

Ortada bütün çalışanları kapsayan yeni bir kamusal bakım sistemi değil, kapsamı dar ve uygulaması kurumların olanaklarına bağlı bir değişiklik var. Bu nedenle düzenleme, AKP’nin yıllardır biriktirdiği kreş açığını kapatmaktan oldukça uzak.

Çocuk bakımının gerçek bir kamu hizmetine dönüşmesi için ihtiyaç duyulan şey, başvuru sayısının düşürülmesinden ibaret değil. Ücretsiz, nitelikli ve yaygın çocuk bakımevlerinin her işyerinde ve her mahallede erişilebilir hale gelmesi gerekiyor.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.